Geri Dön

Aralık 2008 Raporu

Basında olayları


Basın emekçileri “Onur Yürüyüşü”ne katıldı: Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) İstanbul Şubesi öncülüğünde bir araya gelen basın emekçileri “Medyada Kıyıma Son” demek için sokağa çıktı. “Krizin faturası patronlara iletilsin” talebiyle Taksim Tramvay Durağı’ndan Galatasaray Meydanı’na yürüyen yaklaşık 200 basın emekçisi, “İşsizliğe hamdolsun demeyeceğiz” dedi. Taksim Meydanı’ndan “Medyada Kırıma Son” pankartı altında toplanan basın emekçileri, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Emeğin onuru sendikalı olmaktır”, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz”, “Direne direne kazanacağız”, “Basın emekçileri birleşin”, “İş, ekmek yoksa barış da yok”, “İşsizliğe hamdolsun demeyeceğiz” sloganları ve alkışlar eşliğinde yürüdü. TGS Genel Başkanı Ercan İpekçi, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkan Yardımcısı Turgay Olcayto ile Genel Sekreter Yardımcısı Zafer Atay, Genel Sayman Sibel Güneş, Yönetim Kurulu Üyesi Gülseren Güver, TGS ve TGC önceki başkanlarından Nail Güreli, Türk – İş Genel Sekreteri Mustafa Türker, Türk – İş 1. Bölge Temsilcisi Faruk Büyükkucak’ın da katıldığı yürüyüşe çeşitli sendikaların İstanbul şubeleri temsilcileri ve iletişim fakültesi öğrencileri de destek verdi. TGS Genel Başkanı Ercan İpekçi, TGS’nin siyasal iktidarlara ve medya patronlarına karşı mücadelesini sürdürdüğünü belirterek, “Bugün burada sendikamızın örgütlülük, basın özgürlüğü, patronlara karşı editöryal bağımsızlık mücadelesinin yeni bir eşiğindeyiz” dedi. Bugüne kadar basın emekçilerinin en büyük korkusunun işten atılmak olduğunu vurgulayan İpekçi, “Sendika üyesi olursak işten atılırız korkusuyla günlerimizi geçirdik. Ama bir kez daha gördük ki sendika üyesi olmadan da medya patronları basın emekçilerinden kolaylıkla vazgeçebiliyorlar” dedi. TGS ve TGC önceki başkanlarından Nail Güreli ise şunları söyledi; “Bugünkü dayanışma içinde bu manzarayla gurur duyuyorum ve bu dayanışmanın genişleyerek devam etmesini diliyorum. Çalışma hakkının hiçe sayıldığı, sömürünün kol gezdiği, yolsuzlukların ve yoksullukların gırtlağımıza kadar tırmandığı bu noktaya niçin ve nasıl geldiğimizi unutmamalıyız. 12 Eylül darbesi ve onun ardından gelen faşizan uygulamalarla sendikaların, üniversitelerin demokratik kuruluşların üzerine gidildi, toplumun örgütlenmesi sindirilmeye çalışıldı. Ama gördüler ki 12 Eylül’de, sonradan sindirilemedi. İşte bugün buradaki varlığımız da bunun bir örneğidir.” (03.12.2008)

 

Yerel radyo ve televizyon sayısı 1149’a ulaştı: Türkiye’de yerel ve bölgesel olarak yayın yapan radyo ile televizyon sayısının 1149’a ulaştığı bildirildi. Radyo Televizyon Yayıncıları Meslek Birliği (RATEM) Başkanı Yusuf Gürsoy, Türkiye’de özel televizyon ve radyoların kurulmaya başladığı 1992’de, sayılarının parmakla gösterilecek kadar az olduğunu, ancak geçen sürede yayın kuruluşlarının hızla arttığını söyledi. Yerel ve bölgesel yayıncılığın çok sesli, çoğulcu demokrasi için vazgeçilmez olduğunu belirten Gürsoy, “16 yıl önce temelleri atılan yerel yayıncılıkta, 937 yerel radyo ve 212 yerel televizyona ulaşıldı” dedi. (04.12.2008)

 

Gazeteci Mehmed Tarık Yaşa son yolcuğuna uğurlandı: İstanbul’da vefat eden Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) üyesi, 2006 yılı Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü ve Basın Şeref Kartı sahibi gazeteci Mehmed Tarık Yaşa toprağa verildi. Yaşa’nın cenazesi, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii’nde kılınan öğle namazının ardından Topkapı Yeni Kozlu Mezarlığı’nda defnedildi. Mehmed Tarık Yaşa mesleğe 1954 yılında Akşam gazetesinde başladı. Tercüman, Havadis, İkdam, Haber ve Sabah gazetelerinde iktisat – piyasa muhabiri, istihbarat şefi, sekreter ve yazar olarak görev yaptı. İşveren Dergisi’nin 3 yıl, Sevk ve İdare Dergisi’nin 13 yıl sorumlu yayın müdürlüğünü üstlenen Yaşa, ekonomik ve işletme yönetimi dallarında 20’ye yakın kitabı baskıya hazırladı. (04.12.2008)

