Geri Dön

Eylül 2007 Raporu

Saldırı – yasaklama – engelleme

 

Kemer’de bir gazeteci darp edildi: Antalya’nın Kemer ilçesinde yayınlanan yerel Ayışığı Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Semih Köken’in darp edildiği bildirildi. Köken’in gece evinin önüne geldiği sırada, 4 kişi tarafından zorla bir arabaya bindirilerek kaçırılmaya çalışıldığı ve gazetecinin polis tarafından kurtarıldığı belirtildi. Vücudunun çeşitli yerlerinde ve kafasında darp izine rastlanan Semih Köken, hastanede tedavi edildikten sonra taburcu oldu. Saldırganlar gözaltına alındı. (06.09.2007)

 

Hakkârili gazeteci Çiftçi Van’da öldürüldü: Van’da kimliği belirsiz kişi ya da kişilerin silahlı saldırısına uğrayan Hakkâri İl Sesi gazetesi sahibi Kasım Çiftçi yaşamını yitirdi. Görgü tanıklarının polise verdiği ifadede; Çiftçi ile kimliği belirsiz bir kişinin aralarında yaşanan tartışmanın bir süre sonra kavgaya dönüştüğü, kimliği belirsiz kişinin gazetecinin başına önce taşla vurduğu, gazeteci kaçmaya çalıştığında silahla bir el ateş ettiği, bu kişinin olay yerinden yaklaşık 50 metre uzaklaşan Kasım Çiftçi’nin arkasından koşarak başına bir el daha ateş ettiği bildirildi. Nöbetçi Cumhuriyet Savcısı’nın yaptığı incelemenin ardından ceset otopsi yapılmak üzere Van Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. (24.09.2007)

 

Basında diğer olaylar

 

