Geri Dön

Haziran 2006 Raporu

Basın olayları

Gazeteci Yalçın Ata yaşamını yitirdi: Aydın’da, 1975 yılından bu yana gazetecilik yapan, Sarı Basın Kartı sahibi Yalçın Ata tedavi gördüğü Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yaşamını yitirdi. Doğan Haber Ajansı Aydın İl Temsilcisi ve yerel Ses gazetesi sahibiydi. (3 Haziran 2006)

Gençlik ve Spor Genel Müdür Vekili Mehmet Atalay TGC’yi ziyaret etti: Gençlik ve Spor Genel Müdür Vekili Mehmet Atalay ile Gençlik ve Spor İstanbul İl Müdürü Tamer Taşpınar, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’ni (TGC) ziyaret ederek Başkan Orhan Erinç ve Genel Sekreter Turgay Olcayto’yla görüştü. Atalay, TGC’nin 60. yılını kutladı ve Cemiyete çalışmalarında başarılar diledi. Ziyarette spor basını ve sporda şiddetin önlenmesi konusunda görüş alışverişinde de bulunuldu. (6 Haziran 2006)

AA Genel Müdürü Hilmi Bengi, Erinç ve Olcayto’yla görüştü: Anadolu Ajansı (AA) Genel Müdürü Hilmi Bengi, Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Edibe Sözen ve İstanbul Bölge Müdürü Ümit Kanoğlu, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’ni (TGC) ziyaret ederek Cemiyetin kuruluşunun 60. yılını kutladı. TGC Başkanı Orhan Erinç ve Genel Sekreter Turgay Olcayto ile görüşen AA heyeti, Cemiyetin çalışmaları hakkında bilgi aldı. (6 Haziran 2006)

Kemal Saydamer yaşamını yitirdi: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) üyesi, gazeteci Kemal Saydamer bir kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Turkish Daily News gazetesinin parlamento muhabiri olan ve uzun yıllar Parlamento Muhabirleri Derneği’nin (PMD) başkanlığını yapan Saydamer için ilk tören, TBMM binası önünde düzenlendi. Saydamer’in cenazesi Kocatepe Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Cebeci Asri Mezarlığı’nda toprağa verildi. (7 Haziran 2006)

TSYD İstanbul Şubesi yeni başkanı Naci Arkan: Başkan İlyas Namoğlu’nun istifasının ardından toplanan Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD) İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu, başkanlığa Naci Arkan’ı seçti. TSYD İstanbul Şubesi yeni Yönetim Kurulu’nda görev dağılımı şöyle; İkinci Başkan Behzat Erkoç, As Başkan Coşkun Türk, Sayman Orhan Yıldırım, Yönetim Kurulu Sekreteri Bülent Boğ, Üye Halil İbrahim Ekiz, Üye Hüsamettin Acar. (7 Haziran 2006)

Basın sorunları yerelden başlayarak çözümlenecek: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç, “Ülkemizin ekonomik durumunun yanı sıra büyük ölçüde sanayileşmemiş olması yerel medyanın önündeki engellerdir” dedi. Erinç, Karabük Gazeteciler Cemiyetince, Safranbolu ilçesindeki tarihi Cinci Hanı’nda düzenlenen gazetecilere yönelik seminerde yaptığı konuşmada, gazeteciliğin evrensel kurallara sahip bir meslek olduğunu söyledi. Yerel medyanın çok büyük zorluklardan geçmeyi başardığını, bunda gazete sahiplerinin özverisinin yadsınamayacağını anlatan Orhan Erinç şunları söyledi; “Yerel medya çalışanlarının haber kaynaklarıyla bir arada yaşamaları gibi bir durum söz konusudur. İstanbul’da gazetecilik yapan arkadaşlar gibi rahat değiller. Bu bakımdan görevleri çok daha zor. Ülkemizin ekonomik durumunun yanı sıra büyük ölçüde sanayileşmemiş olması da yerel medyanın önündeki engellerdir. Cemiyet olarak Türkiye’de basının karşısındaki sorunların yerelden başlayarak çözümleneceğine inanıyoruz. Ancak, kamu İhale Yasası’ndaki değişikliklerle yerel basın zor durumda bırakılmaktadır.” TGC Genel Sekreteri Turgay Olcayto da basının içinde bulunduğu sorunları, medya çalışanlarının örgütlü dayanışmasının çözebileceğini söyledi. Yerel basında görev alan gazetecilerin birlikteliklerini bozmaya yeltenenlere ödün vermemeleri gerektiğini sözlerine ekledi. TGC Hukuk Danışmanı Fikret İlkiz ise Türk Ceza Kanunu ve Basın İlan Yasası hakkında gazetecileri bilgilendirdi. Seminere, Karabük’ün yanı sıra Zonguldak’tan da gazeteciler katıldı. (10 Haziran 2006)