 

Sedat Simavi mezarı başında anıldı: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) kurucu başkanı Sedat Simavi, ölümünün 55. yıldönümünde, İstanbul Kanlıca’da bulunan mezarı başında düzenlenen törenle anıldı. Törene; TGC Başkanı Orhan Erinç, Başkan Yardımcısı Turgay Olcayto, Milliyet gazetesi yazarı ve TGC önceki başkanlarından Nail Güreli, TGC Onur Kurulu Üyesi ve Hürriyet gazetesi eski çalışanlarından Doğan Koloğlu ile Hami Alkaner katıldı. TGC Başkanı Orhan Erinç yaptığı konuşmada, Simavi’nin gerek dergicilik gerekse gazetecilik alanında Türk basınına öncülük etmiş ustalardan biri olduğunu ifade etti. Sedat Simavi’nin haber ağırlıklı gazeteciliğin Türkiye’de yaşama geçirilmesi konusunda cesareti ve özverisinin bugün bile gazeteciler ve basın tarihçileri arasında özenle vurgulandığını kaydetti. (12.12.2008)

 

Sabah ve atv’de grev kararı: Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Yönetim Kurulu, toplu iş sözleşmelerinin uyuşmazlıkla sonuçlanması üzerine Turkuvaz (atv, Sabah ve dergi grubu) işyerlerinde grev kararı aldı. TGS’den yapılan açıklamada, Turkuvaz (atv, Sabah ve dergi grubu) işyerlerinde 26 Haziran 2008 tarihinde başlayan toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin, 60 günlük yasal süre içinde anlaşma sağlanamaması nedeniyle uyuşmazlıkla sonuçlandığı belirtildi. (13.12.2008)

 

TGC: Altemur Kılıç’a haciz insafsız bir uygulama: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu, Başbakan Recep Tayip Erdoğan adına, gazeteci Altemur Kılıç’a uygulanan haciz işleminin hak ve insaf kavramıyla bağdaşmadığını açıkladı. Açıklamada, Yeniçağ gazetesinde Ufuk Turu köşesindeki yazısı nedeniyle Başbakan Erdoğan adına Altemur Kılıç ile gazetenin sahibi ve yazı işleri müdürüne 10 bin YTL’lik tazminat davası açıldığı hatırlatıldı. Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 10 Şubat 2005 tarihinde 10 bin YTL’lik manevi tazminatın davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verdiği ancak Kılıç’ın kararın gazete tarafından temyiz edilebileceği varsayımı ile kendi adına başvurmadığı için kararın kesinleştiği belirtildi. TGC Yönetim Kurulunun yaptığı açıklamada şu görüşlere de yer verildi: “Kılıç’ın kredi kartları dâhil haciz başlatmışlardır. Dava konusu yazının hukuka aykırı olmadığı Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından karar altına alınmışken haciz işleminin uygulanılmasında direnilmesi hak ve insaf kavramları ile bağdaşmamaktadır. Sayın Başbakanın bu durumdan bilgisinin olmadığı kanısındayız. Manevi tazminatın, hak ve insafla bağdaşmayan niteliğini dikkate alarak müdahale etmesini beklemekteyiz. Bu yol tercih edilmediği takdirde kanun yararına bozma girişiminde bulunma yönünden görev, Adalet Bakanına üşmektedir. Kıdemli bir gazeteci olan üyemiz Altemur Kılıç’ın karşı karşıya bırakıldığı uygulama, Türkiye’nin ifade özgürlüğü konusundaki konumunun da mihenk taşı niteliğindedir.” (17.12.2008)

 

