Geri Dön

Ağustos 2007 Raporu

Gazeteci Yılmaz Ekinci'ye saldırı: Kanal 7 televizyonu Batman muhabiri ve Batman Yenigün gazetesi sahibi Yılmaz Ekinci, kimliği belirlenemeyen kişilerce darp edildi. Ekinci, Diyarbakır Caddesi'ndeki bürosunun önünde saldırıya uğradı. İki kişi oldukları belirtilen saldırganların Ekinci'yi darp edip, fotoğraf makinesi ve kamerasını kırdıktan sonra kaçtıkları belirtildi. Eşkâlleri belirlenen saldırganların yakalanabilmesi için çalışmaların sürdürüldüğü
bildirildi. (02.08.2007)


İran'daki iki gazetecinin idam kararına tepki: İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi üyesi bir grup, İran'da iki gazeteci hakkında verilen idam kararının kaldırılmasını istedi. Cağaloğlu'nda bulunan İran İslam Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu önünde toplanan İHD'li grup, İran'da, "Allah'ın düşmanları" olmaktan yargılanıp idam cezasına
çarptırılan gazeteciler Abdulvahhap Bohimar ve Adnan Hasan Pur hakkında mahkemece idam kararı verilmesini protesto etti. Grup, güvenlik kuvvetlerinin yoğun önlemleri altında yaptığı basın açıklamasının ardından dağıldı. (02.08.2007)


Gazeteci İsmail Sivri yaşamın yitirdi: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin (TGC) kıdemli üyelerinden, Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü sahibi, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Onursal Başkanı gazeteci İsmail Sivri yaşamını yitirdi. Sivri mesleğe 1951 yılında Yeni Sabah gazetesinde muhabir olarak başladı. Daha sonra Dünya, Son Telgraf, Vatan, Tercüman ve Havadis gazetelerinde çalıştı. 1960 yılında Milliyet'in İzmir Temsilciliğine getirilen İsmail Sivri, 20 yıl bu görevi sürdürdükten sonra emekli oldu. 1984 – 1998 yılları arasında İzmir Gazeteciler Cemiyeti'nin başkanlığını yürüten Sivri, Türkiye Gazeteciler Sendikası'nın İzmir Şube Başkanlığını yaptı. TRT Yönetim Kurulunda da görev alan Sivri, Ege Üniversitesi Gazetecilik Yüksek Okulu'nda öğretim görevlisi olarak çalıştı. Evli ve iki çocuk babası İsmail Sivri'nin cenazesi, İzmir Gazeteciler Cemiyeti önünde düzenlenen törenin ardından Alsancak Hocazade Camii'nde kılınan öğle namazından sonra Narlıdere Yukarıköy Mezarlığı'nda toprağa verildi. (04.08.2007)


Munyar: "Başbakanın uzlaşıcı tutumu basına da yansısın": Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Medya ve İletişim Meclisi Başkanı, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanvekili gazeteci yazar Vahap Munyar, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın seçim sonrasında geleceğe dönük uzlaşmanın güzel işaretlerini verdiğini belirterek, "Başbakanımızın aynı uzlaşma ve hoşgörü havasını sektörümüze ve özellikle medyaya karşı sürdürmesini bekliyoruz" dedi. TOBB Medya ve İletişim Meclisi, Odalar Birliği'nde olağan toplantısını gerçekleştirdi. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun da katıldığı toplantının açılışında konuşan Vahap Munyar, Türkiye'nin yeni bir hükümetle yeni bir döneme başlamasının tüm sektörlere hayırlı olması temennisinde bulunurken, medya ve iletişim sektörünün hükümetten taleplerini dile getirdi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın seçim sonrasında geleceğe dönük uzlaşmanın güzel işaretlerini verdiğini belirten Munyar: "Sayın Başbakanımızın aynı uzlaşma ve hoşgörü havasını sektörümüze ve özellikle de medyaya karşı sürdürmesini bekliyoruz" dedi. Vahap Munyar, AB'ye tam üyelik yolunda ağır da olsa ilerleyen Türkiye'de medya denetiminin sürmesi yerine artık yapıcı ve sektörün önünü açacak kararların alınmasını diledi.

