Geri Dön

Aralık 2007 Raporu

Saldırı – yasaklama – engelleme

 

Karacabey Meltem gazetesi mühürlendi: Bursa’nın Karacabey ilçesinde yayınlanan “Karacabey Meltem” gazetesinin, işletme ruhsatının bulunmadığı gerekçesiyle belediye zabıta ekipleri tarafından mühürlendiği bildirildi. (10.12.2007)

 

Basında diğer olaylar

 

Erinç: “Sendikalaşmaya patronlar karşı çıkmıştı:” Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç, Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü ile Yakın Doğu Üniversitesi tarafından Lefkoşa’da düzenlenen “21. Yüzyılda Medya Stratejileri: Beklentiler, Sorunlar Konferansı”na katıldı. Erinç konferansta, “Türkiye’de gazetecilerin örgütlenmesi – meslekte hukuki sorunlar” konulu bir sunum yaptı. Türkiye’de gazetecilerin örgütlenme çalışmaları hakkında bilgi veren Erinç, Türk basınında 1990’lı yıllardan itibaren sendikasızlaştırılma yaşandığını ve o günlerin Türk basını için “kara günler” olduğunu söyledi. Türkiye’de her ne koşulda olursa olsun AB’ye girmeyi savunan basın kuruluşları olduğunu dile getiren Orhan Erinç, bu basın kuruluşlarının yöneticilerinin sendikalaşmaya en çok karşı çıkan kişiler olduğunu belirtti. İfade özgürlüğünün sağlanmasında meslekte örgütlenmenin, özellikle sendikalaşmanın önemli olduğunu dile getiren Erinç, ifade özgürlüğünün Türkiye’de biraz devekuşuna benzediğini ifade ederek “Adı deve kuşu ama ne deve kuşu ne deve kuşu” dedi. (01.12.2007)

 

Basın meslek örgütleri CHP’den destek istedi: Basın meslek örgütü temsilcileri, “Gazetecilerin yıpranma hakkının kaldırılmasını da öngören” yasa tasarısının değiştirilmesi için CHP Grubu’nu ziyaret ederek destek istedi. Türkiye Gazeteciler Sendikası, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Çağdaş Gazeteciler Derneği, Parlamento Muhabirleri Derneği, Foto Muhabirleri Derneği, Ekonomi Muhabirleri Derneği, Diplomasi Muhabirleri Derneği, Avrupa Gazeteciler Birliği ile Basın Yayın ve İletişim Emekçileri Sendikası temsilcilerinden oluşan heyet, CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret etti. Ziyarette konuşan Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Ercan İpekçi, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda değişiklik yapılmasına ilişkin tasarıda gazetecilik işkolunda çalışan basın emekçilerinin yıpranma hakkının ortadan kaldırılmasının öngörüldüğünü belirtti. Yıpranma hakkının gazetecilere tanınmış bir imtiyaz olmadığını vurgulayan İpekçi, basın emekçilerinden diğer işkollarına göre her ay 3 puan fazla SSK primi kesildiğini, bu primin işveren tarafından karşılandığını söyledi. Gazetecilere yıpranma hakkının 30 yıl önce tanındığını ve o günden beri uygulandığını anlatan Ercan İpekçi, “30 yıldır yerleşmiş bir uygulamanın tartışılmaması gerekir. Gazetecilerin yıpranma hakkı, bir imtiyaz olarak kabul edilmemelidir. Gazeteciler de en az yıpranma hakkı olan polisler ve askerler kadar mesai harcıyor” dedi. (01.12.2007)

 

Gazetecilerin yıpranma haklarının korunmasına MHP’den destek sözü: MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda değişiklik yapılmasına ilişkin tasarı ile çalışanların haklarının daha da geriye götürülmek istendiğini belirterek, “Çalışanların haklarının korunması için gerekli her türlü desteği vereceğiz” dedi. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Ercan İpekçi’nin başkanlığındaki basın kuruluşlarının temsilcileri, “Gazetecilerin yıpranma hakkının kaldırılmasını da öngören” yasa tasarısının değiştirilmesi için MHP Grubu’nu ziyaret ederek destek istedi. Vural görüşmede yaptığı konuşmada: “Çalışanların aleyhine olan bu tasarıya karşıyız. Meclis Genel Kurulu’nda gerekeni yapacağız. Milletten, sivil toplum örgütlerinden kaçmak anlamsız. Hükümet, anayasa değişikliği için sivil toplum örgütleri ile görüşeceğini açıklıyor ama çalışanların haklarını geriye götürerek, ilgili kuruluşlarla görüşmekten kaçınıyor. Bu çifte standarttır. Biz bu tasarıyla ilgili olarak AK Parti Grubu ile görüşeceğiz” dedi. Gazetecilerin çok ağır şartlar altında çalıştığına dikkat çeken TGS Genel Başkanı Ercan İpekçi de: “Örnek vermek gerekirse Isparta’da yaşanan uçak kazasında olay yerine ilk gidenler arasında güvenlik görevlileri, sağlık görevlileri ve gazeteciler vardı. Gazeteciliğin ne kadar zor ve yıpratıcı bir meslek olduğunu herkes biliyor” dedi. (04.12.2007)

 