43. Yerel Medya Eğitim Semineri Ahlat’ta yapıldı: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) Konrad Adenauer Stiftung (KAS) ile birlikte düzenlediği Yerel Medya Eğitim Seminerlerinin 43’üncüsü, Bitlis Ahlat’ta yapıldı. Seminere; Bitlis, Van, Ağrı, Bingöl, Hakkâri, Muş, Ordu, Siirt ve ilçelerinden gazeteciler katıldı. Seminerin açılışında Van Gölü Gazeteciler Cemiyeti Başkanı M. Emin Toker, Konrad Adenauer Stiftung Temsilcisi Jan Senkyr, TGC Başkanı Orhan Erinç, Ahlat Belediye Başkanı Mevlüt Gülmez ve Bitlis Vali Yardımcısı Mehmet Türköz birer konuşma yaptılar. Van Gölü Gazeteciler Cemiyeti Başkanı M. Emin Toker, demokrasinin daha çok geliştiği özgür çağdaş bir ülke özlemi duyan her yurttaşın görevleri olduğunu söyledi. Kendini yetiştirmiş donanımlı bir gazetecinin mesleğini onurlu bir şekilde yerine getirdiğinin muhakkak olduğunu ifade eden Toker konuşmasında, seminerde yılların birikimiyle önemli noktaya gelen kişilerden yararlanacaklarını belirtti. KAS Türkiye Temsilcisi Jan Senkyr konuşmasında şunları söyledi: “Birçok yerel gazetecinin demokratik topluma hizmet için verdikleri çaba görülmeye değerdir. Hepimiz biliyoruz ki demokratik medya kültürü ve özellikle yerel gazetecilik sıkı dokunmuş toplumsal ağın bir parçasıdır. Ancak maalesef yerel medyanın çalışmaları yeterince takdir edilememektedir.”  TGC Başkanı Orhan Erinç de açılışta yaptığı konuşmada, 60’ıncı hükümet programının medyayla ilgili bölümlerini eleştirdi. Erinç şöyle konuştu: “Medya – siyaset – ticaret ilişkilerinin normal düzeye indirgenmesi sözü verilmişti. Bu sadece hükümet programlarında kalmamış acil eylem programlarında da gündeme getirilmişti. Ama bu hükümet programında bu sözü görmedik. Bunun yanında hükümet programında şu bölüm söz konusu: ‘Bireylerin doğru habere ulaşma hakkı güçlü bir demokrasi kültürü oluşması için birinci şarttır. Şeffaf bir yönetim ancak bağımsız, tarafsız ve sorumlu bir medyayla mümkün olabilir. Bunun için medyanın çoğulcu, şeffaf ve rekabetçi yapıda gelişmesi için gerekli adımlar atılacaktır.’ Burada şunun üzerinde durulması gerekiyor, siyasetçiler bizden hep tarafsız olmamızı isterler. 60’ıncı hükümet de programında bu geleneği eleştirmiyor ama hepimiz gazeteciler olarak biliyoruz ki her yayın organı yayına başlamadan önce niçin yayınlanmakta olduğunu anlatan bir açıklama yapar ve bu açıklamada da hangi konularda taraf olacağını bildirir. O nedenle tarafsızlık belki ütopik bir yaklaşım. Bunun gerçekleştirilmesi mümkün değil.” Yargı açısından bakıldığında ifade özgürlüğü bölümündeki çok sayıda yasa maddesine karşı olduklarını dile getiren Erinç, “Bunlardan TCK’de 26 maddenin değiştirilmesi istenmişti. TGC tarafından, bunlardan yalnız 13 tanesi değiştirildi” dedi. Terörle Mücadele Yasası’nda gazetecilerin ifade özgürlüğü açısından 3 maddeyi sakıncalı bulup değiştirilmesini istediğini hatırlatan Orhan Erinç: “Bu maddeler 1990’da hazırlanmış olan Terörle Mücadele Yasası’nda yer alan ama daha sonra AB’ye uyum projesi kapsamında yapılan değişikliklerle kaldırılmış ya da daha yumuşatılmış olan maddelerdi. Ama Terörle Mücadele Yasası’nda o döneme yeniden geri dönüldüğü görülüyor” diye konuştu. Ahlat Belediye Başkanı Mevlüt Gülmez, seminerin Ahlat’ta yapılmasından ötürü mutlu olduklarını ifade etti. Bitlis Vali Yardımcısı Mehmet Türköz de yaptığı konuşmada, basın mensuplarının zor şartlar altında görev yaptığını hatırlattı. Açış konuşmalarının ardından seminerin birinci oturumuna geçildi. TGC önceki Başkanı Nail Güreli “Medyada Şiddet”, TGC Başkan Yardımcısı Turgay Olcayto “Medya, Gazetecilik ve Etik” konularını ele aldılar. Nail Güreli, toplumda şiddetin kökenleri üzerinde durdu. Bilim adamlarının insanın doğasında şiddetin var olduğu yolundaki görüşlerine dikkat çeken Güreli, günümüzde sorumsuzca davranan medyanın da şiddet aracı haline geldiğini söyleyerek şiddet konusunda şu benzetmeleri yaptı: “Şiddet bir eksikliği saklama amacındadır. Şiddet, işlerini tam ve zamanında yapamayan hukukun yerine ikame edilen, konulan bir araçtır. Medya da işlerini zamanında ve tam yerine getiremeyen hukukun yerini alan bir araçtır.”  TGC Başkan Yardımcısı Turgay Olcayto konuşmasında 1 Eylül Dünya Barış Günü’nün önemine değinerek, barışın sağlanmasında gazetecilere büyük bir sorumluluk düştüğünü söyledi. Olcayto, medyada her olayı magazinleştirme gibi bir eğilimin ortaya çıktığına dikkat çekti. Bunun medyada toplumsal sorunları göz ardı etme ve medyanın denetim işlevini yerine getirmeme sonucunu beraberinde getireceğini belirtti. Yerel medyanın dünyadaki gelişmelere paralel alanda güç birliğine giderek daha çok gazete yerine daha güçlü ve yaygın daha az gazete çıkarmaya yönelmelerini öneren Olcayto, bunun yerel demokrasinin gelişmesine de önemli katkısı olacağını ifade etti. Seminerin ikinci oturumunda TGC Yönetim Kurulu Üyesi Recep Yaşar “Gazetecilik Mesleğindeki Yeni Tartışmalar” ve Milliyet gazetesi foto muhabiri Ercan Arslan “Vizörden Bakış” konulu konuşmalarını yaptılar. Recep Yaşar, bilişim teknolojisi ve uluslararası sermayenin serbest dolaşımı sonucu gazetecilik mesleğinin toplumsal sorumluluk düşüncesinden uzaklaşarak ticari kaygıların ön plana çıktığı bir alana yönelmeye başladığına dikkat çekti. Yaşar, bunun halkın haber alma ve bilgi edinme hakkını tehdit edici bir durum oluşturabileceğine işaret etti. Recep Yaşar, uluslararası sermayenin medya şirketlerini satın alma eğilimlerinin arttığını, Türkiye’de de bunun yaygınlaşmaya başladığını anlattı. Yaşar, bunun da gazeteciler üzerinde baskı oluşturma ihtimalinin yüksek olduğunu belirterek, “kamusal çıkar” yerine “ticari çıkar” kavramını öne çıkarma tehlikesi yaratabileceğine dikkat çekti. Bağımsız bir basının demokratik toplum için temel unsur olduğunu anlatan Recep Yaşar, toplumun tüm kesimlerinin basın sektörünün bağımsızlığı konusunda duyarlı olması gerektiğini belirtti. Ercan Arslan ise basın fotoğrafçılığı konusunda katılımcıları bilgilendirdi. Fotoğraf çekilirken dikkat edilmesi gereken unsurları anlatan Arslan, fotoğraflarla hazırladığı slâyt gösterisini sundu. Seminerin üçüncü oturumunda gazeteci Tümer Argın “Yerel Basında Yayın Planlama ve Görsellik” konusunda bilgi verdi. Olanaklara göre gazete çıkartmak gerektiğini ifade eden Argın, mali gücün ve kadro gücünün iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Yerel gazetelerin çoğunun internetten alınan haberlerin aynısını kullandığını dile getiren Tümer Argın, haberlerin en azından redaksiyondan geçirilmesi gerektiğini söyledi. Yerel gazetelerin hatalarını değerlendiren Argın, “İyi bir gazete iyi bir planlamaya bağlıdır” dedi. Seminerin ikinci gününde düzenlenen dördüncü oturumda ise Cumhuriyet gazetesi yazarı Feyza Hepçilingirler ve TGC Hukuk Danışmanı Fikret İlkiz konuştu. “Yerel Medya ve Dil Hataları” konusunda konuşan Hepçilingirler, “Türkçeye kendimiz için sahip çıkmalıyız. Eğer dilimizi kaybedersek çok şey kaybetmiş oluruz. Dil, bir karış topraktan daha değerli” dedi. Fikret İlkiz de internet gazeteciliği hakkında katılımcıları bilgilendirdi. İlkiz, internet sayfalarında da artık künyenin bulunacağını söyledi. Yasalara aykırı bir durumda siteye erişimin durdurulabileceğini kaydeden İlkiz, cevap ve düzeltme hakkının da internet sitesinde yayınlanacağını belirtti. Oturumun ardından Hepçilingirler ve İlkiz yerel gazetecilerin sorularını yanıtladılar. Seminerin sonunda katılımcılara birer sertifika verildi. (05.09.2007)