(11.08.2007)

Emin Çölaşan'ın görevine son verildi: Hürriyet gazetesinde 22 yıldır köşe yazarlığı yapan gazeteci Emin Çölaşan'ın görevine son verildi. Muhalif yazılarıyla tanınan Çölaşan'ın, işten çıkarılma kararını İzmir'de tatildeyken, Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök'ten öğrendiği bildirildi. (15.08.2007)


TGC'den Çölaşan'a destek: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Hürriyet gazetesinin 22 yıllık köşe yazarı Emin Çölaşan'ın işine son verilmesini yaptığı yazılı açıklamayla kınadı. Açıklamada: "Türk basınının önemli yazarlarından Çölaşan'ın muhalif yazılarından dolayı işine son verilmesini içimize sindiremiyoruz" denildi. TGC, açıklamasında, Çölaşan'ın her zaman yanında olacağını belirterek, "uzlaşma, hoşgörü gibi mesajların çokça verildiği bugünlerde böyle bir uygulama, iktidar – basın ilişkilerinde önümüzdeki döneme ilişkin endişelerimizi artırıyor" dedi. TGC, basın özgürlüğünün, demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu iktidar ve medya dâhil tüm kesimlere bir daha hatırlatarak, bu tür girişimlerin son bulması için herkesin görevini yapmasını beklediğini de sözlerine ekledi.
(15.08.2007)

ÇGD'den Merkez Dergi İnsan Kaynakları Müdürü Acur'a tepki: Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), Merkez Gazete Dergi Grubu İnsan Kaynakları Müdürü Nurdan Acur'un, hakkında haber yapan dört internet haber sitesine tazminat davası açması ve haberlerin durdurulmasını talep etmesine tepki gösterdi. Acur, Türkiye Gazeteciler Sendikası'nın (TGS) kendisiyle ilgili Sabah'ta sendikalaşma çabalarını engellemeye çalıştığını belirten açıklamasını yayınlayan www.superpoligon.com, www.celiknet.com, www.haberciler.com ve www.gercekgundem.com isimli haber sitelerine toplam 6 bin YTL'lik tazminat davası açmıştı. ÇGD Başkanı Ahmet Abakay, Acur'un şikâyetinin, "Türkiye'deki kimi basın
kuruluşlarının yönetimlerinin ne kadar çağdışı bir anlayış içinde olduğunun ve basın sektörünün ilkel yüzünün yeni bir göstergesi olduğunu" ifade etti. (15.08.2007)


"Medyada tek patron, basın özgürlüğüne tehdit": Gazeteci meslek örgütlerinin oluşturduğu G - 9 Platformu, gazeteci Emin Çölaşan'ın Hürriyet gazetesindeki i?ine son verilmesini kınadı. Yapılan açıklamada, "Bu bir iş akdi feshinin de ötesinde basın ve ifade özgürlüğünün, bu özgürlüklere herkesten çok sahip çıkması gereken medya kuruluşlarınca ayaklar altına alınmasının bir örneğidir" denildi. G - 9 Platformu: "Neden ve sonuçları itibarıyla endişeyle karşılıyoruz" dediği açıklamada, medya sahiplerinin ticari kaygılarının onları hükümetlerin esiri haline getirdiğini de ifade etti. Açıklamada şu görüşlere yer verildi: "Siyasi iktidarların güdümünde bir yayıncılık, halkın temel haklarından olan basın ve ifade özgürlüğünün ihlalidir. Bu durum, basın emekçilerinin, halkın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkını kullanmaları için kamusal görevlerini yerine getirirken, devlete ve medya sahiplerine karşı bağımsızlığının yasalarla ve sendikal örgütlülükle güvence altına alınması ihtiyacının aciliyetini ortaya koyuyor. Türk medyasının bir yandan devlet kontrolüne geçmesi, diğer yandan tek bir patronun egemenliği altına girme eğilimi, basın özgürlüğü açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor." G - 9 Platformu: Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), Diplomasi Muhabirleri Derneği (DMD), Profesyonel Haber Kameramanları Derneği (PHKD), Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Ankara Temsilciliği, Avrupa Gazeteciler Birliği (AEJ) Türkiye Temsilciliği, Basın Yayın ve İletişim Emekçileri Sendikası (Haber Sen), Foto Muhabirleri Derneği, Ekonomi Muhabirleri Derneği, Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği, Parlamento Muhabirleri Derneği. (16.08.2007)


