Geri Dön

Temmuz 2007 Raporu

Saldırı – yasaklama – engelleme

 

Tekirdağ’da basın kuruluşlarına saldırı: Tekirdağ’da aynı kişiye ait iki yerel gazetenin bürosu ile Tekirdağ Basın Mensupları Derneği’ne yapılan saldırıda binanın camları kırıldı. Trakya ve Avrupa gazeteleri ile Tekirdağ Basın Mensupları Derneği’nin bulunduğu binaya gece saatlerinde gelen kimliği henüz belirlenemeyen iki kişi, taş atarak binanın camlarını kırdı. Tekirdağ Valisi Aydın Nezih Doğan, “Failler en kısa sürede yakalanarak adaletin önünde hesap verecek” dedi. İl Emniyet Müdürü Cemil Demir de saldırganların eşkâllerinin belirlendiğini kaydederek, polisin elde edilen bilgileri değerlendirdiğini ve faillerin kısa sürede yakalanacağını bildirdi. (17.07.2007)

 

Basında diğer olaylar

 

TGC basındaki işten çıkarmaları kınadı: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu, medya sektöründe yaşanan işten çıkarmaları kınadı. Konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapan TGC Yönetim Kurulu, işten çıkarmaların basın çalışanları üzerinde Demokles’in kılıcı gibi baskı oluşturduğunu ifade etti. TGC’den yapılan açıklama şöyle. “Türkiye’de basın çalışanlarının iş güvencesi tehdit altında. Sabah ve Hürriyet grubunda bir süre önce başlayan işten çıkarmaların, Milliyet, Radikal ve Fanatik gazetelerinde artan sayılarla sürmesini endişeyle izliyoruz. Basın çalışanları arasında işsizliğe ve moral bozukluğuna yol açan bu gelişmelerin halkın haber alma ihtiyacının çok daha öne çıktığı seçim dönemine denk gelmesini ayrıca talihsizlik sayıyoruz. Radikal gazetesinden 41 kişinin çıkarılmasıyla toplu işten çıkarmaya dönüşen bu uygulama basın çalışanlarının üzerinde Demokles’in asılı kılıcı gibi baskı oluşturmaktadır. Radikal’den başlayarak tüm Doğan Grubu ve Sabah Grubu’ndaki işten çıkarmaların gözden geçirilerek durdurulmasını talep ediyor, basın çalışanlarının iş güvencesini ortadan kaldıran bu tutumu protesto ediyoruz.” (02.07.2007)

 

Zonguldak’ta “Medya ve Siyaset” paneli: Zonguldak Karaelmas Gazeteciler Derneği, “Medya ve Siyaset” konulu bir panel düzenledi. Gazeteci Namık Aşçı’nın yönettiği panele Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkan Yardımcısı Turgay Olcayto ile TGC önceki başkanı ve Milliyet gazetesi yazarı Nail Güreli konuşmacı olarak katıldı. Güreli ve Olcayto siyaset ve sermayenin medya üzerindeki olumsuz etkilerini geçmişten bugüne yaşadıkları örneklerle anlattılar. Gazetecilerle siyasilerin karşılıklı çıkarlar için özellikle seçim dönemlerinde etik değerleri alt üst ettiklerini bunun da siyasetçiye ve gazeteciye olan güveni azalttığını ifade ettiler. Medya siyaset ilişkileri konusunda olumlu örneklerin de olduğuna dikkat çeken konuşmacılar, her şeye rağmen olumlu örneklerin var olmasının kendilerini mutlu ettiğini ifade ettiler. Panelin ardından Karaelmas Gazeteciler Derneğince düzenlenen “2. Karaelmas Gazetecilik Başarı Ödülleri”ne değer bulunan gazetecilere ödülleri verildi. (02.07.2007)

 

TGC, Dink davası ile ilgili bir açıklama yaptı: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu, 2 Ağustos’ta görüşülen Hrant Dink davasıyla ilgili bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada şöyle denildi: “Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu 19 Ocak 2007 günü düzenlenen suikastla öldürülen Gazeteci Hrant Dink davasının ilk duruşmasında yaşanan olaylarla ilgili olarak açıklama yapma zorunluluğu duymuştur. Yönetim Kurulumuz, davaya müdahil olma kararı almadığı gibi, hiçbir üyesine, gazeteciye de müdahil olma yetkisi vermemiştir. Buna karşın bir gazeteci duruşma sırasında ‘TGC’den aldığı yetki ile gözlemci olma’ isteğinde bulunmuş, böyle bir konunun söz konusu olmadığını belirten mahkeme başkanının uyarısı üzerine de isteğini ‘müdahale talebine’ dönüştürmüştür. Mahkeme heyeti bu talebi reddetmiş ancak karar, öğrenildiğine göre tutanağa ‘Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin müdahale talebinin reddine’ cümlesiyle geçirilmiştir. Gerçekle bağdaşmayan bu girişimi kamuoyunun bilgisine sunar, bu bilginin mahkeme başkanlığına da iletileceğini belirtiriz. Savunma avukatlarından biri, mahkeme binasının önünde görev yapmak için konumlanmış olan muhabir, foto muhabiri ve kameraman arkadaşlarımıza sözlü olarak sataşmış ve tehditte bulunmuştur. Olaya, gelişmeleri izlemek için mahkeme binasının önüne gitmiş olan Başkan Yardımcımız ile Yönetim Kurulu Üyemiz de tanık olmuşlardır. Avukatın meslektaşlarımızın görevlerini engelleme ve sataşma girişimini şiddetle kınadığımızı, benzerlerinin gelecek duruşmalarda yaşanmaması için de gerekli önlemlerin ilgili kuruluşlarca alınmasını beklediğimizi vurgularız.” (04.07.2007)

