Geri Dön

Mayıs 2007 Raporu

Saldırı – yasaklama – engelleme

1 Mayıs’ta habercilere saldırı: 1 Mayıs etkinliklerini Taksim ve Okmeydanı’ndan izlemeye çalışan basın mensupları polisin saldırısına uğradı. Polis görev başındaki habercilere şiddet uyguladı. Saldırı ve çatışmaları izleyen tüm gazeteciler polisin sıktığı biber gazından etkilenirken, kutlamaların fotoğrafını çekmek isteyen Vatan gazetesi muhabiri Bülent Ergün gözaltına alınmak istendi. Beyoğlu’nun girişindeki arbedeyi izlemeye çalışan Radikal gazetesi muhabirleri Demet Bilge Ergün, Timur Soykan, İsmail Saymaz, Umay Aktaş, Kanal D’den İhsan Yıldız, Cumhuriyet gazetesinden Alper Turgut polisin coplu saldırısına uğradı. Su TV’ye ait bir kameranın parçalandığı bildirildi. Okmeydanı’ndaki kutlamaları izleyen Cumhuriyet gazetesi muhabiri Vedat Arık da olay yerinde atılan taşlardan yaralandı. (02.05.2007)

Gazeteci, hakaret eden polisleri şikâyet etti: Edremit’te düğün konvoyunu haber yapmak isteyen DHA büro şefi Ahmet Ertan’ın polislerce engellendiği, polis aracında hakarete uğradığı ve kamera görüntülerinin zorla sildirildiği iddia edildi. Olayla ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunan Ertan, “Polisin görevi gazeteciyi sindirmek değil, sağlıklı bir ortamda yayın yapmasına yardımcı olmaktır” dedi. İddialar üzerine Balıkesir İl Emniyet Müdürü Celal Uzunkaya, ilgili birime gerekli incelemenin yapılması talimatını verdiğini açıkladı. (25.05.2007)

Basında diğer olaylar

TGC “1 Mayıs” sansürünü kınadı: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), İstanbul Valiliği kararıyla 1 Mayıs etkinliklerinin televizyonlardan yayınına engel konmasını kınadı. Açıklamasında, geçici bir süre de olsa araçların ve gazetecilerin engellenmesinin hem halkın bilgilenme hakkına hem de ifade özgürlüğüne uygulanan bir sansür olduğunu bildiren TGC, "İstanbul Valiliğini, Anayasa'ya da aykırı düşen bu uygulamayı gerçekleştiren gayretkeş görevliler için idari soruşturma açmaya çağırıyoruz" dedi. Uygulamaya “Valilik talimatının” gerekçe gösterildiği, Cemiyetin girişimleri sonucunda da “böyle bir talimatın söz konusu olmadığı” belirtilerek yayın araçlarının serbest bırakılmasının sağlandığı kaydedildi. Açıklamada, "Taksim alanı dolayında alınan önlemler kapsamında televizyon kanallarının naklen yayın araçlarının Kasımpaşa'da bir otoparkta toplanarak görevden alıkonulmaları tipik bir sansür uygulamasına dönüşmüştür" denildi. (02.05.2007)

“Medya sahipliği başıboşluktan kurtarılamadı”: 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü nedeniyle bir açıklama yapan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), "2007'de de ifade özgürlüğü ve çok sesliliğin özlenen düzeye ulaşamamasının, yasa yapma yetkisine sahip siyasetçilerin içten olmayan yaklaşımından kaynaklandığı ortadadır" dedi. Geçmiş dönemlerde dile getirdikleri saptamaların 2007 yılı için pek değişmediğini belirtmek zorunda kalmanın "rahatsızlığını" yaşadığını bildiren TGC, Avrupa Birliği'ne uyum yasalarına yansıyan gerekçilerin tersine Türkiye'de daha demokratik, halkın bilgilenme hakkı ile ifade özgürlüğüne saygılı bir yaklaşımın yansımadığını bildirdi. Özellikle Türk Ceza Yasası (TCK) ile Terörle Mücadele Yasası'nda (TMY) 1994 yılından bu yana sağlanan iyileştirmelerin bu yasalarda yapılan son değişikliklerle geri alındığını açıklayan TGC, hem suç tanımları hem de ceza yaptırımlarının daha da geriye götürüldüğünü kaydetti. Medya, siyaset, ticaret ilişkilerinin, verilmiş olan sözlere karşın demokrasilerde rastlanmayan düzeyini normalleştirmeye dönük hiçbir adım atılmadığını duyuran TGC, tersine tarafların güçlerini kullanmalarını özendirici bir yaklaşım sergilediklerini savundu. Gazetecilerin kimlik ve kişilik sorunlarının çözümü için göstermelik birkaç girişimin beklendiği gibi sonuçsuz kaldığını, fiilen ve hukuken gazeteci sayılanların toplamının, fiilen gazetecilik yapan ama hukuken gazeteci sayılmayanların toplamının dörtte biri oranına indiğini açıkladı. TGC, konuyla ilgili, "Bu yaklaşım, ülkemizdeki çalışma mevzuatı nedeniyle gazetecilerin sendikal örgütlenme haklarını da ellerinden aldı" dedi. Kamu görevlilerinin gazetecilere ve yayın organlarına karşı uyguladığı ayrımcı, kayırmacı ve dışlayıcı tutumlarında herhangi bir değişim olmadığını vurgulayan TGC, Kamu görevlilerinin gazetecilere ve yayın organlarına karşı uyguladığı ayrımcı, kayırmacı ve dışlayıcı tutumlarında herhangi bir değişim olmadığını vurgulayan TGC, "Gazetecilerin can güvenlikleri iste tartışılamayacak derecede azaldı"ğını bildirdi. Anayasa Mahkemesi'nin 15 Mayıs 2002 günü verdiği iptal kararının üzerinden beş yıl geçmesine karşın Türkiye'de radyo ve televizyon sahipliğinin içine düşürüldüğü başıboşluktan kurtarılması yönünde hiçbir girişimde bulunulmadığını da ifade eden TGC, “İfade özgürlüğü ve çok seslilik konusundaki en duyarlı kamu görevlisi Sayın Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'dir. Duyarlığını ya yasaları geri göndererek ya da Anayasa Mahkemesi'nde iptal davası açarak kanıtlayan Sayın Cumhurbaşkanına bu özel günümüzde de teşekkürlerimizi sunmayı zorunlu görmekteyiz” dedi. (02.05.2007)

TGS’den kınama: Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Yönetim Kurulu, 1 Mayıs dolayısıyla İstanbul’da düzenlenen gösterilerde gazetecilerin saldırıya uğramasını kınadı. TGS’den yapılan yazılı açıklamada, yetkililerin, 1 Mayıs nedeniyle düzenlenen gösteriler sırasında gazetecilerin zarar göreceğini “öngörememiş” olmalarının kabul edilemeyeceği belirtildi. (03.05.2007)

Gazeteci Örgütleri Platformu Bildirisi: Gazeteci Örgütleri Platformu (G–9), 1 Mayıs gösterilerinde “gazetecilerin görevlerini yapmasının engellenmesi ve dövülmesi gibi son birkaç örneğin bile ülkede düşünce ve ifade özgürlüğünün çok ağır ihlal altında olduğu” görüşünü savundu. Yapılan açıklamada, BM’nin 1993 yılında 3 Mayıs’ı “Dünya Basın Özgürlüğü Günü” olarak ilan ettiği anımsatıldı. Açıklamada, BM’nin, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 19. maddesine dikkat çekerek “bağımsız, çoğulcu ve özgür basının tesis edilmesi, korunması ve geliştirilmesinin, ekonomik kalkınma ve bir ulusta demokrasinin korunması, geliştirilmesi için şart olduğu gerçeğinden hareket ettiği” belirtilerek şu ifadelere yer verildi: “İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 19. maddesinde, ‘herkesin düşünce ve ifade özgürlüğüne sahip olduğu, bu hakkın, hiçbir müdahale olmaksızın düşünce sahibi olma özgürlüğünü, bilgi ve kanaatleri herhangi bir iletişim aracıyla ve sınır tanımaksızın araştırma, elde etme ve yayma hakkını içerdiği’ vurgulanmaktadır. Ne yazık ki, 1 Mayıs gösterilerinde gazetecilerin görevlerini yapmasının engellenmesi ve dövülmesi, uluslararası hukuk çerçevesinde suç unsuru taşımayan bazı internet sitelerine erişimin engellenmesi gibi son birkaç örnek bile ülkemizde düşünce ve ifade özgürlüğünün çok ağır ihlal altında olduğunu göstermektedir. Gazeteci Hrant Dink’in düşüncelerinden dolayı katledilmesi, gazetelerin can güvenliğini sağlama zafiyetini bir kez daha ortaya koymuştur.” İlgili raporlarda, geçen yıl 300’e yakın gazeteci ve aydın hakkında dava açıldığının yer aldığı belirtilen açıklamada, “Raporlarda, sadece bu yılı ilk 3 ayında 12 gazeteci ve aydınlar hakkında yeni davalar açıldığının ifade edildiği” kaydedildi. “Böyle bir ortamda, bir başka üzücü gelişme ise ülkemizin, bu yıl Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü askeri darbe ve şeriat tehditleri arasında sıkışmış olarak anıyor olmasıdır” denilen açıklamada, “Askeri darbelerin yarattığı siyasal, sosyal ve ekonomik sonuçların nasıl şeriat söylemlerinin yükselmesine yol açtığını derinden hissettiğimiz bir dönemde, çözümün halkın meydanlarda seslendirdiği demokraside olduğuna inancımızı hala sımsıkı koruyoruz. Kısa vadede siyasi iktidarın, basın özgürlüğü ve sendikal haklar konusunda yasal iyileştirmeler yapacağına inanmamakla birlikte, gazetecilerin görev yapmasının önüne engeller çıkarmamasını, eleştirilere tahammülü olmasını, yayın kuruluşlarını tehdit eden ve hedef gösteren söylemlerden kaçınmasını, basın emekçilerinin örgütlenme hakkını kullanmasını teşvik etmesini beklemek en doğal hakkımızdır.” Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), Diplomasi Muhabirleri Derneği (DMD), Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD), Türkiye Foto Muhabirleri Derneği (TFMD), Parlamento Muhabirleri Derneği (PMD), profesyonel Haber Kameramanları Derneği (PHKD), Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Ankara Temsilciliği, Avrupa Gazeteciler Birliği (AEJ) Türkiye Temsilciliği, Bası Yayın ve İletişim Emekçileri Sendikası (Haber – Sen). (04.05.2007)  