ATV – Sabah binasına grev kararı asıldı:  Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamayan Turkuvaz iş yerlerinden İstanbul Balmumcu’daki ATV – Sabah binasına grev kararını astı. Sloganlar ve alkışlar arasında asılan grev kararına Türk – İŞ Genel Sekreteri Mustafa Türkel, Türk – İŞ İstanbul 1. Bölge Temsilcisi Faruk Büyükkucak, DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, diğer işçi sendikalarının yönetici ve temsilcileri ile İstanbul Şubeler Platformu ve KESK üyeleri de katılarak destek verdi. “Sözleşme hakkımız, grev silahımız”, “Emeğin onuru sendikalı olmaktır”, “Krizin yükü patronlara”, “Çalık kaçma sözleşmeyi imzala”, “Özgür basın, özgür sözleşme” sloganları ve alkışlarla Balmumcu’daki ATV – Sabah binası önünde toplanan grup adına açıklama yapan TGS Başkan Ercan İpekçi, “Bugün burada Sabah gazete ve dergi grubu ile ATV’de çalışan basın emekçilerinin sendikal mücadelesinin yeni bir aşamasını başlatmak için bir araya geldik” dedi. (18.12.2008)

 

Memur – Sen’den Iraklı gazeteciye destek: Memur – Sen Ankara İl Başkanlığı üyeleri, Iraklı gazeteci Muntazar El Zeydi’nin ABD Başkanı George Bush’a ayakkabısını fırlatması eylemine destek için Irak’ın Ankara Büyükelçiliği önünde toplandı. Memur – Sen Ankara İl Başkanı Mustafa Kır, yaptığı basın açıklamasında, gerçekleştirilen eylemin basit bir olay olmadığını, “Irak’ta öze dönüşün, silkinişin ve kendine gelişin işareti” olduğunu savundu. (18.12.2008)

 

ATV – Sabah’ın Ankara Temsilciliği’ne grev kararı: ATV – Sabah’ta yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine alınan grev karı, Ankara Temsilciliği’ne asıldı. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) üye ve yöneticileri, Türk – İş Genel Sekreteri Ergün Atalay, HAKSEN Genel Başkanı Ayhan Çivi, Türkiye Haber – İş Genel Başkanı Ali Akcan, Eğitim – Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç, Türk – İş ve KESK’e bağlı sendikaların şube yöneticileri temsilcilik önünde toplandı. Katılımcılar, çalışanların sendika ve toplu sözleşme hakkına saygı gösterilmesine yönelik sloganlar attılar. TGS Genel Başkanı Ercan İpekçi de sendikaların, sivil toplum örgütlerinin ATV ve Sabah çalışanlarına verdiği desteğe dikkati çekerek, çalışanların kendilerine verilen bu önemi görüp, karşılıksız bırakmaması gerektiğini söyledi. (20.12.2008)

 

Gazeteciler haklarını yitirdi: Tayfun Talipoğlu’nun TRT 1’de hazırladığı “Nasılsınız?” programında basın emekçilerinin sorunları masaya yatırıldı. Çeşitli sorunlar ve çözüm önerilerinin tartışıldığı programda konuşan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç, “Medya patronlarına ‘hayır’ diyebilecek genel yayın yönetmenleri kalmadığı için gazeteciler haklarını yitirdiler” dedi. Erinç şunları söyledi: “Medyanın ve gazetecilerin sorunlarının kaynağının başında çok partili döneme geç geçilmesi geliyor. Bu nedenle Avrupa’da hem cemiyetlerin hem de sendikaların yetkilerini üstlenen tek bir örgüt var. Bizde 1946’da verilen örgütlenme izni gazetecilerin ortak güçlerini yasal olarak birleştirmelerini de engelliyor. Şu anda Basın iş Yasası kapsamında çalışan gazetecilerin sayısı çalışma mevzuatında gazeteci sayılmayan nitelikteki gazetecilerin beşte biri kadar. Bu durum gazetecilerin sendikaya üye olmalarını ve haklarını aramalarını engelliyor. Sendikalı olma hakkına sahip gazeteciler de iş güvenceleri olmadığı için baskılar nedeniyle sendikaya üye olamıyorlar. Bana göre çözüm Basın İş Yasası olarak nitelediğimiz 5953 sayılı yasanın uygulanmaması durumunda yaptırım getirilmesinden geçiyor” dedi. (24.12.2008)

 

Orhan Ayhan MDK üyeliğine getirildi: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin  (TGC) 13 yıllık Yönetim Kurulu üyesi Orhan Ayhan, Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Murat Başeskioğlu tarafından Merkez Danışma Kurulu (MDK) üyeliğine atandı. TGC önceki başkanlarından Nemci Tanyolaç’ın istifası ile boşalan MDK üyeliğine getirilen spor yazarı ve spiker Ayhan, Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD) kurucuları arasında yer alıyor. Orhan Ayhan, Boks ve Kickboks Federasyonları Asbaşkanlığı görevini de yürütüyor. MDK, Türk sporunun en üst seviyedeki kuruluşu olarak görev yapıyor. (24.12.2008)

 

