Geri Dön

Ağustos 2008 Raporu

Saldırı – yasaklama – engelleme

 

Türk gazeteciler ölümden döndü: Mesleki faaliyetlerini yürütmek üzere Güney Osetya’da bulunan bir grup Türk gazetecinin içinde bulunduğu aracın silahlı saldırıya uğradığı bildirildi. Saldırıda, Recep Öztürk isimli gazeteci yaralanırken, diğer basın mensupları saldırıyı yara almadan atlattı. Recep Öztürk ve diğer Türk gazetecilerin Tsinvali’deki Rus Askeri Hastanesi’ne nakledildikleri belirtildi. Söz konusu gazetecilerin ve bağlı bulundukları kuruluşların isimleri şöyle: Recep Öztürk; Kanaltürk muhabiri, Güray Ervin; Kanaltürk kameramanı, Hilmi Hacaloğlu; NTV, Cumhur Çatkaya; NTV. (11.08.2008)

 

Basında diğer olaylar

 

TGS’nin dayanışma eylemi: Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Ercan İpekçi, ATV ve Sabah bünyesinde çalışan basın emekçileriyle dayanışma amacıyla oturma eylemi yaptıklarını belirterek, “Onlar adına onların haklarını koruyan bir toplu iş sözleşmesine imza atabilmek amacıyla buraya nöbet tutmaya geldik” dedi. TGS, ATV – Sabah’ın sendikalı çalışanlarına yönelik uyguladığı işten çıkarma baskısını protesto etmek için ATV – Sabah Grubu’nun Balmumcu’daki binasının önünde oturma eylemi yaptı. Eyleme destek veren Türk – İş, DİSK ve KESK’e bağlı sendika temsilcileri, “Emeğin Onuru Saygılı Olmaktır”, “Sendikal Haklara Saygı”, “Medyada Sendikal Kırıma Hayır”, “Kalemine, Örgütüne Sahip Çık”, “Sendika Basın Özgürlüğünün de Güvencesidir” yazılı dövizler açtı. (12.08.2008)

 

Arkadaşlarımızı iade edin: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu, Osetya’daki çarpışmaları izleyen 4 Türk gazetecinin Türkiye’ye dönmelerinin sağlanması için Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki – Moon ile Uluslararası Gazeteciler Enstitüsü’nü (IPI) müdahale etmeye çağırdı. TGC Yönetim Kurulu’nun açıklamasında şöyle denildi: “Arkadaşlarımızdan Levent Öztürk ile Güray Ervin yaralı, Hilmi Hacaloğlu ile Cumhur Çatkaya gözaltındadır. Dışişleri Bakanlığının girişimleri sonuç vermemiştir. Yaralı arkadaşlarımızın tedavileri konusundaki kuşkular giderilmemiştir. Gözaltındaki arkadaşlarımız da görevlerini yerine getirememektedir. Uluslararası gazetecilik kurallarının da yok sayıldığı bir süreç yaşanmaktadır. Arkadaşlarımızdan yaralıların sağlıklarının kontrol altına alınabilmesi, gözaltında tutulanların da özgürlüklerine kavuşabilmeleri için Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki – Moon ile Uluslararası Basın Enstitüsü’nün (IPI) acil olarak müdahale etmeye çağırıyoruz.” (14.08.2008)

 