Gazeteciler, protesto için Valiliğe yürüdü: 1 Mayıs’ta polisin meslektaşlarına yönelik saldırılarını protesto eden gazeteciler İstanbul Valiliği’ne yürüdü. Cağaloğlu’ndaki Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) önünde toplanan gazeteciler, çeşitli sloganlar atarak Valilik binasına yürüdü. İstanbul Valisi Muammer Güler ve emniyet güçlerini protesto eden gazeteciler, ellerinde gaz maskeleri ve kasklar ile gazetecilerin saldırıya uğradığı anda çekilmiş fotoğraflar taşıdı. TGS Genel Başkanı Ercan İpekçi, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkan Vekili Vahap Munyar, TGC Genel Sekreteri Celal Toprak, TGC Genel Saymanı Sibel Güneş, TGC Yönetim Kurulu Üyesi Arif Kızılyalın, Haber – Sen’den Mehmet Demir’in yanı sıra 1 Mayıs’ta polisin saldırısına uğrayan Cumhuriyet gazetesinden Alper Turgut, Radikal gazetesinden Demet Bilge Ergün, Vatan gazetesinden Bülent Ergün ve Kanal D muhabiri İhsan Yıldız’ın da aralarında bulunduğu temsilci grup, Vali Muammer Güler’le görüştü. TGS Başkanı Ercan İpekçi görüşme sonrası yaptığı açıklamada, Güler’in kendilerine sorumlular hakkında inceleme başlatılacağını söylediğini ifade etti. İpekçi, bu tür olayların yaşanmaması için emniyet görevlilerinin sicil numaralarının görünür bir yere takılması talebinde bulunduklarını da bildirdi. Polis tarafından saldırıya uğrayan gazeteci Alper Turgut; İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu, İstanbul Valisi Muammer Güler, Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ve emniyet yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Saldırıya uğrayan diğer gazeteciler de suç duyurusunda bulunacaklarını bildirdiler. (05.05.2007)

Vali Güler; “TGC bildirdi, televizyon kanallarını serbest bıraktık”: 1 Mayıs’ta yaşanan olaylar sonrasında gazetecilerle görüşen İstanbul Valisi Muammer Güler, bundan sonra bu tür olayların tekrarlanmaması için ortak meslek örgütleri ile ortak bir çalışma yapılması noktasında mutabakata varıldığını söyledi. Vali Güler bu konuda meslek örgütlerinin önemine değinerek, “Televizyon kanallarının 1 Mayıs’ta görev yapmasının engellendiğini Türkiye Gazeteciler Cemiyeti bize bildirdi. Hemen harekete geçtik ve sorunu çözdük. Bu konuda meslek örgütleriyle birlikte ne yapılması gerekiyorsa yapmaya hazırız” dedi. (05.05.2007)

Munyar; “Olayın takipçisi olacağız”: Gazetecilerin Valiliğe yürüyüşünü ve İstanbul Valisi Muammer Güler’le ilgili görüşmeyi değerlendiren Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkan Vekili Vahap Munyar, “Avrupa kenti İstanbul’da bu tür görüntülerin yaşanması bizi endişelendiriyor. TGC olarak bundan sonra bu tür olayların yaşanmaması için gerekli girişimleri başlattık. Zaten Cemiyetimiz sıcak gelişmeleri saat saat takip etti. Televizyonlar engellendiğinde devreye girdik ve sorunu çözdük. Basın mensuplarının görevlerini yapmanın önündeki engelleri aşmak için Vali Güler ile işbirliği yapmaya hazırız, arkadaşlarımızın mağduriyetinin takipçisi olacağız” dedi. (06.05.2007)

TGS İstanbul Şubesi yöneticileri seçildi: Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) İstanbul Şubesi’nin olağan genel kurul toplantısı 5 Mayıs’ta gerçekleştirildi. Cağaloğlu’ndaki sendika binasında yapılan genel kurulda Şube Yönetim, Denetleme ve Disiplin Kurulu üyeleri ile Genel Merkez Kurul delegeleri seçildi. TGS İstanbul Şubesi’nin Yönetim Kurulu şu isimlerden oluşuyor; Gürsel Eser, Nuray Güler, İsmail Alper İzbul, F. Rüya Özbalkan, İsmail Saymaz ve Eylem Düzyol Uçar. (07.05.2007) 

TGC’den basın açıklaması: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), TMSF’ye bağlı Sabah Gazetesi Yönetiminin, Sabah gazetesi editörlerinden Cengiz Erdinç ile ATV muhabirlerinden Ozan Pezek ve Burak Ersemiz’in iş akitlerine son vermesini kaygıyla karşıladığını bildirdi. 1 Mayıs’ta güvenlik güçlerinin yersiz saldırılarına uğrayan gazete emekçilerinin Sabah Grubu’nda başlayan işten çıkarmalarla bu kez de ekonomik zorluklarla karşı karşıya bırakıldığını vurgulayan TGC, gazetecilere yönelik haksız girişimlerin bir an önce sona erdirilmesini istedi. TGC, işlerine son verilen gazetecilerin yalnız olmadıklarını, örgütlerinin yanlarında olduğunu belirtti. (09.05.2007)

Gazeteciler Sosyal Dayanışma Vakfı yeni yöneticileri seçildi: Gazeteciler Sosyal Dayanışma Vakfı Olağan Genel Kurulu 8 Mayıs Salı günü Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Burhan Felek Konferans Salonu’nda yapıldı. Vakıf Genel Sekreteri Selami Turgut Genç’in sunuş konuşmasıyla başlayan Genel Kurul, Vakfın 3 yıllı icraatı hakkındaki konuşmalar devam etti. Vakıf Başkanı Vasfiye Özkoçak’ın eleştiri yanıtlamasından sonra yönetim ibra edildi ve seçimlere geçildi. Seçim sonunda Gazeteciler Sosyal Dayanışma Vakfı Yönetimine Vasfiye Özkoçak, Engin Köklüçınar, Metin Ergin, Ünal Sakman ve Selami Turgut Genç getirildi. (09.05.2007)

Genç gazeteci adayları TGC’de: Aydın Doğan İletişim Meslek Lisesi öğrencileri Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ve Basın Müzesi’ni ziyaret etti. Cemiyetin Burhan Felek Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıda TGC Başkan Yardımcısı Turgay Olcayto ve TGC Genel Sekreter Yardımcısı Zafer Atay gazeteci adayı öğrencilere, dünyadaki ve Türkiye’deki tekelleşme, editoryal bağımsızlık ve muhabirliğin önemi gibi konularda bilgi verdi. (12.05.2007)

TGC BBC muhabirinin serbest bırakılmasını istedi: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu’ndan yapılan açıklamada, 12 Mart’ta Gazze’de kaçırılan BBC muhabiri Alan Johnston’ın serbest bırakılmamasının kaygı verici olduğu bildirildi. Açıklamada, 44 yaşındaki gazetecinin, kamuoyunu doğru ve yansız biçimde bilgilendirmek amacıyla savaş bölgesinde görev yaptığı hatırlatılarak, “Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olarak meslektaşımız Alan Johnston’ın bir an önce serbest bırakılmasını istiyoruz” denildi. Kaçırılması tüm dünyada geniş yankı uyandıran BBC muhabiri Johnston’la ilgili olarak son günlerde El Cezire televizyonunda gösterilen bir videokasette gazetecinin BBC kimliğindeki fotoğrafına yer verilmiş ve kaçırma olayını üstlenen İslam Ordusu adlı grup, İngiltere Cezaevi’nde tutulan Filistin doğumlu radikal din adamı Ebu Katada’nın serbest bırakılmasını istemişti. (14.05.2007)