Renda Poğda yaşamını yitirdi: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Üyesi, gazeteci Necati Renda Poğda İstanbul’da yaşamını yitirdi. Poğda’nın cenazesi, Karacaahmet Camii’nde kılınan öğle namazının ardından Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verildi. Mesleğe 1957 yılında Hayat dergisinde başlayan Poğda, Hürriyet ve Aydabir dergilerinde de görev yaptı. (04.12.2007)

 

Meslek örgütlerinin turları devam ediyor: Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Ercan İpekçi’nin başkanlığındaki basın kuruluşlarının temsilcileri, “Gazetecilerin yıpranma hakkının kaldırılmasını da öngören” Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun Tasarısı’nın değiştirilmesi için destek turlarına devam ediyor. Basın meslek örgütleri, hazırladıkları raporu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a da sundu. Basın meslek örgütleri, bu ziyaretler çerçevesinde, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi, AK Parti Ankara Milletvekili Mehmet Zekai Özcan ile görüştü. TGS Başkanı Ercan İpekçi, Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda değişiklik yapılmasına ilişkin tasarıda, gazetecilik işkolunda çalışan basın emekçilerinin yıpranma hakkının ortadan kaldırılmasının planlandığını ifade etti. Basın sektöründe çalışan 15 bin gazeteci için Sosyal Güvenlik Kurumu’na 1 milyon YTL fazla para yatırıldığını ifade eden İpekçi, tasarının yasalaşması halinde, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun bu kaynaktan mahrum kalacağını söyledi. Mehmet Zekai Özcan, Meclise getirilen yasa tasarısının daha taslak çalışması olduğunu ve komisyonlarda görüşülüp tartışılacağını ifade ederek, tasarının geldiği şekliyle geçecekmiş gibi düşünülmemesini istedi. TGS Genel Başkanı Ercan İpekçi başkanlığındaki basın meslek kuruluşlarının temsilcileri, DSP Eskişehir Milletvekili Tayfun İçli’yi TBMM’de ziyaret etti. Ziyarette konuşan İpekçi, değişikliğe ilişkin tasarıda, 30 yıldır uygulanan gazetecilerin yıpranma hakkının kaldırılmasının öngörüldüğünü söyledi. DSP Eskişehir Milletvekili İçli, “AKP’nin iktidara gelmesinden sonra hukuk sisteminin yasalar enkazına dönüştüğünü” ileri sürerek, “Parlamentoda gazetecilerin sesi olmaya devam edeceğiz. Şüpheniz olmasın” dedi. (05.12.2007)

 

Gazeteci Güven Kuyumlu yaşamını yitirdi: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Üyesi, gazeteci Güven Kuyumlu yaşamını yitirdi. Mesleğe 1956 yılında Radyo Alemi dergisinde foto muhabiri olarak başlayan Kuyumlu, Havadis, Ulus, İşçi Postası, Hayat Spor ve Tercüman gazetelerinde çalıştı. Güven Kuyumlu’nun cenazesi, Tekirdağ Yeniçiftlik Merkez Camii’nde kılınan namazın ardından Yeniçiftlik Mezarlığı’nda toprağa verildi. (05.12.2007)

 

Okan Üniversitesi’nde “Nail Güreli Kitaplığı”: Okan Üniversitesi Kütüphanesi bünyesinde gazeteci “Nail Güreli Kitaplığı” kurulacağı bildirildi. Elli yılı aşkın süredir gazetecilik yapan Nail Güreli’nin Okan Üniversitesi’ne bağışlayacağı 4 bini aşkın kitabıyla adını taşıyan özel bir kitaplık oluşturulması kararlaştırıldı. Gazeteciliğin yanı sıra Türkiye Gazeteciler Sendikası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nde uzun yıllar yöneticilik ve başkanlık yapan Güreli’nin kitaplığında basınla ilgili kitaplar başta olmak üzere, çeşitli konularda belgesel ve başvuru kaynağı niteliğinde yayınlar, ansiklopediler, gazete koleksiyonları ile katıldığı TV programlarının kayıtları, verilen ödüller, kendisiyle gazete ve dergilerde yapılmış söyleşi ve röportajlar yer alıyor. Araştırmacılar ve üniversite öğrencileri için bir kaynak oluşturacak kitaplığa ilişkin protokol, 4 Aralık Salı günü Okan Üniversitesi’nde Okan Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Bekir Okan, Rektör Prof. Dr. Sadık Kırbaş, Kütüphane Müdürü Kenan Öztop, Nail Güreli ve oğlu Gür Güreli tarafından imzalandı. (05.12.2007)

 

Radikal, Keskin ve Arıkanoğlu’nun işine son verdi: Doğan Medya Grubu, Radikal gazetesinin deneyimli muhabirleri Adnan Keskin ile Soner Arıkanoğlu'nun görevlerine son verdi. Gazete, 29 Haziran'da da yaklaşık 40 gazeteci ve yazarı işten çıkarmıştı. Yönetim işten çıkarmaları ekonomik daralmaya bağlı yüzde 20 küçülme kararıyla açıklarken gazetecilerden bir kısmı haksız işten çıkarıldıkları gerekçesiyle dava açtılar. İşten çıkarılan gazetecilerin ve yazılarına son verilen yazarların arasında, Metin Yener, Adem Altan, Yiğit Bulut, Uğur Civelek, Haydar Ergülen, Doğan Sarsar, Sibel Ünlü, Adil Küçük, Müjdat Tolu, Merve Bilge, Yasemin Eminli, Taylan Polat, Fazlı Tokat, Özer Bayraktar, Celal Başlangıç, Turgut Tarhanlı, Atilla Özsever, Belgin Demirel, Ersel Ergüz, Mahmut Hamsici, Emre Boztepe, Şule Çizmeci, Olkan Özyurt, Serkan Taycan, Nazmi Belge, Mustafa Kalyoncu, Osman Işıldurmuş, Serpil Birgen, Tarhan Erdem de yer alıyor. (05.12.2007)