Hikmet Yurdagül yaşamını yitirdi: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) üyesi, Sürekli Basın Kartı sahibi gazeteci Hikmet Yurdagül yaşamını yitirdi. Yurdagül gazeteciliğe 1959 yılında Vakit gazetesinde düzeltmen olarak başladı. Son Saat, Haber gazetelerinde muhabirlik yaptı. Anadolu Ajansı ve TRT'nin Yalova muhabirliğini sürdürdü. Yalova'da Haberci gazetesini yayınlayan Hikmet Yurdagül'ün cenazesi, Yalova Mezarlığı'nda toprağa verildi. (18.08.2007)


Semih Özgür vefat etti: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) üyesi, Basın Şeref Kartı sahibi gazeteci Semih Özgür yaşamını yitirdi. Özgür gazeteciliğe 1951 yılında İstanbul Ekspres gazetesinde muhabir ve düzeltmen olarak başladı. Türkiye, Spor, Tan, Dünya ve Milliyet gazetelerinde çalıştı. Semih Özgür'ün cenazesi Avşa Mezarlığı'nda toprağa verildi. (19.08.2007)


Dedeman: "Gazetelerin 3. sayfaları şiddet içerikli": Umut Vakfı tarafından başlatılan "Türkiye'de bireysel silahsızlanma ve şiddet haberleri" yerel medya eğitim seminerlerinin ikincisi Rize'de yapıldı. Seminerin açış konuşmasını yapan Umut Vakfı Kurucu Başkanı Nazire Dedeman, şiddetin bireysel ve toplumsal hayatın neredeyse ayrılmaz bir parçası haline geldiğini söyledi. Toplumsal değişimde ve toplu bilinçlendirmede en önemli itici gücün medya olduğunu ifade eden Dedeman: "Gazetecilere bu konuda önemli görevler düşüyor.
Gazetelerdeki 3. sayfa haberleri neredeyse tamamen şiddet içerikli haberlerden oluşuyor. Gündelik yaşamın parçası olarak okuyucuya türlü yaşamsal tecrübeler ve insan hikâyeleri anlatılıyor. Anlatıcı olarak gazeteler, bu tür haberlerde taşıdıkları sorumluluğun bilincinde olmalıdırlar" dedi. (20.08.2007)


TGC'den Başbakan Erdoğan'a kınama: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Hürriyet gazetesi yazarı Bekir Coşkun'un yazısıyla ilgili sözlerini değerlendiren bir açıklama yaptı. "Tek parti iktidarının Türkiye'de tekseslilik beklentisi yaratmış olduğu izlenimini veren konuşmayı yadırgadığımızı ve ifade özgürlüğü açısından kabul edilemez bulduğumuzu öncelikle vurgularız" denilen açıklamada şu görüşlere yer verildi: "Demokrasinin olmazsa olmazları arasında yer alan ve çoksesliliği öngören ifade özgürlüğünün kullanılmasının yarattığı kızgınlıklar ne yazık ki son günlerde yoğunlaşmıştır. Türkiye'nin demokratik bir ülke olarak tanımlanmasını zora sokan yaklaşımın
yinelenmemesi dileklerimizi bir kez daha anımsatırız." Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan, Kanal D'de yayınlanan ARENA programında Uğur Dündar'ın sorularını yanıtlarken, Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı seçildiği anda AK Parti'yle bir ilgisinin kalmayacağını, ülkenin ve milletin cumhurbaşkanı olacağını ifade etmişti. Başbakan Erdoğan programda şunları söylemişti: "Ben buradan bir ilan yapıyorum, bundaki samimiyeti samimiyetsizliği uygulamada göreceksiniz. Bazıları çıkıp 'Benim cumhurbaşkanım olamaz' diye ifadeler kullanıyor. Maalesef edep adap bilmeyenler de var. Bunu diyenler önce TC vatandaşlığından çıkmalı. Cumhurbaşkanı kim olursa olsun hepimizin cumhurbaşkanı. Senin
değilse çık vatandaşlıktan, git kimi seçersen seç."  Gazeteci Bekir Coşkun, 15 Ağustos'taki yazısında özetle şunları söylemişti: "Siyasi İslam bir adım daha attı. Devleti tesettür temsil edecek. Bundan böyle bir gecede çıkartılacak ve Çankaya'da yirmi dakikada imzalanacak
yasalarla, neler olacak göreceksiniz. Doğrusunu isterseniz 'Göbeğini kaşıyan adam'ın zaferidir bu. Taa genel seçimlerde kararı o verdi. Çocukları için aydınlık Türkiye isteyenler meydanlara dökülürken, o uzakta bıyık altından güldü, göbeğini kaşıdı ve dinci devletin yolunu açtı… Abdullah Gül tam ona göredir. Zaten onun cumhurbaşkanı olacaktır. Benim değil…" (22.08.2007)