TGS; “Sendikal örgütlenme Türkiye genelinde yayılıyor”: Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Ercan Sadık İpekçi, sendikal örgütlenme yönünde başlattıkları çalışmaların Türkiye genelinde sürdüğünü bildirdi. İpekçi, TGS Adana Şubesi’nin, Petrol – İş Sendikası Adana Şubesi Salonu’nda gerçekleştirilen genel kurul toplantısında yaptığı konuşmada, sendikal faaliyetlerin önemine değindi. TGS olarak örgütlenme faaliyetlerini sürdürdüklerini belirten İpekçi, “Bu yöndeki çalışmalarımız Türkiye genelinde devam ediyor. Adana’da da bu konuda özverili çalışmalar gerçekleştiriliyor” dedi. İpekçi, yüzde 51’i aşmak için çok az bir sayının kaldığını ifade ederek, “Bu konuda Sabah gazetesinin Adana bürosundaki çalışanların da desteğini bekliyoruz” dedi. (14.05.2007)

BİA Medya Gözlem Masası’nın hazırladığı Ocak – Şubat – Mart 2007 Raporu açıklandı: BİA Medya Gözlem Masası Ocak – Şubat – Mart 2007 Raporu’nu açıkladı. Raporda, “Türk medyasının, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü, gazeteci Hrant Dink’in öldürülmesinin getirdiği üzüntü ile karşıladığı” ifade edildi. Medya Gözlem Raporu’na göre, 2007’nin Ocak – Şubat – Mart döneminde 12 gazeteci ve aktiviste dava açıldı. Gazeteciler; Ethem Açıkalın, İrfan Uçar, Sinan Kara ve Umur Hozatlı TCK 301. maddeden yargılandılar. BİA Medya Gözlem Masası, 2006 yılsonu raporunda, ifade özgürlüğünü ihlalden yargılanan toplam kişi sayısını ise 293 olarak belirtmişti. Raporda; gazeteci Hrant Dink’in 19 Ocak’ta öldürülmesinin ardından birçok gazete, radyo, internet sitesi, akademisyen ve aktivistin, kendilerini “milliyetçi” olarak tanıtan çevrelerin ölüm tehdidiyle karşılaştığı bildirildi. Bu dönemde Prof. Dr. Baskın Oran, Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, gazeteci Can Dündar, Aziz Özer ve Necati Abay, sanatçı Ferhat Tunç, aktivist Eren Keskin ve Özgür Radyo e-posta yoluyla tehdit edildi. 2007’nin ilk üç ayında, ikisi internet sitesi olmak üzere toplam dokuz medya kuruluşu da saldırıya uğradı. 2006 yılında ise 26 gazeteci ile 2 medya kuruluşu saldırıya uğramış 7 haberci tehdit edilmişti. Milliyet gazetesinde yayınlanan “Biz Kimiz?” dizi yazısı nedeniyle gazetenin yazı işleri müdürü Tahir Özyurtseven ve Cem Dizdar ile dizi sorumlusu Tarhan Erdem TCK 216/1’e göre “kin ve düşmanlığa tahrik” iddiasıyla şikâyet edildi. Rapora göre, 2006 yılında, aynı maddeden 35 kişi kovuşturmaya uğramıştı. Prof. Dr. Atilla Yayla ve “Gerçek Bizi Özgür Kılacak” kitabının çevirmeni Atilla Tuygan’a yayınlarında “Atatürk’e hakaret ettikleri” gerekçesiyle dava açıldı. “Latife Hanım” kitabının yazarı gazeteci İpek Çalışlar, yayıncı Fatih Taş, çevirmen Lütfü Taylan Tosun ve Aysel Yıldırım aynı iddiadan haklarında, 2006 yılında, açılan davada beraat etmişlerdi. Yayıncı Ahmet Önal’ın yargılanması ise sürüyor. BİA Medya Gözlem Masası’nın hazırladığı raporda; yargıya “15 günden bir aya kadar yayın durdurma cezası” getiren Terörle Mücadele Yasası’ndaki değişiklik kapsamında, yayınlarından dolayı Ülkede Özgür Gündem, Azadiye Welat, Güncel ve Yaşamda Gündem gazetelerine Mart ayında kapatma cezası uygulandığı belirtildi. Şırnak’ta Beytüşşebap Savcılığı’nın, Doğan Haber Ajansı muhabiri Emin Bal’ın bürosuna düzenlenen baskında gazetecinin kasetlerine el koyması olayının “haber kaynaklarının gizliliği” hakkını ihlal anlamına geldiği de vurgulanan raporda, Datça Haber gazetesi eski sahibi Sinan Kara ve Emirdağ gazetesi Sorumlu Müdürü Mustafa Koyuncu’nun “hakaret içeren ve gerçekdışı haber yaptıkları” iddiasıyla tutuklanmalarına da yer verildi. Rapora göre bu dönemde; İstanbul Nöbetçi 1. Sulh Ceza Mahkemesi, küresel video paylaşım portalı “You Tube” sitesine erişimi, Yunanistanlı internet kullanıcılarının yayınladıkları bir videoda “Atatürk’e hakaret edildiği” gerekçesiyle tamamen durdurdu. Benzer yaptırımlar, farklı nedenlerle “8sutun.com” ve “alinteri.net” sitelerine de uygulandı. Antalya Cumhuriyet Savcısı Yusuf Hakkı Doğan, “Hürriyet Akdeniz” gazetesinin 22 Mart sabahı yayınlanacak sayısının prova baskılarını toplattı. Bu durum, hukuka aykırılığı sebebiyle gazetecilerin sert tepkilerine neden oldu. 2007’nin ilk üç aylık döneminde, Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Şemdinli olayları ile ilgili yayınları nedeniyle Genelkurmay Başkanlığı’nın şikâyet ettiği ve Adalet Bakanlığı’nın TCK 301. maddeden yargılanmalarını istediği Radikal gazetesi muhabiri Zihni Erdem, Milliyet gazetesi yazarı Derya Sazak, Milliyet Gazetesi Sorumlu Müdürü Hasan Çakkalkurt ve CHP milletvekili Esat Canan ile ilgili talebi ise reddetti. BİA Medya Gözlem Masası Ocak – Şubat – Mart 2007 Raporu’na göre, 2006 yılında Türkiye’yi, ifade özgürlüğü şikâyetlerinde toplam 398 bin YTL tazminata mahkûm eden AİHM, 2007’nin ilk üç ayında başvuruların azalması nedeniyle Türkiye’yi 18 bin YTL tazminata mahkûm etti. (14.05.2007)

Gazeteci Tulga ve Yavuz vefat etti: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) üyesi gazeteci Sabri Tulga yaşamını yitirdi. Mesleğe 1975 yılında TV’de 7 Gün dergisinde muhabir olarak başladı. Haftanın Sesi, Yelpaze, Merhaba ve Güneş gazetelerinde çalıştı. Sabri Tulga’nın cenazesi Levent Camii’nde kılınan namazın ardından Yeniköy Mezarlığı’nda toprağa verildi. TV 8’in önceki Genel Müdürü Turan Yavuz da yaşamını yitirdi. Yavuz, bir süredir GATA’da kanser tedavisi görüyordu. (15.05.2007)

TGC’den Johnston için Abbas’a mektup: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Filistin’de kaçırılan BBC muhabiri Alan Johnston için, Filistin Ulusal Yönetimi Devlet Başkanı Mahmut Abbas’a bir mektup göndererek girişimde bulundu. Aynı mektubun bir kopyası Filistin Ulusal Yönetimi Başbakanı İsmail Haniyye’ye de gönderildi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nden yapılan açıklamaya göre mektup şöyle: 

“Sayın Mahmut Abbas Filistin Ulusal Yönetimi Devlet Başkanı

Ekselansları,
Biz, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti üyesi Türk gazeteciler, görevini yaparken 12 Martta
Gazze'de kaçırılan ve iki ayı aşkın süredir alıkonulan BBC muhabiri Alan Johnston'un derhal
serbest bırakılmasını istiyoruz.
Bir gazetecinin, görevini yaparken alıkonularak günlerce, aylarca özgürlüğünden edilmesi hiçbir şekilde kabul edilemez.
Türk gazetecileri olarak biz, Filistin'in haklı davasını destekliyoruz. Ortadoğu'da kalıcı bir barışın, Filistinlilerin haklarının tümüyle verilmesinden geçtiğine inanıyoruz.
Ancak bu tür olayların, haklı bir davaya bile gölge düşürdüğünü düşünüyoruz. Unutulmamalıdır ki, Filistinlilerin özgürlük mücadelesi ve dünyadan aldığı destek, bugün tutsak olan İngiliz gazeteci Alan Johnston'un meslektaşlarının büyük fedakârlıkları ve görevlerini özgürce yaparak, yaşananları dünyaya duyurmalarıyla sağlanmıştır.
Ne yazık ki meslektaşımızın bu tutsaklık süresinin uzamasının her saniyesi Filistin halkının haklı mücadelesini biraz daha yaralamaktadır.
Ekselansları,
Sizden ve sizin şahsınızda Filistin halkından, meslektaşımızın bir an önce serbest bırakılması ve evine, ailesine geri dönebilmesi için elinizden gelen çabayı göstermelerini diliyoruz.
Dünyada hiçbir siyasi sorun, gazetecilerin alıkonulmasıyla, görevlerinin engellenmesi, sansür, baskı veya gazetecilere zarar verilmesiyle çözülememiştir.
Saygılarımızla.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti”
(16.05.2007) 