Gazetecilerden protesto yürüyüşü: Gazeteciler yıpranma hakkını kaldıran yasa tasarısını protesto etti. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) İstanbul Şubesi öncülüğünde düzenlenen yürüyüşe sendikalı ve sendikasız birçok basın çalışanı katıldı. Taksim Meydanı’nda toplanan gazeteciler, İstiklal Caddesi’nden Galatasaray Lisesi’ne kadar yürüdüler. Yürüyüşte: “Meclis yıpratma yeri değildir”, “Ahmet Taner Kışlalı’yla, Uğur Mumcu’yla, Musa Anter’le, Hrant Dink’le yıprandık”, “Yıpranma hakkı gasp edilemez” sloganları atıldı. Tasarıyı alkışlar ve ıslıklarla protesto eden gazeteciler, ellerinde kalemler ve not defterleri taşıdılar, bazı gazeteciler gaz maskesi taktılar. Galatasaray Meydanı’nda TGS İstanbul Şube Başkanı Gürsel Eser bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada: “Basın emekçilerinin yıpranmadığını iddia ediyorlar. Biz yıpranıyoruz: Uluslararası çalışma sözleşmesi ve iş kanununa göre haftalık çalışma süresi 45 saat olarak sınırlanırken, tüm yasalar ihlal edilerek, haftada 6 gün 60 saat çalıştırılıyoruz. Biz yıpranıyoruz, fazla mesailerimiz ödenmiyor, yoksulluk sınırında yaşıyoruz. Biz yıpranıyoruz, savaşta ve çatışmada hedef oluyor, polis şiddetine uğruyor ve her türlü risk altında çalışıyoruz. Biz yıpranıyoruz, kanser, kalp krizi ve meslek hastalıkları ile mücadele ediyoruz. Biz yıpranıyoruz, tehdit ve baskıyla sendikasızlaştırılıyoruz. Biz yıpranıyoruz, çünkü yıpranma hakkımız gasp ediliyor” denildi. TGS Genel Başkanı Ercan İpekçi protesto yürüyüşünde yaptığı konuşmada: “Sosyal Güvenlik Kurumu zarar etti iddiasıyla, bu zararı kapatmak amacıyla hazırlanmış olan tasarı, kurumu, yıpranmadan kaynaklanan gazetecilik işkolunda 1 milyon YTL gelirden mahrum eden bir tasarıdır. Bütün bunları izah ettik. Bütün bunların neticesinde Başbakana bütçe görüşmeleri sırasında taleplerimizi içeren dosyayı teslim ettik ve Başbakan, Çalışma Bakanına gazetecilerin yıpranma hakkıyla ilgili düzenlemenin yapılması talimatını verdi. 30 yıldan beri var olan hakkımızın elimizden alınıyormuş gibi yapılıp sonra yeniden iade edilmesi asla ve asla bizi rehavete düşürmemeli” dedi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç, yıpranma hakkının kaldırılması girişiminin TGS’nin çabalarıyla engelleneceğine inandığını belirtti. Erinç yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Basın Yasası 2004 yılında Adalet Komisyonu’nda görüşülüyordu ve o dönemde AKP milletvekilleri dediler ki; ‘biz bu Basın Yasası’nı çıkarıyoruz ama gazetecilerin çalışma koşullarını, güvenliğini yasal bir savunma kalkanı içine almazsak bu çıkardığımız yasanın hiçbir anlamı olmayacaktır.’ Ama aradan 3 yıl geçti, bu sözler unutuldu ve gazeteciliğin stresli, polis koruması altında yapılan bir iş olduğu göz ardı edilerek yıpranma hakkı kaldırılmak isteniyor.” DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi de basın çalışanlarının kazanılmış haklarına yönelik gaspın önlenmesi için DİSK olarak her türlü desteği vermeye hazır olduklarını söyledi. KESK’e bağlı Haber – Sen Genel Sekreteri Mehmet Demir, AK Parti hükümetinin yıpranma haklarını yeniden düzenlemek istemesiyle uyuyan bir devi uyandırdığını ifade ederek, yasaya karşı dört koldan mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı. Yapılan konuşmaların ardından basın çalışanları, gazetecilerin kazanılmış haklarının korunmasını talep eden dilekçelerini Galatasaray Postanesi’nden Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanı, Başbakan, bakanlar ve milletvekillerine gönderdi. (06.12.2007)

 

