Geri Dön

Mart 2008 Raporu

Basın olayları

 

Yerel gazeteciler daha zor şartlarda çalışıyor: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) Konrad Adenauer Stiftung (KAS) ile birlikte düzenlediği Yerel Basın Seminerleri’nin 44’üncüsü Muğla’nın Marmaris ilçesinde yapıldı. Grand Azur Otel’de düzenlenen seminerin açış konuşmalarını TGC Başkanı Orhan Erinç ve Marmaris Gazeteciler Derneği Başkanı Kaya Güvenç yaptı. Açış konuşmasında, yerel gazetecilerin gazeteciliğin en zor işlerinden birini yaptığını ifade eden Erinç, şunları söyledi: “Yerelde çalışan gazeteciler haber kaynaklarıyla aynı çevrede yaşıyorlar. Bu onların daha dikkatli olma zorunluluğunu getiriyor. Ben İstanbul Valisi ile törenler nedeniyle yılda 4 kere bir araya geliyorum. Ama konuya yerelden bakınca güç olduğu görülüyor. Bu gazetecileri çok zorlayan bir durum olarak ortaya çıkıyor.”Konuşmasında ifade özgürlüğüne de değinen Orhan Erinç, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10’uncu maddesini hatırlattı. Erinç, 10’uncu maddede yayınların resmi makamların müdahalesi olmadan yapılması gerektiğine dikkat çekti. Özellikle siyasiler tarafında 10’uncu maddeden çok söz edildiğini belirten Orhan Erinç, “Bu madde basın yasasının 3. maddesine getirildi ama resmi makamlarla ilgili bölümü yasaya aldıramadık” dedi. Televizyon kanalları için yapılan yeni yasal düzenleme çalışmalarıyla ilgili de konuşan Erinç, bu yasalarla Başbakan ya da görevlendirilen bir bakanın da televizyonlara yayın durdurma cezası verebileceğini ifade etti. Erinç, “Bu sıkıntıları aşma konusunda Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Sendikası ve yerelde örgütlenmiş gazeteciler olarak dirsek teması halinde savaş veriyoruz” dedi. 44’üncü Yerel basın seminerinin Marmaris’te yapılmasından mutluluk duyduklarını belirten Marmaris Gazeteciler Derneği Başkanı Kaya Güvenç, projenin çözüm önerileri sunmasını beklediklerini söyledi. Güvenç, “Bu çalışmada koordinasyon boyutunda yer aldık ve meslektaşlarımızla bir araya gelmemize olanak sağlayan toplantının bize çok yararlı sonuçlar getireceğini düşünüyorum” dedi. Açılış konuşmalarının ardından gerçekleştirilen seminerin birinci oturumunda Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Ertan Cillov, katılımcıları resmi ilanlar konusunda bilgilendirdi. Gazeteci Tümer Argın da mizanpaj konusundaki deneyimlerini aktardı. Argın konuşmasında, gazetenin içeriği kadar mizanpajının da iyi olması gerektiğine dikkat çekti. Usta-çırak ilişkisinin gazetecilikte halen sürdüğünü belirten Tümer Argın, “Yerel gazetelerin kadro sıkıntısı olduğu için bu olanaktan yoksun kalıyorlar” dedi. Muğla ve ilçelerinde gelen gazetecilerin katıldığı seminerin ikinci bölümünde Cumhuriyet gazetesi yazarı Feyza Hepçilingirler, “Yerel Medya ve Dil Hataları” konulu bir sunum yaptı. Yerel gazeteleri inceleyerek yapılan dil yanlışlarını eleştiren Feyza Hepçilingirler: “Ben yerel basın, ulusal basın, yaygın basın ayrımı yapmıyorum. Benim derdim Türkçeyle” dedi. Eleştirileriyle hiç kimseyi kırmak istemediğini ifade eden Hepçilingirler, şunları söyledi: “Yaygın medya dil açısından sizden daha iyi durumda değil. Aynı durumları aynı şekilde veriyorlar. Hep gençlere söylenir ‘az kelime kullanıyorlar’ diye, basının da çok fazla kelime kullandığını söyleyemeyiz.” Seminere Muğla Valisi Lütfü Yiğenoğlu da katıldı. Yiğenoğlu yaptığı konuşmada, doğru haberciliğin önemine dikkat çekerek: “Muğla gibi hassas bir ilin valisiyim. Basın mensuplarıyla olayları paylaşmak beni de rahatlatır. Bir haber alındığı zaman o haberin doğruluğunu vali ile görüşmek lazım. Çünkü kötü bir haber hemen turizmi etkiliyor” dedi. Seminerde “Yerelden Turizme Bakış” konulu bir de panel düzenlendi. Başkanlığını Marmaris Gazeteciler Derneği Başkanı Kaya Güvenç’in yaptığı panele, TGC Muğla Temsilcisi Nejat Altınsoy, gazeteci Umur Özlüer, gazeteci Rıfat Kalakoğlu ve Anadolu Ajansı Muğla Temsilcisi Kenan Gürbüz konuşmacı olarak katıldı. (03.03.2008)

 

Erinç: “Yıpranma hakkını kaldırmak hukuka uymaz”: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç, “Gazeteciler stres altında çalışırken yıpranma hakkını kaldırmak hukuka ve hakkaniyete uygun değildir” dedi. TGC ve Konrad Adenauer Stiftung’un (KAS) Marmaris’te birlikte düzenlediği yerel absın eğitim seminerinin değerlendirme konuşmasını yapan TGC Başkanı Orhan Erinç, medyada yaşanan sorunlara değindi. Gazetecilerin kazanılmış hakkı olan yıpranma hakkının kaldırılma çalışmalarına dikkat çeken TGC Başkanı Erinç, “Bu gazeteciler için önlerine engel koymaktan başka bir şey yapmayan siyasal iktidarların 1977 yılında yani 31 yıl önce tanınmış haklarını geri alma konusundaki çabalarını anlamakta zorlanıyoruz” diyerek tepkisini dile getirdi. Prim toplamakta zorlanan SSK’nın da ayda yaklaşık 1 milyon YTL’lik prim gelirinden yoksun kalacağını hatırlatan Orhan Erinç şunları söyledi: “Bu konuyla ilgili olarak arkadaşlarımız başbakanla da konuştular. Başbakana verilen bilgi yapılan uygulamanın devlete yük getirdiği yolundaymış. Ancak fazla prim ödendiğini arkadaşlarız başbakana iletince ilgilenme sözü vermiş. Umuyoruz ki bu konudaki genç meslektaşlarımızın düşeceği zor duruma bir çözüm bulunabilir.” Gazetecilerin baskı altında olduğuna dikkat çeken Erinç, çok sayıda gazetecinin polis korumasıyla birlikte dolaşmak zorunda kaldığını, ölüm tehlikesi altıda olduklarını hatırlattı. Son 28 yılda 48 gazetecinin öldürüldüğünü hatırlatan Orhan Erinç, gazetecilerin tehlike altında olduğunu ifade etti. “Kaba kuvvet, saldırı, tehdit gibi uygulamalar da gazeteciliğin ne kadar zor yapılabilen bir meslek olduğunu başka bir açıdan gösteriyor” diyen Erinç, gazeteciler stres altındayken yıpranma hakkının kaldırılmasının hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını belirtti. (04.03.2008)