Sezer; “Gazeteci Hasan Tahsin’in attığı kurşun kurtuluşun simgesi”: İzmir Konak Meydanı’ndaki Hasan Tahsin Anıtı önünde düzenlenen törenle, İzmir’in Yunanlılar tarafından işgaline karşı 15 Mayıs’ta ilk kurşunu atan şehit gazeteci Hasan Tahsin anıldı. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, gazeteci Hasan Tahsin’in, ülkesinin işgal edilmesi karşısında gösterdiği yurtseverliğin, onu Türk ulusunun gönlünde erişilmez bir yere taşıdığını ifade etti. Sezer, Hasan Tahsin’in ölümünün yıldönümü dolaysıyla bir mesaj yayımladı. Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi’nden yapılan açıklamaya göre, Sezer, Türk ulusunun, tarihin her döneminde bağımsızlık ve özgürlüğünü koruduğunu, yurduna yönelen saldırıları el birliğiyle önlediğini, ülkesi için canını vermekten çekinmeyen birçok kahraman yetiştirdiğini söyledi. “Bir gazeteci ve düşün insanı olarak İzmir’in işgaline tepkisini dile getiren Hasan Tahsin, bunun en güzel örneklerindedir” diyen Sezer, Hasan Tahsin’in sıktığı ilk kurşunun, kurtuluş düşüncesini ve inancını eyleme dönüştüren simge hareketlerden biri olduğunu kaydetti. (16.05.2007)

Gazeteci Turan Yavuz yaşamını yitirdi: Türk basınına ve televizyonculuğuna önemli katkılar sağlayan gazeteci Turan Yavuz akciğer kanseri teşhisiyle tedavi gördüğü Ankara Özel Güven Hastanesi’nde yaşamını yitirdi. Gazeteciliğe 1974 yılında Reuters Haber Ajansı’nın Ankara Bürosu’nda başladı. Tercüman gazetesi ile Akajans’ın Washington muhabirliğini yapan Yavuz 1985 – 1995 yılları arasında Milliyet’in Washington Temsilcisi olarak görev yaptı, 32. Gün haber programı ekibinde yer aldı. Turan Yavuz, “İşte Çiller’in ABD’deki Serveti” haberiyle Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) “Yılın Gazetecisi” ve yine aynı haberler “Sedat Simavi Gazetecilik Ödülü”nü aldı. Sovyetler Birliği’nden 1930’lu yıllarda sürgün edilen ve yaşamının bir bölümünü Büyükada’da geçiren Troçki’yle ilgili de bir belgesel hazırlayan Turan Yavuz, Exile in Büyükada adını taşıyan bu filmle, Milano Uluslararası Film Festivali’nde belgesel dalında birincilik ödülünü kazanmıştı. Kanal 6’da haber koordinatörlüğü görevini de üstlenen Turan Yavuz, daha sonra Anadolu Ajansı başkan vekilliği, TV 8 Genel Yayın Yönetmenliği, Nokta dergisi yazarlığı yaptı. Yavuz’un ABD’nin Kürt Kartı, Satılık Müttefik, İkinci Vatan ve Çuvallayan ittifak adlı kitapları yayınlanmıştı. Turan Yavuz için ilk tören Milliyet gazetesinin Ankara Bürosu önünde gerçekleştirildi. Yavuz, Kocatepe Camii’nde kılınan namazın ardından Cebeci Asri Mezarlığı’nda toprağa verildi. (17.05.2007)

Çalışlar ve Mutlu’ya teşekkür plaketi: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) yeni yönetim kurulu üyeleri, geçen dönem yönetimde görev yapan ancak kendi istekleriyle yeniden aday olmayan Oral Çalışlar ve Mustafa Mutlu’ya teşekkür yemeği verdi. Harbiye’deki Borsa Lokantası’nda düzenlenen yemekte TGC Başkanı Orhan Erinç Mustafa Mutlu’ya, TGC Başkan Yardımcısı Turgay Olcayto da Oral Çalışlar’a birer teşekkür plaketi verdi. (18.05.2007)

Gazeteci Ömer Avan yaşamını yitirdi: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) üyesi ve Sürekli Basın Kartı sahibi Ömer Avan, tedavi gördüğü Ankara Numune Hastanesi’nde yaşamını yitirdi. Gazeteciliğe 1968 yılında Babıâli’de Sabah gazetesinde başladı. Bizim Anadolu, Hakikat, Yeni İstanbul, Akşam, Milliyet, Dünya ve Tercüman gazetelerinde çalıştı. Avan’ın cenazesi, Ünye’de toprağa verildi. (19.05.2007)

TGC Başkanı Erinç, “Çağdaş Türkiye Paneli”nde konuştu: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç, “Çağdaş ülkeler önceliği hukuka verirken biz ne yazık ki siyaseti hukuka tercih etme geleneğinden bir türlü kopamıyoruz. Bu da çağdaş Türkiye için en büyük risklerden birisidir” dedi. “Bülent Dikmener Gazetecilik Ödülleri” kapsamında, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Terzioğlu Yerleşkesi Troia Kültür Merkezi’nde TGC Başkanı Orhan Erinç, gazeteciler Yalçın Bayer ve Celal Başlangıç ile Cumhuriyet Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Mehmet Sucu’nun katıldığı “Çağdaş Türkiye” adlı bir panel düzenlendi. Orhan Erinç, “Çağdaş Türkiye” denildiğinde, Büyük Atatürk’ün muasır medeniyet seviyesine ulaşma hedefi dikkate alındığında, Türkiye’nin çağdaşlaşma konusunda önemli adımlar attığını söylemenin mümkün olduğunu ancak bu çağdaşlaşmanın yeterli olup olmadığının tartışılması gerektiğini söyledi. Çağdaş olmanın pek çok yönü olduğunu, bilim, sanat ve kültürel yönlerden bakıldığında Türkiye’nin gerçekten çağdaş bilimlerde öne çıkan insanlar yetiştirdiğini anlatan Erinç, sözlerini şöyle tamamladı; “En büyük eksiğimiz, hukuka gereken saygıyı ve özeni göstermememizdir. Çünkü çağdaş bir vatandaş olarak yaşayabilmek, hukukun üstünlüğüne göre düzenlenmiş yasaların yapıldığı bir ülkede söz konusu olabilir. Siyaset ve hukuk zaman zaman karşı karşıya kalıyor. Çağdaş ülkeler bu durumda önceliği hukuka verirken biz ne yazık ki siyaseti hukuka tercih etme geleneğinden bir türlü kopamıyoruz. Bu da çağdaş Türkiye için en büyük risklerden birisidir.” Panele, Çanakkale Cumhuriyet Başsavcısı İmlettin Köklü, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Akdemir, Uğur Dündar, gazeteciler, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. (19.05.2007)

TGC ve Memorial Sağlık Grubu’nun düzenlediği “Sağlık Günleri” devam ediyor: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ve Memorial Sağlık Grubu’nun birlikte düzenlediği “Sağlık Günleri”nin ikinci toplantısı, 21 Mayıs Pazartesi günü TGC Burhan Felek Konferans Salonu’nda yapıldı. Toplantıda, kalp damar cerrahisi uzmanı Memorial Hastanesi Kalp Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, katılımcıları, kalp hastalıklarına neden olan faktörler, korunma yolları, kalp hastalarının dikkat etmesi gereken noktalar konularında bilgilendirdi. Toplantılar, basın çalışanlarıyla halka açık ve ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor. (23.05.2007)

Cumhurbaşkanı İnternet Yasası’nı imzaladı: Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, 5651 sayılı "İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun"u, 22 Mayıs’ta onayladı. Yasa Resmi Gazete'de23 Mayıs 2007 günü yayınlandı ve yürürlüğe girdi. Sezer, yasayı Anayasa'nın 89. maddesinin birinci fıkrası ile 104. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderdi. İnternet haberciliği yoluyla da olsa, Ceza Yasası'ndaki intihara yönlendirme, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, sağlık için tehlikeli madde temini, müstehcenlik, fuhuş, kumar oynanması için yer ve imkân sağlama gibi fiiller ceza görecek. Yasaya göre, kısaca "Atatürk'ü Koruma Kanunu" olarak anılan 25.7.1951 tarihli ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhinde İşlenen Suçlar Hakkındaki Kanun'a aykırı içerikler, Telekomünikasyon Kurumu'nca engellenecek. Yasada içerik, yer ve erişim sağlayıcılarının yükümlülükleri bu konuda yayımlanacak yönetmelikle uygulanacağından "bilgilendirme"ye dair 3. madde ile Atatürk aleyhindeki içeriklerle de mücadeleyi öngören 8. madde altı ay sonra yürürlüğe girecek. Erişimin engellenmesi kararı, soruşturma evresinde hâkim, kovuşturma evresinde ise mahkemece verilecek. Soruşturma evresinde, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı da erişimin engellenmesine karar verilebilecek. Cumhuriyet savcısı, bu durumda kararını 24 saat içinde verecek. (24.05.2007)