Türk basını “Arap Turgut”u kaybetti: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) üyesi ve Basın Şeref Kartı sahibi Turgut Dinsel 72 yaşında vefat etti. Dinsel’in cenazesi, Teşvikiye Camii’nde kılınan namazın ardından Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verildi. Akşam ve Hürriyet gazetesinde çalışan “Arap Turgut” lakaplı Turgut Dinsel, özellikle mizanpaj alanındaki yenilikleriyle çok sayıda başarıya imza attı. 1980 yılında da mizanpaj dalında TGC tarafından yılın gazetecisi seçildi. (24.12.2008)

 

ATV – Sabah’ın Adana ve İzmir bürolarına grev kararı asıldı: ATV – Sabah’ta yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine Türkiye Gazeteciler Sendikasınca (TGS) alınan grev kararı, Sabah Gazetesi Adana ve İzmir Temsilciliklerine asıldı. Türk – İş 4. Bölge Temsilcisi Hüseyin Kaya Elbek, Sabah Gazetesi Anadolu Bölge Temsilciliği’nin bulunduğu binanın önünde yaptığı açıklamada, kararın asılmasıyla, insan hakları ve özellikle de sendikal hak mücadelesinin bir noktasını yerinde görmekten mutluluk duyduğunu söyledi. (25.12.2008)

 

İnternet medyasından kurumsallaşma atağı: İnternet haber sitelerinde çalışanların “gazeteci” statüsüne alınması için ilk adım atıldı. İnternet Medyası Derneği (İMD) tarafından hazırlanan yasa teklifi Meclise sunuldu. Teklif kabul edilirse sanal ortamda gazetecilik yapanlar da Basın Kanunu kapsamına alınacak. Gazete ve televizyonlar gibi basın toplantılarına katılabilecek. Meclis ve Başbakanlık gibi resmi kurum ve spor müsabakalarına muhabir gönderebilecek. (26.12.2008)

 

TGC internet medyasının kurumsallaşmasına sıcak bakıyor: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç, TGC’nin 2002 yılından bu yana internet gazeteciliğinin teknolojik özellikleri dikkate alınarak yasal konuma getirilmesi ve gazetecilerin de 5953 sayılı yasa kapsamına alınması görüşünü savunduğunu bildirdi. Konuyla ilgili kurumlara önerilerde bulunduklarını söyleyen Erinç, bu nedenle de İnternet Medyası Derneği’nin yasalaşma çabalarına sıcak baktıklarını ifade etti. Erinç, internet gazeteciliğinin Basın Yasası kapsamına alınmasının geçici bir madde ile önceki Basın Yasası’na eklendiğini ancak uygulama olanağı bulunamadığını hatırlattı. (26.12.2008)

 

İffet Aslan yaşamını yitirdi: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) üyesi ve Basın Şeref Kartı sahibi İffet Aslan yaşamını yitirdi. Gazeteciliğe 1956 yılında Ulus gazetesinde başlayan İffet Aslan, Tercüman ve Associated Pres Ajansı’nda çalıştı. Gerçek Arşiv Yayınları’nı kuran İffet Aslan’ın “İktidar Adayları” ve “Rusya’da Türkçülük Hareketi” adlı kitapları yayınlandı. Aslan’ın cenazesi, Ankara Kocatepe Camii’nde kılınan namazın ardından Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildi. (26.12.2008)

 

Global ekonomide ıssız adam yoktur: Ekonomi Gazetecileri Derneği’nin (EGD) geleneksel yılbaşı buluşması; iş dünyası, ekonomi basını ve bakanlarla bürokratları bir araya getirdi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen 500’ü aşkın davetlinin katıldığı organizasyona Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen, Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler ile çok sayıda üst düzey bürokrat ve işadamı katıldı. Geleneksel yılbaşı buluşmasında TGC ve İTO’nun katkılarıyla hazırlanan “Ekonomi Basını Tarihi” kitabı üyelere tanıtıldı. Kitaba katkıda bulunanlara plaket verildi. Kitabın yazılmasını öneren Dünya Gazetesi Başyazarı Osman S. Arolat’a, öneriyi destekleyen Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç’e, Başkanvekili Vahap Munyar’a Başkan Yardımcısı Turgay Olcayto’ya, Yönetim Kurulu Üyesi Doğan Satmış’a, kitabın hazırlanmasına katkıda bulunan Şeref Özgencil, Alp Orçun, Faruk Türkoğlu ve Ruhi Sanyer’e, plaketleri, Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen ve Sanayi Bakanı Zafer Çağlayan tarafından verildi. Kitabın çıkışına katkı sağlayan İTO Başkanı Murat Yalçıntaş’a, eski TİM Başkanı Oğuz Satıcı ve İTO Başkan Yardımcısı Tahsin Öztiryaki’ye de plaket verildi. Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen, Yenibosna Dış Ticaret Kompleksi Fuayesi’nde düzenlenen yılbaşı buluşmasında ihracat rakamlarını değerlendirdi. Dünyada yaşanan krizin bütün ülkeleri etkilediğini belirten Tüzmen, “Global ekonomide ‘ıssız adam’ yoktur. Bazı ülkeler daha fazla bazı ülkeler daha az etkilendi, etkileniyor” dedi. Önümüzdeki aylarda ihracatçılarla birlikte komşu ülkelere geniş katılımlı çıkarmalar yapacaklarını anlattı. Son aylarda bazı ürünlerin ihracatında miktar olarak bir azalma olmamasına rağmen döviz getirisinin önemli ölçüde düştüğünü ifade eden Tüzmen, benzer durumun ithalatta yaşandığını hatırlatırken, iş dünyasına “Moralimizi bozmadan, paniğe kapılmadan zarı en az hasarla atlatmaya çalışıyoruz” mesajı verdi. EGD’nin yılbaşı kokteyline çok sayıda işadamı ve sivil tolum örgütü temsilcisi katıldı. (27.12.2008)