Sağlık haberleri artık izlenecek: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), İstanbul Tabip Odası (İTO) ile Eğitim ve Sağlık Muhabirleri Derneği’nin (ESAM) sağlık haberlerini izleme grubu oluşturacağı bildirildi. Vatandaşın sağlıklı haber almasının korunması ve sağlık haberciliğinin kalitesinin artması için üç kurum ortaklaşa çalışma yürütecek. TGC Başkanı Orhan Erinç, TGC Başkan Yardımcısı Turgay Olcayto, TGC Genel Saymanı ve ESAM Başkanı Sibel Güneş, TGC Yönetim Kurulu Üyesi Gülseren Güver, İTO Başkanı Dr. Özdemir Aktan ve İTO Danışmanı Dr. Arif Akalın TGC’de bir araya gelerek sağlık haberlerini izleme kararı aldılar. Konuyla ilgili ilk toplantının ekim ayında yapılmasının planlandığını söyleyen Güneş, yapılacak çalışmayla ilgili şu bilgileri verdi: İstanbul Tabip Odası gazetelerde yer alan haberleri tarayacak ve bunların içerisinden bilimsel bilgiye ters düşen ve halkı yanıltan haberleri ayıracak. Üç ayda bir TGC, İTO ile ESAM bu olumsuz haberler üzerinde çalışarak, bunların hangi noktalarda hatalı olduğunu belirleyecek ve bu hataları istatistiksel olarak da raporlayacak. Raporu da kamuoyuyla paylaşacak.” (15.08.2008)

 

Gazeteciler Türkiye’ye getirildi: Kafkasya’daki savaşı takip ederken ateş altında kalan Türk basın mensupları Türkiye’ye döndü. Vize ve pasaport problemleri halledilen NTV ekibinden Hilmi Hacaloğlu ve Cumhur Çatkaya ile saldırılarda yaralanan Kanaltürk ekibinden Levent Öztürk ve Güray Ervin Kanaltürk’ün sahibi Akın İpek’e ait özel bir uçakla Kuzey Osetya’nın başkenti Vladikavkaz’dan İstanbul’a geldiler. Gazetecileri havaalanında aileleri karşıladı. Saldırıda başından yaralanan Levent Öztürk havalimanında yaptığı açıklamada, “Yaşadıklarımıza takdiri ilahi diyorum. Verilmiş sadakamız varmış. Vurulduktan sonra bilincimizi kaybetmemeye çalıştık. Ne yapabileceğimizi düşündük. Arkadaşlar bana olay yerinde ilk müdahaleyi yaptı” dedi. Hilmi Hacaloğlu ise “Saldırı sırasında ben hemen eğildiğimi hatırlıyorum. Press diye bağırmaya başladık. Saldırmak amacıyla orada olmadığımızı anlatmaya çalıştık. Daha sonra bizi hastaneye götürdüler. Hastanede iyi davranıldı. İfademizi aldılar” dedi. Cumhur Çatkaya saldırı sırasında kayıtta olduğunu söyledi. Çatkaya, “Birden kurşunlar gelmeye başladı. Kameramın arkasında saklandım. 2 – 3 kurşun kamerama isabet etti” dedi. Yaralı gazeteciler Atatürk Havalimanı Genel Havacılık Terminali’nden ambulanslara alınarak çıkartıldı. Saldırıda yaralanan Öztürk ve Ervin Alman Hastanesi’ne kaldırıldı. (15.08.2008)

 

Gazeteci Fikri Nazif Ayyıldız yaşamını yitirdi: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) üyesi ve sürekli basın kartı sahibi gazeteci Fikri Nazif Ayyıldız yaşamını yitirdi. Mesleğe 1982 yılında Milliyet yayınlarından Hey ve Telemagazin dergilerinde başlayan Ayyıldız, Yeni Asır, Tan gazteelerinde, Nokta dergisinde muhabir, Güneş 2 gazetesinde yazı işleri müdürü, Erkekçe ve Playboy dergilerinde yayın koordinatörü ve yönetmeni olarak görev yaptı. Ayyıldız, Merkezi KKTC’de bulunan İnterpress Medya ve İletişim şirketinin Türkiye Koordinatörlüğünü yapıyordu. Fikri Nazif Ayyıldız’ın cenazesi, Ataköy Camii’nde kılınan namazın ardından Kanarya Mezarlığı’nda toprağa verildi. (15.08.2008)

 