TGC’den basın açıklaması: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nden yapılan açıklamada, İstanbul’da Rumca yayınlanan İHO Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve Yunan Mega TV Türkiye Temsilcisi Andrea Rombopulos’u sopalı saldırı sonucu yaralayanlar kınandı. Açıklamada şöyle denildi: “Meslektaşımız Andrea Rombopulos’u sopalarla saldırarak yaralayanları şiddetle kınıyor, kendisine geçmiş olsun diyoruz. Bu tür kaba kuvvet uygulamalarının gazetecileri mesleklerini yapmaktan alıkoymadığı kanıtlanmışken yinelemenin anlamsızlığı ortadadır. İlgilileri saldırganları yakalayarak adalete teslim etmeye çağırıyoruz.” (07.12.2007)

 

TGS Genel Başkanı Ercan İpekçi Muhsin Yazıcıoğlu’nu ziyaret etti: Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Ercan İpekçi ile G – 9 Platformu olarak adlandırılan basın meslek örgütlerinin temsilcileri, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nu ziyaret etti. İpekçi ziyarette yaptığı konuşmada, “Gazetecilerin 30 yıl önce elde ettikleri yıpranma hakkının hiçbir neden yokken ortadan kaldırılmak istendiğini” söyledi. Gazetecilerin ağır koşullar altında çalıştıkları ve yıprandıkları konusunda herhangi bir tartışma olmadığını, hiçbir kurum ve kuruluşun 30 yıldır bunu gündeme getirmediğini hatırlatan İpekçi: “Yıpranma hakkımızın Sosyal Güvenlik Kurumu’na herhangi bir maliyeti yok. Aksine bizim yıpranma hakkımızın yasadan çıkarılmasıyla kurum, 1 milyon YTL gelirden mahrum bırakılıyor” dedi. (07.12.2007)

 

GGC’den yeni yasa tasarısını protesto: Diyarbakır’da, basın çalışanları, gazetecilerin yıpranma hakkını kaldıran yasa tasarısını protesto etmek için AK Parti İl Binası önünde açıklama yaptı. Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti (GGC) Başkanı Faruk Balıkçı, AK Parti İl Binası önünde Diyarbakır Gazeteciler Cemiyeti ile birlikte yaptıkları basın açıklamasında, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda değişiklik yapılmasına ilişkin tasarının, özellikle gazetecilik işkolunda çalışan basın emekçilerinin haklarını yakından ilgilendiren yönler içerdiğini söyledi. Antalya Gazeteciler Cemiyeti (AGC) Yönetim Kurulu Başkanı Mevlüt Yeni de hükümetten, gazetecilerin yıpranma hakkını ortadan kaldıran yeni Sosyal Güvenlik Reformu Yasa tasarısını geri çekmelerini beklediklerini söyledi. (08.12.2007)

 

TGS’den Rum gazetecinin darp edilmesine kınama: Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Yunan Mega TV kanalının İstanbul muhabiri ve İstanbul’da Rumca yayınlanan İHO gazetesinin genel yayın yönetmeni Andreas Rombopulos’un darp edilmesini kınadı. TGS’den yapılan açıklama şöyle: “Meslektaşımıza yapılan saldırıyı kınıyoruz. Kimlikleri henüz belirlenemeyen iki kişi tarafından yapılan hain saldırıdan basın ve ifade özgürlüğü adına endişe duyuyor, bu tür olayların tekrarlanmaması için yetkilileri acil önlem almaya davet ediyoruz.” (10.12.2007)

 

Sedat Simavi kabri başında anıldı: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) kurucu başkanı Sedat Simavi, ölümünün 54. yıldönümünde Kanlıca’daki mezarı başında anıldı. Törene TGC yöneticileri ve gazeteciler katıldı. TGC Başkanı Orhan Erinç anma töreninde yaptığı konuşmada, Sedat Simavi’nin basının baskı altında olduğu bir dönemde arkadaşları ile girdiği basın özgürlüğü mücadelesi sonucu Cemiyetin kurulduğuna dikkati çekti. Orhan Erinç, Sedat Simavi’nin basın özgürlüğü ile basın meslek ilkelerinin uygulanmasındaki duyarlılığı ve öncülüğü ile bugün de kendilerine rehber olduğunu söyledi. (12.12.2007)

 

İki gazetecinin işten çıkarılmasına TGS’den tepki: Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Ercan İpekçi, Radikal gazetesi yargı muhabiri Adnan Keskin ile polis muhabiri Soner Arıkanoğlu’nun işten çıkarılmasının, “Basındaki hukuksuz ve keyfi uygulamalara yeni bir örnek eklediğini” belirtti. basın meslek örgütü temsilcileri, işten atılmayı protesto etmek amacıyla Radikal gazetesinin Ankara Temsilciliği önünde toplandı. (12.12.2007)

 