 

Gazetecilerden intikal alma içgüdüsü: Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), yıpranma hakkını ortadan kaldıran düzenlemenin Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilmesini eleştirdi. TGS’den yapılan yazılı açıklamada, “Çalışanı köle gibi gören köhnemiş bir zihniyetin ürünü olan Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası Yasası; ‘sosyal güvensizliği’ temellerini atmaktadır. Osmanlı’nın son dönemindeki ‘okullar olmasa eğitim işlerini ne güzel idare ederdik’ zihniyetiyle bire bir örtüşen bu yaklaşım, insanı yok sayarak Sosyal Güvenlik Kurumu’nu yönetmeyi amaçlamaktadır” denildi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in diğer bazı meslek gruplarıyla birlikte gazetecilerin mevcut yasal haklarının korunmasına karşı olduğunu açıkça ortaya koyduğunun belirtildiği açıklamada, Sosyal Güvenlik Kurumu bürokratlarının, bir önceki Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu’na kabul ettiremedikleri bu düzenlemenin, bir yerel gazetenin eski patronu olan Faruk Çelik aracılığıyla yasalaştırma gayretleri de manidar bulundu. Bu hak gaspının, gazetecilerden intikam alma içgüdüsüyle yapıldığı gün gibi açıktır” denildi. (06.03.2008)

 

Bir imza ver yıpranma hakkına sahip çık: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), yıpranma hakkıyla ilgili kararı protesto etmek, yıllardır yasalar tarafından korunan hakları savunma için bir imza kampanyası gerçekleştirdi. Konuyla ilgili yapılan açıklamada: “Yıpranma hakkı, gazetecilerin, matbaa ve ambalaj işçilerinin yanı sıra postacıların, lokomotif makinistlerinin de bulunduğu birçok sigortalının haklarını korumaktaydı. Sosyal Güvenlik Reformu tasarısı ise, birçok işçinin en temel hakkı olan ve ağır çalışma koşulları nedeniyle verilen yıpranma hakkını ellerinden alıyor. Çalışan bütün gazetecileri olumsuz etkileyen yasa tasarısının, devlet bütçesine de maddi zarar vereceği belirtiliyor. Halkı doğru ve yansız bir biçimde bilgilendirme adına güç koşullarda uğraş veren basın emekçilerinin yıpranma haklarını gasp eden Meclis Bütçe Plan Komisyonu üyelerini protesto ediyoruz. Bu haksız tasarrufa imza koyan milletvekillerini tarih önünde affetmeyeceğimizin bilinmesini istiyoruz. TBMM Genel Kurulu’nda parti gözetmeksizin tüm milletvekillerinin bu haksızlığı gidereceğini umuyoruz.” (07.03.2008)

 

TGC Başkanı Erinç: “Tasarının kabulünü şaşkınlıkla karşıladık”: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç, gazetecilerin yıpranma hakkının kaldırılmasını öngören tasarının TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilmesini şaşkınlıkla karşıladıklarını ifade etti. “Şaşkınlığımız daha önce tasarıdan çıkarılacağı yolunda verilmiş olan sözlerin göz ardı edilmesinden kaynaklanıyor. Ama şaşkınlığımıza bir şaşkınlık daha eklendi” diyen Erinç, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in yaptığı açıklamaları hatırlattı. Erinç şunları söyledi: “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yıpranma payının kaldırılmasına gerekçe olarak ’20 yıl önceki matbaa anlayışının değiştiğini ve tipodan ofsete geçildiğini’ söylemişti. Dilerim ki Sayın Bakan hem bu hakkı getiren 2098 sayılı yasanın gerekçesine göz atma olanağını bulur hem de kendisini yanlış bilgilendirenlerden de gazetecilerin çalışma koşullarını yansıtmayan yanlış değerlendirmesinin sebebini sorar.” Matbaa anlayışının değişmesinin gazetecilikle ilişkisinin kurulmasının bağlantısını anlamanın zor olduğunu kaydeden Orhan Erinç, gazetelerde matbaalarla ilişkili çalışanların ‘olsa olsa’ sayfa sekreterleri olabileceğini ifade etti. Matbaa sistemiyle muhabirlerin, foto muhabirlerinin, yazarların ve çizerlerin herhangi bir ilişkisi olmadığını anımsatan Erinç, “Onlar ürettiklerini yazı işlerine iletirler. Bu yöntem eskiden de böyleydi bugün de böyledir. Bir başka deyişle gazetecilerin çok büyük bölümünün matbaa ile bir ilişkileri yoktur” diye konuştu. (07.03.2008)

 

Çetin Emeç anıldı: Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Çetin Emeç, öldürülüşünün 18’inci yılında Zincirlikuyu’daki kabri başında düzenlenen törenle anıldı. Anma törenine Emeç’in eşi Bilge Emeç, kızı Mehveş Emeç, damadı Özalp Birol, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç, Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, Hürriyet gazetesi başyazarı Oktay Ekşi ve Yayın Danışmanı Doğan Hızlan, Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin, Uğur Dündar ile Emeç’in yakınları ve gazeteci arkadaşları katıldı. Ertuğrul Özkök, Çetin Emeç’in isminin unutturulmak istendiğini belirterek, “Polis niye Türkiye’nin en sevdiği insanın katilini bulmakta o kadar heyecan verici bir tutum içinde olmuyor?” dedi. TGC Başkanı Orhan Erinç ise Emeç’in gazeteciliği bir yaşam biçimi olarak gören mesleğin simge kişilerden olduğunu belirterek, genç gazeteciler tarafından örnek alınmasını diledi. Anma töreni, dualar okunmasıyla son buldu. (08.03.2008)

 

Çetin Emeç Anıtı yenilendi: Ankara Büyükşehir Belediyesi, bir aracın çarpması sonucu yıkılan Dikmen Çetin Emeç Bulvarı’ndaki Çetin Emeç Anıtı’nı yeniledi. Anıtın açılışı, gazeteci Çetin Emeç’in öldürüldüğü gün olan 7 Mart’ta Ailesinin katılımıyla yapıldı. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Hatice Akgül, İstanbul’da 7 Mart 1990’da uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren Hürriyet gazetesinin eski Genel Yayın Yönetmeni Çetin Emeç anısına yapılan yeni anıtın, heykeltıraş Metin Yurdanur tarafından şekillendirildiğini belirtti. (08.03.2008)

 

TMSF, Olay TV’ye el koydu: Ortaklı ve yönetim yapısıyla Çağlar Grubu’na dâhil olan Olay Radyo ve Televizyon gazetesinin, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) geçtiği bildirildi. TMSF kamu alacaklarını en kısa sürede tahsil amacıyla incelemelerini sürdürecek. (08.03.2008)

 