TGC’nin 60. yılı kutlandı: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) 60., Bizim Gazete’nin 12. yılı düzenlenen törenle kutlandı. TGC Burhan Felek Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen törende, Cemiyetin kuruluşunun tanığı yedi kıdemli üyeye ve TGC önceki başkanlarından Necmi Tanyolaç ve Nail Güreli’ye birer anı plaketi verildi. Törende konuşan TGC Başkanı Orhan Erinç, “TGC, bugün gerçek gazetecilik yapan 3 bin 200 üyesiyle ilk akla gelen basın meslek kuruluşudur” dedi. TGC’nin basın mesleğini temsil etmek ve gazetecilerin sorunlarının çözümüne katkıda bulunmak amacıyla kurulmuş Türkiye’nin demokratik dönemdeki ilk meslek örgütü olduğunu hatırlatan Başkan Erinç, şunları söyledi; “TGC’nin başkanlarından Sedat Simavi, Cevat Fehmi Başkut, Burhan Felek, Nezih Demirkent artık aramızda bulunmuyorlar. Biz onların ardılları, halefleri olarak onların yaptıklarını sindirmek, koydukları gelenekleri devam ettirmek için şu anda TGC’nin yönetimini üstlenmiş üyeleriz. Elbette bizden sonra gelecekler de TGC’nin geleneklerini sürdürme çabasını göstereceklerdir. Yaptığımız iş büyük ölçüde politikayla ilgili ama biz TGC olarak doğrudan politika ile ilgili olmama geleneğini sürdürmeye çalışıyoruz. Politikayla ilgilimiz ancak mesleğimizle ilgili sorunlar ya da yasal değişiklikler sırasında görüş açıklama, önerilerde bulunma ve eleştirmekle sınırlı. TGC, 1946’da üstlendiği sorumluluğu kendisine değer veren üyeleri aracılığıyla gelecekte de sürdürecek. Gazeteciliğin hem meslek ilkelerine uygun olarak yapılmasının hem de ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması konusundaki çabalarını gerçekleştirme amacıyla uzun zaman daha faaliyet gösterecektir.” Erinç’in konuşmasının ardından TGC’nin ilk genel sekreteri Bedii Faik, Ali Sema Aydoğdu, Fahrettin Pakkan, Altemur Kılıç, Nimet Üyken, Selami Akpınar ve Faruk Fenik’e anı plaketleri, önceki başkanları Necmi Tanyolaç ve Nail Güreli’ye de teşekkür plaketleri verildi. Tören, TGC Lokali’nde verilen bir kokteylle son buldu. (14 Haziran 2006)

Nazım Hikmet, ölümünün 43. yılında anıldı: Türk yazınının önde gelen şairlerinden Nazım Hikmet, ölümünün 43. yılı dolayısıyla Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Burhan Felek Konferans Salonu’nda düzenlenen panelle anıldı. TGC önceki başkanı ve Milliyet gazetesi yazarı Nail Güreli’nin yönettiği panele, Orhan Karaveli, Hıfzı Topuz ve Refik Erduran konuşmacı olarak katıldı. Nazım Hikmet’le ölmeden önce tanışma ve dost olma olanağı bulan konuşmacılar Nazım Hikmet’i, sanatını, gazeteciliğini ve onunla ilgili anılarını anlattılar. Panelde ayrıca Türkiye Gazeteciler Cemiyeti üyesi, ressam Faruk Geç’in yaptığı yağlı boya Nazım Hikmet Tablosu da Basın Müzesi’ne konulmak üzere TGC Başkanı Orhan Erinç tarafından teslim alındı. 3 Haziran 1963 yılında Rusya’da yaşamını yitiren Nazım Hikmet’in mezarı Moskova’da Novodeviçi Mezarlığı’nda bulunuyor. (15 Haziran 2006)

Güney Koreli gazeteciler TGC’yi ziyaret etti: Güney Koreli bir grup gazeteci Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’ni (TGC) ziyaret ederek Başkan Orhan Erinç ve Genel Sekreter Turgay Olcayto ile görüştü. Gazetecilik çalışmalarını yerinde incelemek amacıyla Türkiye’ye gelen gazeteciler, mesleğin çalışma koşulları hakkında bilgi edindiler. Güney Koreli gazeteciler, Türkiye’deki gazete sayısı, çalışanları ve tiraj konusunda bilgi aldılar. (17 Haziran 2006)