Erinç: “Gazeteci kazanılmış haklarını bir bir kaybediyor”: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç, Sabancı Center Hacı Ömer Konferans Salonu’nda düzenlenen Sedat Simavi ödül töreninde yaptığı açış konuşmasında, ifade özgürlüğünün ve halkın bilgilenme hakkının önündeki engellerin geçen yıldan bu yaba değişmediğine, gazeteciliğin de kendi özel yasasına göre yapılamaz hale geldiğine dikkat çekti. Başkan Erinç, yaptığı konuşmada şunları söyledi: “İfade özgürlüğünün ve halkın bilgilenme hakkının önündeki engeller ne yazık ki geçen yıldan bu yana değişmedi. Aksine yukarıda andığım hakların kullanılabilmesinin en önemli aktörleri olan gazetecilerin kazanılmış haklarının ellerinden alınması gibi haksız bir geriye gidiş, son günlerin en güncel sorunu olarak gündeme geldi. Türkiye’de gazetecilik, ne yazık ki kendi özel çalışma yasasına göre yapılamıyor. Bu yasal eksikliği gidermekle yükümlü olanlar bunun yerine kendilerine, gazetecilerin 30 yıllık itibari hizmet haklarını ellerinden alma girişimine öncülük etmeyi görev olarak gördüler. Türkiye’de görev yapan gazetecilerin, kötüye kullanılmaya açık çalışma koşulları, karşılaştıkları kaba kuvvet nedeniyle tehlikeye düşen can güvenlikleri, yasaların hapis öngören yoruma açık maddeleri nedeniyle kendilerini sürekli baskı altında hissetmelerinin yarattığı gerginliği yok sayan bu yaklaşımı kabul edilemez sayıyoruz. Buna, yaşamlarını ve görevlerini polis ya da özel görevlilerin koruması altında sürdürmek zorunda kalan çok sayıdaki gazeteciyi de eklersek haksızlığın boyutu daha da büyüyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin söz konusu yanlışı düzelteceğine olan inancımızı belirtmeyi zorunlu görüyoruz. Gündemde anayasa değişikliği var. Henüz belirginleşmeyen taslağa bakınca, ifade özgürlüğü konusunda yürürlükteki anayasada yer alan kuralların yeterince değiştirilmediği görülüyor. 1982 Anayasası’nda olduğu gibi radyo ve televizyonlara yine güvence getirilmiyor. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olarak “laik, demokratik, sosyal hukuk devleti” tanımından ve kadın – erkek eşitliğinden ödün verilmemesi görüşümüzü burada da yineliyoruz. Düşünceyi açıklama ve yazma özgürlüğü kapsamındaki görüş açıklamalarının eleştiri ya da suç olarak yorumlanması olasılığı nedeniyle yargı bağımsızlığının da gazeteciler için özel bir önem taşıdığını da vurgulamak istiyoruz. Türk Ceza Yasası’nın ifade özgürlüğünü sınırlayan maddelerinin ve bu kapsamda 301’inci maddenin değiştirilmesi için verilen çok sayıdaki sözün gerçekleşmemiş olmasını anımsatmayı da zorunlu görüyoruz.” (13.12.2007)

 

Gazeteciler “Sansüre Hayır” dedi: Gündem gazetesi çalışanları “Özgür Basın Susturulamaz, Sansüre Hayır” sloganlarıyla Galatasaray Lisesi önünde bir basın açıklaması yaptı. Yaklaşık 150 kişiden oluşan grup, altı defa yayınının durdurulmasının ardından cezanın bitmesiyle “Sansüre Hayır” başlığıyla çıkardıkları Gündem gazetesini ellerinde tuttular. Ağızlarını protesto amacıyla siyah kurdelelerle bağlanan grup adına yapılan açıklamada, “Düşünce ve ifade özgürlüğü tehdit olarak algılanıyor” denildi. (17.12.2007)

 

Medya Etik Konseyi kuruldu: Medya Etik Konseyi Derneği kuruldu. Derneğin Yönetim Kurulu Başkanlığına gazeteci – yazar Halit Esendir seçildi. Dernek tarafından yapılan yazılı açıklamada, medya dünyasının kendi içinde kabullenip belirlediği basın meslek ve ahlak ilkeleri ile gazetecilik meslek kurallarını göz önüne alarak, gazetecilik mesleğinin itibar kaybetmesine engel olmak amacıyla 12 medya mensubunun Medya Etik Konseyi Derneği’ni kurduğu bildirildi. (18.12.2007)

 

TGC, Lig TV kameramanlarına destek verdi: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu, Fenerbahçe – Trabzonspor karşılaşmasının ardından görev yapan Lig TV kameramanlarının polis tarafından darp edilmesini kınadı. Konuyla ilgili yapılan açıklamada, son dönemlerde çeşitli kurum ve kuruluşların gazetecilerin görev yapmalarına engel olma girişimlerine yeni bir boyut daha eklendiği kaydedildi. Açıklamada şöyle denildi: “Kamu adına sorumluluklarını yerine getirmeye çalışan basın mensuplarının görevlerini kolaylaştırmak için çaba göstermesi gereken emniyet mensupları maalesef tam tersi bir davranış içine girmişlerdir. Bu olayın gazetecilerin görevlerini yerine getirmedeki son engel olmasını diliyor, yetkililerin sorumlular hakkında gerekli işlemi başlatmasını talep ediyoruz. İstenmeyen bu olayın son olması, bundan böyle her iki tarafın gerekli duyarlılığı göstererek görev yapmaları en içten dileğimizdir.” Radyo ve Televizyon Gazetecileri Derneği (RTGD) Başkanı Metin Özkan da konuyla ilgili bir açıklama yaparak, Lig TV kameramanlarının “polislerce engellenmesi ve darp edilmesi” iddialarına karşı, “basın çalışanlarına şiddet, basına karşı işlenmiş suçtur” dedi. (26.12.2007)