 

“Yerel gazeteciler meslek etiğine daha duyarlı” Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç, “Yerel gazetede çalışan meslektaşlarımız meslek etiğine uymakta daha duyarlı davranıyorlar” dedi. TGC Başkanı Orhan Erinç, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Konrad Adenauer Stiftung’un birlikte düzenlediği 43’üncü Yerel Basın Eğitim Semineri’nin ardından bir değerlendirme yaptı. Erinç, TGC önceki başkanı Nail Güreli’nin yaptığı “Medyada Şiddet” konulu konuşmasına atıfta bulunarak “Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’nin meslek ilkeleri açısından önem taşıyan bir bölümü de gazetecilerin şiddete karşı olmaları, şiddeti savunmaktan, önermekten ya da kutsamaktan kaçınmaları gerektiğini irdeledik” dedi. “Medyada Etik” konusunda konuşan TGC Başkan Yardımcısı Turgay Olcayto’nun konuşmasını hatırlatan Orhan Erinç, etik konusunda sıkıntılar yaşadıklarını belirtti. Erinç şunları söyledi: “Gazeteci olmakla her şeyi söyleme ve yazma hakkını da kazandığını zanneden meslektaşlarımız sayıları çok olmasa da var ve bunlar daha çok ortalarda gözüken gazeteciler olduklarından dolayı da mesleğin itibarında çeşitli sıkıntılar yaşamaktayız. Şunu da vurgulamak zorunda hissediyorum kendimi, yerel gazetede çalışan meslektaşlarımız meslek etiğine uymakta daha duyarlı davranıyorlar.” Erinç Tümer Argın’ın “Görsel Planlama” konusuna değinerek, “Eğer haberde fotoğraf kullanıyorsanız mutlaka altına kimin olduğunu yazmalısınız” dedi. Cumhuriyet gazetesi yazarı Feyza Hepçilingirler’in “Yerel Medya ve Dil” konulu konuşmasını hatırlatan Erinç, “TGC’nin yayınladığı Bizim Gazete’deki iki arkadaş dil yanlışlarını gündeme getirmek için eleştiriler yayınlıyorlar. Bizim hammaddemiz Türk dili, dolayısıyla sahip çıkmalıyız, yozlaşmasını engellemeliyiz” diye konuştu. TGC Hukuk Danışmanı Fikret İlkiz’in “İnternet Gazeteciliği” konusunda yaptığı konuşmaya da değinen Erinç, şunları söyledi: “Her ne kadar anayasamızda sansürün yasak olduğu, yayın yasaklarının ancak yargının görevini yerine getirmesi amacıyla ve mahkeme kararıyla sınırlandırılabileceği ilkeleri geçerliyse de medya içinde saymamız gereken internet gazeteciliğinde ayrı bir yöntem söz konusu oldu. Basın Yasası’na internet gazeteciliğini sınırlamak amacıyla bir madde eklenmişti. Ama Basın Yasası’ndaki tanımlar ve sorumluluklarla bağlantılı olmadığı için onun uygulanma olanağı yoktu. Yeni Basın Yasası’nda hem buna yer verilmedi hem de yeni bir yasa gerekliliği o dönemde konuşulmuştu. Ama çıkan yasa, ne yazık ki sansür kurulu niteliğindeki bir kurulu kurumlaştırma yolunda adımlar attı. O konuda sanıyorum ki gazetelerimizin internet sayfaları etkilenecek. Yerel basın gazetelerinin internet portallarının olması özellikle o gazetenin yayınlandığı il ya da ilçedeki hemşerileri açısından çok önemli çünkü iç ve dış göçler nedeniyle Türkiye’de bir nüfus hareketi söz konusu. Ama başka yerlerde iş bulmak zorunda kalan ya da öğenim görmekte olan kişiler, yerel gazetelerin internet sayfalarıyla doğdukları yerlerde neler olup bittiğini öğrenme olanağına kavuşuyorlar. Bu nedenle internet sayfaları daha da önem kazanıyor. Umuyorum ki kurulacak olan kurum ya da yetkili savcılıklar bu konuda da daha önceki pek çok konuda olduğu gibi demokrasiyle, basın özgürlüğüyle bağdaşmayan uygulamalar yapmazlar.” (05.09.2007)

 

CHP, iktidar – basın ilişkilerine genel görüşme istedi: CHP, iktidar – basın ilişkileriyle ilgili TBMM Genel Kurulu’nda genel görüşme açılmasını talep etti. CHP Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş ve arkadaşlarının imzasıyla TBMM Başkanlığı’na sunulan önergede, ulusal düzeyde yayın yapan gazetelerin yönetici ve köşe yazarlarına karşı son dönemde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve iktidar odakları tarafından “bir sindirme operasyonu uygulandığı” öne sürüldü. İktidar uygulamalarına yeteri kadar yer vermediği düşünülen gazete yönetimlerine görevden el çektirildiği, Başbakanın beğenmediği köşe yazarlarının işsiz kaldığı iddia edilen önergede, “Bunlarla yetinmeyen Başbakan, düşüncesine katılmadığı köşe yazarlarına ‘ülkeyi terk edin’ tehdidinde bulunmaktadır” denildi. (05.09.2007)

 