Gazeteci Ersöz vefat etti: TRT çalışanlarından gazeteci Sezgin Ersöz yaşamını yitirdi. Ersöz’ün cenazesi, Kocatepe Camii’nde kılınan öğle namazının ardından Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildi. Sezgin Ersöz, 36 yıllık meslek hayatında, TRT’de üst düzey görevlerde bulundu. Ankara ve İstanbul radyolarında yönetici olarak görev yapan Ersöz, Radyo Dairesi Başkanlığı ile Araştırma İnceleme Kurulu Üyeliği yaptı. Sezgin Ersöz evli ve iki çocuk babasıydı. (19 Haziran 2006)

Ziya Hunerman yaşamını yitirdi: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) üyesi, 1997 Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü sahibi gazeteci ziya Hunerman yaşamını yitirdi. Gazeteciliğe 1934 yılında Vakit gazetesinde muhabir olarak başlayan Hunermen, Yeni Sabah gazetesi, 7 Gün mecmuası, Yeni Tarih Dergisi, Ayın Tarihi ve Radyo mecmuasında görev aldı. Turizm ve Tanıtma Bakanlığı İstanbul Bölge Müdürlüğü yaptı. Basın Şeref Kartı sahibi Ziya Hunerman’ın cenazesi Bostancı Kuloğlu Camii’nde kılınan öğle namazının ardından Ümraniye Hekimbaşı Mezarlığı’nda toprağa verildi. (20 Haziran 2006)