Vatan gazetesi şartlı olarak Doğan Grubu’nda: Rekabet Kurul Bağımsız Gazetecilik Yayıncılık A.Ş. ve Kemer Yayıncılık ve Gazetecilik A.Ş.’nin tam kontrolünün Doğan Gazetecilik A.Ş. tarafından devralınması işlemine izin verilmesi talebine ilişkin 10 Mart tarihli Kurul kararını açıkladı. Buna göre; Rekabet Kurulu, Vatan gazetesinin Doğan Grubu’na satışına şartlı onay verdi. Doğan Grubu, sektörde hâkim durumda bulunduğundan, iki yıl içinde elinden çıkarmak kaydıyla Vatan’ı alacak. İki yıl içinde satamazsa bu kez Rekabet Kurulu gözetiminde satış ihalesi açılacak. Bu ihalede de satış yapılmazsa beş yıl sonra Doğan Grubu, Vatan’a ilişkin marka haklarının tamamıyla sahibi olacak. (14.03.2008)

 

Erol Denli yaşamını yitirdi: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) üyesi Erol Denli yaşamını yitirdi. Denli, gazeteciliğe Akbaba dergisinde başladı. 1972 yılında Günaydın gazetesine geçti. Tercüman gazetesinde çalışmalarını sürdürdü. Erol Denli’nin cenazesi Çınarcık Merkez Camii’nde kılınan öğle namazının ardından toprağa verildi. (15.03.2008)

 

Çalışanlardan büyük direniş: Emek Platformu, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı’nı protesto için iki saat süreyle iş bırakma eylemi yaptı. Çalışanların 17 yıl sonra yaptıkları eylem sürecinde tren, uçak ve deniz seferleri aksadı, derslere ara verildi, hastaneler acil servisler dışında hizmet vermedi. Anadolu Ajansı (AA) Genel Müdürlüğü çalışanları da Emek Platformu’nun aldığı karar doğrultusunda “çalışmama hakkını” yarım saat süreyle kullandı. Ajans binası önünde toplanan Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) üyeleri, gazetecilerin yıpranma hakkı ile birlikte birçok kazanılmış hakkı ortadan kaldıran sosyal güvenlik yasa tasarısını alkışlarla protesto etti. TGS üyesi Ajans çalışanlarının eylemi dolayısıyla Anadolu Ajansı’nda 14 Mart’ta saat 10.12 ile 10.43 saatleri arasında haber, fotoğraf ve görüntü yayınlanmadı. TGS’nin 1977 yılında yaptığı grevden bu yana Anadolu Ajansı’nda ilk kez çalışanlar tarafından eylem amacıyla yayına ara verildi. TGS Genel Başkanı Ercan İpekçi Genel Müdürlük binası önünde yaptığı konuşmada, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı’nın sosyal güvenlik sistemini yeniden düzenlediğini söyledi. İpekçi, tasarıyla kadın, erkek ayrımı gözetilmeden emeklilik yaşının 65’e çıkartıldığını, prim ödeme gün sayısının artırıldığını ve sendikal örgütlenmeye darbe vurulduğunu anlattı. (15.03.2008)

 

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay TGC’yi ziyaret etti: Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’ni (TGC) ziyaret etti. Günay’ı TGC Başkanı Orhan Erinç, Başkan Yardımcısı Turgay Olcayto ve Genel Sekreter Yardımcısı Zafer Atay karşıladı. Gerçekleştirilen toplantıda, basının sorunları üzerine konuşuldu, Başkan Orhan Erinç Bakan Günay’a TGC hakkında bilgi verdi. Yaklaşık yarım saat süren toplantının ardından Ertuğrul Günay’a TGC’nin yayınlarından oluşan bir kitap seti armağan edildi. (17.03.2008)

 

NTV Spor, yayın hayatına başladı: Doğuş Yayın Grubu’nun bir süredir test yayını yapan kanalı NTV Spor, yayın hayatına başladı. Yeni spor kanalında, spor kuşakları, saat başı spor haberleri, akıllı spor ekranı, canlı maç yayınları, NBA ve Beko Basketbol Ligi’nden canlı maç yayınları yer alacak. (18.03.2008)

 

Gazeteciler, barış gazeteciliğini tartıştı: Boğaziçi Üniversitesi Barış Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin düzenlediği “Barış Gazeteciliği: Türkiye ve Dünyadan Örnekler” başlıklı sempozyumda gazeteciler, barış gazeteciliğini Türkiye’den ve dünyadan örnekler vererek tartıştı. Hürriyet gazetesi yazarı Ferai Tınç’ın moderatörlüğünü yaptığı ilk oturumda Washington Devlet Üniversitesi’nden Dr. Susan Ross barış gazeteciliğinin kavramını ve önemini anlattı. Ross’un ardından Mete Çubukçu, Lübnan Al Moustakbal Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Michel Noufal ve Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Faruk Balıkçı “Ortadoğu’da Medya ve Barış Gazeteciliği” üzerine konuştular. Sempozyumun ikinci oturumunda Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Ragıp Duran ve Yunanistan’dan SKAI TV muhabiri Aris Chatzistefanou “Türkiye – Yunanistan İlişkilerinde Medyanın Olumlu ve Olumsuz Yaklaşımı ve Sonuçları”nı değerlendirdi. Sempozyumun, Cumhuriyet gazetesi yazarı Zeynep Oral moderatörlüğünde gerçekleşen son oturumunda ise Doğu Akdeniz Üniversitesi’nden Yard. Doç. Sevda Alankuş ve MEDİZ’den Yasemin Temizarabacı kadın odaklı habercilik kavramına ve medyanın yaptığı kadın hakkı ihlallerine dikkat çekti. (18.03.2008)

 

Eser Tutel yaşamını yitirdi: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) üyesi, 2005 Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü ve Sürekli Basın Kartı sahibi gazetesi Eser Tutel yaşamını yitirdi. Tutel; Hafta, Yıldız dergilerinde çalıştı. Son Posta, Akşam, Hürgün, Hürriyet gazetelerinde görev yaptı. Yıllarboyu Tarih dergisinde magazin sekreterliği, sayfa ressamlığı, yazı işleri müdürlüğü yaptı. Güneş ve Günaydın gazetelerinin magazin sayfasını hazırladı. “Şirket-i Hayriye”, “Seyr-i Sefain”, “Gemiler, Süvariler, İskeleler”, “At ve Atçılık”, “At Yarışları”, “Haliç”, “Beyoğlu, Beyoğlu İken”, “İstanbul, İstanbul İken”, “İstanbul’u Yel Üfürdü, Su Götürdü”, “Şükür ki Gurme Dediklerinden Değilim” kitapları yayınlandı. Eser Tutel, bir süre Dünya gazetesinin Perşembe rotası ekinde “Güverte Sohbetleri” adlı köşesinde yazı yazdı. Tutel’in cenazesi, Selamiçeşme Camii’nde kılınan öğle namazının ardından Kozlu Aile Mezarlığı’nda toprağa verildi. (21.03.2008)

 