21. Alman – Türk Gazetecilik Semineri Antalya’da yapıldı: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) Konrad Adenauer Stiftung (KAS) ile birlikte düzenlediği 21. Alman – Türk Gazetecilik Semineri, Antalya’nın Kemer ilçesine bağlı Göynük beldesindeki Majesty Mirage Park Otel’de gerçekleştirildi. “Türkiye’nin Doğu ve Batı Arasındaki Rolü”nün ele alındığı seminerin açılışını KAS Türkiye Temsilcisi Jan Shenkyr ve TGC adına Başkan Yardımcısı Turgay Olcayto yaptılar. TGC Başkan Yardımcısı açılış konuşmasından sonra yaptığı kısa konuşmada son yıllarda toplumdaki şiddet eğiliminin arttığını belirterek seminere geçen yıl Hrant Dink’in de katıldığını hatırlatarak, “ancak bu yıl hain bir saldırı sonucu öldürülen Dink aramızda değil” dedi ve katılımcıları Dink için saygı duruşuna çağırdı. Toplantıda söz alan Antalya Vali Yardımcısı Hüseyin Demircier ise Osmanlı döneminden bugüne kadar Anadolu’nun din, dil özgürlüğüne büyük önem verdiğini, Türkiye’de birçok yerde Müslüman, Hıristiyan ve Musevilerin bir arada yaşadıklarını ve ibadet ettiklerini, buna en güzel örneğin Belek’teki Dinler Bahçesi olduğunu söyledi ve toplantının başarılı geçmesini diledi. Açılış konuşmacılarından AP milletvekili Vural Öger de AB içinde yer alacak bir Türkiye’nin İslam dünyası ile Avrupa arasında bir köprü oluşturacağını ifade etti. Öger, “Son yıllarda İslam dünyasındaki gelişmeler, Avrupa’nın Türkiye’ye bakışını değiştirdi. Almanya’daki basın eskiden ‘Almanya’da 3 milyon Türk’ün yaşadığını’ yazardı ama günümüzde ancak günümüzde ‘Almanya’da 3 milyon Müslüman yaşıyor’ diye yazılıyor” dedi. Vural Öger sözlerini şöyle sürdürdü; “Alman medyasında Türkiye hakkında olumlu şeyler yazılmıyor. Alman basınının Türkiye ile ilgili yazdığı 5 haberden 4’ü olumsuz. Yani yazılanların yüze 19’u müspet, geri kalanı ise Türkiye aleyhinde. Serbest piyasa ekonomisi, laik kimlik, Türkiye’nin AB’ye girişinde pasaport olmaktadır.” Cumhuriyet gazetesi yazarı Oral Çalışlar, Hrant Dink’in geçen yıl ki seminerde yaptığı konuşmadan bir bölüm okudu ve yazıdaki kimi görüşlerin ne yazık ki günümüzde bir kehanet gibi doğrulandığını vurguladı. Daha sonra Türk, Alman ve Ortadoğu ülkelerinden gazeteciler Türkiye’nin Doğu ve Batı arasındaki rolüne ilişkin tebliğlerini sundular. Mısırlı serbest gazeteci – yazar ve Mısır Alman Kültür Merkezi Başkanı Prof. Dr. Tarik Bary, Mısır medyasında Türkiye’nin günce olarak takip edildiğini söyledi. Prof. Dr. Bary, “Mısır’da 640 gazete ve dergi var. Bu gazete ve dergiler Türkiye’nin AB’ye katılım sürecini okurlarına iletmektedir. Bu gazetelerde Türkiye ile AB ilişkileri konuşlarında olumlu olduğu kadar olumsuz yazılar da yer almaktadır” dedi. Ynet, Rheinische post, Uvam gazeteleri Ortadoğu muhabiri Dr. Gil Yaron da Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin iyi olduğunu belirtti. Yaron, “Türkiye’de 35 bin Musevi yaşıyor. Bütün bunlar İsrail’in Türkiye ile ilişkilerini artırıyor. İsrail Türkiye’nin AB’ye alınmasını destekliyor. İsrail, ABD gibi AB’ye baskı yapamıyor ama lobi faaliyetlerini sürdürüyor. İsrail’deki gazetelerin Türkiye muhabiri yok. Türkiye’deki haberler, ajanslar aracılığıyla izleniyor” dedi. Seminer, iki gün sürdü. (26.05.2007)

TGS İzmir Şubesi’nin genel kurulu yapıldı: Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) İzmir Şubesi Genel Kurulu yapıldı. Sendika binasında yapılan genel kurul toplantısına, TGS Genel Başkanı Ercan Sadık İpekçi de katıldı. Tek listeyle gidilen seçimlerde Yönetim Kurulu; Bahri Okumuş, Medat Şenat, Tolga Albay ve Rahim İnan’dan oluştu. (28.05.2007)

TGC ve ÇGD’den kınama: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ve Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), Sayıştay’ın kuruluş yıldönümüne davetli Kanal B, ART ve Kanal Türk ekiplerinin Başbakanlık korumalarınca “Başbakanlığa akredite olamadıkları” gerekçesiyle salondan çıkarılmasını eleştirdi. Ankara’da Bilkent Kongre Merkezi’nde 29 Mayıs’a yapılan Sayıştay’ın 145. Kuruluş Yıldönümü törenine davetli olan Kanal B, ART ve Kanal Türk ekipleri toplantının başlayacağı sırada Başbakanlık korumalarınca “Başbakanlığa akredite olamadıkları” gerekçesiyle salon dışına çıkarıldılar. Sayıştay yetkililerinin “bizim konuklarımız” uyarısına rağmen korumalar, “kurallar böyle” diyerek muhabir ve kameramanları içeri almadılar. TGC Yönetim Kurulu ve ÇGD Genel Başkanı Ahmet Abakay, uygulamanın halka haber ulaştırma çabası içindeki medyaya haksızlık olduğunu açıkladı. Her türlü akreditasyona karşı çıktıklarını ve uygulamanın haklılıklarını bir kez daha gösterdiğini bildiren TGC Yönetim Kurulu, “Konunun temelinde akreditasyon uygulamasının sakıncaları yatıyor. Gazetecilerin halkı bilgilendirme hakkının önündeki her türlü engelin kaldırılması ve medyanın kamu görevi yaptığının artık kabul edilmesinin zamanı geldi de geçiyor. Aksi düşünceleri ve uygulamaları kınıyoruz” dedi. TGC'nin olayla ilgili bilgi talebine yanıt veren Başbakanlık Basın Bürosu, Başbakanlığın akreditasyon uygulamasına gönderme yaptı ve adı geçen kanallardan gelen gazetecilerin tanındıkları için toplantıyı izlediğini açıkladı. ÇGD'den yapılan açıklamada ise, “Başbakanın bu durumdan haberi yoksa, sorumsuz ve ilkel davranışa neden olanların derhal cezalandırmasını talep ediyoruz. Bu haddini bilmezlik Başbakanın bilgisi dahilinde yapılmışsa durum daha vahim. Başbakan bu demokrasi dışı, bu terbiye dışı ve halkın haber alma özgürlüğünü zedeleyen olay karşısında savunma yapmalı” denildi. (30.05.2007)

Neriman Ferdi Tekil yaşamını yitirdi: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) üyesi, Sarı Basın Kartı sahibi gazeteci Neriman Ferdi Tekil yaşamını yitirdi. Gazeteciliğe 1949 yılında Türk Spor’da başlayan Tekil, Son Saat, Vatan ve Tercüman’da çalıştı. Fenerbahçe spor dergisinin yayıncılığını üstlendi. Tekil’in cenazesi, Fenerbahçe Spor Kulübü önünde düzenlenen törenin ardından Fenerbahçe Kalamış Camii’nde kılınan namazdan sonra Karacaahmet Aile Mezarlığı’nda toprağa verildi. (30.05.2007) 

TGC’nin yeni üyelerine rozetleri takıldı: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’ne (TGC) yeni üye olan çeşitli gazete ve televizyon kanallarında çalışan 19 gazeteciye rozetleri düzenlenen törenle takıldı. 28 Mayıs Pazartesi akşamı TGC Lokali’nde gerçekleştirilen törende rozet takılan yeni Cemiyet üyelerinin isimleri şöyle; Tolga Atar, Şebnem Özuzcan, Bünyamin Aygün, Bengü Özkesen, Vehbi Baş, Abdurrahman Yavuz, Zeynep Çağlar Özkesen, Yakup Sayar, Sibel Ünlü, Sinan Saygı, Murat Erdoğan, Caner Erüs, Soner Yalçın, Cüneyt Özdemir, Taner Yener, İbrahim Pazan, Erhan Yılmaz, Abdülkadir Subaşı. Cemiyete yeni üye olan ancak rozet törenine katılamayan gazetecilerin isimleri; Onur Baştuğ, Ahmet Küçükcicibıyık, Kerime Senyücel, Aynur Altınkaş, Uğur Özen, Alper Tan ve Latife Büyüktaşkın. (30.05.2007)