 

ÇGD’nin Genel Kurulu yapıldı: Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin 18’inci Olağan Genel Kurulu yapıldı, toplantı sonunda Genel Başkanlığa Ahmet Abakay yeniden seçildi. Tek liste ile girilen seçimlerde, ÇGD Yönetim Kurulu üyeliklerine Ekrem Meral, Nurşen Tekin Büyükyazıcı, Mehmet Açıktan, Birsen Sezgi, A. Tarık Hatipioğlu, Ömer Leventoğlu, Şenol Saçık ve Berhan Soner seçildiler. (04.07.2007)

 

“Hiçbir siyasi sorun gazetecilerin engellenmesiyle çözülemez”: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), BBC muhabiri Alan Johnston’un derbest bırakılmasının ardından bir açıklama yayınladı. TGC, Filistin Gazze’de 12 Mart 2007 günü kaçırılan BBC muhabiri Alan Johnston’ın serbest bırakılmasını sevindirici bir karar olarak değerlendirdi. Dünyada hiçbir siyasi sorunun gazetecilerin alıkonulmasıyla, görevlerinin engellenmesi, sansür ya da baskıyla çözümlenemediğine dikkat çekilen TGC açıklamasında, halkların bilgi edinme hakkı demek olan “basın özgürlüğü”ne uluslararası düzeyde tüm kurum ve kuruluşların saygı göstermesi gerektiği vurgulandı. TGC 16 Mayıs tarihinde Filistin Ulusal Yönetimi Devlet Başkanı Mahmut Abbas’a bir mektup göndermiş ve BBC muhabiri Johnston’un serbest bırakılmasını istemişti. Söz konusu mektubun bir kopyası da Filistin Ulusal Yönetimi Başbakanı İsmail Haniyye’ye iletilmişti. (05.07.2007)

 

Basın çalışanlarının işten çıkarılmasına TGC’den tepki: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu, seçim öncesi medya üzerinde baskı oluşturmaya yönelik sistemli bir biçimde işten çıkarmaları endişe ile karşıladığını belirtti. TGC, basın çalışanlarının işten çıkarılması nedeniyle bir açıklama yayınladı. Açıklamada; Sabah, Hürriyet, Milliyet, Radikal, Fanatik gazetelerinde başlayan işten çıkarmalara TMSF yönetimde bulunan Takvim gazetesindeki işten çıkarmaların da eklendiği belirtildi. Açıklamada, “TMSF’nin, basın çalışanlarının iş güvencesine, editöryel bağımsızlığına yönelik tavır geliştirmeyeceğine dair güvence verilmesine rağmen, işten çıkarmalar bu açıklamaların samimi olmadığını gösteriyor. Özellikle Takvim gazetesindeki işten çıkarmaların editöryel üst yönetime yönelik olmasını editöryel bağımsızlığın tam da sindirilemediğinin açık bir göstergesi sayıyoruz. Seçim öncesi medya üzerinde baskı oluşturmaya yönelik olarak sistemli bir biçimde yürütülen işten çıkarmaları endişe ile izliyoruz. Basın çalışanlarının iş güvencesini ortadan kaldıran bu anlayışın TMSF tarafından da benimsenmesinin ibret verici olduğunu düşünüyoruz. Daha önceki açıklamalarımızda olduğu gibi bir kez daha işten çıkarmaların durdurulmasını, işten çıkarmalara yönelik kararların geri alınmasını talep ediyoruz” denildi. (05.07.2007)

 

Gazeteci Refik Balcı İzmir’de toprağa verildi: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) üyesi Refik Balcı yaşamını yitirdi. Balcı’nın cenazesi, İzmir Özdere Çukuraltı Camii’nde kılınan namazın ardından Özendere Mezarlığı’nda toprağa verildi. Refik Balcı gazeteciliğe 1964 yılında Son Havadis gazetesinin İzmir bürosunda muhabir olarak başladı. Akşam, Cumhuriyet, İzmir Ticaret gazetelerinde çalıştı. Refik Balcı, Sürekli Basın Kartı sahibiydi. (05.07.2007)

 

TGC’den açıklama: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu, gazetecilerin haber kaynaklarını açıklamama ve tanıklık yapmaya zorlanamama hakkını kamuoyuna hatırlatmak adına bir açıklama yaptı. TGC Yönetim Kurulu’nda yapılan açıklamada şu görüşlere yer verildi: “Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu, gazetecilerin temel evrensel haklarından olan haber kaynağını açıklamama ve tanıklık yapmaya zorlanamama ilkesini tekrar kamuoyuna hatırlatma ihtiyacını duymuştur. Cumhuriyet gazetesi muhabiri Aykut Küçükkaya’nın bir haberi araştırmak üzere İstanbul Üniversitesi Rektörü Profesör Mesut Parlak ile yaptığı görüşme sırasında elinde belge ile ilgili olarak kendisinden haber kaynağının açıklaması istenmiş ve gazeteci meslektaşlarımız bu talebi haklı olarak reddetmiştir. Ancak aradan geçen 3 aylık sürenin sonunda üniversite yönetimi bir soruşturma açarak gazeteci meslektaşlarımızı üniversiteye tanık olarak ifade vermeye ve haber kaynağını açıklamaya davet etmiştir. Bir gazetecinin haber kaynağını açıklamak ve tanıklık yapmak üzere üniversiteye davet edilmesi kabul edilemez bir davranıştır. Bu tip davranışlar, gazetecinin çalışma alanını sınırlamaya ve üzerinde baskı oluşturmaya yönelik olup, basın özgürlüğünü dolayısıyla da halkın haber alma hakkını tehdit etmektedir. Gazetecinin haber kaynağını açıklamaması ve tanıklık yapmaya zorlanamaması ülkemizde de yasalar ile güvence altına alınmış ve konu 5187 sayılı Basın Yasası’nın 12. maddesi ile düzenlenmiştir. Aynı zamanda gazetecinin evrensel temel haklarından biri olarak da tüm demokratik ülkelerde benimsenmiş bir kural olduğunu belirtir, tüm kişi ve kurumların gazetecileri bu tür davranışlarla baskı altına almaya çalışan davranışlardan kaçınmaları gerektiğini tekrar hatırlatırız.” (06.07.2007)