Yeni yasayla editoryal bağımsızlık zedelenecek: TBMM Adalet Komisyonu Alt Komisyonu’nda görüşülen Terörle Mücadele Yasa Tasarısı’nın (TMY) düşünce özgürlüğünü sınırlandıracağı kaygısını taşıyan altı meslek örgütü, konuyla ilgili görüşlerini imzaladıkları Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Hukuk Danışmanı Avukat Fikret İlkiz’in hazırladığı ortak metni kamuoyuna açıkladı. TGC Burhan Felek Konferans Salonu’nda altı örgütün ortaklaşa düzenlediği basın toplantısına TGC adına Başkan Orhan Erinç, Türkiye Gazeteciler Sendikası adına Genel Başkan Ercan Sadık İpekçi, Türkiye Yayıncılar Birliği adına Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tüzüner, Uluslararası PEN Türkiye Merkezi adına Müge Sökmen, Türkiye Yazarlar Sendikası adına Başkan Enver Ercan ile Kitap Çevirmenleri Meslek adına Tuncay Birkan katıldı. Yasa tasarısının editoryal bağımsızlığı zedeleyeceği savunulan açıklamada şu görüşlere yer verildi: “Terörle Mücadele Yasa Tasarısı temel hak ve özgürlükleri sınırlandırmakta, terör tanımı ve hangi suçların terör suçu kabul edileceği konusunda hukuki tartışmalar yaratacak düzenlemeler taşımaktadır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Yasası’nın 1. maddesinde madde başlığı ‘terör tanımı’dır. Bu maddede terör ve örgüt tanımından ne anlaşılması gerektiği yazılıdır. Yeni tasarıda ‘terör suçları”’ ve ‘terör amacı ile işlenen suçlar’ yeni 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu maddeleri ve bazı özel yasalar sayılarak çoğaltılmaktadır. Böylece her suçu terör suçu ve her suçluyu da terör suçlusu olarak görmenin yolu açılmaktadır. Bu durum uygulamada sorun yaratır. Terör tanımından sonra TCK’da yer alan elliden fazla maddede gösterilen suçları da ‘terör’ suçu kabul etmek hukuka aykırı düşer. Basın yayın fiillerini doğrudan ilgilendiren ve dava açılan maddelerin başında yasanın 6. maddesi gelmektedir. Maddenin yasadaki düzenleniş biçimine göre; terörle mücadelede görev almış kişilerin isim ve kimliğinin açıklanması terör örgütlerine hedef gösterme addedilerek suç sayılmıştır. Cezası para cezasıdır. Tasarıda yer alan değişiklikle basın ve yayın organlarının sahiplerine ‘açıklama ve yayınlama yasağı’ ile ilgili olarak dikkat ve özen yükümlülüğü yüklenmek istenmekte ve buna aykırı davranış ceza yaptırımı altına alınmaktadır. Basın yayın organı sahipleri genelde ‘yayın’ politikalarını belirlemekte ve yayınlanan haberleri, gazete ve dergileri yayınlandıktan sonra görmektedirler. Bu nedenle yayınlanan haberlerden basın yayın organı sahiplerini sorumlu tutmak hukuka uygun düşmeyecektir. Böyle bir durum editoryal bağımsızlığı zedeler. Basın Yasası’nda yayınlanan haberler ve yazılardan eser sahibinin sorumluluğu kabul edilmiş olmasına rağmen; yayın organı sahiplerinin ve sorumlu müdürün sorumlu tutulması doğru değildir. ‘Terör Örgütleri’ başlıklı Madde 7 değiştirilmek istenmektedir. Terör örgütünün veya amacının propagandasını yapan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmakta ve bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılmaktadır. Tasarı ile getirilmek istenen ‘terör örgütünün veya amacının propagandasını yapan’ kavramı daha geniş yorumlanmaya açıktır. Bu suçun tayininde takdir hakkının genişliği ve suçun tanımı net olmadığından ortaya çıkabilecek sübjektif uygulamalar hukuka aykırılık yaratacaktır. Maddenin düzenlenmesi anayasada yer alan ‘suçta ve cezada kanunilik’ ilkesine aykırıdır. 7. maddeye aykırılıktan dolayı verilecek olan bir yıl süreli hapis cezası ‘adli para cezasına’ çevrilebilecektir. Ancak fiilin basın yayın yoluyla işlenmesi halinde ceza 1,5 yıl ile 4,5 yıl arasında değişeceğinden, verilecek ceza kısa süreli hapis cezası olmadığından ‘adli para cezasına’ çevrilemeyecektir. Yayın oranları sahiplerine ve sorumlu yazı işleri müdürlerine adli para cezası verilmesini gerektiren durumlarda ise bu cezanın ödenmemesi halinde sonuçta ‘hapse’ çevrilmesi mümkün olacaktır. Meclisteki görüşmeler sırasında Adalet Alt Komisyonu’nda Terörle Mücadele Yasa Tasarısı’nda değişiklik yaparak terör suçlarının kapsamının daraltıldığı ama buna karşılık televizyon, radyo ve internet sitelerinin de cezalandırılmasının yolunun açıldığı ve basın yayın organları için kapatma cezasının süresiz hale getirildiği basında haber olarak yer aldı. Basın için öngörülen cezalarda artışa gidilmesi ve ‘süreli yayınlar’ ibaresi tasarıdan çıkarılarak süreli ya da süresiz tüm yazılı basının yanı sıra televizyon, radyo ve internet sitelerinin de yasa kapsamında cezalandırılmasının öngörülmesi, yayınlar için öngörülen 15 günden bir aya kadar kapatma cezasının ise her türlü basın yayın organları için süresiz hale getirilmesi çok kaygı vericidir. Temel hak ve özgürlükleri kısıtlayan ve özgürlükleri koruma yerine güvenlik kaygılarını ön plana çıkararak ‘terörü önleme’ gibi bir yaklaşımla ifade özgürlüğünün ulaştığı yasal düzenlemelerdeki kazanımları geriye almaya yönelik çabalar demokrasiye aykırıdır. Basın özgürlüğünün kısıtlanması çok daha başka toplumsal gerginliklerin artmasına neden olacaktır. Söz söyleyen, yazı yazan, bir kitap veya makale çeviren ya da yayınlayan, terörle ilgili haber yayınlayan herkes, yani aydınlar, yazarlar, çevirmenler, yayınevi sahipleri, gazete sahipleri ve gazeteciler özel yetkili ‘eski DGM’ler’ de yeniden ve artan oranda yargılanmaya başlayacaklar ve halen devam eden benzeri davalar yanında açılacak yeni davalarla karşılaşılacaktır. Böylece açılan her davadan dolayı demokrasi, insan hakları ve ifade özgürlüğü tartışmaları giderek toplumsal sorunların artmasına neden olacaktır. Açılacak her soruşturma ve açılacak her dava başka sorunlar üretecek ve giderek ifade özgürlüğünden vazgeçilen bir ülke olmanın utancı yaşanacaktır. Sonuç olarak Terörle Mücadele Yasası’nın Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkındaki Tasarı’nın temel hak ve özgürlüklere aykırı düşen diğer düzenlemeleri yanında; basın yayın fiilleri hakkındaki düzenlemeler ifade özgürlüğünü sınırlandırmaktadır. Bizler, gazeteciler, yayıncılar, yazarlar ve çevirmenler olarak demokratik haklarımıza sahip çıkıyoruz ve yasal düzenlemelerdeki geriye gidişin durdurulmasını, terörle mücadele adı altında getirilmeye çalışılan sınırlandırmalardan derhal vazgeçilmesini talep ediyoruz.” (21 Haziran 2006)

Gazeteci Cemil Devrim yaşamını yitirdi: Gazeteci Cemil Devrim 76 yaşında yaşamını yitirdi. Gazeteciliğe 1955 yılında Yeni Asır gazetesinde başlayan Devrim, Basın Şeref Kartı sahibiydi. Cemil Devrim’in cenazesi Alsancak Hocazade Camii’nde kılınan öğle namazının ardından Hacılarkırı’ndaki aile mezarlığında toprağa verildi. (26 Haziran 2006)