41. Yerel Basın Semineri Şanlıurfa’da yapıldı: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) Konrad Adenauer Stiftung (KAS) ile birlikte düzenlediği yerel basın seminerlerinin 41’ncisi gazete çalışanlarına yönelik olarak 30 – 31 Mayıs 2007 tarihlerinde Şanlıurfa’da yapıldı. İki gün süren toplantıya ev sahibi Şanlıurfa dışında Adıyaman, Ağrı, Batman, Bingöl, Diyarbakır, Gaziantep, Hakkâri, Kahramanmaraş, Malatya, Mardin, Muş, Şırnak, Tunceli ve ilçelerinden iki yüz gazeteci katıldı. Seminerin açış konuşmalarını Şanlıurfa Valisi Yusuf Yavaşcan, Şanlıurfa Belediye Başkan Yardımcısı M. Fevzi Yücetepe, TGC Başkanı Orhan Erinç ve Şanlıurfa Basın Birliği Başkanı Veysel Polat yaptı. Seminerde daha sonra Milliyet gazetesi yazar Nail Güreli “Medyada Ufuk Turu”, TGC Hukuk Müşaviri Av. Fikret İlkiz “Basın ve Hukuk”, Dünya Gazetesi Ankara Bölge Koordinatörü Taylan Erten “Yerel Medyada Ekonomi Haberciliği”, TGC Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Recep Yaşar “Medya Etiği”, Cumhuriyet Gazetesi Yurt Haberleri Müdürü Mehmet Faraç “Yaygın Medyadan Yerele Bakış”, TGC Yönetim Kurulu Üyesi Orhan Ayhan “Yerel Basında Spor Haberlerine Bakış” ve gazeteci Tümer Argın “Yazılı Basında Yayın Planlaması ve Görsellik” konularını ele aldılar.  Seminerin ikinci gününde de yazar Feyza Hepçilingirler “Yerel Medya ve Dil Hataları”, TGC Başkan Yardımcısı Turgay Olcayto “Medya Okuryazarlığı”, BYEGM Genel Müdürlüğü Basın Kartları Şube Müdürü Nazan Er “5953 sayılı Yasa ve Basın Kartları”, Basın İlan Kurumu İlan Müdürü Nail Duran da “Yerel Gazeteler ve Basın İlan Kurumu” konulu tebliğlerini sundular. Seminer, TGC Başkanı Orhan Erinç’in yaptığı bir kapanış konuşmasının ardından katılımcılara sertifikalarının verilmesiyle son buldu. (31.05.2007)

Basın davaları

Başbakan Erdoğan’ın açtığı dava reddedildi: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Şehit Üsteğmen Kubilay Yılmaz’ı Anma Mitingi”ndeki konuşmasında “kişilik haklarına saldırıda bulunduğu” iddiasıyla gazeteci Tuncay Özkan aleyhine açtığı 10 bin YTL’lik manevi tazminat davası reddedildi. Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki duruşmada Yargıç Zeki Deniz, dava konusu sözlerin “biraz sert ama eleştiri niteliğinde” olduğunun kabul edildiğini, Yargıtay’ın “siyasiler sert eleştiriyi kabul etmelidir” görüşünü benimsediğini, Erdoğan’ın siyasi konumu ile Özkan’ın gazetecilik mesleğini göz önünde bulundurarak davayı reddettiğini söyledi. (17.05.2007)

Mahkeme, Ulus patlamasına yayın yasağı koydu: Ankara 2. Sulh Ceza Mahkemesi, 22 Mayıs günü, Ankara'nın Ulus semtinde Anafartalar Çarşısı'nda yaşanan patlamayla ilgili olarak, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi üzerine yayım yasağı kararı aldı. Mahkeme kararı, "Yapılmakta olan soruşturmanın gizliliği, olay yeri görüntülerinin toplumun beden ve ruh sağlığına zarar verecek nitelikte olması nedeniyle ve yapılan yargılama görevinin amacına uygun olarak yerine getirilmesinin sağlanması" için alındı. Radyo Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) duyurduğu karar gereği, tüm ulusal ve yerel yayın yapan televizyonlarda, bölgesel ve yerel süreli gazeteler ve dergilerde olay yeri görüntülerinin kayda alınması, önceden kayda alınmış görüntülerin ve resimlerin yayınlanması ile ilgili Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 28, Türk Ceza Kanunu’nun 285/286 ve 5187 Sayılı Basın Kanunu’nun 25. maddeleri uyarınca yayım yasağı konuldu. (23.05.2007)

Karaca’nın 301 cezası usulden bozuldu: Yargıtay, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin yıldönümünde orduyu eleştirdiği için cezalandıran “Türkiye’de ve Avrupa’da Yazın” dergisi yazarı Emin Karaca’nın mahkûmiyetine ilişkin kararı usulden bozdu. Eylül 2005’te verilen beş ay hapis cezası ertelemeli 900 YTL para cezasına çevrilen Karaca’nın yargılanmasına 20 Haziran’da İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yeniden başlanacak. Yargıtay, yazarın mahkûmiyet kararını, karar tutanağında zabıt kâtibinin imzasının bulunmamasını gerekçe göstererek bozdu. İdamların 30. yıldönümü dolayısıyla dergide 2002 yılında yayımlanan yazılarında "Askeri kuvvetleri tahkir ve tezyif" iddiasıyla yargılanan gazeteci-yazar Karaca, 1 Haziran 2005'te yürürlüğe giren Ceza Kanunu'nun (TCK) 301/2 maddesi uyarınca cezalandırılmış, hükmedilen para cezası ertelenmişti. (24.05.2007)

Nokta muhabiri için hapis istemi: Sahibi tarafından yayını durdurulan Nokta dergisinin muhabiri Ahmet Şık ile röportaj yaptığı Lale Sarıibrahimoğlu hakkında, 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Nokta dergisinin 8 Şubat 2007 tarihinde yayınlanan 15. sayısındaki “Asker iç güvenlikten elini çekmeli” başlıklı röportaja ilişkin soruşturma tamamlandı. Jandarma Genel Komutanlığı’nın “şikâyetçi” sıfatıyla yer aldığı iddianamede, “Muhabir Şık’ın savunma konusunda uzman olan Lale Sarıibrahimoğlu ile yaptığı röportaja ilişkin yazıda, halkı bilgilendirme ve eleştiri sınırlarının aşıldığı” belirtildi. (24.05.2007) 

TMY’den yargılanan Milliyet gazetesi aklandı: Demokratik Toplum Partisi (DTP) kurucularından Mehmet Hatip Dicle’nin Londra’daki bir panelde yaptığı konuşmanın Kürt internet sitelerindeki yansımalarına yer verdiği gerekçesiyle Milliyet gazetesi sorumlu müdürü Hasan Çakkalkurt ve sahibi Aydın Doğan hakkında açılan dava beraatla sonuçlandı. Mahkeme, “Kamuoyunun genelini ilgilendirdiği, haber değeri taşıdığı ve suç kastı bulunmadığı” yönünde görüş bildiren savcının mütalaasında birleşerek Çakkalkurt, Doğan ve Dicle’yi akladı. Karar duruşma, 23 Mayıs günü, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. (24.05.2007)

“antiemperializm.org” sitesine ihtiyati tedbir: Doğan Grubu’nun sahibi Aydın Doğan, kendisine yayın yoluyla hakaret ettiği gerekçesiyle Ortadoğu gazetesi köşe yazarı Serdar Kuru hakkında açtığı tazminat davasında, www.anriemperializm.org sitesi için ihtiyati tedbir koydurdu. 28 Mayıs’ta İstanbul 6. hukuk Mahkemesi, erişim engeline ilişkin kararın uygulanması için Türk Telekomünikasyon Ortadoğu Yazılım Hizmetleri AŞ ve diğer internet erişim sitelerine yazı yazılmasına karar verdi. Aydın Doğan’ın Kuru hakkında açtığı 200 bin YTL tutarındaki tazminat davasının görülmesine 27 Haziran’da başlanacak. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (HUMK) 101. maddesi uyarınca bu kararı alan mahkeme, 24 Ocak 2005’te sitede yayınlanan “Aydın Doğan Neyin Peşinde?” ve “Aydın Doğan Vehbi Koç’un öz be öz oğludur” başlıklı yazılar hakkında yapılan şikâyette sadece ikincisi için tedbire hükmetti. (30.05.2007)

“Kürt Halk Önderi” sözüne dava: Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Tunceli’de yayınlanan aylık “Dersim’de İklim” gazetesi sahibi ve sorumlu müdürü Ergüder Öner ile yayın yönetmeni Emrah Öner hakkında “suçu ve suçluyu övmek” iddiasıyla iki yıl hapis istemiyle dava açtı. Gazetenin Mart 2007 tarihli 33. sayısında yer alan “Dersim’de Öcalan Açıklaması” başlıklı haberin fotoğraf altı yazısında geçen “Kürt Halk Önderi” ibaresinden dolayı iki yetkili hakkında Türk Ceza Yasası’nın (TCK) 215. maddesi uyarınca kovuşturma yürütülecek. İki yıl önce yürürlüğe giren TCK’nın söz konusu maddesine göre, “işlenmiş olan bir suçu veya işlemiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi alenen öven kimse, iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” (31.05.2007)  