 

Gazeteci Yaşar Muhsin Küfeli toprağa verildi: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) üyesi Yaşar Muhsin Küfeli yaşamını yitirdi. Küfeli’nin cenazesi Ataköy 5. Kısım Camii’nde kılınana namazın ardından Silivrikapı Mezarlığı’nda toprağa verildi. Gazeteciliğe 1974 yılında Cumhuriyet gazetesinde muhabir olarak başlayan Yaşar Muhsin Küfeli, Dünya, Yankı, Yeni Asur ve Günaydın gazetelerinde çalıştı. Yaşar Muhsin Küfeli, Sarı Basın Kartı sahibiydi. (06.07.2007)  

 

EBU’nun 58. genel Kurulu TRT’nin ev sahipliğinde yapıldı: Avrupa Yayın Birliği’nin (EBU) 58’inci Genel Kurulu, TRT’nin ev sahipliğinde Ceylan Intercontinental Oteli’nde yapıldı. Devlet Bakanı Beşir Atalay genel kurulun açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye’de çok dinamik ve çok sesli bir basın - yayın hayatının devam ettiğini ifade ederek, “Basın özgürlüğünü, iletişim özgürlüğünü demokratik ve açık toplumun en önemli unsuru olarak görmekteyiz” dedi. Bakan Atalay, Türkiye’de düzenli radyo yayınının başladığı 1927 yılından bu yana, radyo ve televizyon yayıncılığında büyük bir aşama kaydedildiğini söyledi. Atalay, Türkiye genelinde TRT’nin yanı sıra 24 ulusal, 16 bölgesel ve 224 yerel televizyon ile 36 ulusal, 108 bölgesel ve 944 yerel radyo kanalının faaliyet gösterdiğini ifade ederek, kablo sisteminde 76 televizyon ve 5 radyo, sayısal uydu platformunda ise değişik birçok radyo ve televizyon hizmetinin de verildiğini söyledi. Beşir Atalay, iletişim teknolojileri ve internetin, Türkiye’de yaşamın bir parçası olduğunu dile getirerek, ilgili kamu kurumları ve özel girişimcilerin bu yeni teknolojileri hayata geçirmek için çalıştığını, bunun için yasalarda da uyum çalışmalarının yapıldığını vurguladı. TRT Genel Müdür Vekili Ali Güney ise TRT’nin, hem EBU hem de Asya – Pasifik Yayın Birliği’nin tam üyesi tek kuruluş olduğunu belirterek, kurumun iki bölge yayıncıları arasında köprü oluşturduğunu vurguladı. TRT’nin yaşadığı yoğun rekabet ortamında kamu yayın hizmeti görevini yerine getirme sorumluluğu bilinciyle izleyici ve dinleyicilerine ulaştığını belirterek, yayıncılık sektörünün günümüzde önemli bir döneme girdiğini söyledi. EBU Başkanı Fritz Pleitgen de, Türk hükümetinin kamu yayıncılığına destek için TRT’ye verdiği imkânla için teşekkür etti. Pleitgen, gazetecilerin dünyanın pek çok bölgesinde görevlerini yaparken tehlikelerle karşı karşıya bulunduklarını dile getirerek, bu yıl 101’den fazla gazetecinin görevleri sırasında hayatlarını kaybettiğini, artık bu konuda bir şeyler yapılması gerektiğini söyledi. Açılış töreninde katılımcılara TRT’yi tanıtan bir film gösterildi. Açılış töreni Anadolu Ajansı ve TRT’ye açık olan genel kurul, 2 gün süresince basına kapalı olarak yapıldı. (07.07.2007)

 

Erinç; “Mahremiyete saygısızlık yapıldı”: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç, şarkıcı Barış Akarsu’nun hastane görüntülerinin televizyon ve gazetelerde izinsiz yayınlanmasının etik kurallarla çeliştiğini söyledi. bir trafik kazası sonucu yaşamını yitiren şarkıcı Barış Akarsu’nun hastane görüntülerinin televizyon ve gazetelerde izinsiz yayınlanmasını değerlendiren TGC Başkanı, bu olayı mahremiyete saygısızlık olarak nitelendirdi. Orhan Erinç, “Etik kuralları açısından bakarsak Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ndeki sağlık ve özel hayatla ilgili bölümlerde birtakım kurallar vardır. Bu kurallara göre haberde özel hayatın gizliliği esas kabul edilir. Bir tek istisna vardır, o da kamu yararı söz konusuysa özel hayatın gizliliğinin bir bölümü dikkate alınmayabilir. Ancak Barış Akarsu’nun durumunda bu istisna geçerli değil. Çünkü büyük bir suç yahut yolsuzluk üstüne araştırma yok. Yayın sırasında, toplum güvenliğinin veya sağlığının korunması ya da ilgili kişilerin sözleri veya eylemleri sonucu halkın yanılmasının ve yanıltılmasının engellenmesi gibi bir durum da yok” dedi. Hastanede hastanın veya yakınlarının izni olmadan görüntü alınamayacağını kaydeden Erinç, aile izin verirse görüntünün alınabileceğini ifade etti. (07.07.2007)