Ergenekon gözaltıları tepki çekti: Ergenekon Operasyonu kapsamında İşçi Partisi Genel Merkezi, İşçi Partisi İstanbul İl Merkezi, Ulusal Kanal, Aydınlık Dergisi merkez ve bürolarında arama yapıldı. Arama kapsamında İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in yanı sıra Ulusal Kanal Yayın Yönetmeni Ferit İlsever gözaltına alındı. Soruşturmada Cumhuriyet Gazetesi Yazarı ve İmtiyaz Sahibi İlhan Selçuk, Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Serhan Bolluk, eski İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu, gazeteci Adnan Akfırat ve işadamı İbrahim Benli ile birlikte gözaltına alınanların sayısı 12’ye ulaştı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), “Ergenekon Soruşturması” kapsamındaki yeni gözaltılar nedeniyle bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada; “Hrant Dink davası zanlılarına karakolda bayraklı pozlar verdirildiği görüntüler hafızalarda çok taze duruyor. Bunu hatırlayınca, İlhan Selçuk’a gösterilen muameleyi anlamakta daha büyük güçlük çekiyoruz” denildi. Yapılan açıklamada, bağımsız Türk yargısının ihtiyaç duyduğunda her Türk vatandaşını gözaltına alarak yargılayabilme hakkına sahip olduğu belirtildi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin yargının bu hakkına saygı duyduğu ifade edilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Ancak, özellikle kim olduğu bilinen, adı Türkiye’nin en eski yayın organı Cumhuriyet’le özdeşleşen, yaşamı evi ile gazetesi arasında ve iki resmi koruma eşliğinde geçen 83 yaşındaki gazeteci İlhan Selçuk’un evinin basılarak, sabaha karşı gözaltına alınmasının gereğini anlamış değiliz. Hrant Dink davası zanlılarına karakolda bayraklı pozlar verdirildiği görüntüler hafızalarda çok taze duruyor. Bunu hatırlayınca, İlhan Selçuk’a gösterilen muameleyi anlamakta daha büyük güçlük çekiyoruz. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin bağımsız Türk yargısına güvenini bir kez daha anımsatmak isteriz... Konunun takipçisi olacağımızı duyururuz.” (22.03.2008)

 

TGS’den Ergenekon Soruşturması’na tepki: Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Cumhuriyet gazetesi başyazarı İlhan Selçuk ve Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmeni Ferit İlsever ve İP Genel Başkanı Doğu Perinçek ile eski İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu’nun da aralarında bulunduğu bir grup gazeteci ve aydının gözaltına alınmasıyla ilgili açıklama yaptı. Açıklamada; “Bugünkü gözaltılar yöntem itibariyle bize ne yazık ki 12 Mart dönemindeki Ziverbey Köşkü soruşturmalarını anımsatmıştır. Ancak o dönemden bugüne değişen tek husus; Ziverbey Köşkü’nün “Avrupa Birliği” standartlarına uyumlu olarak yeniden açılmış olmasıdır. Bağımsız yargı, devlet içindeki gruplaşmaların siyasi çekişmelerine alet edilmemelidir. Medya da siyasi çekişmelerin aracı haline getirilmemelidir. Siyasi iktidar, iktidar gücünü kullanarak, tek yanlı ve tek merkezli yayıncılık yapılmasını zorlamaktan ve bağımsız medya kuruluşlarını baskı altında tutmaktan vazgeçmelidir.” (22.03.2008)  

 

Erinç: “Gözaltına alınmalar iktidarların yakasına yapışır”: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ile Konrad Adenauer Stiftung’un (KAS) birlikte düzenlediği “Yerel Gazetecilikte Meslek İçi Eğitim Seminerleri”nin 45’incisi Bursa’nın Mudanya ilçesinde yapıldı. Montania Oteli’nde yapılan seminere; İstanbul, Bursa ve Mudanya’dan çok sayıda gazeteci katıldı. Seminer; TGC Başkanı Orhan Erinç, Mudanya Gazeteciler Derneği Başkanı Yavuz Gerçekçi, Mudanya Belediye Başkanı Erol Demirhisar ve Mudanya Kaymakamı Adem Öztürk’ün açış konuşmalarıyla başladı. TGC Başkanı Orhan Erinç, konuşmasında, Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Başyazarı İlhan Selçuk’un gözaltına alınmasına değinerek, ifade özgürlüğünün önemine dikkat çekti. Erinç, gazeteciler ile siyasiler arasındaki ilişkinin hem demokrasi hem de basın tarihimizin önemli köşe taşlarını oluşturduğunu vurguladı. Basın tarihinde 50 yıl önce yaşanan benzer bir tutuklama olayını hatırlatan Erinç, “Siyasetçilerin iddialarına göre Türkiye demokratikleşmekte olan, bu alanda önemli kazanımlar sağlayan bir ülke. 50 yıl önce Hüseyin Yalçın gözaltına alınmış ve tutuklanmıştı, çünkü iktidarın hoşuna gitmeyen makaleler yazıyordu ve sonra demokrasi yolunda ilerleyen Türkiye’de onunla aynı yaşta olan değerli ustamız İlhan Selçuk da tutuklandı. Biz bunu anlamakta zorlanıyoruz” diye konuştu. Hıfzı Topuz’un “2. Mahmut’tan Holdinglere Türk Basın Tarihi” adlı kitabını öneren Erinç şunları söyledi: “Değerli usta Hıfzı Topuz’un Meşrutiyet’ten holdinglere kadar uzanan Türk basın tarihi hakkındaki kitabını okursak, bu tür uygulamaların dönemin iktidarlarına yapışıp kaldığını görüyoruz. Bugünkü iktidar da kendisinin 50 yıl sonra nasıl bir sıfatla anılacağını merak ediyorsa, kendilerine bu tarih kitabını ve özellikle Hüseyin Cahit Yalçın bölümünü okumalarını önermek ihtiyacı duyuyorum.” TGC Başkanı Erinç, yerel basın seminerlerindeki bilgi ve görüş paylaşımının, Türkiye’de demokrasi ve ifade özgürlüğünün gelişmesi açısından öneminin altını çizdi. Erinç, “Demokrasiyi nasıl yerelden başlayarak geliştirirsek, mesleğimizi de yerelden başlayarak daha başarılı hale getirebiliriz” diye konuştu. Mudanya’nın Kurtuluş Savaşı mücadelesini “taçlandıran” tarihi belgenin imzalandığı yer olduğunu anımsatan Erinç, “Türkiye’nin aydınlık geleceği için Mudanya başka bir anlam taşıyor” dedi. Kurtuluş Savaşı lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün üzerinde önemle durduğu basın özgürlüğünü yaşatmak için çabaladığını belirten Erinç, “Mudanya’da, Mondros adıyla tarihe kaydedilmiş olan bir belge yırtılmıştır. Biliyoruz ki hem Mudanya hem de Lozan antlaşmalarının altında İsmet İnönü’nün imzası var ama arkasındaki güç ulusal kahramanımız Mustafa Kemal Atatürk’tür. Ona sadece bir vatandaş olarak değil, gazeteci olarak da çok şey borçluyuz” dedi. Mudanya Gazeteciler Derneği Başkanı Yavuz Gerçekçi de TGC Başkanı ve TGC Yönetimine Mudanya’da gerçekleştirilen seminer için teşekkürlerini sunarak, bu organizasyon sayesinde yerel basın sürecinin işleyişine ışık tutulacağını ve aynı zamanda ilçedeki meslektaşlar ile kaynaşma sağlandığını ifade etti. Mudanya Belediye Başkanı Erol Demirhisar, katılımcıları ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirirken, Mudanya Kaymakamı Adem Öztürk, yerel basının yerel yönetime sağladığı katkının büyük olduğuna işaret etti. Seminerin ilk oturumunda Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Ertan Cillov, katılımcılara resmi ilanlar hakkında bilgi verdi. Oturumun soru – cevap bölümünde resmi ilanların yerel gazetelerde yayınlanmasının hukuksal boyutu tartışıldı. Aynı oturumun diğer konuşmacı konuğu Cumhuriyet gazetesi yazarı Feyza Hepçilingirler de bazı gazetelerden örnekler vererek “Yerel Medya ve Dil Hataları” konulu bir konuşma yaptı. Bu gazetelerde yapılan dil hatalarını gazetecilere aktardı. Hepçilingirler, Türkçeyi en özenli şekilde kullanmaları konusunda gazetecileri uyardı. Gazeteci Tümer Argın ise gazetelerin ön basım hazırlıklarında dikkat edilmesi gereken konular üzerine bilgi verdi, sayfa düzeni ve görsellik hakkındaki deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Seminerin ikinci oturumunda, Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şube Başkanı Berhan Soner, Bursa’daki gazetecilik sorunlarını “genel gazetecilik sorunları” çerçevesinde ele aldı. Örgütlen ve “patronaj” baskısı problemlerine değinen Soner, “Meslektaşlarımız, cüzdan ile vicdan arasına sıkıştırılıyor” diye yakındı. Dünya gazetesinden Özcan Güneş ise Bursa’nın tekstil ve otomotiv sanayisi gibi niteliklerine dikkat çekerek, bu ekonomik konuma rağmen ekonomi gazeteciliğinin geride kaldığını, şirketlerin manipülasyonuna uğradığını söyledi. Anadolu Spor Gazeteciler Derneği Genel Başkanı İbrahim Erdoğan, Anadolu’da spor gazeteciliğinin sorunlarıyla ilgili gazetecilere bilgi verdi. İnternet Yayıncıları Derneği Başkanı Tayfun Sırman da internetin haberciliğe olan etkileri üzerine görüşlerini dinleyicilerle paylaştı. Sertifika töreninin ardından TGC Başkanı Orhan Erinç’in yaptığı değerlendirme konuşmasıyla seminer sona erdi. (24.03.2008)