TGS Genel Başkanı Ercan İpekçi TBMM’de Kılıçdaroğlu ile görüştü: CHP Grup Başkan Vekili Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Ercan İpekçi ve beraberindeki Yönetim Kurulu Üyelerini TBMM’de kabul etti. İpekçi, Kılıçdaroğlu’na 60. Hükümet programı üzerine yaptığı konuşmada, “Medya özgürlüğünden ve medyadaki sendikal örgütlülüğün eksikliğinden söz etmesi ve TGS’ye üye olunması için çağrıda bulunması” dolayısıyla teşekkür etti. Basın özgürlüğüyle ilgili her türlü girişimi sonuna kadar desteklediklerini ifade eden İpekçi, bu tür girişimlerin iktidar partisinden gelmesi halinde de desteklerini sürdüreceğini söyledi. Ercan İpekçi, basın özgürlüğünün, sadece medyanın siyasi iktidarlar ve devlet karşısında bağımsızlığından ibaret olmadığını vurgulayarak, “Basın emekçilerinin kendi patronlarına karşı da bağımsızlığının korunma altına alınması gerekiyor. Bunun yollarından birisi de sosyal ve ekonomik özgürlüklerinin sağlanması, sendikal örgütlülüklerinin yasalarla teşvik edilmesi...” diye konuştu. İpekçi, hükümet programından tatmin olmadıklarını ifade ederek, sendika kelimesinin programda sadece, “Sendikal yapımızda, AB müktesebatına ve çağdaş gelişmelere paralel olarak düzenlemeler yapmaya devam edeceğiz” cümlesinde geçtiğine işaret etti. İpekçi, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, konuşmalarında, medyanın bağımsızlığına önem verileceğini söylediğini anımsatarak, bunların hayata nasıl geçirileceğine dair işaretlerin bulunmadığını bildirdi. CHP Grup Başkan Vekili Kemal Kılıçdaroğlu da Başbakan Erdoğan’ın “Hep eleştiriyorsunuz ama öneri getirmiyorsunuz” dediğini anımsatarak, hükümet programı üzerindeki konuşmasında, hem eleştiriler hem de öneriler getirdiğini anlattı. Kılıçdaroğlu buna rağmen Erdoğan’ın yine “eleştiri getirdiniz, öneri getirmediniz” dediğini belirterek, “demek ki eski konuşmalarını aynen alıp, tekrar yineliyor” dedi. Medya konusunda iki öneri getirdiklerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, gazetecinin, medya patronuna karşı bağımsızlığının önemli olduğunu ifade ederek, bunun için ulusal haber yapan her gazetecinin Türkiye Gazeteciler Sendikası’na üye olma zorunluluğunun getirilmesini ikinci bir öneri olarak sunduklarını kaydetti. (07.09.2007)

 

TGC; Dink ailesinin yanındayız: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), İsmail Türüt’ün söylediği ve Hrant Dink’i hedef aldığı iddia edilen türküyle ilgili olarak bir açıklama yaptı. Açıklamada, TGC’nin Dink ailesinin yanında yer adlığı bildirildi. TGC Genel Sekreteri Celal Toprak, “Dink ailesinin yanında durmaya devam ediyoruz. Bu şoven davranışa karşı çıkacağız. Türkiye’nin barış içinde özgürlüklerin daha yoğun yaşandığı bir ülke olması için mücadele edeceğiz” dedi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı şarkıyla ilgili türkücü İsmail Türüt ve söz yazarı Ozan Arif hakkında soruşturma başlatmış, birçok sivil toplum örgütü Dink’in katillerinin övüldüğü iddia edilen şarkıyı kınayan açıklamalar yapmışlardı. (18.09.2007)

 

“Yeni anayasa taslağında bir yenilik yok”: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç, yeni anayasa taslağını, gazete kapatma – toplatma, yayın araçlarına müsadere gibi yönleriyle eleştirdi. Erinç, 1982 Anayasası’ndaki gibi yeni anayasa taslağında da gazete kapatma ve toplatma gibi konularda mahkeme dışında “kanunla yetkili kılınacak merci” tanımının korunmasının sakıncalı olduğunu söyledi. Erinç konuyla ilgili yaptığı açıklamada: “Bunun sakıncalarını geçtiğimiz dönemde sıkça rastlanılan uygulamalarla gördük. Beklenirdi ki, demokratikleşme kavramı kapsamında bu tanım da anayasa metninden çıkarılmış olsun” dedi. Anayasada basın yayın ve ifade özgürlüğüne ilişkin hükümleri uzmanına incelettiklerini ifade eden Erinç, tam metne ulaşılamamasının ve o metnin gerçek olup olmadığı tartışmalarının da çalışmalarını yavaşlattığını aktardı. Erinç, anayasanın 28. maddesinde geçen “Gizli Bilgi” kavramının çıkarılması dışında, ifade özgürlüğü açısından anayasa taslağında herhangi bir yenilik bulunmadığını söyledi. (19.09.2007)

 

Ahmet Sever BİK Genel Kurul üyesi: Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Kurul Üyeliğine, Cumhurbaşkanlığı Basın Baş Danışmanı Hacı Ahmet Sever getirildi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, Cumhurbaşkanlığı Basın Baş Danışmanı Metin Yalman’ın istifasıyla boşalan Basın İlan Kurumu Genel Kurul Üyeliğine, 195 sayılı Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanun’un 5. maddesi gereğince kalan süreyi tamamlamak üzere Cumhurbaşkanlığı Basın Baş Danışmanı Sever’i görevlendirmesine ilişkin kararı Resmi Gazete’de yayımlandı. (20.09.2007)

 