İrade-i Milliye gazetesi kitap oluyor: Sivas Kongresi'nde alınan kararla, 14 Eylül 1919'da Mustafa Kemal Atatürk'ün direktifiyle "Milli Mücadele Hareketi"nin sesi olarak yayın hayatına başlayan İrade-i Milliye gazetesinin tüm sayılarının Sivas Belediyesi'nce kitap haline
getirileceği bildirildi. Milli mücadele döneminde halkın bilinçlenmesi ve bağımsızlık savaşına katkı sağlaması amacıyla çıkarılan gazetenin tüm sayılarının yer alacağı kitabın baskı aşamasında olduğu belirtildi. 4 Eylül Sivas Kongresi kutlama etkinliklerine yetiştirilmesi planlanan kitabın İrade-i Milliye gazetesinin orijinal boyutlarında olacağı açıklandı. Kitapta gazetenin hem Osmanlıca hem de Türkçesi yer alacak. (23.08.2007)


Şakir Süter yaşamını yitirdi: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu'nda iki dönem görev alan Onur Kurulu Sekreteri, Akşam gazetesi yazarı Şakir Süter yaşamını yitirdi. Bir süredir akciğer kanseri tedavisi gören Şakir Süter'in cenazesi, Marmara Üniversitesi
İlahiyat Fakültesi Camii'nde kılınan namazın ardından Çengelköy Mezarlığı'nda toprağa verildi. Bergama'da 1950 yılında doğan Süter, gazeteciliğe 1970 yılında Akşam gazetesinde başladı. Değişik gazetelerde muhabir, istihbarat şefi, haber müdürü, genel koordinatör,
yayın kurulu üyeliği ve yazarlık görevlerinde bulunan Süter, meslek yaşamı boyunca haber, röportaj, dizi yazı ve hikâyeleri yazdı. Kanal 6'da 28 ay boyunca her sabah gündemi yorumlayan Şakir Süter, Kanal 9 ve BRT'de "Galeri" isimli haftalık haber programını hazırladı. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) İstanbul Şube Başkanlığı ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu üyeliği yaptı. Süter 1990 yılından bu yana İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde "Uzmanlaşmış Gazetecilik" dersi veriyordu. Süter'in "Merkez Sağda Tapu Kavgası", "Beyaz Elbiseli Kadın" ve "Derin Halk" isimleriyle yayınlanan 3 kitabı ile "Fıkralar ve Fıkracılar" isimli yayına hazırlanan bir kitabı bulunuyor. Şakir Süter'in ölümünün ardından bir açıklama yapan TGC Başkanı Orhan Erinç şunları söyledi: "Şakir Süter, yalnızca başarılı bir gazeteci ve örgütçü değil, insanlara yardım konusunda da özverili yaklaşım sergilemeyi ilke edinen bir üyemizdi. Süter'i genç denebilecek bir yaşta kaybetmiş olmamız üzüntümüzü daha da artırdı. Arkadaşımızı bir kez daha saygı ve sevgiyle anarken, ailesine, üyelerimize, medya dünyasına ve Akşam gazetesine başsağlığı dileriz." (28.08.2007)