 

İlhan Selçuk serbest bırakıldı: Ergenekon Soruşturması kapsamında gözaltına alınan Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi İlhan Selçuk, Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’nde cumhuriyet savcısına ifade verdikten sonra serbest bırakıldı. Cumhuriyet savcısının talebini değerlendiren nöbetçi mahkeme, İlhan Selçuk hakkında yurtdışına çıkış yasağı konulmasına karar verdi. İlhan Selçuk, işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyede ayrıldı. Selçuk’un avukatı Akın Atalay, Ergenekon Soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve savcılıkça serbest bırakılan müvekkilinin, soruşturmada gizlilik kararı olduğu için ne ile suçlandığını, hakkında ne deliller bulunduğunu bilmediklerini açıkladı. (24.03.2008)

 

Yazar Hıfzı Topuz 85 yaşında: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Onur Kurulu Üyesi, yazar ve gazeteci Hıfzı Topuz, 85’inci yaşını dostlarıyla birlikte kutladı. Topuz’un doğum günü için bir etkinlik düzenlendi. Türkiye Yazarlar Sendikası’nın (TYS) Bahçeşehir Üniversitesi’nin Beşiktaş Yerleşkesi’nde düzenlediği etkinlikte dostları Hıfzı Topuz’u anlattı. Nazım Hikmet, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun şiirlerinin de okunduğu geceye Şevval Sam ve Karabey Aydoğan da türküleriyle renk kattı. Gazeteci Selami Akpınar gecenin açılışında mandolin çaldı. Hıfzı Topuz’un fotoğraf ve videolarından oluşan bir belgesel gösterildi. Daha sonra yazarın dostları onun hakkındaki görüşlerini dile getirdiler. TYS Başkanı Enver Ercan yaptığı konuşmada, insanların hayatlarında çok yakın olmasalar da dost oldukları kişilerin olduğunu ve Hıfzı Topuz’un kendi için öyle olduğunu söyledi. Geceye; TGC Başkan Yardımcısı Turgay Olcayto, TGC Genel Sekreteri Celal Toprak, TGC Yönetim Kurulu Üyesi Recep Yaşar’ın da aralarında bulunduğu sanat, medya ve üniversite çevresinden pek çok ünlü isim katıldı. (24.03.2008)

 

TGC Başkanı Erinç’in Eğitim Semineri değerlendirme konuşması: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç, TGC ile Konrad Adenauer Stiftung’un (KAS) birlikte Mudanya’da düzenlediği “45. Yerel Basın Meslek İçi Eğitim Semineri”ni değerlendirdi. Gazeteciler arasındaki örgütlenme sorununa dikkat çeken Orhan Erinç, gündemi meşgul eden yıpranma hakkının gazetecilerden alınması ile ilgili tartışmalara değindi. Erinç, matbaa sektöründeki teknolojik gelişmelerin, gazetecilerin çalışma koşullarına etkisi olmadığını belirtti. Erinç, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı kendisine verilen yanlış bilgi nedeniyle bu hakkın alınmasının gerekçesi olarak gazetelerden de anımsayacağınız gibi teknoloji değişti tipodan ofsete geçildi diye bir açıklama yaptı. Tipodan ofsete geçilmesinin gazetecilikle ne alakası olduğunu anlamak zor. Çünkü gazetecilerin büyük çoğunluğu muhabir, foto muhabiri, kameraman olarak görev yapıyorlar” dedi. Muhabirlik, foto muhabirliği ve kameramanlığın daha çok koşturmaya, gençliğe, hareketliliğe dayalı bir iş alanı olduğunun altını çizen Erinç, bu alanlarda çalışan gazetecilerin yıpranma payının kaldırılması halinde emekli olmaları durumuna düşerlerse mesleklerini icra edemeyecekleri yaşlara ulaştıklarında emekli olamayacakları için o hakkı alana kadar ayrılsalar bile herhangi bir geliri olmadan yaşamak gibi bir durumla karşı karşıya kalacaklarını söyledi. TGC Başkanı Erinç, yerel gazetecilerin, yerel yönetimlerden kaynaklanan farklı sorunlarla karşı karşıya kaldığını, bu sorunları ise örgütlenme ile aşabileceklerini vurguladı. Yerel gazetelerdeki resmi ilan konusuna da değinen Erinç, “Burada biraz da görev yerel medyada çalışan meslektaşlarımıza düşüyor. Çünkü bu konuda çektikleri sıkıntıları illerinin milletvekillerine anlatma olanakları daha kolay. İstanbul’daki milletvekili sayısını zaman zaman hem hatırlamakta zorlanıyoruz hem de kendilerini birkaçı dışında tanıma olanağı bulamıyoruz” dedi. İnternet gazeteciliğindeki yasal boşluklara dikkat çeken Orhan Erinç, “İnternet gazeteciliği örgütlenme açısından bizi ilgilendiriyor çünkü herhangi bir tanımı olmadığı için biz yeniden ilk kez internet gazeteciliğine başlayanları üye yapma olanağını maalesef bulamıyoruz. Ama eskiden gazetelerde, radyolarda, televizyonlarda çalışırken daha sonra internet gazeteciliğine başlamış arkadaşlarımız bizde üyeliklerini sürdürüyorlar, yaptıklarının gazetecilik olduğu inancı bizde değişmedi ama yenileri için bir yasal dayanağa ihtiyacımız var” diye konuştu. (25.03.2008)