Düşünceye altı ayda 229 yıl hapis cezası: İnsan Hakları Derneği (İHD), 2007 yılının Ocak-Haziran döneminde ifade özgürlüğünü kullanan 451 kişi hakkında 94 dava; 361 kişi hakkında da 88 soruşturma açıldığını açıkladı. 368 kişinin yargılandığı 103 dava sonucunda 193 kişi hakkında toplam 229 yıl 3 ay 15 gün hapis ve 7.981 YTL para cezası verildiğini bildiren İHD açıklamasında; bu rakamların, “düşünce özgürlüğü alanında geçmiş yıllara oranla herhangi bir ilerlemenin sağlanamadığını ispatladığını” belirtti. İHD’nin açıklamasına göre; bu dönemde açılan davalardan 17'si "Türklüğü, Cumhuriyeti, Devletin kurum ve organlarını aşağılama" başlıklı Türk Ceza Yasası'nın (TCK) 301., 22'si "Suçu ve suçluyu övme" ile ilgili 215., 4'ü 314., 2'si "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" başlıklı 216., 2'si "Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs" fiiline ilişkin 288. maddelerden; 20'si "terör örgütü propagandası"na dair Terörle Mücadele Yasası'nın (TCK) 7. maddesinden; 2'si Atatürk Aleyhinde İşlenen Suçlara İlişkin Kanun'dan ve 1'i de eski TCK'nın 312. maddesinden açıldı. Açıklamada ayrıca, 301’den açılan davalardan 25, 215’ten açılan davalardan 23, 216’dan açılan davalardan da 4’ünün yine bu dönemde sonuçlandığı ifade edildi. Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu ve Prof. Dr. Baskın Oran hakkındaki beraat kararının bozulması yönünde verdiği karar ile Perihan Mağden, Elif Şafak ve Hrant Dink davalarının süreçlerini de anımsatan İHD, açıklamasında; “İfade özgürlüğünün suç addedilmesi sadece yargılama sonucunu doğurmuyor, milliyetçi kesimlerin provoke edildiği şovlara ve linççi saldırılara da dönüşebiliyor” dedi. İHD yaptığı açıklamada, Özgür Gündem gazetesinin yıl içinde dört kez kapatıldığını da hatırlattı. (21.09.2007)

 

Burhan Felek Basın Hizmet Ödülleri Jürisi toplandı: Burhan Felek Basın Hizmet Ödülleri Jürisi, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nde (TGC) toplandı, Jüride TGC Başkanı Orhan Erinç, Başkan Yardımcısı Turgay Olcayto, Genel Sekreter Yardımcısı Zafer Atay, Denetleme Kurulu Üyesi Ümit Kanoğlu, Onur Kurulu Üyesi Hıfzı Topuz, Balotaj Kurulu Üyesi Abdülkadir Yücelman ve TGC’nin 30 yılı aşkın süredir meslek kıdemi olan üyeleri Ara Güler, Erol Türegün ve Nurhan Aydın bulunuyor. Ödüller, 70 yaşın üzerinde ve 50 yıldan fazla gazetecilik yapanlara veriliyor. Ödüller, her yıl Burhan Felek’in ölüm yıldönümü olan 4 Kasım’da sahiplerini buluyor. Ödül alan gazetecilere birer plaket ve onur belgesi veriliyor. Bu yıl Burhan Felek’in ölümünün 25’inci yılı. Ödül töreni TGC’nin Burhan Felek Konferans Salonu adını verdiği toplantı salonunda yapılacak. (25.09.2007)

 

“Siyaseti kendi isteklerine göre yapanlara karşıyız”: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç, TGC Lokali’nde düzenlenen geleneksel “Ayın Son Pazartesi Yemeği” ve TGC’ye katılan yeni üyelere rozet takma töreninde anayasa ve son dönem gelişmeleriyle ilgili kısa bir değerlendirme konuşması yaptı. Türkiye’nin önemli bir süreçten geçtiğini hatırlatan Orhan Erinç, TGC’nin siyasetle fazla ilgilenmek istemeyen bir sivil toplum örgütü olduğunu ama zaman zaman zorunlu olarak siyasetle ilgili görüşlerini de açıklamak durumunda kaldığını belirtti. Çok sayıda siyasal engelin gazetecilerin karşısında durduğunu ve bu engellerin zaman zaman hukukla da çeliştiği söyleyen Erinç; “Biz aslında yasaların siyasetçiler tarafından yapılmasına inanan bir örgütüz. Ama siyaseti, hukuku kendi düşünce, isteklerine ve siyasal anlayışlarına göre yapmalarına karşı çıkıyoruz. Bu yaklaşımımız da bu dönemin yaklaşımı değildir. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin kuruluş tarihi olan 10 Haziran 1946’dan bu yana görev almış bütün yönetim kurullarımızın yaklaşımıdır. Tabii anayasa değişiyor dendiği zaman da en azından AB ölçütlerine göre belirlenmiş ifade özgürlüğüne ilişkin maddeler olmasını istiyoruz. Şu anda kimse tarafından pek kabul edilmeyen anayasa taslağına baktığımızda ifade özgürlüğüyle, gazetecilikle ilgili bölümleri şikâyet edilen 1982 Anayasası’ndan pek de önemli sayılacak değişiklik getirmediğini görüyoruz. Yeni taslakta da önce özgürlükler sayılıyor ama 1982 Anayasası’nda olduğu gibi onların nasıl yorumlanacağı, kısıtlanacağı konusunda hükümler yer alıyor. Türkiye 1982’den bu yana gelişme göstermekte olan ülkelerden biri ve biz beklerdik ki bu gelişmelere uygun olan girmeye niyetlendiğimiz AB ülkelerindeki kurallar bizde de geçerli olsun. Yasalar yoruma kalmasın ve açık seçik belirli hale dönüşsün. Ama bu taslakta bunları göremediğimizi belirtmek istiyorum. Diliyoruz ki tartışma sırasında bu siyasi yaklaşımdan vazgeçilir ve anayasa 21. Yüzyıl Türkiye’sine yakışır bir biçimde hazırlanır” dedi. Erinç’in konuşmasının ardından Cemiyeti yeni üye olan gazetecilerin rozetleri takıldı. TGC’nin yeni üyelerini isimleri şöyle: Mehmet Davut Özülker, İlhami Yetiş, Mehtap Çamurdan, Hasan Ercazip, Bünyamin Yılmaz, Osman Emre Miyasoğlu, Süleyman Çil, Gürsel Eser, Adil Ekrem Yarar, Olcay Büyükbaş, Osman Seyrek, Şehmus Soner, Murat Hantaş, Mustafa Asar, E. Halil Demirci, İsmail Ballı, Murat Akarçay ve Veysel Polat. (26.09.2007)