Orhan Pamuk'un 301 davası ortadan kalktı: Yargıtay, İsviçre'de çıkan haftalık Das Magazin dergisine verdiği röportajda: "Bu topraklarda 1 milyon Ermeni 30 bin de Kürt öldürüldü" dediği için yazar Orhan Pamuk'a açılan ancak "Adalet Bakanlığı'ndan yargılama izni gelmediği" gerekçesiyle düşen davaya ilişkin kararı onadı. Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi, 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan yazar ile ilgili Adalet Bakanlığı'nın ilettiği "Yargılama için izin yetkimiz yok" kararının yargılama izni olarak değerlendirilemeyeceğine karar vererek Ocak 2006'da davayı düşürmüştü. (03.08.2007)


Mağden ve Türker'e 301'den soruşturma: Bağcılar Savcılığı, "Devletin askeri kuvvetlerini alenen aşağıladıkları" iddiasıyla Radikal gazetesi yazarları Perihan Mağden ve Yıldırım Türker hakkında soruşturma açtı. Mağden'in "Her yerde boya var devlet senin bu gece başlıklı yazısı nedeniyle yazar hakkında re'sen soruşturma yürüten Bağcılar Savcısı Ali Çakır, takipsizlik kararı verdi. Recep Akkuş'un şikâyeti üzerine yazar Yıldırım Türker hakkında da Ceza Yasası’nın 301/2 maddesinden "Devletin askeri kuvvetlerini alenen aşağılama" suçlamasıyla bir soruşturma yürütülüyor. Soruşturmaya, Radikal 2'nin 8 Temmuz 2007 tarihli sayısında yayımlanan Türker'e ait "Görünmeyen Saldırı" başlıklı yazı konu oldu. (07.08.2007)


Umur Talu'ya soruşturma: Genelkurmay Başkanlığı, gazeteci-yazar Umur Talu'nun Sabah gazetesinde yayımlanan "Bunlar imkânsız mı" başlıklı yazısı için Adalet Bakanlığı'na suç duyurusunda bulundu. 12 Haziran 2007'de yayımlanan yazı nedeniyle Talu'nun, Askeri Ceza Kanunu'nun (ACK) 95/4 maddesi uyarınca altı aydan 3 yıla kadar hapsi istendi. Madde, fiilin basın yoluyla işlenmesine ceza artırımı da öngörüyor. Talu, "Astlık-üstlük münasebetlerini zedelediği, amir veya komutanlara karşı güven hissini yok etmeye matuf olarak alenen tahkir veya tezyif edici fiil ve harekette bulunduğu" iddiasıyla suçlanıyor. Dava açılacak olursa Talu, 29 Haziran 2006'da yapılan değişikliğe göre, "Suç, askeri mahkemelerin yargı yetkisine tabi olmayan sivil kişilerce barış zamanında işlendiği" için adli yargı mahkemesinde ve ACK
hükümlerine göre yargılanacak. (15.08.2007)


Tutuklu gazeteci Yetişken Adana'da yargılanacak: Gaziantep 1. Sulh Ceza Mahkemesi Hâkimi Şaban Kaplan, Gaziantep'te haftalık yayımlanan Çoban Ateşi gazetesi sahibi ve sorumlu müdürü Yasin Yetişken'i, gazetede yayınlanan bir yazıda "Kuzey Kürdistan" ifadesine yer verilmesi nedeniyle tutukladı. "Devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak" iddiasıyla Gaziantep H Tipi Cezaevi'ne gönderilen ve Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanması beklenen gazetecinin dosyasının Adana'ya gönderileceği bildirildi. Hâkim Şaban Kaplan, 13 Ağustos'ta, "Yetişken'in üzerine atılı suçu işlediği hususunda kuvvetli şüphe bulunması, suçun vasfı ve mahiyeti, mevcut delil durumu ve suçun Ceza Mahkemeleri Kanunu'nun 100/3. maddesinde sayılan suçlardan olmasını" gerekçe göstererek gazeteciyi tutuklamıştı. (17.08.2007)

Anter Basın Yarışması'na son başvuru tarihi 8 Eylül: Bu yıl Gündem gazetesinin 15'incisini düzenlediği Musa Anter Basın Şehitleri Gazetecilik Yarışması'na son başvuru tarihi 8 Eylül olarak belirlendi. Yarışma; haber, fotoğraf, karikatür ve kadın haberciliği olmak üzere dört dalda gerçekleştiriliyor. Haber, fotoğraf ve karikatür dallarındaki ödül tutarı 2 bin YTL olarak kararlaştırıldı. 'Kadın Haberciliği' dalındaki birinciye de 'Gurbetelli Ersöz Kadın Haberciliği' özel ödülü verilecek. Yarışmaya katılan eserlerin yayımlanmamış ya da 20 Eylül 2006 tarihinden sonra yayımlanmış olmaları gerekiyor. Adayların sadece bir dalda katılacağı yarışmaya gönderilen eserler sahiplerine iade edilmeyecek ve gazetede yayımlanabilecek. (16.08.2007)