 

TGS, tartışmalı SSGSS yasa taslağıyla ilgili bir araştırma yayınladı: Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Taslağı ile ilgili bir araştırma yayınladı. Araştırmada şu ifadeler yer verildi: “Yasa tasarısı, sağlık hakkında sınırlamaların yanı sıra zaten son derece yetersiz olan emekli aylıklarında geleceğe yönelik azalmaları da beraberinde getirecek. Bu haliyle tasarı, ortalama yaşamın erkeklerde 68,8, kadınlarda 73,6 yıl olarak var sayıldığı ülkemizde, 65 yaşına kadar çalışma zorunluluğunu getirerek, neredeyse ölene kadar çalışmayı zorunlu kılmaktadır. Hatta gerçek işsizliğin yüzde 20’leri aştığı ülkemizde, düzenli ve uzun süreli iş yaşamı olmadığı için tasarıyla getirilen fiilen 25 yıl (9000 gün) sigorta primi ödeme yükümlülüğü nedeniyle emeklilik hiç mümkün olamayacak.” Yeni yasa tasarısıyla aylık bağlama oranlarının sigortalıların aleyhine değiştirileceği ifade edilen TGS araştırmasında, “Mevcut uygulamaya göre, ilk 10 yıllık çalışma döneminde her yıl için yüzde 3,5 sonraki 15 yıllık dönemde her yıl için yüzde 2 bunun üzerindeki çalışma süreleri içinse her yıl için yüzde 1,5 olan aylık bağlama oranı, yasa tasarısıyla çalışılan tüm yıllar için yüzde 2’ye indirilmektedir. Böylece 25 yıl çalışma karşılığında bir işçinin şu anda yüzde 65 olan aylık bağlama oranı, yeni uygulamayla yüzde 50’ye düşmektedir. Yeni sistemde yüzde 65 aylık bağlama oranına ulaşabilmek için 32,5 yıl yani eskisinden 7,5 yıl daha fazla çalışma gerekmektedir. Yeni sistemde yüzde 70 aylık bağlama oranına ulaşabilmek için 28,5 yıl yerine 35 yıl, yüzde 80 aylık bağlama oranına ulaşabilmek için ise 35 yıl yerine 40 yıl çalışılması öngörülmektedir” denildi. Yasa tasarısına karşı oluşan tepkileri azaltmak için istatistik oyunları yapıldığı da belirtilen araştırmada ayrıca, “İstatistikler çarpıtılarak asıl sorun gözden kaçırılmakta, sözde ‘kara delik’ halini aldığı iddia edilen sosyal güvenlik sistemini güya ‘kurtaracak’ yasa tasarısının itirazsız uygulamaya sokulması amaçlanmaktadır. ‘Yasa bu haliyle uygulamaya alınmazsa 2050’de devlet batacak’, ‘yasanın bu haliyle devreye girmesi çocuklarımızın yaşamını kurtaracak’, ‘yasa bu haliyle yürürlüğe girmezse 2075’e kadar 1,5 trilyon dolar ek sosyal güvenlik açığı meydana gelecek’ gibi ifadelerle ‘felaket senaryoları’ üretilmektedir” gibi ifadelere de yer verildi. (25.03.2008)

 

TGC’den kınama: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Hakkâri’nin Yüksekova ilçesinde Nevruz kutlamaları sırasında çıka olaylarda, polisin bölgede görev yapan 6 kişilik gazeteci grubuna yönelik saldırısını kınadı. TGC’den yapılan açıklama şöyle: “Hakkâri’nin Yüksekova ilçesinde Nevruz kutlamaları sırasında çıkan olaylarda, polisin bölgede görev yapan 6 kişilik gazeteci grubuna yönelik saldırısı sonucu 2 gazeteci meslektaşımız yaralanmış, yaralananlardan biri hastanede müşahede altına alınmış, fotoğraf makineleri ile kameraları kırılmıştır. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olarak özellikle yerel medyada çok zor koşullarda görev yapan meslektaşlarımıza karşı polisin takındığı tavrı kınıyoruz. Toplumsal barışa, huzur ve sağduyuya en fazla ihtiyaç duyduğumuz bugünlerde, herkesin olaylar karşısında daha duyarlı ve hoşgörülü olmasını beklemekteyiz. Güvenlik güçlerinin kamuoyunu bilgilendirme görevini yapan gazetecilere yönelik şiddet içeren tavrı yalnız meslektaşlarımıza değil basın özgürlüğünü yani halkın bilgi edinme ve haber alma hakkını engellemeye yönelik bir tutumdur da. Yetkililerden sorumluların en kısa zamanda bulunarak haklarında gerekli yasal işlemin yapılmasını bekliyoruz.” (26.03.2008)  

 

TGC Başkanı Orhan Erinç’in Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri açış konuşması: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) “2007 Yılı Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri” Sheraton İstanbul Maslak Otel’de düzenlenen törenle sahiplerine verildi. TGC Başkanı Orhan Erinç törende yaptığı açış konuşmasında, Türkiye’nin demokrasi ile hukuk kavramlarının yorumu ve uygulanması konusunda yeni bir sınavdan geçtiğini belirtti. Erinç, “Bu sınavdan başarı ile geçileceğinden kuşku duyanların yanıldıklarını ortaya koyacak bir sürecin geride bırakılması dileklerimizi öncelikle vurgulamak istiyoruz” dedi. Türkiye’de gazetecilerin, siyasetçilerin ve yöneticilerin suçlamalarına hedef gösterilmelerine alışık olduğunu ifade eden Erinç şunları söyledi: “Ancak bu kez aynı yöntemin onlarla birlikte sayıları az da olsa gazeteciler tarafından uygulanmakta olduğu gözlenmektedir. Yasalardaki sınırlamalara, Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ndeki kurallara aykırı düşen bu yaklaşımın bir an önce sona erdirilmesini bekliyoruz. Bildirgenin, uzmanlık alanları ne olursa olsun gazetecilerin gazeteci olarak kalmaları gerektiğini bildiren kuralı, kimi meslektaşlarımız tarafından dışlanmaktadır. Yine bildirgenin ‘ambargolara uyma’ zorunluluğunu gündeme getiren kuralının, mahkemelerin yayın yasaklarına karşı delinmeye çalışılması da üzerinde durulması gereken bir meslek sorunu olarak görülmektedir. Bu yaklaşım, gazetecilerin yayın yasaklarına karşı çıkma haklarını da geçersiz kılma tehlikesini içermektedir. Gerginliği giderme çağrılarına önce siyasetçilerin uyması gerektiğini, böylece gazetecilerin gerginliği yansıtma zorunluluğundan kurtulmuş olacaklarını da belirtmek istiyoruz.” Gazetecilerin yıpranma haklarının ellerinden alınmasını amaçlayan girişimin de önemli bir başka sorun olarak gündemde olduğunu vurgulayan Erinç, “Hiçbir bilimsel ve geçerli dayanağı olmayan, doğrudan siyasal tercihlere dayalı haksızlığın düzeltileceğine olan umudumuzu korumaya çalıştığımızı da bilgilerinize sunmak istiyoruz”  dedi. Türkiye’de gazetecileri ödüllendirmeyi amaçlayan 100 dolayında yarışma düzenlendiğini ifade eden Erinç, bunlardan yalnızca üçünün TGC tarafından kurumsal bir ciddiyet içinde sürdürülmekte olduğunu hatırlattı. (28.03.2008)