Gazetecilere yönelik şiddet eylemleri arttı: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu, görev başındaki gazetecilere yönelik şiddet eylemlerinin tehlikeli boyutlara ulaştığına dikkat çekti. TGC Yönetim Kurulu, Manavgat’ta 4 kişinin ölümüne ve 25 kişinin yaralanmasına yol açan patlama nedeniyle olay yerine giden gazetecilere yöneltilen çirkin saldırıyı nefretle kınadığını vurgularken saldırıyı önlemekte yetersiz kalan güvenlik güçlerini de eleştirdi. Açıklamada şöyle denildi; “Halkı bilgilendirmek adına bir bakıma kamu görevi üstlenen gazeteci arkadaşlarımızın yerel yöneticilerin ve devlet görevlilerinin korumaları altında olması gerekirken söz konusu olayda çirkin saldırıya seyirci kalınması üzücü ve gelecek için de ürkütücüdür.” TGC Yönetim Kurulu, muhabir ve kameramanların görevlerini güvenlik içinde yapabilmeleri için İçişleri Bakanlığı’nı ciddi önlemler almaya çağırdı. (27 Haziran 2006)

84 gazeteci Sürekli Basın Kartı aldı: Basın Kartı Komisyonu, 138 gazeteciye ilk kez Sarı Basın Kartı, 84 gazeteciye de Sürekli Basın Kartı verilmesini kararlaştırdı. Eskişehir’de yapılan toplantıda, ilk kez Sarı Basın Kartı almak için başvuruda bulunan 145 kişinin dosyası ile Sürekli Basın Kartı almak isteyen 89 gazetecinin dosyaları incelendi. İlk kez basın kartı almak için başvuruda bulunanlardan gerekli koşulları sağlayan 138 gazetecinin Sarı Basın Kartı almasını uygun bulan Komisyon, Sürekli Basın Kartı talebinde bulunan gazetecilerden ise 84’ünün gerekli koşulları sağladığına karar verdi. Komisyon ayrıca, Eskişehir Belediye Başkanı Prof. Yılmaz Büyükerşen’e de 1959 yılında aldığı Sarı Basın Kartı’nı 1991’e kadar taşıdığını dikkate alarak, Sürekli Basın Kartı verdi. (30 Haziran 2006)
 
Basın Davaları
 
Unakıtan ve kızından Sabah gazetesine dava: MBaşbakan, Erbil Tuşalp’e dava açtı: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Birgün gazetesi yazarı Erbil Tuşalp’e manevi tazminat davası açtı. Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak Tuşalp hakkında, 10 bin YTL’lik manevi tazminat davası açan Başbakan Erdoğan’ın avukatı Fatih Şahin, Erbil Tuşalp’in, 6 Mayıs 2006’da yayınlanan “Geçmiş Olsun” başlıklı yazısında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kişilik haklarına, şeref ve onuruna yönelik çok ağır, katlanılması gayri kabil hakaretlerde bulunduğunu iddia etti. (1 Haziran 2006)

Yargıtay Başsavcılığı; “Dink suç işlemedi”: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’le ilgili “Türklüğü tahkir ve tezyif” ettiğine dair kararına esastan itiraz etti. Başsavcılık, “suçun oluştuğuna” dair bölüme, itiraz başvurusunu ve dava dosyasını Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderdi. Sanığa atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığını belirten Başsavcılık, Yargıtay 9. Ceza Dairesi kararının, “suçun oluştuğu”na yönelik bölümünün kaldırılmasının yanı sıra, Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararının da esastan bozulmasını talep etti. Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi, Dink hakkında “Türklüğü tahkir ve tezyif etmek” gerekçesiyle 6 ay hapis cezasına hükmetmiş, cezayı ertelemişti. (6 Haziran 2006)

Yazar Belge “Zamanaşımı ve Esastan” aklandı: Osmanlı Ermenileri Konferansı’nın durdurulmasına ilişkin mahkeme kararını eleştirdiği için Radikal gazetesi yazarı Murat Belge hakkında açılan “yargıyı etkileme” davası beraatla sonuçlandı. Yazar Belge ile birlikte aynı iddia ve “yargıyı aşağılama” gerekçesiyle yargılanan diğer Radikal ve Milliyet gazete yazarları İsmet Berkan, Haluk Şahin, Erol Katırcıoğlu ve Hasan Cemal beraat etmişler ancak savcılığın kararı temyiz etmesi üzerine dosya Yargıtay’a taşınmıştı. Dava, Bağcılar 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. (8 Haziran 2006)