 

Erinç: “Tevfik Fikret’le meslektaş olarak gurur duyuyoruz”: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) tarafından düzenlenen Salı Toplantısı’nda, 140’ıncı doğul yıldönümü nedeniyle şair Tevfik Fikret anıldı. TGC Basın Müzesi’nde yapılan toplantıda konuşmacılar Tevfik Fikret’in hayatını, şiirlerini, Türk edebiyatına katkılarını tartıştı. Hikmet Altınkaynak’ın yönettiği toplantıya Alpay Kabacalı, Eray Canberk ve Orhan Karaveli konuşmacı olarak katıldı. Panelden önce konuşan TGC Başkanı Orhan Erinç, Tevfik Fikret’in gazeteciler için de yabancı olmadığını, edebi de olsa başyazar olarak dergi çıkarması açısından kendisiyle meslektaş olarak gurur duyduğunu ifade etti. (27.12.2007)

 

Basın davaları

 

Gazetecileri döven başkana hapis cezası: Zaman Gazetesi Isparta Temsilcisi Arif Bayram Taş ile muhabir Mustafa Altıntaş’a yönelik şiddet ve hakarette bulunduğu iddiasıyla yargılanan Isparta Belediye Başkanı Hasan Balaman, 1 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. Isparta’da 9 Şubat 2006 tarihinde Isparta Belediye Başkanı Hasan Balaman’ın makam odasında meydana gelen olayla ilgili davanın son duruşması Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Duruşmada, Belediye Başkanı Hasan Balaman ile koruması Fatih Sarıoğlu, müştekilerden Mustafa Altıntaş’ın darp edilmesi suçunu işledikleri gerekçesiyle 1 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldılar. Ancak mahkeme, söz konusu cezaları erteledi. Başkan Balaman, ayrıca müşteki Mustafa Altıntaş’a hakaret ettiği gerekçesiyle de 7 bin 500 YTL cezaya çarptırıldı. (08.12.2007)

 

Basın ödülleri

 

Sertel Ödülleri sahiplerini buldu: Türk Basın Tarihi’nin önemli isimlerinden Sabiha ve Zekeriya Sertel’in isimlerini yaşatmak amacıyla kurulan Sertel Gazetecilik Vakfı’nın her yıl verdiği Sertel Ödülleri sahiplerini buldu. Bu yıl kişi dalında Emin Çölaşan’a, kurum dalında da Kanaltürk’e ödül verildi. Ödül töreni, 4 Aralık Salı günü Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Burhan Felek Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. (05.12.2007)

 

“Genç Gazeteciler Ödülü” Kocabay ve Erkuş’un: Bizim Gazete muhabirlerinden Nihal Kocabay ve Sabine Erkuş, Genç Gazeteciler Ödülü Yarışması’nda “Yok Arası Var Olmak – Kadın Olmak” isimli belgesel çalışmalarıyla Televizyon Dalı’nda birinci oldular. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu 4. Ülke Programı çerçevesinde yürütülen Toplumsal Cinsiyet Projesi içinde Türkiye Gazeteciler Federasyonu ile birlikte düzenlenen yarışmada genç gazeteciler “Sosyal Yaşamda Kadının Temsili” konusunda basın, radyo ve televizyon için ürettikleri çalışmalarıyla yarıştılar. Yarışmada: Televizyon Dalı’nda Su TV’de (İstanbul) yayınlanan “Yok Arası Var Olmak – Kadın Olmak” adlı belgesel programlarıyla Nihal Kocabay ve Sabine Erkuş (Bizim Gazete), Basın Dalı’nda Adana Haber Gazetesi yayınlanan “Yeni Nesil Kadının Eseridir” adlı haberiyle Şahin Çoban, Radyo Dalı’nda ise Radyo – A’da (Eskişehir) yayınlanan “İşte Kadın Olmak” adlı programıyla Turgut Onarır birincilik ödülüne değer bulundu. Ödüller, 10 Aralık Pazartesi akşamı Türkiye Gazeteciler Federasyonu’nun Ankara’daki merkezinde yapılan törenle sahiplerine verildi. (11.12.2007)

 