Basın ödülleri

Yunus Nadi ödülleri verildi: Cumhuriyet gazetesinin kurucusu Yunus Nadi adına düzenlenen “61. Yunus Nadi Ödülleri” sahiplerine verildi. Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilen törende; Sosyal Bilimler Araştırması dalında Dr. Zuhal Güler Parlak, Roman dalında Enver Aysever, Şiir dalında Yüksel Pazarkaya, Öykü dalında Cem Uçan ve İlhan Doğruyol, Karikatür dalında Ali Sur ve Mustafa Bora ödül aldı. (08.05.2007)

TJK’ dan Bizim Gazete’ye 2 ödül: Türkiye Jokey Kulübü’nün (TJK) düzenlediği 2006 Basın Başarı Yarışması’nın sonuçları belli oldu. Yarışmada, Bizim Gazete yazarlarından Nurettin İğci birincilik, Demir Feyizoğlu ikincilik ödülüne değer görüldü. Seçici Kurul tarafından değerlendirilip dereceye giren gazetecilerin isimleri şöyle: Ulusal Yazılı Medya, Haber dalında; Birincilik Ödülü, Hakan Köker (Star). İkincilik Ödülü, Hüseyin Özkaya (Fanatik). Üçüncülük Ödülü, Elif Pınar Küçükler (Fanatik). Röportaj dalında; Birincilik Ödülü, Nurettin İğci (Bizim Gazete). İkincilik Ödülü, Salih Erkan (Milliyet/ Taktik). Üçüncülük Ödülü, Demir Feyizoğlu (Bizim Gazete). Araştırma dalında; Hasan Hüseyin Türk (Star Cumartesi). Köşe Yazısı, Yorum, Makale dalında; Birincilik Ödülü, Ömer Morovaoğlu (Fanatik). İkincilik Ödülü, Mehmet Güçlü (Cumhuriyet). Üçüncülük Ödülü, Atahan Murat Zilcioğlu (Fotomaç/ Tempocu). Fotoğraf dalında; Birincilik Ödülü, Adnan Poyraz (Hürriyet). İkincilik Ödülü, Abdullah Doğan (Fanatik). Ulusal Görsel Medya, Haber – Program dalında; Birincilik Ödülü, Engin Doymuş (Hipodrom TV). İkincilik Ödülü, Hakan Cantınaz (Hipodrom TV). Üçüncülük Ödülü, Nilgün Yahyabeyoğlu (Hipodrom TV). Röportaj dalında; Baha Şahin (TRT 3). İşitsel Medya, Haber, Program, Röportaj dalında; Abüdder Doğan (Delta FM). Elektronik Medya, Birincilik Ödülü, Tayfun Ünal (www.tayfununal.com). İkincilik Ödülü, Kemal Akyer (www.liderform.com.tr). Üçüncülük Ödülü, Metin Aydın (www.altilibul.com). Yerel Yazılı Medya, Haber dalında; Birincilik Ödülü, Evren Tanburacı (Mirror Dergisi). İkincilik Ödülü, Cumhur Erkek (Akşam). Üçüncülük Ödülü, Hüseyin Sungur (Toros Gazetesi). Röportaj dalında; Birincilik Ödülü, Soner Yağız (Banko Dergisi). İkincilik Ödülü, Ahu Savan An (Atkolik Dergisi). Araştırma dalında; Biricilik Ödülü, Mehmet Ayan (At Dünyası Dergisi). İkincilik Ödülü, Osman Tanburacı (Mirror Dergisi). Üçüncülük Ödülü, Ergun Onarır – Haluk Ayvaz (Yeni Asır). Köşe Yazısı, Yorum, Makale dalında; Birincilik Ödülü, Coşkun Kasapoğlu (Banko Dergisi). İkincilik Ödülü, Hakan Demirci (Banko Dergisi). Üçüncülük Ödülü, Mehmet Önal (Bölge Gazetesi). Fotoğraf dalında; Birincilik Ödülü, Bülent Kaplan (Toros Gazetesi). İkincilik Ödülü, Bora Erdem (Sabah). Üçüncülük Ödülü, Hacı İbrahim Demirkıran (Banko Dergisi). Yerel Görsel Medya, Haber dalında; Ergun Kara (Kanal A). Haber – Program dalında; Birincilik Ödülü, Zafer Şahin (Kanal A). İkincilik Ödülü, Aziz Bükey (Bursa AS TV). Üçüncülük Ödülü, Mustafa Boz (Kanal A). Röportaj dalında; Ali Demirkıran (Kanal A). (12.05.2007)

IPI Ödülü News’un: Uluslararası Basın Enstitüsü’nün (IPI) “Özgür Medya Öncüsü 2007” ödülüne, Mizzima News’a verildi. Burma ile ilgili haberlerinden dolayı bu ödüle değer görülen Yeni Delhi’deki Mizzima News’un ödülünü, Hilton Oteli’nde gerçekleştirilen IPI Dünya Kongresi ve 56. Genel Kurul Toplantısı’nın kapanış oturumunun ardından IPI Direktörü Johann P. Fritz tarafından editör Sein Win’e sunuldu. (17.05.2007)

Bülent Dikmener Ödülü, Uğur Dündar’ın: Cumhuriyet gazetesi yazı işleri müdürüyken yaşamını yitiren Bülent Dikmener’in anısına 28’incisi düzenlenen “Bülent Dikmener Ödülü” Uğur Dündar’a verildi. Uğur Dündar, “Dadı Ajansında İbretlik Sohbet” başlığıyla 2 Mayıs 2006 tarihinde Hürriyet gazetesinde yayınlanan haberiyle ödüle değer görüldü. Dündar’ın ödülünü Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç verdi. 17 Mayıs Perşembe günü, Bülent Dikmener’in doğum yeri olan Çanakkale’de düzenlenen ödül töreninde, Aykut Küçükkaya, Cumhuriyet gazetesinde Ekim – Aralık 2006 tarihleri arasında yayınlanan, “YİMPAŞ Dosyası” haberiyle “Jüri Özel Ödülü”nü aldı. Geçen aylarda yaşamını yitiren gazeteci Turhan Narler adına bu yıl ilk kez konulan “Yerel Gazetecilik Ödülü” ise Çanakkale Olay gazetesinden Mehmet Celen ve Çorlu Devrim gazetesinden Erdal Özcan arasında paylaştırıldı. (20.05.2007)

Milliyet’in düzenlediği İpekçi ve Öymen ödülleri sahiplerine verildi: Milliyet gazetesinin 57’inci kuruluş yıldönümü gecesinde, Abdi İpekçi anısına verilen “2006 Milliyet Yılın Gazetecilik Ödülü” ile Örsan Öymen anısına verilen “Yılın İnceleme Ödülü” sahiplerine verildi. Milliyet gazetesine 40, 30, 25, 20 ve 10 yıldır hizmet veren personele de plaket verildiği gecede; Yılın Gazetecilik Ödülü’ne haber dalında 26 Şubat 2006 tarihinde Hürriyet gazetesinde yayınlanan “Ceylan Otel’de Ajanlar Savaşı” başlıklı haberiyle değer görülen Fatih Çekirge, ödülünü Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Melda Cinman Şimşek’ten aldı. Fotoğraf dalında Yılın Gazetecilik Ödülü’nü, Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın makam aracından balyozla çıkarılmasını görüntüleyen fotoğrafıyla kazanan Milliyet gazetesi foto muhabiri Serdar Özsoy’a ödülünü, yine Prof. Dr. Melda Cinman Şimşek verdi. Milliyet yazarı Örsan Öymen anısına düzenlenen Yılın İnceleme Ödülü’ne “Türkiye İçin Nasıl Bir Sağlık Reformu” başlıklı çalışmasıyla Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi doç. Dr. Kayıhan Pala değer bulundu. Pala ödülünü, Türk Tabipler Birliği Başkanı Prof. Dr. Gençay Gürsoy’un elinden aldı. (24.05.2007)

RTÜK

TBMM’de RTÜK üyeliği için seçim yapılacak: TBMM’nin tatile girmeden önce boşalan üç RTÜK üyeliği için seçim yapacağı bildirildi. Radyo ve Televizyonlar Hakkındaki Kanun hükümlerine göre, 9 üyeden oluşan RTÜK’te çekilen kura sonucunda 14 Temmuz’da üyelikleri düşecek olan Zahit Akman, İlhan Yerlikaya ve Arif Merdol’un yerine TBMM Genel Kurulu’nda gizli oylama ile seçim yapılacak. AK Parti kontenjanından 2, CHP kontenjanından da 1 üyenin görevi sona erdiği için AK Parti’ye 2, CHP’ye ise 1 üyelik düşüyor. AK Parti, CHP ve ANAVATAN gruplarının konuyu görüştükten sonra seçim için bir gün belirleyecekleri ifade edildi. (16.05.2007)