 

Vahap Munyar’a meslektaşları destek verdi: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanvekili ve Hürriyet Gazetesi Ekonomi Servisi Müdürü Vahap Munyar’a gazetede yayınlanan “yabancı market zincirlerinin, mağazaların mescit yeri açmaya başlaması” konulu yazısı nedeniyle tepki gösterildi. Gelen tepkileri gazetedeki köşesine taşıyan Munyar’a TGC Başkanı Orhan Erinç, Genel Sekreter Celal Toprak ve Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Ercan İpekçi destek verdi. TGC Başkanı Orhan Erinç, kendilerine Müslümanlık zaptiyesi görevi biçmeye kalkanların son günlerde artmaya başladığını belirterek, “Moda haline gelen yakışıksız ve yersiz saldırılardan sevgili meslektaşım Vahap Munyar’ın da nasibini almakta olduğu anlaşılıyor. Her görüş şüphesiz tartışılabilir ama fikir düzeyinde. Karalama ve hakareti fikir tartışması sayanları uyarmak görevi sanırım gerçek din adamlarına düşüyor” dedi. TGC Genel Sekreteri Celal Toprak, insanların özgürce dilediklerini yazmadı gerektiğini söyledi. “Kimin daha çok Müslüman olduğunu belirlemeye çalışanlar var. Bu konuda kararcı onlar değil, bunu protesto ediyoruz” dedi. TGS Genel Başkanı Ercan İpekçi de “Toplumun belli kesimlerinden tepki alırken din düşmanı olarak gösterilmek doğru değil. Böyle meseleleri ortaya koyunca bu şekilde tepki almak hoş değil. Gazetecinin görüşünü söylemesinden dolayı bu şekilde tepkilere maruz kalmasını İslam’ın hoşgörüsüne de sığdıramıyorum. Vahap Munyar’a geçmiş olsun diliyorum ve yalnız olmadığını onun gibi düşünenlerin olduğunu söylüyorum” dedi. (29.09.2007)

 

Basın davaları

Kandil röportajından üç gazeteciye para cezası: İstanbul 10'uncu Ağır Ceza Mahkemesi, Kandil Dağı'nda Kongra-Gel militanlarıyla röportaj yaptığı için hapisle yargılanan "Hürriyet" gazetesi muhabiri Sebati Karakurt'a, 455 YTL ön ödemeli para cezası verdi. Asliye Ceza ve Ağır Ceza Mahkemeleri arasında görev ihtilafı Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nce çözülen dosyada, "Terör örgütü açıklamalarını yayımlamak" ve "Terör örgütü propagandası yapmak" iddiasıyla yargılanan sorumlu müdür Hasan Kılıç, iki bin gün adli para cezası karşılığı 40 bin YTL; diğer sorumlu müdür Necdet Tatlıcan da 20 bin YTL ön ödemeli para cezasına çarptırıldı. Mahkemenin verdiği para cezaları ödenmediği durumda gazeteciler kamu davasından 13 Kasım'da yargılanmaya devam edecekler. (07.09.2007)


Gündem’e 30 gün kapatma cezası: 
İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, PKK yöneticilerinden Murat Karayılan'ın kaleme aldığı "Halklaşalım kazanalım" ve "Sözde değil pratikte özeleştiri" başlıklı yazılarda PKK propagandası yapıldığı iddiasıyla Gündem gazetesinin yayınını 30 gün süreyle durdurdu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebini görüşen mahkeme, "PKK örgütü propagandası" yapıldığı gerekçesiyle daha önce üç kez yayın durdurma cezası verilen gazeteyi Terörle Mücadele Kanunu (TMY) uyarınca geçici olarak kapattı. Gazete, daha önce "örgüt propagandası" yaptığı gerekçisiyle üç kez daha kapatılmıştı. (10.09.2007)

 