“Malvarlığı” haberinden Radikal’e ceza: Malvarlığının açıklanmasıyla ilgili tartışmalar sırasında CHP Grup Başkan Vekili Haluk Koç’un “Başbakan kıvırtıyor” sözlerine yer verdiği için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Radikal gazetesi hakkında yaptığı şikayet kabul edildi. Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi, 20 Haziran’da gerçekleştirilen karar duruşmasında, Radikal gazetesinin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a 2 bin YTL manevi tazminat ödemesine karar verdi. Başbakanın aynı nedenle Cumhuriyet gazetesine açtığı dava reddedilmişti. (21 Haziran 2006)

Birgün’e “Askerlikten soğutma” davası: Birgün gazetesi Pazar eki Editörü Gökhan Gençay’ın, vicdani retçi Erkan Bolot’la yaptığı “Savaşların İnsan Kaynağını Kurtaralım” başlıklı söyleşisinde “halkı askerlikten soğutma” iddiasıyla, Beyoğlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasına başlandı. Gazetenin 30 Ekim 2005 tarihli sayısında yayınlanan söyleşi nedeniyle yargılanan gazeteci Gençay ve gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü İbrahim Çeşmecioğlu hakkında 3 yıl hapis cezası isteniyor. (21 Haziran 2006)

Gazetecilere saldıranlar kefaletle serbest bırakıldı: Antalya’da, Manavgat Şelalesi yakınındaki patlamayı görüntüleyen beş gazeteciye olay yerinde ve yaralı olarak kaldırıldıkları Manavgat Devlet Hastanesi’nde saldırdıkları iddia edilen kişiler gözaltına alındıktan sonra 2 bin YTL kefalet ödeyerek serbest bırakıldılar. Manavgat Şelalesi kenarındaki restoran ve kafeteryaların bulunduğu yerde meydana gelen ve dört kişinin ölümüne, yirmi sekiz kişinin de yaralanmasına yol açan patlamanın ardından bölge esnafı, parlama sonrası durumu görüntülemeye çalışan habercilere saldırmıştı. 200 kadar kişinin karıştığı saldırıda Cihan Haber Ajansı (CHA) muhabiri Lütfü Aykurt kulağından, CHA muhabiri Fettullah Akpınar başından ve vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanmıştı. Yaralanan haberciler arasında Akşam gazetesi muhabirleri Bülent Tatoğulları ve Sercan Aytiş, Anadolu Ajansı muhabiri Cem Özdel ile bir Show TV kameramanı da bulunuyor. Saldırı sırasında bazı gazetecilerin fotoğraf makinesi ve kameraları kırılmış ve Manavgat Irmağı’na atılmıştı. (27 Haziran 2006)

Dört “ifade özgürlüğü” davasına 57 bin YTL ceza: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), “yasadışı toplantı” düzenlemekten mahkum olan Suat Çetinkaya, Fikret Başkaya’nın bir yazısından mahkum olan Özgür Bakış gazetesi, OHAL Yasası ile yasaklanan Yeni Evrensel gazetesi, Tunceli Kültür ve Dayanışma Derneği’nin etkinliğinde yaptığı konuşmadan dolayı cezalandırılan Selman Yeşilgöz ve Ali Firik’in açtığı davalarda Türkiye’yi mahkum etti. AİHM, 27 Haziran’da duyurduğu kararlarında “ifade özgürlüğü, örgütlenme ve adil yargılanma haklarını ihlal” ettiği gerekçesiyle Türkiye’nin başvuruculara toplam 26 bin avro (57 bin 200 YTL) ödemesine karar verdi. (28 Haziran 2006)

Başbakanın “Atlı Karikatürü”ne ceza iptal edildi:
Günlük Evrensel gazetesi çizeri Sefer Selvi’nin 5 Nisan 2004 tarihinde yayınlanan karikatürüne Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın açtığı ve Yargıtay’dan dönen 10 bin YTL’lik manevi tazminat davası Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yeniden görüldü. Dosyanın Yargıtay 4. Hukuk Dairesince bozulmasının ardından 27 Haziran’da yeniden yargılama yapan Mahkeme, Yargıtay kararına uyulmasına ve davanın reddine karar verdi. (28 Haziran 2006)

Savcı, Murat Yetkin için 4,5 yıl hapis istedi: Köşesinde yazar Orhan Pamuk’a açılan davayı eleştirdiği için “Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” iddiasıyla yargılanan Radikal gazetesi yazarı Murat Yetkin hakkında 4,5 yıl hapis cezası isteniyor. Gazetenin 18 Eylül 2005 tarihli nüshasında yayınlanan “Orhan Pamuk’a açılan davada Türkiye yargılanacak” başlıklı yazısı için 4 Mayıs’ta, Yetkin hakkında esas hakkında mütalaasını sunan Bağcılar 2. Asliye Ceza Mahkemesi Savcısı, gazetecinin cezalandırılması yönünde görüş bildirmişti. Murat Yetkin 24 Ağustos 2006 tarihinde hakim karşısına çıkacak. (29 Haziran 2006)
 