RTÜK’ten patlama görüntüleri için ceza: Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), 22 Mayıs’ta Ankara’nın Ulus semtinde meydana gelen ve Ankara 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin olay yeri görüntüleri için yayın yasağı getirdiği patlamayla ilgili 13 televizyon kanalına ceza vermeyi kararlaştırdı. 23 Mayıs’ta toplanarak patlamayla ilgili çeşitli televizyon kanallarının yaptığı yayınları değerlendiren RTÜK üyeleri, “Suç örgütlerinin korkutucu ve yıldırıcı özelliklerinin yansıtıldığı” ve “yayınların hukukun üstünlüğüne, milli güvenliğe uygun olarak yapılmadığı” gerekçesiyle müeyyide uygulama kararı aldı. Bu gerekçeyle; Flash TV, Haber Türk, Ulusal 1, Kanal Türk, Kanal 1, NTV, TV 5, Kanal D, Star, CNN Türk, STV, Sky Türk, Kanal 24 yayın kuruluşlarına 3984 Sayılı Yasanın 33. maddesi kapsamında müeyyide uygulanacak. (25.05.2007)

Dünyada basın olayları 

“Geçen yıl 114 medya çalışanı öldürüldü”: Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nün 17. yıldönümünde bir açıklama yapan Uluslararası basın meslek örgütleri, habercilerin hiç de güvenli olmayan çalışma şartlarına vurgu yaptılar. Florence Aubenas, Daniele Mastrogiacomo, Steve Centanni, Simon Wilson ve Mohammed Yahya gibi geçmişte Afganistan, Gazze Şeridi ve Irak'ta rehin alınan habercileri bir araya getiren Paris merkezli Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü, halen 13'ünün silahlı grupların elinde tutulduğunu bildirdi. Brüksel merkezli Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (İFJ) da, "Gittikçe daha fazla meslektaşımız insafsızca başvurulan rehin alma ve kaçırmalarda karşı karşıya kalıyor" dedi. 2006 yılında 82 gazeteci ve 32 medya çalışanının saldırılarda yaşamını yitirdiğini bildiren RSF, bu cinayetlerin 64'ünün, dört yıldır ABD ve müttefiklerinin işgaline uğradığından bu yana gazeteciler için en tehlikeli yer haline gelen Irak'ta işlendiğini duyurdu. Bu ülkede 2005 yılında 29, 2004'te 32, 2003'te de 15 gazeteci öldürülmüştü. En çok gazeteci cinayeti yaşanan ülkeler arasında Meksika (9), Filipinler (6), Rusya (3) ve Libya'ya (1) yer verildi. Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla FİJ de, işgal altındaki Irak ve Afganistan gibi ülkelerde habercilerin yaşadığı saldırılara örnekler verdi. Afganistan'da İtalyan gazeteci Daniele Mastrogiacomo kaçırıldıktan bir süre sonra salıverilirken Afgan şoförü Sayed Agha ve tercümanlığını yapan Ajmal Nakşibendî Taliban yönetimince infaz edildi. (04.05.2007)

Kerkük’te 4 Iraklı gazeteci öldürüldü: Irak’ın kuzeyindeki Kerkük kenti yakınında 4 Iraklı gazetecinin öldürüldüğü bildirildi. Polis, gazetecilerin, araçlarına açılan ateş sonucu yaşamlarını yitirdiklerini açıkladı. Gazetecilerden birinin yerel bir medya kuruluşunun yöneticisi olduğu belirtildi. (10.05.2007)

İki gazeteci öldürüldü: Hamas’a yakınlığıyla bilinen “Filistin” gazetesi çalışanları Süleyman El Aşi ve Muhammed Mattar Abdou, Cumhurbaşkanı Mahmut Abbas’ın partisi El Fetih’in milislerinin düzenlediği saldırıda öldürüldü. İki gazeteci, 13 Mayıs’ta, El Ensar bölgesindeki bir kontrol noktasında durdurulan araçlarında saldırıya uğradı. 25 yaşındaki Süleyman El Aşi olay yerinde yaşamını yitirirken, Muhammed Mattar Abdou, ağır yaralı olarak kaldırıldığı Şifa Hastanesi’nde öldü. Cinayetleri kınayan uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü, "Gazze Şeridi'nde kardeşler arası çatışmayı sonlandırmak için kim sorumluluk üstlenecek? Kaçırıldıklarından dolayı yabancı gazeteciler için tehlikeli bir bölge olan Gazze, şimdi her gün çatışmaları izleyen Filistinli habercileri hedef alıyor" dedi. (14.05.2007)

Irak’ta iki ABC çalışanı ölü bulundu: ABD’de yayın yapan ABC televizyonu için Irak’ta görev yapan bir Iraklı kameranın ve ses teknisyeninin cesetleri kaçırıldıktan iki gün sonra Bağdat’ta bulundu. ABC kanalının kameramanı Aziz Alaa Uldeen ile ses teknisyeni Yusuf Saif Laith’in cesetlerine 18 Mayıs'ta Bağdat'a bağlı Yarmuk Hastanesi'nde rastlandı. Son cinayetleri kınamak için bir açıklama yapan RSF, "Irak'ta silahlı gruplar, haber yayımını engellemek dışında başka hiçbir şeye hizmet etmeyecek şekilde gazetecileri, güpegündüz herkesin gözü önünde ve bilgisi dahilinde hedef alıyor" dedi. ABD ve müttefiklerinin Irak'ı işgal ettiği Mart 2003'ten beri bu ülkede en az 176 gazeteci ve medya çalışanı öldürüldü. Habercilerden ikisi kayıpken 12'si halen rehin durumda. (21.05.2007)

Bağdat’ta bir gazeteci öldürüldü: Irak’ın başkenti Bağdat’ta kaçırılan bir gazetecinin cesedi bulundu. En Zaman gazetesi, 22 yaşındaki muhabiri Ali Halil’in Bağdat’ın tehlikeli bölgelerinden Baiyaa’da bir yakınının evinden çıktıktan sonra kaçırıldığını ve birkaç gün sonra cesedinin bulunduğunu bildirdi. Irak’ta birkaç gün önce de Amerikan ABC televizyonu için çalışan iki Iraklı gazeteci, işlerinden evlerine dönerken öldürülmüştü. (21.05.2007)

Irak’ta basına engelleme protesto edildi: Uluslararası Gazetecileri Koruma Komitesi, Irak hükümetinden, gazetecilerin bombalı saldırıların düzenlendiği bölgelerde çalışmalarıyla ilgili kısıtlamaların kaldırılmasını istedi ve bu hareketin, istenmeyen haberlerin izlenmesine yönelik bir sınırlama girişimi olarak görüldüğünü ifade etti. Merkezi New York’ta bulunan örgüt, ırak Başbakanı Nuri El Maliki’ye hitaben yayınladığı açık mektupta, hükümetin 13 Mayıs’taki, gazetecilerin bombalı saldırıların düzenlendiği bölgelere girişine 1 saat izin verilmeyeceğine ilişkin açıklamasından derin kaygı duyulduğu bildirildi. Gazeteleri Koruma Komitesi, Irak hükümetinin yasakla ilgili kararının ardından 22 Mayıs günü gazetecileri olay yerinden uzaklaştırmak için havaya ateş açan Irak polisinin yasağı uygulama yöntemleriyle daha da dehşete düşüldüğünü bildirdi. Irak hükümetinin, gazetecilerin çalışmasıyla ilgili 13 Mayıs’taki kararını geri alması, memurlarına basın kurallarını uygularken ateşli silahlarını kullanmamaları talimatı vermesi çağrısında bulunulan mektupta, “Bir haberi izlemenin çok tehlikeli olup olmadığına hükümetler değil gazeteciler karar vermeli” denildi. (24.05.2007)

Kerkük’te bir gazeteci öldürüldü: Kerkük’te Türkmen hareketinin yerel lideri ve yerel bir gazetenin editörü olan Mahmut Kasap, silahlı kişilerce öldürüldü. Merkezi New York’ta bulunan Gazetecileri Koruma Komitesi’ne göre, Kasap dışında, ABD’nin savaşı başlattığı 2003 yılından bu yana Irak’ta 104 gazeteci yaşamın yitirdi. (30.05.2007)

El – Cezire kameramanından Johnston için çağrı: Guantanamo Üssü’nde tutsak bulunan “El – Cezire” kameramanı Sami El – Hac, iki buçuk ay önce Gazze’de kaçırılan Britanya Yayın Kuruluşu BBC’nin muhabiri Alan Johnston’ın salıverilmesi çağrısı yaptı. Militan örgütlerle ilişkisi olduğu öne sürülen ancak hakkında şimdiye dek resmi bir suçlama getirilmeyen Sami El – Hac avukatı aracılığıyla yayınladığı mektupta Müslümanların ABD’yi örnek almamasını istedi. “Amerikalıların bana yaptığı çok, çok yanlış” diyen El – Hac, mektubunda şunları söyledi: “Hiçbir Müslüman, Johnston’a aynı şekilde acı çektirmemeli. Bir din kardeşiniz olarak sizden bu armağanı rica ediyorum.” 38 yaşındaki Sudanlı El – Hac, 2001 yılında Afganistan’da “El – Cezire” kanalı için kameramanlık yaparken Amerikalılarca tutuklanmıştı. (31.05.2007) 

Başa Dön