“Aileye Bakış” anketine gazetecilerden tepki: Başbakanlık Aile ve Sosyal Araştırma Genel Müdürlüğü’nün gazetecilerin aile değerlerine bakışını ölçen anketi tartışma yarattı. Ankete hukukçu ve gazeteciler tepki gösterdi. “Evlilik şart değil”, “Kadın kaçamağı hoş görülebilir”, “Evlilik için şiddet gerekebilir”, Kadın eşten önce eve dönmeli”, “Evlilik öncesi sevişme olabilir”, “Erkek çapkınlık yapabilir”, “Medya aile değerleri açısından devlet tarafından denetlenmelidir” gibi görülerin yer aldığı “Medya Profesyonellerinin Aile Algısı ve Değerleri Araştırması” isimli anketle ilgili açıklama yapan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç, “Gazetecilerle ilgili bir araştırma yapmak, Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü’ne düşmez. Türkiye’de medya konusunda en geniş birikimli olan kurum Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü’dür. O da gazetecilerin düşünceleriyle değil, meslekleriyle ilgili konuları çözümlemeye çalışan bir kurumdur. Bu anketi yadırgadığımı öncelikle belirtmeliyim. Gazetecilerle bir anket yapılacaksa bu anket öncelikle gazetecilerin çalışma koşullarına, gazetecilik yapılmasını etkileyen hukuki sorunlara, gazetecilik yaparken karşılaştıkları hukuki sorunlara yönelik olmalıydı” dedi. Gazeteci Ragıp Duran da anketle ilgili şu yorumu yaptı: “Sorulara baktığınız zaman, bunlar tamamen özel hayata ilişkin sorulardır. Bunun altında yatan ‘Türkiye’yi üst yapı olarak medya yönetiyor, biz medyada sosyal muhafazakârlık diyebileceğimiz görüşleri etkili kılmaya çalışıyoruz’ anlayışıdır. Ve ankette onlara karşı adeta ilkokuldaki tuzak sorular var. Birincisi medya mensubu olan insanlara sorulacak sorular değil bunlar. Türkiye’deki medya etiğinin uygulanması gibi sorular sorulabilir kuşkusuz. Çünkü bunlar uzmanlık alanına girer. Özel hayata ilişkin sadece medya mensuplarını kişi olarak ilgilendiren sorular. Bunlara cevap bile verilmemesi lazım.”  Gazeteci Çiğdem Anad da anketle ilgili olarak, “Hükümetle medya ilişkileri tamamen bağımsız olsaydı, bu çalışma anket şeklinde değil, panel şeklinde düzenlenip yapılabilirdi” dedi. (12.09.2007)

 

İki gazeteci ve bir hukukçuya dava: İzmir Barosu’nun Hrant Dink cinayet davasının başladığı gün, Dink ailesine “ne kadar çok Ermeni var!” dediği, Dink ailesinin avukatlarına yönelik olarak da “hepiniz Ermeni’siniz, Ermeni pasaportunuz var” şeklinde sözler sarf ettiği için hakkında disiplin soruşturması başlattığı avukat Fuat Turgut, iki gazeteci ve bir avukat hakkında tazminat davası açtı. Dink davasında “azmettirici” olarak tutuklu yargılanan Yasin Hayal’in avukatlığını yapan Turgut, hakkında yazdıkları yazılar nedeniyle Radikal gazetesi yazarı Perihan Mağden, Birgün gazetesi yazarı Ahmet Tulgar ile Dink ailesinin avukatlarından Erdal Doğan’dan toplam 20 bin YTL tazminat istiyor. (18.09.2007)

 

Nokta dergisine “Günlük” davası başladı: Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek’e ait olduğu ifade edilen günlükleri yayımlayan Nokta Dergisi Yayın Yönetmeni Alper Görmüş’ün “hakaret ve iftira” iddiasıyla yargılanmasına başlandı. Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi, Başbakanlıkta Örnek’e ait olduğu iddia edilen günlüklerin bulunup bulunmadığının sorulması, varsa bir örneğinin istenmesine karar verdi. Mahkeme, yargılamaya 29 Şubat 2008’de devam edecek. Bakırköy Cumhuriyet Savcısı Remzi Yaşar Kızılhan, dergide 29 Mart’ta yayımlanan “Hayret verici ayrıntılarıyla Sarıkız ve Ayışığı. 2004’te iki darbe atlatmışız!” haberi nedeniyle Örnek’in şikâyeti üzerine Görmüş hakkında dava açmıştı. İddianamede, “hakaret”ten dört aydan iki yıl sekiz aya, “iftira”dan da bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası istendi. (19.09.2007)

 

Yazar Hozatlı’ya 5 ay hapis cezası: Yazar Umur Hozatlı, Özgür Gündem’de yayımlanan “Gıcık Adamlar” başlıklı yazısında, “devletin emniyet teşkilatını basın yoluyla alenen aşağıladığı” gerekçesiyle TCK’nın 301/2. maddesi uyarınca 5 ay hapis cezasına çarptırıldı. Hozatlı’nın hapis cezası, 3 bin YTL’lik adli para cezasına çevrildi. Cumhuriyet Savcısı, 11 Kasım 2006 tarihinde gazetede yayımlanan yazısında, Hozatlı’nın eleştiri sınırlarını aştığını ifade etti. Dava, Beyoğlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülüyordu. (28.09.2007)

 

 

Basın ödülleri

 

Simavi Ödülleri için son gün 30 Eylül: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) tarafından verilen Sedat Simavi Ödülleri’ne başvuru için son gün 30 Eylül olarak belirlendi. Gazetecilik, radyo - televizyon, edebiyat, sosyal bilimler, fen bilimleri, sağlık bilimleri, görsel sanatlar ve spor dallarında verilen Sedat Simavi Ödülleri’nde bu yıl toplam 13.500 YTL para ödülü dağıtılacak. (19.09.2007)

 