 

“Medya sektöründe iki başlı örgütlenme var:” Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk – İş) girişimiyle hayata geçirilen “Sosyal Avrupa’ya Doğru Türkiye’de Sendikal Eylemi Güçlendirme” projesi kapsamında düzenlenen sendikal eğitim seminerlerinin ilki olan “Medya Sektöründe Sendikalaşma” toplantısı Taksim, Gönen Otel’de yapıldı. Seminer kapsamında “Türkiye’de Medya Sektöründe Sosyal Gerçeklik” konulu bir panel düzenlendi. Gazeteci Oral Çalışlar’ın yönettiği panele; Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç, Uluslar arası Gazeteciler Federasyonu (FIJ) Temsilcisi Nikos Megrelis, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Ercan İpekçi, Gazeteci Şükran Soner ve Mustafa Sönmez konuşmacı olarak katıldı. TGC Başkanı Orhan Erinç, Türkiye’de yapılan pek çok reformun “AB böyle istiyor” denilerek gündeme getirildiğini ifade ederek, “AB, gazeteciliğe ve ifade özgürlüğüne bir ticari ilişki olarak bakmakla yetiniyor ve gazetecilerin haklarıyla ilgilenmiyor” dedi. Türkiye’de TCK değişirken 301. maddenin de içinde bulunduğu 26 maddeye karşı çıktıklarını hatırlatan Erinç, “Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişiklikler AB tarafından reform olarak algılanıp alkışlandı. Daha sonra 301’in ifade özgürlüğünü kısıtlamaya başladığını söylediler ama geri kalan maddeler konusunda ne yazık ki herhangi bir katkıda bulunmadılar ve dolayısıyla bizim bu konudaki çabalarımızı da engellemiş oldular. AB, Türkiye konusunda ya yeterince bilgili değil ya da kimlerden bilgi alacağı konusunda net değil” diye konuştu. Konuşmasında Türkiye’de gazetecilerin örgütlenme sürecine de değinen Erinç, ülkede basın alanında hem cemiyet hem de sendikaların var olduğunu, Avrupa’da ise birlik adı altında cemiyetlerin ve sendikanın görevini yerine getiren bir örgütlenmenin olduğunu söyledi. Türkiye’de iki başlı örgütlenmenin ülkedeki bunalımları kolaylaştıran bir yaklaşımı olduğunu ifade eden Erinç, aradan geçen uzu yıllar dolayısıyla birleşmenin pek de mümkün görünmediğini dile getirdi. Gazetecilerin örgütlenme konusunda yaşadığı sıkıntılara da değinen Erinç, pek çok gazetecinin telif ücretiyle, serbest meslek erbabı statüsüyle sosyal güvenceden yoksun çalıştırıldığını belirterek, “Haber telife tabi değildir ama muhabirler haber başına telif alıyorlar. Normal kadrolu muhabirin yaptığını8 yapıyorlar ama herhangi bir haktan yararlanmıyorlar” dedi. TGS Genel Başkanı Ercan İpekçi de Türkiye’deki medyanın, hem kendi sektöründeki sorunları çözmek hem de tüm sektörlerde örgütlenmenin yayılmasını sağlamak gibi zor bir sorumluluğu bulunduğunu ifade ederek, “AB’ye üyelik sürecinde bir beklentiye kapılmamak gerekiyor. Süreç bizi kendiliğinden demokratikleştiremeyecek ve yine kendiliğinden güçlü sendikal örgütlerle bir araya getirmeyecek” diye konuştu.  İpekçi: “Türkiye’deki gazetecilerin hakları bazı konularda AB ülkelerinin bile üstünde. Gazetecilerin yıpranma hakkı ve kıdem tazminatı konusu bizim için ‘olmazsa olmaz’, kaybedilmez mevzilerden biridir. Türkiye’de gazetecilerin yapması gereken, bu ileri hakların AB ülkelerine de yansıtılması olmalıdır. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası ile gazetecilerin fiili hizmet zamları ellerinden alınmak isteniyor. Biz sendika olarak mücadelemizi verdik. Bu konuda Anayasaya aykırılık konusunda sonra bir açılımımız olacak. Biden haklı gerekçemiz sorulmuştu. Yıpranma hakkı konusundaki haklı gerekçemiz bunun 30 yıldır uygulanıyor olmasıdır.” FIJ Temsilcisi Nikos Megrelis ise gazeteciler yoksulluk içinde yaşarken ifade özgürlüğünden söz edilemeyeceğini belirterek, tüm Avrupa’da karşılaşılan en önemli sorunlardan birinin, gazeteci kalitesinin her geçen gün düşmesi olduğunu söyledi. Avrupa’da gazete sahiplerinin daha çok sanayicilerden oluşmaya başladığını anlatan Megrelis, sanayicilerin işlerinde kullandıkları bir alet haline getirdikleri medyayla siyasilere baskı yaptıklarını ve kendi işleri için de toplumu yönlendirdiklerini ifade etti. Türk – İş’in önerisiyle Avrupa Sendikalar Konfederasyonu’na (ETUC) bağlı Sosyal Gelişmeler Ajansı’nın (SDA) yürütücülüğünü üstlendiği “Sosyal Avrupa’ya Doğru Türkiye’de Sendikal Eylemi Güçlendirme” projesi Avrupa Komisyonu’nun mali desteğiyle gerçekleştiriliyor. (29.03.2008)

 

 

Basın davaları

 