Basın Ödülleri
 
2005 Yılı Yunus Nadi Ödülleri: 2005 Yunus Nadi Yarışması’nı kazananların ödülleri, 28 Haziran Salı günü Sultanahmet İbrahim Paşa Sarayı’nda gerçekleştirilen törenle verildi. Bu yıl Cumhuriyet gazetesince 59’uncusu düzenlenen ve beş dalda ödülün verildiği yarışmaya, 410 kişi katıldı. 2005 Yılı Yunus Nadi Ödülleri’ne değer görülenler ve eserleri şöyle: Roman dalında; Burhan Günel (Ateş ve Kuğu). Öykü dalında; Ethem Baran (Dönüşsüz Yolculuklar – Sibel K. Türker (Öykü Sersemi. Şiir dalında; Ali Püsküllüoğlu (Zamansız adlı kitap dosyası ile) – İsmail Uyaroğlu (Lanettayin Bir Şair). Sosyal Bilimler Araştırması dalında; Ayla Ödekan (Yazıları ve Röleveleriyle Sedat Çetintaş) – Rıfat N. Bali (Anadolu’dan Yeni Dünyaya). Karikatür dalında; Muhammet Şengöz, Mehmet Ali Gülcügil. (30 Haziran 2006)
 
RTÜK
 
TV yayıncılığında Türkiye’ye aslan payı: Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Zahid Akman ile Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Tayfun Acarer, düzenledikleri basın toplantısında Cenevre’de Uluslararası Telekomünikasyon Birliği tarafından gerçekleştirilen Bölgesel Radyokomünikasyon Konferansı’na ilişkin bilgi verdi. Toplantıda konuşan Acarer, 5 hafta süren konferansın, Türkiye açısından başarıyla tamamlandığını söyledi. Konferansa Telekomünikasyon Kurumu, RTÜK, TRT, Ulaştırma Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı temsilcilerinin katıldığını anlatan Acarer, “Konferansta 22 ülkeyle frekans planlaması yapmak durumunda kaldık. Bu ülkelerle sayısal yayıncılıkta kullanılacak toplam 1085 adet frekans kanalıyla ilgili görüşme yaptık ve 1052 kanalın Türkiye’ye tahsisi sağlandı” dedi. RTÜK Başkanı Akman da, konferansta 22 ülkeyle yapılan görüşmeler sonrasında kullanılacak frekansların yüzde 97’sinin Türkiye’ye tahsis edilmesinin önemli bir başarı olduğunu söyledi. (22 Haziran 2006)

RTÜK; “Yerel Basın demokrasi için önemli”: RTÜK tarafından yerel ve bölgesel yayın yapan radyo ve televizyon kuruluşlarının program ve teknik sorumlularına yönelik düzenlenen eğitim semineri, Ondokuzmayıs Üniversitesi (OMÜ) Kongre ve Kültür Merkezi’nde yapıldı. seminerin açılışında konuşan RTÜK Başkanı Zahid Akman, RTÜK’ün Türkiye’deki 23 ulusal, 16 bölgesel, 214 yerel TV kanalı ile 36 ulusal, 104 bölgesel ve bine yakın da yerel radyoyu denetleyen bir kuruluş olduğunu anlattı. Özellikle eğitim alanında yerel televizyonların sorunlarını anlama, çözüm geliştirme noktasında toplantılar düzenlediklerini ifade eden Akman, bu toplantıları son derece önemsediklerini belirtti. yerel basının önemine değinen Zahid Akman, “Yerel basın ülkemizde demokrasinin yaygınlaştırılması, en ücra köşelere ulaştırılması, o bölgenin kültürel etkinliğinin ve zenginliğinin ayakta kalması, bölge insanının haberdar edilmesi ve mahalli kültürlerinin bilinmesi açısından önemli” diye konuştu. RTÜK Eğitim Dairesi tarafından düzenlenen seminerde; Yayın İlkeleri ve İzleme Ölçütleri, Radyo ve Televizyon Yayın Etiği, Yayıncılıkta Teknik Yeterlilik, Yerel Medya, Yayıncılık Alanındaki Gelişmeler, Radyo ve Televizyon Yayın Hukuku ve Yayıncının Sorumluluğu, Dünyadaki RTÜK Benzeri Kuruluşlar ve Uygulamaları, Yayın Kuruluşlarının İdari ve Mali Sorumlulukları, Radyo ve Televizyonlarda Türk Dilinin Doğru Kullanımı konuları ele alındı. (30 Haziran 2006)