 

3 ayda 12 gazeteci ve aktiviste dava: Bağımsız İletişim Ağı (BİA) Medya Gözlem Masası, Nisan – Mayıs – Haziran aylarını kapsayan medya gözlem raporunu yayımladı. Rapor, ifade özgürlüğüne yönelik ihlalleri “saldırı ve tehdit”, “gözaltı ve tutuklamalar”, “dava ve girişimler”, “düzenleme ve hak aramalar”, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi”, “sansüre tepkiler” ve “RTÜK uygulamaları” başlıklarıyla sunuyor. Rapora göre 3 ayda 132 kişi ve 7 yayın organı düşüncelerini ifade etmelerinden dolayı yargılandı. Raporda, son üç ayda 301. maddeden 12, “kin ve düşmanlığa tahrik” başlıklı 216. maddeden 5, “terör örgütü propagandası” iddiasıyla da 4 olmak üzere 21 davanın sürdüğü belirtiliyor. Bu kapsamda yılın ilk üç ayında 12 gazeteci ve aktivist hakkında dava açılmıştı. Jandarma Genel Komutanlığı’nın şikâyetiyle Ahmet Şık ve Lale Sarıibrahimoğlu hakkında “askeri kuvvetleri aşağılamak” iddiasıyla 301. maddeden üçer yıl hapis istemiyle dava açıldı. Adıyaman “Gerger Fırat” gazetesi sahibi Hacı Boğatekin gazetede yayınlanan bir yazıda “devleti alenen aşağılamak” iddiasıyla yargı önüne çıkacak. İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi önceki başkanı Av. Eren Keskin 2004 yılında düzenlenen “Kadın, Toplum ve Aile” panelinde kullandığı ifadelerle “kin ve düşmanlığa tahrik” iddiasıyla yargılanacak. Diyabakır Söz TV ve gazetesi haber müdürü Sait Bayram ve muhabiri Fırat Avcı yayınlanan bir haber nedeniyle tutuklandı. MLKP örgütüne yönelik operasyonda tutuklanan 23 kişiden Özgür Radyo yayın koordinatörü Füsun Erdoğan, Atılım gazetesi yayın yönetmeni İbrahim Çiçek ve yayın koordinatörü Sedat Şenoğlu ilk kez 26 Ekim’de hâkim karşısına çıkacak. Rapora göre, habercilere yönelik en ağır fiziki saldırılar 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamalarında İstanbul Taksim’de yaşandı. Cumhuriyet’ten Alper Turgut, Vatan’dan Bülent Ergün, Radikal’den Demet Bilge Ergün, Umay Aktaş, Timur Soykan ve İsmail Saymaz, Cumhuriyet Pazar dergisinden görsel yönetmen Aynur Çolak ve editör Berat Günçıkan, Kanal D’den İhsan Yıldız ve Su TV’nin bir kameramanı güvenlik güçlerinin cop, tekme ve yumruklarının hedefi oldu. Yüzlerce haberci, polis ve valiliği bir yürüyüşle protesto etti. Son üç ayda 17 saldırı, 6 tehdit olayı yaşandığını bildiren BİA, hazırladığı raporda, basına saldırıların daha fazla “cezasızlık kültürü”ne hizmet etmemesi için sorumluların ivedi şekilde tespit edilip cezalandırılmasını talep etti. 2007’nin ilk üç ayında toplam 9 yayın kuruluşu saldırıya uğramıştı. Raporda yer verilen diğer açıklamalar şöyle: Ortaca Mahkemesi, Dalaman’da MOPAK Kağıt ve Karton Şirketi’nin Muğla’da yayımlanan Güney Ege gazetesinden 300 bin YTL tazminat istediği davayı reddetti. Başbakan Erdoğan’ın “Reco Kongo Kenesi Türkiye’nin Anasını Ağlatıyor” karikatüründe “kişilik haklarına saldırı” gerekçesiyle Leman dergisine açtığı 25 bin YTL’lik tazminat davası kabul edilmedi. Eski Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın Birgün gazetesi ve yazar Saruhan Oluç hakkında açtığı 50 bin YTL’lik tazminat davası reddedildi. (09.07.2007)

 

TGS 55 yaşında: Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), 55’inci kuruluş yıldönümünü kutladı. Kutlama çerçevesinde 10 Temmuz Salı günü Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Burhan Felek Konferans Salonu’nda TGS’nin önceki başkanlarının da katıldığı bir panel düzenlendi. Panelin artında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Lokali’nde katılımcılara bir kokteyl verildi. Türkiye’de kurulan ilk sendikalar arasında yer alan TGS, gazetecileri sendikal bir kuruluş çatısı altında toplamak amacıyla 10 Temmuz 1952 yılında İstanbul Gazeteciler Sendikası adı ile kuruldu. Sendikalar Yasası’nda milli sendika kurulması olanağını sağlayan değişikliğin yapılmasından sonra 30 Eylül 1963 günü toplanan olağan genel kurulda sendikanın adı Türkiye Gazeteciler Sendikası olarak değiştirildi. Başlangıçta sadece 212 sayılı yasaya tabi olarak çalışan basın mensuplarının üye oldukları TGS, bütün basın çalışanlarını kapsayacak şekilde örgütlenme çalışmalarına 1969 yılında başladı. (11.07.2007)