Neşe Düzel’e 301’den soruşturma: Genelkurmay Başkanlığı, Taraf gazetesi yazarı Neşe Düzel hakkında Star gazetesi yazarı Şamil Tayyar ile yaptığı “Şemdinli’ye bomba Ergenekon’un işiydi” ve “Hizbullah’ı Ergenekon kurdurdu” başlıklı röportajları nedeniyle Türk Ceza Yasası’nın (TCK) 301. maddesinden soruşturma açılmasını istedi. Kadıköy Cumhuriyet Savcılığı’na ifade veren Düzel, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni (TSK) aşağılamadığını aksine devlet içindeki çeteleşmeleri ortaya çıkarmak amacında olduğunu söyledi. Genelkurmay Başkanlığı Adli Müşavirliği, gazetenin 11 ve 12 Şubat günlerinde yayımlanan röportajda “Devletin kurum ve organlarının aşağılandığı iddiasıyla Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’ne başvurdu. (06.03.2008)

 

Basın ödülleri

 

“Ekonomi Basını Yıldızları” belli oldu: Medya dünyasında “Ekonomi Basını Yıldızları” olarak adlandırılan Ekonomi Basını Başarı Ödülleri sahiplerini buldu. Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) ile Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) tarafından düzenlenen Ekonomi Basını Başarı Ödülleri’nin sekizincisi MÜSİAD Genel Merkezi’nde sahiplerine verildi. Bu yıl 200 eserin katıldığı Ekonomi Basını Başarı Ödülleri’nde 7 bireysel, 3 kurumsal ve 2 onursal ödül verildi. Ödül alan isimler şöyle: Yılın Ekonomi Yazarı: Rüştü Bozkurt (Dünya), Yılın Ekonomi Haberi: Ceyhun Kuburlu (Hürriyet), Yılın Başarı Öyküsü: Mehmet Gel (Türkiye), Yılın Ekonomi Röportajı: İbrahim Acar (Vakit), Yılın Ekonomi Yazı Dizisi: Abdülhamit Yıldız (Zaman), Yılın Reel Sektör Haberi: Şükrü Dolu (Yeni Şafak), Yılın Ekonomi Araştırma Haberi: Faruk Erdem (Takvim), Yılın Ekonomi Kulisi: Aylin Löle (Akşam), Yılın Televizyon Programı: İş Yemeği (CNN Türk), Yılın Ekonomi Yayını: Businessweek, Yılın Sektörel Yayını: İtovizyon. Jüri Özel Ödülü: TİKA. MÜSİAD Özel Ödülü: Merhum Prof. Dr. Sabahattin Zaim. (06.03.2008)

 

“Basında Sağlık Ödülü” Sibel Güneş’e: İstanbul Tabip Odası’nın 14 Mart Tıp Haftası etkinlikleri çerçevesinde geleneksel olarak verdiği “Basında Sağlık Ödülleri”ne “TV Haber” dalında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Genel Saymanı ve NTV Sağlık Editörü Sibel Güneş değer görüldü. Basında Sağlık Ödülleri, sağlık alanında araştırmacı çalışmalar yapan basın mensupları ile basın ve yayın organlarını teşvik etmek amacıyla 1987 yılından bu yana veriliyor. (13.03.2008)

 

Yerel Gazetecilik Ödülleri’nin sonuçları açıklandı: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ile Konrad Adenauer Stiftung’un birlikte düzenlediği Yerel Gazetecilik Ödülleri’ni kazananlar belli oldu. Seçici Kurul, 14 Mart Cuma günü yapılan toplantıda, “Fotoğraf”, “Haber” ve “Sayfa Düzeni” dallarında ödül alacak isimleri belirledi. 2008 yılı Yerel Gazetecilik Ödülleri’nde Fotoğraf dalında; Karadeniz Ereğli’de yayınlanan Ereğli Önder gazetesinden Mustafa Kemal Bektaş, “Orada bir mahalle var biliyor musunuz?” anonslu fotoğrafıyla ödüle görüldü.  Sayfa Düzeni dalında ise Mersin’de yayınlanan Güney’de İmece gazetesinden Döndü Doğuş El ödüle değer bulundu. Haber dalında; Yozgat gazetesinde yayınlanan “Vakıf Arazisine Rant Amaçlı ‘18’ Operasyonu” başlıklı haberiyle O. Hakan Kiracı ödül alacak. (19.03.2008)

 

Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri sahiplerine verildi: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) “2007 Yılı Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri, Sheraton İstanbul Maslak Otel’de düzenlenen törenle sahiplerine verildi. Gecede ödül alanların isimleri şöyle: Gazetecilik kategorisinde, Siyasal Haber dalında Tebernüş Kireççi (Vatan Gazetesi). Ekonomi dalında Okan Müderrisoğlu (Sabah Gazetesi). Çevre Eğitim Sağlık dalında Özner Berber (Akşam Gazetesi). Kültür Sanat dalında Ömer Erbil (Milliyet Gazetesi). Spor dalında Murat Ağca (Milliyet Gazetesi). Köşe Yazısı dalında Bekir Coşkun (Hürriyet Gazetesi). Araştırma dalında Ezgi Başaran (Hürriyet Gazetesi). Röportaj dalında Fikret Bila (Milliyet Gazetesi). Spor Köşe Yazısı dalında Korkut Göze (Hürriyet Gazetesi). Sayfa Düzeni dalında, Birinci Sayfa Ödülü Güngör Yılmaz (Referans Gazetesi). İç Sayfa Ödülü, Leyla Peker (Akşam Gazetesi, 12. Sayfa). Karikatür dalında Zafer Temoçin (Cumhuriyet Gazetesi). TV Haber dalında Ercan Gün (TGRT). TV Haber Programı dalında Güven İslamoğlu (CNN Türk). TV Belgesel dalında Tülay Akca (TRT). TV Kültür Sanat Magazin dalında Buket Güvenç (NTV). TV Kamera Çalışması dalında İlyas Gün (İHA). Radyo Haber Programı dalında Emine Gülay Oktar (TRT). İnternet dalında ntvmsnbc.com internet sitesi. Nezih Demirkent Özel Ödülü; Jamanak Gazetesi. Ayrıca, Karikatür dalında Doğan Haber Ajansı’ndan Arife Balta’nın, TV Haber dalında Kanal D’den Ayşegül Ekinci’nin, TV Haber Programı dalında NTV’den Zekiye Kaçak’ın ve TV Belgesel dalında TRT’den Sevinç Yeşiltaş’ın çalışmaları övgüye değer bulundu. (28.03.2008)

 

Dünyada basın olayları

 

Ödüllü kadın gazeteciye İran’dan çıkış yasağı: Olof Palme Ödülü’nü kazanan İranlı gazeteci ve kadın hakları savunucusu Perven Ardalan’ın ödülünü alması için yurtdışına çıkmasına izin verilmedi. Ardalan, ödülünü almak için İsveç’in başkenti Stockholm’e gitmek üzere bindiği uçağın hareketinden kısa bir süre önce ülkesini terk etmesine izin verilmediğinin bildirildiğini söyledi. 36 yaşındaki Ardalan, yurtdışına çıkmasına izin verilmemesine ve kadın eylemcilere uygulanan kısıtlamalara rağmen kadın eşitliği için çalışmalarına devam edeceğini ifade etti. Ardalan, seyahat yasağının 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile bağlantılı olabileceğini belirterek, 8 Mart öncesi kadın eylemcilere karşı baskıların arttığına dikkat çekti. (05.03.2008)  

Başa Dön