Gazeteci Öztürk’ün tedavisi sürüyor: Güney Osetya’da uğradıkları silahlı saldırıda yaralanan Kanaltürk muhabiri Levent Öztürk’ün sol gözünün görme yeteneğini kaybetme riski bulunduğu bildirildi. Özel bir uçakla İstanbul’a getirilen Kanaltürk muhabiri Levent Öztürk ile kameraman Güray Ervin’in Alman Hastanesi’ndeki tedavileri sürüyor. Tedavisine yoğun bakım ünitesinde devam edilen Öztürk’ün sol gözünün üzerindeki kurşun sıyrığının derin olması nedeniyle görme yeteneğini kaybetme riskinin bulunduğu ancak bilincinin yerinde olduğu ve konuşabildiği belirtildi. Ervin’in de sol omzunda kurşun yarası bulunduğu ancak hayati tehlikesinin olmadığı öğrenildi. (16.08.2008)

 

Gazeteci Levent Öztürk sol gözünü kaybetti: Gürcistan’da yaralanan ve özel bir uçakla İstanbul’a getirilen gazetecilerden Levent Öztürk’ün sol gözünü kaybettiği bildirildi. Alman Hastanesi’nde yapılan ameliyat sonrasında konuşan Öztürk, “Gazetecilik riskli meslek değildir” diyenlerin bir kez daha düşünmeleri gerektiğini belirten Öztürk, gazetecilik mesleğinin ölümle burun buruna yaşamak olduğunu bir kez daha hatırlatarak şunları söyledi: “Mesleğimizi yaparken çatışmalara gidiyor, saldırılara uğruyoruz. Kamerayı gören herkes haklı ya da haksız olsun bize saldırmayı hak görüyor. Mesleğimizin çok zevkli olduğu bir gerçek. Ama şu da bir gerçek her zaman ölümle burun burunayız. Bu anlamda, hangi medya kurumunda, hangi sosyal haklarla çalıştığımızdan öte gazeteci olarak dayanışma içinde olmamız önem kazanıyor.” Aynı hastanede tedavi gören ve saldırıda omzundan yaralanan Kanaltürk kameramanı Güray Ervin de tedavisinin tamamlanmasının ardından taburcu edildi. (18.08.2008)

 

Verilen hak geri alınamaz: Gürcistan’da yaralanan gazetecilerin durumundan sonra, gazeteciliğin ne kadar riskli bir meslek olduğu yeniden gözler önüne serildi. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Ercan İpekçi, gazetecilerin gerek savaş ortamında gerekse haber yapma sürecinde karşı karşıya kaldıkları risklerin ve sıkıntıların bir kez daha yaşanarak görüldüğünü ifade etti. “Son olarak Şinvali’de gazetecilerin yaşadıkları da bu duruma acı bir örnek” diyen İpekçi, şunları söyledi: “Yıpranma payının kaldırılmasının gündeme geldiği dönemde gerçekleştirdiğimiz uzun kampanyayla bunun gazetecilere yönelik bir haksızlık olduğunu, ‘yıprandığımızı’ anlatmaya çalıştık. Ama yasa yapıcılar ve bürokratlar bizi anlamak istemediler. Bunun böyle acı örneklerle yaşanarak görülmesi üzücü, ama umuyoruz ki son yaşananlar yasa yürürlüğe girmeden bürokratların yeniden bir değerlendirme yapmalarına etki eder.” Yeni yasa yürürlüğe girmeden bu durumun acilen düzeltilmesini beklediklerini ifade eden İpekçi, “Yıpranma payını koruyabilmek için gazetecilerin ölmesi mi bekleniyor? Gazeteciler de polisler ve askerler kadar risk altında çalışıyorlar. Meslek yaşamları boyunca bir kez değil, birkaç kez ölümle yüz yüze geliyorlar” dedi. Gazeteci kökenli DSP milletvekili Ahmet Tan ise “Gazetecilere verilmiş hakkın geriye alınması hem hukuki hem siyasi hem de mesleki açıdan bir ayıptır. Demokrasilerde verilmiş haklar geriye alınmaz, bu haklara yeniler eklenir” dedi. Tan, özellikle savaş ve felaket gazeteciliği yapan gazetecilerin çalıştıkları kurumlar tarafından hayat sigortası yapılması gerekliliğinin de yaşanan son olayla bir kez daha ortaya çıktığını belirtti. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç de “TGC olarak yıpranma payının kaldırılmasının gazetecilere yönelik bir haksızlık olduğunu pek çok kez vurguladık. Özellikle Şinvali’de meslektaşlarımızın yaşadıklarını da dikkate alarak, yetkililerden bu haksızlığın düzeltilmesi isteklerimizi yerine getirmelerini bekliyoruz” dedi. (23.08.2008)