 

Bertan Saraçoğlu yaşamını yitirdi: İstanbul Amerikan Başkonsolosluğu basın uzmanı olarak görev yapan Bertan Saraçoğlu yaşamını yitirdi. Saraçoğlu’nun cenazesi, Etiler Camii’nde kılınan namazın ardından Feriköy Aile Mezarlığı’nda toprağa verildi. 37 yıl süreyle İstanbul Amerikan Başkonsolosluğu basın uzmanı olarak görev yapan Bertan Saraçoğlu öğrenimini Robert Kolej ve İngiliz Erkek Lisesi High School’da yapan Saraçoğlu Galatasaray Divan Kurulu üyesiydi. (11.07.2007)

 

Türk Kalp Vakfı TGC’de sağlık taraması yaptı: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) binası girişinde sağlık taraması hizmeti verildi. Türk Kalp Vakfı ile birlikte düzenlenen sağlık taramasında üyelerin tansiyon, kolesterol ve şeker ölçümü yapıldı. (12.07.2007)

 

184 gazeteciye ilk kez Sarı Basın Kartı verildi: Basın Kartı Komisyonu 11-12 Temmuz tarihlerinde Ankara’da toplandı. İlk kez basın kartı almak için başvuruda bulunan gazetecilerden 184’ünün sarı Basın Kartı almak için gerekli koşulları sağladığına karar veren Komisyon, Sürekli Basın Kartı talebinde bulunan gazetecilerden 69’una kart verilmesini uygun buldu. (13.07.2007)

 

Gazeteci Emel Aktuğ yaşamını yitirdi: Gazeteci emel Aktuğ yaşamını yitirdi. Duayen gazeteci için ilk tören TBMM Basın Kapısı önünde düzenlendi. Törene, TBMM Başkanvekili İsmail Alptekin, eski TBMM Başkanı İsmet Sezgin, TBMM İdare Amiri Dursun Akdemir, Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Hilmi Bengi, Cumhurbaşkanı Basın Başdanışmanı Metin Yalman, çok sayıda gazeteci ve Aktuğ’un yakınları katıldı. Emel Aktuğ’un cenazesi İzmir Bostanlı Beşikçioğlu Camii’nde kılınana namazın ardın Kara Bağlar Paşa Köprüsü Mezarlığı’nda toprağa verildi. (17.07.2007)

 

Mihaber dergisinin yeni sayısı tanıtıldı: Marmara Üniversitesi (MÜ İletişim Fakültesi Haber Ajansı’nın (MİHA) her yıl yayınlanan Mihaber dergisinin 8. sayısı tanıtıldı. M.Ü. İletişim Fakültesi’ndeki tanıtım toplantısında konuşan Dekan Prof. Dr. Belda Cinman Şimşek, fakülte bünyesinde yaptıkları çalışmaları anlattı. Şimşek, 3 bölüm, 12 ana bilim dalı ve 122 görevlisiyle M.Ü.’ nün yüksek lisansta tercih edilen okulların başında geldiğini söyledi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç de incelediği dergiyi hem içerik hem de sayfa düzeni olarak çok başarılı bulduğunu ifade etti. Erinç, iletişim fakültelerinde eğitim alan öğrencilerin çok başarılı işlere imza atacağına inandığını belirterek,- yeni nesil gazetecilerin mesleği ileriye götürmesini istediklerini söyledi. Mihaber Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Kayhan Güven de derginin hazırlığı aşamasında, birçok yazar, fotoğrafçı ve karikatüristin öğrencilerle bir araya gelerek birikimlerini paylaştığını kaydetti. (19.07.2007)

 

Örsan Öymen anıldı: Gazeteci – yazar Örsan Öymen, ölümünün 20. yılında Zincirlikuyu’daki kabri başında düzenlenen törenle anıldı. Anma törenine Örsan Öymen’in ağabeyi Altan Öymen, kızı, oğlu, Hürriyet Gazetesi Başyazarı Oktay Ekşi, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç, Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin ve gazeteciler katıldı. Anma töreninde bir konuşma yapan TGC Başkanı Orhan Erinç, 20 yıl aradan sonra genç gazetecilerin Örsan Öymen’i ancak kitaplarını ve köşe yazılarını okuyarak tanıyabileceklerini ifade etti. Erinç, “Bizler gibi kıdemi tutan gazeteciler, Örsan Öymen’in gazetecilikteki başarılarına yakından tanık olanlar, onu gerçekten Türk basını için önemli bir kayıp olarak değerlendiriyoruz” dedi. (23.07.2007)

 

TGC Basın Özgürlüğü Ödülleri sahiplerine verildi: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC)’nin verdiği Basın Özgürlüğü Ödülleri 24 Temmuz Salı günü Dolmabahçe Sarayı Hasbahçe’de düzenlenen görkemli törenle sahiplerine verildi. Bu yıl kişi bazındaki ödül; 301’den hüküm giren ve talihsiz bir saldırı sonucu öldürülen gazeteci Hrant Dink, 301’inci madde nedeniyle hakkında sürekli soruşturma açılan ve halen bu davalar yüzünden yazarlığını ve yayıncılığını nesnel ölçülerde yapma olanağı bulamayan yayıncı Ragıp Zarakolu ve uzun yıllar boyunca düşünce ve ifade özgürlüğünden yargılananların yanında olan, davalarını yürüten, geçtiğimiz yılda da aynı kararlılıkla bu tavrını sürdüren Av. Gülçin Çaylıgil arasında paylaştırılırken kurum bazındaki ödül de gazetecilerin ekonomik, sosyal ve sendikal haklarının sağlanması yolunda yaptığı çalışmalar dolayısıyla Türkiye Gazeteciler Sendikası’na verildi. Ödül töreninin ardından geçen yıldan bu yana Sürekli Basın Kartı taşımaya hak kazanan 81 TGC üyesine armağanları sunuldu. Gecenin sonunda katılımcılara kokteyl verildi. (25.07.2007)