Sedat Simavi Ödülleri sahiplerine verildi: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) tarafından verilen Sedat Simavi Ödülleri, Sabancı Center Hacı Ömer Konferans Salonu’nda düzenlenen törenle sahiplerine verildi. TGC’nin kurucu Sedat Simavi adına konan ödüllerin bu yıl 31’incisi düzenlendi. Ödül alanlar ve eserleri şöyle: Gazetecilik Ödülü: Burak Kara, Vatan gazetesinde yayınlanan “Mitingden En Çarpıcı Kare” başlıklı fotoğrafıyla... Radyo Ödülü: Emre Azizlerli, BBC Türkçe Yayınlar Bölümü’nde yayınlanan “Arka Bahçe (Latin Amerika Belgeseli)” radyo programıyla... Televizyon Ödülü: Neşe Sarısoy Karatay, TRT’de yayınlanan “Özü – Türk – Karaylar” adlı televizyon programıyla... Edebiyat Ödülü: Ahmet Oktay, “Kaç Kişiyiz Kendimizle” adlı şiir kitabıyla... Sosyal Bilimler Ödülü: Dr. Bilal N. Şimşir, “Kürtçülük: 1787 – 1923” adlı eseriyle... Fen Bilimleri Ödülü: Prof. Dr. Erdal Panayırcı “Yüksek Mertebeden Doğrusal (Lineer) Olmayan Eleman İçeren Saat Bilgisi Çıkaran Bir Sistemde Oluşan Öz – Gürültü (Self Noise) Analizi” adlı eseriyle... Görsel Sanatlar Ödülü: Prof. Balkan Naci İslimyeli “İş Sanat Kibele Sanat Galerisi Sergisi” ile... Spor Ödülü: Elvan Abeylegesse, “Dünya Atletizm Şampiyonası 10.000 m ikincisi ve Avrupa Kupası 10.000 m birincisi” olması nedeniyle... Ayrıca Gürsel Eser (AA) Gazetecilik dalında, Lalifer Balibeyoğlu (TRT) Radyo dalında, Sevilay Tüccar (TRT) Televizyon dalında, Prof. Dr. Erdinç Bakla Sosyal Bilimler dalında, Doç. Dr. Hakkı Turgay Kaptanoğlu Fen Bilimleri dalında, Bahri Tanrıkulu da Spor dalında “Tekvando (84 kg) Dünya Şampiyonu” olması nedeniyle övgüye değer buldu. Bu yıl, Yönetmelik şartlarına uygun eser bulunamaması nedeniyle Sağlık dalında ödül verilemedi. (13.12.2007)

 

TGC’nin düzenlediği Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü’ne değer görülenler teşekkür belgelerini aldı: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) gelenekselleşen “Ayın Son Pazartesi Yemeği” TGC Lokali’nde düzenlendi. Yemekte Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü’ne değer görülenlere teşekkür belgeleri verildi, TGC’nin yeni üyelerine rozetleri törenle takıldı. Tören öncesinde konuşma yapan TGC Başkanı Orhan Erinç, 2007 yılından gazetecilerin mutlu olduğunu söylemenin mümkün olmadığını kaydetti. Erinç, “Yasalarda yapılması beklenen iyileştirmeler yapılmadı. Pek çok meslektaşımız, yazar ve çizer yargılandı. Bu nedenle 2007 biz gazeteciler için demokrasiden uzak bir yıl olarak tamamlanıyor. Dileğimiz 2008’de kaybettiklerimizi geri almak” diye konuştu. Gazetecilerin yaralandıkları yıpranma hakkının geri alınmak istenmesine bir kez daha tepkisini dile getiren Orhan Erinç, değişikliğin yapılmaması için parlamenterlere ve siyasetçilere çağrıda bulundu. Düzenlenen törende TGC etkinliklerine katkısı nedeniyle Duygu Canbaş’a ve 40’ıncı yılına ulaşan Gazete 13’ün sahibi Güngör Denizaşan’a teşekkür plaketi sunuldu. Ardından Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü’ne değer bulunanlara teşekkür belgeleri verildi ve TGC’ye yeni üye olan gazetecilerin rozetleri takıldı. TGC’nin yeni üyelerinin isimleri şöyle: Gökhan Özer (TRT), Caner Büyükuğurlu (NTV Haber Ajansı). (26.12.2007)

 

Dünyada basın olayları

 

Yedi ülkeden “gazeteciyi koruma” taahhüdü: Çatışma bölgelerindeki gazetecilerin korunmasını artırmak amacıyla 7 ülke, Uluslar arası Kızılhaç Komitesi’nin sunduğu bir taahhüt metnine imza attı. Cenevre Sözleşmesi’nde imzaları bulunan Fransa, ABD, İngiltere, Avustralya, Kanada, Almanya ve Danimarka gazetecilerin korunması ve saygı görmesini garanti altına almak amacıyla gerekli tüm tedbirleri ama taahhüdü verdi. Yasal yükümlülüğü bulunamayan, ulusal 10 şirketin imzaladığı metin ayrıca gazetecilere karşı işlenen suçların cezasız kalmasını sona erdirmeyi de amaçlıyor. (03.12.2007)

 

Avusturya’dan Hrant Dink’e İnsan Hakları Ödülü: Avusturya, geçen ocak ayında İstanbul’da öldürülen gazeteci – yazar Hrant Dink’e insan hakları ödülü verdi. Avusturya Başbakanlığı ve Avusturya’nın diğer ülkelerle dostluk cemiyetlerinin çatı örgütü PAN’ın 2007 Jübile Ödülü’nün verilmesi dolayısıyla Viyana’da tören düzenlendi. Hrant Dink’in eşi Rakel Dink, Avusturya Başbakanlığı ve PAN örgütünün ortaklaşa oluşturdukları 2007 Jübile Ödülü’nün belgesi ile 10 bin euro değerindeki para ödülünü Başbakanlık Müsteşarı Heidrun Silhavy’nin elinden aldı. (11.12.2007)