 

Erdal Çetin yaşamını yitirdi: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) üyesi, sürekli basın kartı sahibi Erdal Çetin yaşamını yitirdi. Çetin’in cenazesi, Sahrayı Cedit Camii’nde kılınan namazın ardından Ümraniye Yeni Mahalle Mezarlığı’nda toprağa verildi. Çetin gazeteciliğe 1948 yılında Ankara’da Son Baskı gazetesinde başladı. Dünya gazetesi Ankara bürosunda ve Anka Ajansı, Aydınlık, Tercüman, Bahar, Milliyet ve Sabah gazetelerinde Haber Merkezi Redaktör Muhabiri ve Yurt Haberler Sorumlusu olarak çalıştı. (23.08.2008)

 

Azeri gazeteciler Bizim Gazete’yi ziyaret etti: Azerbaycan Matbuat Şurası Başkanı Aflatun Amashov ile yönetim kurulu üyeleri Mehman Aliyev ve Vugar Safarli TGC’yi ziyaret ederek, TGC Başkanı Orhan Erinç ve Başkan Yardımcısı Turgay Olcayto ile görüştü. Kafkasya’daki devletleri kapsayacak bir birlik kurmak amacıyla çalışmalar yürüten Azerbaycan Matbuat Şurası, TGC’ye ortak çalışma önerisinde bulundu. Prensipte anlaşan iki kurum basın birliği oluşturma çalışmaları için tekrar bir araya gelecek. TGC Başkanı Orhan Erinç’ten Türk basını ve TGC hakkında bilgi alan Azeri gazeteciler daha sonra TGC Başkan Yardımcısı Turgay Olcayto eşliğinde Bizim Gazete’yi ziyaret etti. Sonrasında Basın Müzesi’ni gezen gazeteciler, Türk basınındaki gelişmeleri yakından görme fırsatı buldular. (26.08.2008)

 

Gazeteci Şakir Süter anıldı: Gazeteci – yazar Şakir Süter, ölümünün birinci yılında mezarı başında anıldı. Süter’in Çengelköy’deki kabri başında düzenlenen törene ailesi, yakınları, gazeteci dostları ile çeşitli siyasi partilerin temsilcileri katıldı. Anma töreninde konuşan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç, Şakir Süter’i sevgi, saygı ve özlemle andıklarını belirterek, “Bir gazeteci arkadaşı olarak onun meslek anlayışını, insan severliğini vurgulamak gerektiğini düşünüyorum. Şakir Süter mesleğimizin hemen hemen bütün kademelerinde görev yapmış, her unvanla çalışmış bir arkadaşımızdı. Çalıştığı her alanda da başarılı gazetecilik örnekleri vermiştir” dedi. (28.08.2008)

 