 

“1908’den bu yana sansürsüz bir gazetecilik yaşamının gerçekleştirildiğini söylemek olanaksız”: Basında sansürün 24 Temmuz 1908’de ilk defa kaldırılışının 99’uncu yıldönümünde Dolmabahçe Sarayı Hasbahçe’de düzenlenen törende konuşan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç, 24 Temmuz 1908’den bu yana geçen süreçte sansürsüz bir gazetecilik yaşamının gerçekleştirildiğini söylemenin olanaksız olduğunu söyledi. Başkan Erinç’in törende yaptığı konuşma şöyle: “Bu gün Türk basınında gazetecilerin kendi iradeleri ile sansür uygulamasına ilk kez son vermelerinin 99’uncu yıldönümü. Ancak 24 Temmuz 1908’den bu yana geçen süreçte sansürsüz bir gazetecilik yaşamının gerçekleştirildiğini söylemek olanaksız. Bu süreçteki tek değişiklik uygulama alanında gerçekleşti. Artık sansür, gazetelerin basılmadan önce denetlenmesi biçiminde uygulanmıyor. Kimi yasaların içine yerleştirilmiş olan maddeler, hukuka aykırı biçimde yasaklar oluşturuyor ve bu nedenle de sansür, nitelik değiştirmiş olarak sürüyor. Halkın bilgilenme ve haber alma hakkının bu yolla engelleniyor olmasını kabul etmek, biz gazeteciler için mümkün değil. Bu nedenle de 24 Temmuzları, “basın özgürlüğü yolunda bir mücadele aşaması günü” olarak anıyor ve “Basın Özgürlüğü Ödülü” vermeyi sürdürüyoruz. Türk Ceza Yasası’nın kimi maddeleri, hem ifade özgürlüğünü sınırlıyor hem de demokrasinin olmazsa olmazları arasında yer alan çok sesliliği engelliyor. Bu maddeler içinde 301’inci maddenin ayrı bir yeri var. Maddenin yürürlükteki şekliyle Türkiye’ye yakışmadığını düşünüyor ve değiştirilmesi için çaba harcıyoruz. 22 Temmuz seçimleriyle oluşan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin öncelikle bu sorunu çözmesini beklediğimizi vurguluyor, başlatılmış olan çalışmanın sürdürülmesini bekliyoruz. Önümüzdeki 24 Temmuz sansürün ilk kez gazeteciler tarafından kaldırılışının 100’üncü yıldönümü olacak. 100’üncü yıla varmadan sansür uygulamasından arındırılmış bir Türkiye’de, görüş ve haberlerini hapis tehdidi altında kalmadan halkın bilgilenmesi amacıyla yayınlayabilen gazeteciler olmayı beklediğimizi bir kez daha vurguluyoruz.” (25.07.2007)

 

“Yansız ve özgür basın demokrasinin yükselmesinde vazgeçilmez öğedir”: Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, basında sansürün kaldırılışının 99’uncu yıldönümü nedeniyle Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç’e bir mesaj gönderdi. Cumhurbaşkanı Sezer mesajında haber alma ve yayma özgürlüğünün etkili aracı olan, farklı görüşlerin seslendirilmesine olanak sağlayan basının, uzlaşma ve özgürlükler rejimi olan demokrasinin temel kurumlarından biri olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Sezer, doğru ve yansız haberlerle bilgilendirilen kamuoyunun, dünya ve ülke sorunlarına duyarlı olması, geleceğe ilişkin kararlarda söz hakkının bulunması ve özgür bir ortamda tepkisini dile getirebilmesinin demokrasiye işlerlik kazandıracağına işaret ederek, “Bu yönüyle yansız ve özgür basın, demokrasinin sağlıklı temeller üzerinde yükselmesinde vazgeçilmez öğedir” dedi. (25.07.2007)

 

“Basın özgürlüğü demokrasinin güvencesi”: TBMM Başkanı Bülent Arınç, basında sansürün ilk kez kaldırılışının 99’uncu yıldönümünde Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç’e bir mesaj gönderdi. Mesajında demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri olan basının, demokrasinin gelişmesi ve kökleşmesine katkısının çok büyük olduğunu ifade eden Arınç, halkın sesi olma görevini üstlenen bağımsız basının, düşünce özgürlüğünün de en etkili aracı olduğunu belirtti. TBMM Başkanı Arınç, “Demokratik sistemin güçlü temeller üzerinde yükselmesi, basın özgürlüğünün korunması ve geliştirilmesine bağlıdır. Basın özgürlüğünün olmadığı, basının sansür edildiği ülkelerde demokrasi ve özgürlüklerden bahsetmek mümkün değildir. Demokrasi ve özgürlükler adına kullanılan basın özgürlüğü, demokrasinin de güvencelerinden biridir” dedi. (25.07.2007)

 