Burhan Felek Basın Hizmet Ödülleri’ni alacaklar belli oldu: Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin (TGC) eski başkanlarından gazeteci-yazar Burhan Felek adına düzenlenen Basın Hizmet Ödülleri'ni almaya hak kazanan 10 gazeteci belli oldu. TGC’den yapılan açıklamada, TGC Başkanı Orhan Erinç’in başkanlığında toplanan Seçici Kurul’un, bu yıl durumları yönetmeliğe uyan adaylar içinde yaptığı değerlendirme sonucu Kahraman Bapçum, Cafer Zorlu, Hakkı Devrim, Ali Abalı, Tarık Dursun K., Hayati Asılyazıcı, Yılmaz Şipal, Tanju Cılızoğlu, Erol Kaner ve Doğan Katırcıoğlu'nu ödüle değer bulduğu bildirildi. Ödüller, 5 Kasım 2007 tarihinde Burhan Felek Konferans Salonu’nda düzenlenecek törenle sahiplerine verilecek. İlki 1983 yılında verilen ödüller için adaylarda, 70 yaşından gün almış, 50 yılı aşkın süreyle basına hizmet vermiş ve bu hizmeti sürdürüyor olmaları şartı aranıyor. (26.09.2007)

 

Demirkent Ödülleri sahiplerine verildi: Nezih Demirkent Basın Ödülleri, düzenlenen törenle sahiplerine verildi. Yerel basın dalındaki ödül, Eskişehir Anadolu gazetesindeki “Toplumsal yaşamın düzenlenmesinde önemi giderek artan sivil toplum örgütleri yöneticilerinin bakış açılarını çoklu bakışla ve ayrıntılı biçimde aktararak, toplumu bilgilendirmedeki başarısı” nedeniyle Zehra Çam’a, yaygın basın dalındaki ödül ise “Ülkeyi yakından ilgilendiren 1 Mart Tezkeresi gibi büyük bir olayın arka planını birinci elden yaşamış bir aktörün ağzından aktararak, bilginin şeffaflaşmasına ve sağlıklı karar vermeyi kolaylaştırmasına katkılarından ötürü” Milliyet gazetesi muhabiri Utku Çakırözer’e verildi. Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’ndaki törende konuşan Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Osman Arolat, Nezih Demirkent’in adının bu ödülle sonsuza kadar yaşayacağını belirtti. (27.09.2007)

 

Dünyada basın olayları

 

Irak’ta bir gazeteci öldürüldü: Irak’ta uydudan yayın yapan El Musaliye kanalı için çalışan gazeteci Amir Mulallah Raşidi’nin öldürüldüğü bildirildi. Polis, kameraman olarak çalışan 38 yaşındaki gazetecinin 6 ay önce kurulan El Musaliye’den önce Irak devlet televizyonu Irakiye için çalıştığını söyledi. (05.09.2007)

 

Suriyeli yazar Salih, 27 ay sonra özgür: İnternet sitesinden iktidardaki Baas Partisi’ni eleştiren özel mektuplar yayımladığı gerekçesiyle “gerçek dışı haber yayımlamak” suçlamasıyla mahkûm olan Suriyeli yazar Habip Salih, 27 aylık tutukluluktan sonra tahliye edildi. Avukatı İbrahim Melki'nin yaptığı başvuruyu ele alan Homs Askeri Mahkemesi, üç yıllık hapis cezasının dörtte üçünü çeken yazarı özgür bıraktı. Şam'ın 130 kilometre kuzeyinde bulunan Tartus'taki bürosundan 29 Mayıs 2005 tarihinde gözaltına alınan yazar, geçen yılın 16 Ağustos'unda da www.elaph.com İnternet sitesinde rejimi eleştiren yazılara yer verdiği için cezalandırıldı. Yazarın tahliyesi üzerine bir açıklama yapan Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü, "Habip Salih hiçbir zaman tutuklanmamalıydı” dedi. (13.09.2007)

 

Mısır’da 4 gazeteciye birer yıl hapis cezası: Mısır’da yayımlanan 4 bulvar gazetesinin 4 editörü, Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek ve iktidar partisine hakaret ettikleri gerekçesiyle birer yıl hapse mahkûm edildi. Adının açıklanmasını istemeyen bir adli yetkiliye göre, mahkeme,  “devletin basın politikasını zorlayan tarzda yazılar” yayımlayan gazetelerin editörlerini ayrıca 3.500 dolar para cezasına çarptırdı ve temyiz sürecinde hapiste kalmamaları için gerekli kefaleti ödemelerine hükmetti. Cezaya çarptırılan Adil Hammuda’nın El Fagr, Vail İbraşi’nin Sevt El Umma, Abdul Halim Kandil’in El Karama ve İbrahim İysa’nın El Düstur adlı gazetelerde çalıştıkları kaydedildi. Editörleri, iktidardaki Ulusal Demokratik Partisi’nin bir üyesinin mahkemeye verdiği belirtildi. (15.09.2007)

 

Iraklı gazetecilere hayatta kalma kursu: Irak Gazeteciler Birliği’nin, savaş ortamında karşı karşıya kaldıkları riskleri bertaraf edebilmeleri için üyelerine askerlik sanatı ve hayatta kalma becerisi konusunda kurs vereceği bildirildi. Birliğin başkanı Şihab el Timimi, kursların Bağdat, Basra ve Erbil’de açılacağını belirterek, “Sürekli olarak öldürülme ve kaçırılma tehlikesi içinde görev yapan Iraklı gazetecileri korumanın bizim görevimiz olduğunu düşünüyoruz” dedi. Tehlikenin büyüklüğü dikkate alındığında, kursun ancak sınırlı yarar sağlayacağını vurgulayan el Tamimi, “Yine bir şeyler yapmak hiçbir şey yapmamaktan iyidir” diye konuştu. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’ne göre, 2003’te savaşın başlamasından beri Irak’ta 200 gazeteci yaşamını yitirdi. (25.09.2007) 

Başa Dön