Gazetecilerin sorunları bakanlara anlatıldı: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkan Vekili ve TOBB Medya ve İletişim Meclisi Başkanı Vahap Munyar, halen Anayasa Mahkemesi sürecinde olan yıpranma hakkı ile ilgili son dönemde TGC’nin yaptığı çalışmaları ve konuyla ilgili Bizim Gazete’de yer alan haberleri içeren bir dosyayı Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren’e iletti. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) Ankara’da gerçekleştirdiği ‘IV. Türkiye Sektörel Ekonomi Şûrası’nda Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren’e yıpranma hakkıyla ilgili dosyayı sunduğunu ifade eden Munyar, “Hükümet gazetecilerin yıpranmadığını düşündüğü için bu hakkı kaldırdı. İlettiğimiz dosyada yer alan veriler gazetecilerin nasıl yıprandığını gösteriyor” dedi. Toplantıda TOBB Medya ve İletişim Meclisi adına hazırlanan ve medya ile gazetecilerin güncel sorunlarını yansıtan raporun sunumunu yapan TGC Başkan Yardımcısı Vahap Munyar, Türkiye’nin hem kendi içinde hem de dışarıda bir iletişim stratejisine ihtiyacı olduğunu vurguladı. Sunumun, “Türkiye’nin Ulusal İletişim Platformu – Medya ve İletişimin Geleceği” başlığı altındaki bölümünde, “İletişim çok ileri boyutlara ulaştığından, giderek toplumları insan ve sermaye kaynaklarını kullanmadaki verimliliğin iletişim verimliliğine bağımlı hale geldiğine” değinen Munyar, “Kaynak kullanımının verimini artırmak için her türlü iletişimde, karşılıklı güveni ve itibarı artırmak, hayati önem taşımaktadır. Bu çok önemli sonucu elde edebilmek için siyasi iradenin, kamu bürokrasisinin, medya ve iletişim örgütlerinin birlikte hareket etmesi, konuyu gündemde canlı ve diri tutması ve sürekli ve dinamik bir gelişmeyi yaratması gereklidir” dedi. (30.08.2008)    

 

Basın davaları

 

Birgün gazetesine toplatma kararı: İstanbul 12. Ceza Mahkemesi, Hakan Tahmaz’ın PKK’lı Murat Karayılan ile Kandil Dağı’nda yaptığı röportaj nedeniyle Birgün gazetesini toplattı. “Tek Taraflı Ateşkes Sorunu Büyütüyor” başlığıyla 9 Ağustos’ta yayınlanan manşet haberde “PKK örgütü açıklamalarına yer verildiği” gerekçesiyle gazete, Terörle Mücadele Yasası’nın (TMY) 6/2 maddesi uyarınca toplatıldı. (13.08.2008)

 

RTÜK

 

Radyo ve TV’lere verilen cezalar internetten duyurulacak: Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) radyo ve televizyonlara vereceği cezaların 15 Ağustos’tan itibaren RTÜK’ün internet sitesinden (www.rtuk.gov.tr) yayınlanacağı bildirildi. RTÜK, bu uygulamayla hem kurumun daha da şeffaflaşmasını hem de yayıncı kuruluşların kararlara bakarak uygulamalarından haberdar olacak bir ön denetim yapmalarını hedefliyor. (11.08.2008)

 

Dünyada basın olayları

İran’da bir gazeteci idam edildi: İran'da Mayıs ayında tutuklanan, Sünni Müslüman bir örgüte üye olduğu ve ülkenin güney doğusundaki saldırıları düzenlediği iddiasıyla idam cezasına çarptırılan gazeteci Yakup Mirnehad'ın cezası infaz edildi. 5 Ağustos’ta idam edilen Mirnehad, Cundullah adlı örgüte üye olmaktan ve ''ulusal güvenliğe aykırı suçlar'' işlemekten dolayı idam cezasına çarptırılmıştı. Cundullah, İran'da Halk Direniş Hareketi olarak da bilinen ve Sünni azınlıkların maruz kaldıkları politik ve dini baskılara karşı savaşan bir örgüt olarak biliniyor. İran hükümeti, Cundullah'ı bir "terörist örgütü" olarak adlandırıyor. Gazetecinin çocuk eğitiminin geliştirilmesi üzerine bir yardım kampanyası yürütmekte olduğu da açıklandı. (06.08.2008)