“Özgür basın demokrasinin bir gereğidir”: Basında sansürün kaldırılışının 99’uncu yıldönümü nedeniyle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç’e bir mesaj gönderdi. Başbakan Erdoğan mesajında şunları kaydetti: “Basınımızın görevi, meslek ahlak ve ilkelerine bağlı kalarak halkı doğru, zamanında ve etkin bir biçimde bilgilendirmek, gelişmelerden haberdar etmektir. Bütün basın kuruluşlarımız bu son derece hayati olan toplumsal görevi, sansüre uğramadan, kısıtlanmadan, engellenmeden yerine getirmelidir. Basınımızın özgür olması, demokrasimizin yaşamasının ve gelişmesinin vazgeçilmez bir gereğidir. Tabii ki basınımız da faaliyetlerini kamu yararını gözeten bir anlayışla yürütmeye özen gösteren, bütün bilgilendirmelerinde toplum üzerindeki etkisini unutmamalıdır.” (25.07.2007)

 

Gazeteci Necdet Güngörsün yaşamını yitirdi: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) üyesi, Sakarya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı, Sürekli Basın Kartı sahibi gazeteci Necdet Güngörsün yaşamını yitirdi. Güngörsün gazeteciliğe 1982 yılında Sakarya (Adapazarı) gazetesinde başladı. Yenigün ve Gerçek gazetelerinde çalıştı. Adapazarı gazetesinin genel yayın yönetmenliğini yaptı. TRT Sakarya muhabirliği görevinde bulundu. Yenigün gazetesinin sahibi Necdet Güngörsün’ün cenazesi, Sakarya Gazeteciler Cemiyeti’nde yapılan törenin ardından Orhan Camii’nde kılınan cenaze namazından sonra Yukarıkirazca Köyü Mezarlığı’nda toprağa verildi. (26.07.2007)

 

“BASIN” gazetesi yeniden yayında: Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), “BASIN” gazetesini yeniden yayınlamaya başladı. Sendikadan yapılan yazılı açıklamada, 1961 yılında “basın mesleğinde çalışanlarla çalıştıranlar arasındaki münasebetleri” düzenleyen yasal düzenlemeye tepki gösteren gazete sahiplerinin 3 günlük boykot döneminde basın emekçilerine çıkartılan ve 100 bin tirajı aşan BASIN gazetesini, yeniden düzenli olarak yayınlama kararı alındığı bildirildi. (30.07.2007)

 

Duygu Asena anıldı: Gazeteci – yazar Duygu Asena ölümünün birinci yılında Zincirlikuyu’daki mezarı başında düzenlenen törenle anıldı. Duygu Asena’nın kardeşi yazar İnci Asena, 30 Temmuz gününün Duygu Asena’yı anmanın yanı sıra, dostların yılda bir kez buluştukları, birbirlerine “Bir yıldır nasılsın?” diye sorabilecekleri bir sevgi ve buluşma günü olmasını dilediğini belirtti. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti önceki başkanı ve Milliyet gazetesi yazarı Nail Güreli törende yaptığı konuşmada, “O sadece kadın hakları bakımından değil, özgürlük ve adalet bakımından toplumsal bakımdan mücadele insanıydı” dedi. Cumhuriyet gazetesi yazarı Oral Çalışlar, 50’ye yakın kadın milletvekilinin Meclise girmesinde Duygu Asena’nın katkısının büyük olduğunu ifade etti. Anma törenine gazeteci Metin Uca, gazeteci Coşkun Aral, Vecdi Sayar, kadın kuruluşları temsilcilerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi katıldı. (31.07.2007)

 

Basın davaları

 

Hrant Dink davasına başlandı: Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin dava, İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Hrant Dink suikastının tetikçisi O.S. ve kamuoyunda “ağabey” olarak anılan diğer sanıklar ilk kez hakim önüne çıktı. 12’si tutuklu, 18 sanığın yargılandığı dava duruşmaları, O.S.’nin olay tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle basına ve izleyicilere kapalı olarak yapılacak. İlk duruşmada mahkeme salonuna sadece avukatlar, Hrant Dink’in eşi ve kızları alındı. Yaklaşık 80 müdahil avukat duruşmaya katılırken, 12 sanık avukatının da duruşmada hazır bulunduğu bildirildi. Dink ailesine destek için Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu adına Başkan Yardımcısı Turgay Olcayto, Yönetim Kurulu üyesi Recep Yaşar, Cengiz Aktar, Vecdi Sayar, Cengiz Çandar, İpek Çalışlar, Ufuk Uras ve Baskın Oran’ın da aralarında bulunduğu pek çok isim duruşmanın yapıldığı mahkemeye geldiler. (03.07.2007)

 

Hrant Dink davası 1 Ekim’e ertelendi: Agos Gazetesi Genel yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin haklarında dava açılan 12’si tutuklu 18 sanığın yargılandığı dava 1 Ekim 2007 tarihine ertelendi. Sanıklardan dördü tahliye edildi. Tutuksuz bir sanık ise İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya katılmadı. Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşmasını değerlendiren Dink ailesinin avukatı Fethiye Çetin, sanık sıfatıyla yargı önüne getirilenlerin davanın asıl azmettiricileri olmadığını söyledi. Hrant Dink’in öldürülmesi davasının, öldürenlerin yargılanacağı ve suçu sabit görülenlerin cezalandırılacağı bir davadan daha fazla işlevi, etkisi ve misyonu olduğunu düşündüklerini ifade ederek, “Hukuk devleti ve demokrasinin geleceği açısından çok önemli. Rakel Dink eşinin, Hosrof Dink kardeşinin katillerinin en ağır cezalarla cezalandırılmaları yerine Türkiye’nin demokratikleşme sürecine daha önem veriyorlar. Asla intikam eşinde değiller” dedi. (04.07.2007)

 