2007’de biri Türkiye’de olmak üzere toplam 64 gazeteci öldürüldü:
Tüm dünyada ifade özgürlüğünü değerlendiren yıllık raporunu açıklayan Gazetecileri Koruma Komitesi  (CPJ) 2007'nin son 10 yılda en fazla gazetecinin görevi başında öldürüldüğü yıl olduğunu söyledi. Türkiye'de Agos'un kurucusu ve yazarı Hrant Dink 19 Ocak'ta öldürülmüştü. Rapora göre bu yıl tüm dünyada 64 gazeteci öldürüldü. Geçen yılki raporda bu sayı 56'ydı. Örgüt, 22 gazetecinin ölümünü de meslekleri nedeniyle gerçekleşip gerçekleşmediğini hala araştırdıklarını söyledi. New York merkezli hak örgütüne göre 66 gazetecinin öldürüldüğü 1994 gazeteciler için en kötü seneydi. O sene ölümlerin çoğu Bosna, Cezayir, Ruanda gibi çatışma bölgelerinde gerçekleşmişti. Raporda Irak "basın için dünyanın en tehlikeli ülkesi" olarak tanımlanıyor. Bu durum son beş yıldır değişmedi. Bu yıl Irak'ta 31 gazeteci öldürüldü. CPJ, Irak'ta öldürülen gazetecilerin çoğu kasten hedef alındı. Örgüt 24 gazetecinin açıkça "cinayet"e uğradığını belirtti. Failler kimliği belirlenemeyen tetikçiler, intihar bombacıları ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) askerleriydi. Öldürülenlerin biri hariç tamamı Irak vatandaşıydı. Dokuzu uluslararası medya için, diğerleri yerel medya için çalışıyordu. Irak'ta gazetecilerin yanı sıra koruma, şoför gibi 12 medya destek görevlisi de öldürüldü. Tüm dünyada 20 medya destek çalışanı öldürüldü. İşgalin başladığı 2003'ten bu yana ülkede öldürülen gazeteci sayısı 120'yi geçti. Rapora göre yedi gazetecinin öldürüldüğü Somali, Irak'ın ardından en tehlikeli ikinci ülke oldu. CPJ direktörü Joel Simon "Irak'ta yükselen şiddet yüzünden Somali'deki gazetecilerin durumu gündeme gelemedi" dedi. Örgüt, genel olarak Afrika'da ciddi bir artış olduğunu - geçen yıl iki gazeteci, bu yıl 10 gazeteci - belirtti. Bu ürkütücü verilerin yanı sıra CPJ bazı olumlu gelişmeler olduğunu da vurguladı. 15 yıl sonra ilk defa bu yıl Kolombiya'da hiç gazeteci öldürülmedi. CPJ, işi başında hayatını kaybeden her 10 gazeteciden yedisinin cinayete kurban gittiğini söyledi. Diğer ölümler çatışma bölgesinde bulunmak veya tehlikeli görevlerden kaynaklandı. Geçtiğimiz ay örgüt gazeteci cinayetlerinin cezasız kalmaması için küresel bir kampanya başlattı. Kampanyanın özellikle yoğunlaştığı Rusya ve Filipinler'de 10 cinayetten dokuzunun faili bulunamıyor. Simon, "Çözülemeyen cinayetler korku yaratarak oto sansüre yol açıyor" dedi. Rapor, Dink cinayetine, Burma'da herkesin gözü önünde vurulan Japon fotoğrafçı Kenji Nagai'ye, listenin başına oturan Nepal, Filistin, Haiti, Honduras ve Rusya'ya özel vurgu yaptı. Halen üçü Meksika'da beş gazeteci de kayıp olarak görünüyor. CPJ, araştırmalarını tamamlayarak 2007'de öldürülen gazetecilerin kesin listesini 2 Ocak'ta açıklayacak. (19.12.2007)

2007 yılında 27 ülkede 110 gazeteci öldürüldü:
Dünyada 2007 yılının basın açısından en kanlı yıl olduğu bildirildi. Merkezi Cenevre’de bulunan Presse Embleme Campagne (PEC) basın örgütünün yaptığı araştırma, 1 Ocak’tan bu yana 27 ülkede en az 110 gazetecinin öldürüldüğünü ortaya koydu. Bu sayı, 96 gazetecinin öldürüldüğü geçen yıla oranla yüzde 14, 68 gazetecinin öldürüldüğü 2005’e göre yüzde 60’lık bir artışı ifade ediyor. Araştırma, gazetecilerin üçte ikisinin Irak, Somali, Afganistan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti gibi çatışma bölgelerinde öldürüldüğünü gösterdi. Bu yıl 50 gazetecinin öldürüldüğü Irak’ın, 5 yıldır gazeteciler için en tehlikeli ülke olmaya devam ettiği, Mart 2003’ten bu yanaysa bu ülkede en az 250 gazetecinin öldürüldüğü kaydedildi. Gazetecilerin en fazla öldürüldüğü ülkelerin ikinci sırasında bu yıl 8 gazetecinin öldürüldüğü Somali, üçüncü sırasındaysa 7 gazetecinin öldürüldüğü Sri Lanka geliyor. Sri Lanka’yı 5 gazetecinin öldürüldüğü Pakistan, 4 gazetecinin öldürüldüğü Afganistan ve Filipinler izliyor. 100 kadar ülkeden 35 dernek ve sendikayı bir araya getiren PEC’nin listesinde 3 gazeteciyle Haiti, Kolombiya ve Meksika, 2 gazetecinin öldürüldüğü Nepal, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Eritre, Hindistan ve Guatemala da yer alıyor. (20.12.2007)              

Başa Dön