ABD'de siyahî gazeteci Bailey öldürüldü: Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) yayımlanan haftalık Oakland Post gazetesi editörü Chauncey Bailey, uğradığı bir silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdi. Oakland polis sözcüsü Roland Holmgren, sabah yedi sularında işine giderken Bailey'e yakın mesafeden ateş eden siyah giyimli saldırganın
yaya olarak kaçtığını belirtti. Polis sözcüsü, soruşturmayı yürütenlerin saldırının bir "rastlantı" sonucu yaşandığına inanmadıklarını ve Bailey'in gazeteciliğiyle bağlantısını araştırdıklarını söyledi. (03.08.2007)


Türkiye basını kısmen özgür ülkeler arasında: ABD Kongresi'nde düzenlenen ve bazı ülkelerdeki basın özgürlüğünün ele alındığı oturumda konuşan Freedom House (Özgürlük Evi) kuruluşunun yetkilisi Paula Schriefer, Türkiye'de basın özgürlüğüne ilişkin halen süren kaygılara karşın bu alanda son 10 yılda etkileyici bir ilerleme sağlandığını belirtti. Oturum, Avrupa Güvenlik ve işbirliği Teşkilatı (AGİT) çerçevesinde ABD Kongresi'nde kurulu Helsinki Komisyonu'nun temsilciler meclisi tarafındaki eşbaşkanı Demokrat Milletvekili Alcee Hastings ve senato tarafındaki eşbaşkanı Demokrat Senatör Ben Cardin'in girişimiyle düzenlendi. Freedom House yetkilisi Schriefer, oturumdaki konuşmasının Türkiye'ye ilişkin bölümünde, Türkiye'de çok sayıda özel televizyon ve radyo kanalının da yer aldığı canlı bir medyanın bulunduğunu anlattı. Türkiye'de basın özgürlüğünü kısıtlayan en önemli unsurun, "TCK'nin 301. maddesi" olduğunu savundu. Schriefer, Türkiye'nin basın özgürlüğü konusunda 1996 yılında 74 kötü puanla en fazla kaygı veren ülkeler arasında olduğunu, ancak bu puanın 2000'de 58'e, 2007'de ise 49'a ilerlediğini ifade etti. Freedom House'un değerlendirmesinde; puanı 0 ile 30 arasında olan ülkelerde "basın özgür", 31'le 60 olan ülkelerde "kısmen özgür", 61'den yukarı olan ülkelerde de "özgür değil" şeklinde sınıflandırılıyor. Schriefer, "49 puanla Türkiye'nin, basını kısmen özgür ülkeler arasında yer aldığına" dikkat çekti. Son yıllardaki genel ilerlemeye karşın Türkiye, halen AGİT'te Gürcistan, Ukrayna, Bosna ve Makedonya gibi ülkeler arasında yer alıyor. AGİT içinde basını en kötü durumdaki ülkeler arasında Özbekistan, Türkmenistan, Belarus, Azerbaycan, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Ermenistan bulunuyor. (04.08.2007)


BRT Müdürü göreve başladı: KKTC Bayrak Radyo Televizyon Kurumu (BRT) müdürlüğüne atanan Ahmet Okan, düzenlenen törenle görevini devraldı. Okan yaptığı konuşmada, amaçlarının BRT'yi daha da ileriye götürmek olduğunu söyledi. BRT Müdürlüğü, eski müdür Hüseyin Gürşan'ın temmuz ayında istifa etmesiyle boşalmış ve KKTC Cumhurbaşkanlığı'nda çalışan gazeteci Ahmet Okan, Bakanlar Kurulu kararıyla bu göreve atanmıştı. (11.08.2007)