TBMM Başkanı Arınç, gazeteci Çölaşan’a dava açtı: TBMM Başkanı Bülent Arınç, Hürriyet gazetesi köşe yazarı Emin Çölaşan hakkında, kişilik haklarına saldırıda bulunduğu gerekçesiyle 20 bin YTL’lik manevi tazminat davası açtı. Bülent Arınç’ın, avukatı aracılığıyla Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi’ne açtığı davanın dilekçesinde, Çölaşan’ın Hürriyet gazetesinde 3 Temmuz 2007 tarihinde yayınlanan “Anayasa, Paspas ve Kuduz Üzerine” başlıklı yazısında, hakaret içeren ifadelere yer verildiği belirtildi. (06.07.2007)

 

Başbakan’ın Uluç’a açtığı dava reddedildi: Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi, gazeteci Hıncal Uluç’un “Tarikatlar ve Cumhurbaşkanlığı Adaylığı” başlıklı yazısının Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a “ağır saldırı ve iftira içerdiği” gerekçesiyle açılan davayı reddetti. Karar duruşmasına Başbakan Erdoğan’ın avukatı Muammer Cemaloğlu ile Sabah gazetesi ve Hıncal Uluç’un avukatı Simay Tezcan katıldı. (13.07.2007)

 

YSK, RTÜK hakkında suç duyurusu yaptı: Yüksek Seçim Kurulu (YSK), RTÜK Başkanı Zahid Akman ve İzleme Değerlendirme Dairesi Başkanı Nurullah Öztürk hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. RTÜK üyeleri Şaban Sevinç ve Mehmet Dadak tarafından YSK’ ye bir dilekçe verilerek, “seçim yasaklarını ihlal eden kanallarla ilgili olarak RTÜK’ ün gecikmeli olarak rapor hazırlattığı” iddia edildi. (17.07.2007)

 

TGS’den suç duyurusu: Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Merkez Gazete Dergi Grubu İnsan Kaynakları Müdürü Nurdan Acur hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu. TGS Yönetim Kurulu’ndan yapılan yazılı açıklamada, Acur’un, Merkez Gazete Dergi Basım Yayıncılık Sanayi ve Ticaret AŞ’ye bağlı iş yerlerinde sendika üyesi olan ya da olmayan çalışanlara önceden hazırlattıkları sendika üyeliğinden çekilme fişi dağıtarak, sendikadan istifa etmeleri yönünde baskı uyguladığı ileri sürüldü. (21.07.2007)

 

Diyarbakır’da üç gazeteci tahliye edildi: Diyarbakır’da 1. Sulh Ceza Mahkemesi hakimi hakkında yaptıkları haberin “hakaret içerdiği” iddiasıyla tutuklanan Diyarbakır Söz gazetesi ve Söz TV’nin yazı işleri müdürü, haber müdürü ve kameramanı ilk duruşmada tahliye edildi. Mahkeme heyeti dosyada yaptığı incelemenin ardından sanıklar Mehmet Yaman, Sait Bayram ve Fırat Avcıl’ın tutuksuz yargılanmak üzere tahliyesine karar verildi. (21.07.2007)

 

Dünyada basın olayları

 

BBC muhabiri serbest bırakıldı: Gazze Şeridi’nde geçen mart ayında “İslam Ordusu” adlı bir grup tarafından kaçırılan BBC muhabiri Alan Johnston’un, Hamas’ın aracılığıyla serbest bırakıldığı bildirildi. Hamas lideri Halid Meşal, “Halkımızın imajına büyük zarar veren bu sayfayı kapatabildik. Hamas’ın çabaları Alan Johnston’un özgürlüğüne kavuşması sonucunu doğurdu” dedi. Hamas Gazze’nin kontrolünü eline geçirdikten sonra Alan Johnston’un serbest bırakılmasına istemişti. Johnston’u 4 ay önce kaçıran “İslam Ordusu” adlı Filistinli grup, haziran ayı sonunda Johnston’un beline patlayıcı bağlanmış görüntülerini yayınlamıştı. Grup, Johnston’a karşılık İngiliz hapishanelerindeki bazı İslamcı tutukluların salıverilmesini istiyordu. (05.07.2007)

 

IPI: “En çok tutuklu gazeteci Eritre’de”: Uluslar arası Basın Enstitüsü (IPI), Eritre’nin Afrika’da en çok gazetecinin tutuklu bulunduğu ülke olduğunu belirterek, Asmara hükümetine tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması için baskı yapılması çağrısında bulundu. IPI, “tek yanlışları düşüncelerini ifade etmeleri olan bu gazetecilerin serbest bırakılmalarını” istedi. Eritre hükümeti, gazeteci koruma örgütlerinin, Eritre’nin basın özgürlüğü açısından en kötü ülkeleden biri olduğu şeklindeki açıklamalarını reddediyor. (12.07.2007)

 

Irak’ta iki Reuters çalışanı öldürüldü: Irak’ta Reuters ajansı için çalışan Iraklı iki foto muhabiriyle şoförü başkent Bağdat’ta öldürüldü. Reuters ajansı, 22 yaşındaki fotoğrafçı Nemir Nur Eldin ve 40 yaşındaki şoför Said Çimag’ın, başkentin doğusunda Amerikan güçleriyle militanlar arasında çıkan çatışma sırasında öldüğünü duyurdu. (13.07.2007)

 

Irak’ta gazeteci öldürüldü: New York Times gazetesinin Iraklı bir çalışanının Bağdat’ta uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdiği bildirildi. 23 yaşındaki Halid Hasan’ın Seyidiye Mahallesi’nde işine giderken vurularak öldürüldüğü belirtildi. (14.07.2007)

Başa Dön