Dört gazeteci öldü, çok sayıda yaralı var: Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Gürcistan – Rusya arasında yaşanan savaşın başından bu yana 4 gazetecinin hayatını kaybettiğini, 4’ünün gözaltına alındığını, çok sayıda gazetecinin de yaralandığını açıkladı. 11 Ağustos 2008 gecesi Hollanda televizyonu RTL – 2 kameramanı Stan Storimans Rusya’nın, Gürcistan’ın Gori kentine düzenlediği saldırıda hayatını kaybederken, kanalın Moskova muhabiri Jeroen Akkermans yaralandı. Aynı gün Gürcistanlı bir gazeteci ve şoförü Gori’nin merkezindeki meydana düşen obüs nedeniyle yaşamını yitirdi. 12 Ağustos’ta da Alania TV direktörü ve Russian Newsweek muhabiri Grigol Chikhladze ile Caucasus Pres Images ajansı müdürü ve Itar – Tas Ajansı muhabiri Alexander Klimchuk öldü. Her iki gazetecinin de Güney Osetya’da bir yol kontrol noktasını geçerken “isyancılar” tarafından öldürüldüğü belirtildi. Merkezi Paris’te bulunan RSF, “Güney Osetya bölgesinde düşmanlıkların başından bu yana dört gazeteci ve bir şoför öldürüldü. Bir Yunan gazeteci yaralandı ve Tiflis’e götürüldü. Biri Hollandalı diğeri İsrailli iki gazeteci öldürüldü. Amerikalı bir muhabir yaralandı ve Vladikavkaz’a götürüldü. Birçok Rus gazeteci yara aldı. Bu bilanço zaten ağır ve tüm tarafları, birliklerini, basın çalışmasına saygı göstermeye ve medyayı hedef almamaya çağırmasını istiyoruz” dedi. NTV haber kanalı muhabiri Hilmi Hacaloğlu ve kameraman Cumhur Çatkaya’nın Güney Osetya’da Rus ordusu tarafından gözaltına alındığını belirten RSF, Kanaltürk televizyonu muhabiri Levent Öztürk ve kameraman Giray Ervin’in de Kuzey Osetya’da tutulduğunu belirtti. RSF, gazetecilerin yaralanmış olduğuna da işaret ederek, Rus makamlarından en kısa sürede dört gazeteciyi serbest bırakmalarını istedi. RSF, “mesleğini icra ederken gazetecilerin tutuklanmasının hiçbir gerekçesi olamaz” dedi. Ayrıca, Oset milisler, İHA savaş muhabirleri Vehbi Baş ve Mehmet Dikbayır’ın minibüs ve kamerasını gasp etti. Gori kasabasının kuzeyindeki Karaleti köyünde haber takibine giden gazetecilerin etraflarının silahlı milisler tarafından kuşatıldığı ve minibüsleri ile kameralarının gasp edildiği bildirildi. Olayın duyulması üzerine Türkiye Dışişleri Bakanlığı ve Tiflis’teki Türkiye Büyükelçiliği, iki muhabirin bulundukları köyden daha güvenli bir bölgeye getirilmeleri için devreye girdi. (14.08.2008)

 

Gürcü gazeteci canlı yayında vuruldu: Gürcistan’da ulusal bir kanalın kadın spikeri canlı yayında vuruldu. Rusya ile Gürcistan arasındaki çatışmayla ilgili yayın yaparken sol kolundan yaralanan Tamara Urushadze adlı kadın muhabire ilk müdahaleyi, yakınlarda bulunan bir televizyon yapımcısı gerçekleştirdi. Yaralanan spiker ve kameraman daha sonra kaçarak bir aracın arkasına gizlendi. İlk yardım esnasında, sargıları yapılırken yayını sunmaya devam eden Urushadze, “Bir kurşun bana isabet etti. Görüyorsunuz, burada yaralanmış haldeyim. Daha çok bir ‘sniper’e benziyor. Hafif bir yaralanma olması, bunun hafif bir silah olduğunu düşündürüyor” dedi. Urushadze, silahın nereden ateşlendiği konusunda kesin bir şey söylemekten kaçındı. Söz konusu olay, Gürcistan’ın başkenti Tiflis yakınlarındaki doğu – batı karayolu üzerindeki Gori kentinde yaşandı. (16.08.2008)

Başa Dön