Somali'de aynı gün iki gazeteci öldürüldü: Bağımsız Hornafrik radyo ve televizyon kanallarının kurucularından Ali İman Shamarke, bir saldırı sonucu yaşamını yitiren yayın kuruluşu çalışanı Mahad Ahmed Elmi'nin cenazesinden dönerken yolda bir mayının patlaması sonucu hayatını kaybetti. "Vahşice" işlenen cinayetleri kınayan Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (FIJ) Genel Sekreteri Aidan White: "Uluslararası toplumun Somali'deki krize odaklanmasının vakti geldi. Gazetecilik hedef olduğu sürece hiç kimse güvence altında değildir" dedi. Etiyopya ordusunun desteklediği hükümet güçleriyle isyancıların
çatışmasına sahne olan Somali'de 15 yıldan bu yana ilk kez gazeteci cinayeti işlendi. (13.08.2007)

Fas'ta iki gazeteciye hapis cezası verildi: Fas'ta, Casablanca Bidayet Mahkemesi, terörle mücadeleyle ilgili "gizli belgeler" yayımladıkları gerekçesiyle haklarında dava açılan El Vatan El An Gazetesi Yayın Yönetmeni Abderrahim Ariri ve gazeteci Mustafa Hurmatallah'ı mahkûm etti. Mahkeme, aldığı kararda, Ariri'ye 6, Hurmatallah'a da 8 ay hapis ve bin direm para cezası verdi. Mahkeme, kararını Fas Ceza Yasası’nın "Suç yoluyla elde edilen belgelere yer vermeyi" cezalandıran 571. maddesine dayandırdı. Sivil polislerce 17 Temmuz'da Casablanca'da gözaltına alınan gazeteciler, gazetenin 14 Temmuz 2007 tarihli sayısında "Fas'ta Uyarı Durumunun Ardındaki Gizli ilişkiler" başlıklı bir dosyaya yer vermişti. (16.08.2007)

Filistinli gazetecilerden baskılara karşı eylem: Filistinli gazeteciler, yabancı basın temsilcileriyle birlikte Gazze Şeridi'nde basın mensuplarına yönelik baskılar nedeniyle Batı Şeria'da Filistin'in merkezi konumundaki Ramallah'ta protesto eylemi düzenledi. Gazetecilerin "oturma" eyleminde dağıtılan açıklamada, eylemin, "Gazze Şeridi'nde Hamas'ın özel kuvvetlerinin saldırılarıyla karşı karşıya kalan basın mensuplarıyla dayanışma için yapıldığı" söylendi. Açıklamada, insan hakları örgütlerinin, medya çalışanlarına yönelik çeşitli ihlalleri belirledikleri ifade edilirken, Gazze'de basın mensuplarına yönelik saldırıların; "Dayak atma, başlarının üzerinden ateş açma, gözaltı, ekipmanlarına zarar verme ve çektikleri filmlere el koyma" şeklinde olduğu belirtildi. (27.08.2007)


Gazeteci Politkovskaya cinayetinde on tutuklama: Rusya'da savcı Yuri Çayka, gazeteci Anna Politkovskaya'nın Ekim 2006'da öldürülmesiyle ilgili davada on zanlının tutuklandığını açıkladı. Çayka: "Maalesef bu grubun içinde İçişleri Bakanlığı’nın halen görevde bulunan ve emekliye ayrılmış bazı yetkilileriyle Federal Güvenlik Servisi'nin (FSB) bir mensubu da var" dedi. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF): "Bu açıklamanın davanın çözülmesini isteyen sivil toplum örgütleri ve gazetecilerin sorduğu soruları geçiştirmek için yapılmamış olmasını umuyoruz" dedi. Örgüt, bir an önce bir dava tarihi belirlenmesini istediğini de belirtti. New York merkezli Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) de tutuklamaları olumlu karşıladığını, soruşturmanın şeffaf olması gerektiğini açıkladı. CPJ, 2000'den bu yana Rusya'da Politkovskaya dâhil 14 gazetecinin işleriyle ilgili nedenlerle öldürüldü€ünü ve bu cinayetlerin çözülmemiş olduğunu anımsattı. CPJ rakamlarına göre Rusya, son 15 yılın gazeteciler için en tehlikeli üçüncü ülkesi. (28.08.2007)

Başa Dön