Dünyada Basın Olayları
 
Irak’ta 48 saatte 3 gazeteci öldürüldü: Irak televizyonu spor programı sunucusu Cafer Ali, Bağdat’ın güneyinde bulunan Şora Rabiya’daki evinden işyerine giderken kimliği belirsiz kişilerce öldürüldü. Ali’nin ailesine başsağlığı dileyen uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü, Mart 2003’ten beri toplam 97 gazetecinin öldürüldüğünü bildirdi. Ali’nin öldürülmesinden bir gün önce Amerikan CBS televizyonunun iki çalışanı Paul Dougles ve James Brolan da eşlik ettikleri bir askeri birliğe düzenlenen saldırı sonucu yaşamlarını yitirmişlerdi. (1 Haziran 2006)

Öldürülen muhabirler için anıt: Fransa’nın Normandiya bölgesinde, 1944 yılından bu yana dünyada meslekleri nedeniyle öldürülen gazeteciler için bir anıt inşa edildiği bildirildi. Girişime destek veren uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü, öldürülen habercilerin listesinin tam olabilmesi için dünyada bu alanda çalışma yürüten tüm redaksiyon, sendika, dernek ve sivil toplum örgütlerini katkı yapmaya çağırdı. Muhabirler Anıtı’nın açılışı, 7 Ekim 2006’da Fransa’nın kuzey kentlerinden Bayeux’de gerçekleştirilecek. (8 Haziran 2006)

Felluce’de Iraklı bir gazeteci öldürüldü: Iraklı bir gazetecinin ABD için çalıştığı gerekçesiyle silahlı bir grup tarafından Felluce’de öldürüldüğü bildirildi. Felluce polis yetkilisi Muhammed Ali, İbrahim Sineyd adlı gazetecinin bir araçtan açılan ateş sonucu öldürüldüğünü söyledi. (15 Haziran 2006)

Gazeteci Ayetullah Han’ın cesedi bulundu: Pakistan’da Urdu dilinde yayınlanan Ausaf gazetesi muhabiri ve Avrupa Basın Fotoğrafı Ajansı (EPA) için çalışan Ayetullah Han, aşiretlerin kontrolündeki Veziristan’ın kuzeyinde başına ateş edilmiş halde ölü bulundu. Gazetecinin cesedinin bulunmasının ardından Macur Bölgesi’nde 800 kadar kişi slogan atarak eylem yaptı. Cinayeti kınayan basın özgürlüğü örgütü Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), cinayeti araştıran soruşturma ekiplerine bağımsız kişilerin başkanlık etmesini tercih ettiklerini, bu ekiplerde de en az bir gazetecinin yer almasını istediklerini bildirdi. Ayetullah Han’ın cenazesine yaklaşık 5 bin kişi katıldı. (20 Haziran 2006)

Filipinler’de 2 gazeteci daha öldürüldü: Filipinler’de silahlı iki kişi, bir radyoda siyasi yorumculuk yapan George Vigo ve eşi Mazel Vigo’yu öldürdü. Gazetecilerin başlarına ve vücutlarına isabet eden kurşunlar nedeniyle hastaneye kaldırılırken yolda öldükleri belirtildi. Filipin Ulusal Gazeteciler Sendikası sözcüsü Joe Torres, Vigoların, Devlet Başkanı Gloria Macapagal Arroyo’nun 2001’de iktidara gelmesinden bu yana öldürülen 43. ve 44. gazeteciler olduğunu, sadece geçen yıl 10 gazetecinin öldürüldüğünü açıkladı. (21 Haziran 2006)

Mogadişu’da İsveçli foto muhabir öldürüldü: Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü, İsveçli serbest foto muhabiri Martin Adler’in kimliği belirsiz kişilerce Somali’nin başkenti Mogadişu’da öldürülmesini bir açıklama ile kınadı. Cinayete tepki gösteren RSF, tüm sorumluların cezalandırılmasını istedi. Daha önce işlenen Kate Peyton, Dünya Muhiyadin Nur, İlaria Alpi ve Miran Hrovatin cinayetlerini hatırlatan RSF, son cinayetin yargının tüm olanakları kullanılarak çözüleceğini duyurdu. 9 Şubat 2005’te Mogadişu’daki bir otelden çıkan BBC muhabiri Kate Peyton, sırtına aldığı bir kurşunla yaşamını yitirmişti. 5 Haziran 2005’te ise bir milis, özel Horn Afik radyosu çalışanı Dünya Muhiyadin Nur’u bir kontrol noktasında vurdu. RAİ 3 televizyonundan İtalyan muhabiri Ilaria Alpi ve Slovenyalı kameramanı Miran Hrovatin de 20 Mart 1994’te Mogadişu’da öldürülmüşlerdi. (26 Haziran 2006)

Başa Dön