 

TGC ve KAS “Bilgi Toplumu ve Medya” konulu panel düzenledi: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Konrad Adenauer Stiftung’la (KAS) birlikte düzenlediği “Bilgi Toplumu ve Medya” konulu panel, TGC Burhan Felek Konferans Salonu’nda yapıldı. Paneli yöneten TGC Başkanı Orhan Erinç, Türkiye’nin AB ile görüşmelerinde fasılların açılışının sürdüğünü hatırlatarak ancak bunun beklenen hızda gerçekleşmediğini söyledi. Son olarak 2 faslın daha açılması kararı alındığını, bunlardan birinin “Bilgi Toplumu ve Medya “ başlıklı bölüm olduğunu anlatan Erinç, bu bölümün gazetecileri yakından ilgilendirdiğini v bu sorumlulukla bu paneli düzenlediklerini belirtti. Panele Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı Tunç, Cumhuriyet Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Mehmet Sucu ve NTV - TGC Hukuk Danışmanı Fikret İlkiz konuşmacı olarak katıldı. Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı Tunç, Türkiye’nin AB’nin 2010’a kadar hayata geçirilmesi hedeflenen medya ve bilgi toplumu özelinde koyduğu 111 eylemin sadece 3’ünü gerçekleştirdiğini söyledi. Ticaret, finans, sağlık, kültür, eğlence, arkadaşlık, bankacılık, örgütlü suç, terör gibi her alandaki konuların artık internetle iç içe olduğunu belirten Tunç, bilginin teknolojiyle tüm dünyaya hızla yayıldığını, bilişim teknolojilerinin Türkiye’yi de etkilediğini ifade etti. Türkiye’de 2006 yılında temelleri atılan e-devlet projesinin Türkiye’nin bilişim toplumuna entegre edilme çalışmasının parçası olduğuna değinen Tunç, vatandaşların kimlik numaralarıyla bir takım bürokratik işlemlerini yerine getirmesine olanak sağlayan bu projenin en büyük amacının kamu idaresinin şeffaf ve hesap verilebilir düzeye getirilmesi olduğunu söyledi. Cumhuriyet Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Mehmet Sucu, Türkiye’nin kanayan en büyük yarasının yasaklar konusu olduğunu, dışarıya karşı interneti kavrayamamış, ondan korkan, internetin içindeki zararlı içeriği temizleme iddiasında olan bir ülke izlenimi yaratıldığını söyledi. İnternette yayınlanan tek bir cümle için tüm sitenin yasaklandığını belirten Sucu, “Bu, bir paragraf için tüm kütüphaneyi kapatmaya benziyor. Yani bir cümle için 70 milyonu cahilliğe mahkûm etmenin anlamı yok” dedi. Sucu, bilgi toplumu ve medya konusundaki sorunlardan birinin de “medyadaki insanları yönlendirme ve izleme çalışması” olduğunu vurguladı. “Bir internet bağlantısı, bir cep telefonu, bir de kredi kartınız varsa nerede olursanız olun, ne yaparsanız yapın izlenirsiniz” diyen Sucu, “Her an nerede ne yapıyorsanız birileri mutlaka sizi izliyordur. Küresel bir gözaltı sürecine girdik ya da girmek üzereyiz. Benim gazetemin yazı işleri odası dinleniyor. Benim telefonlarım dinleniyor. Çalıştığım gazetenin bütün üst düzey yöneticilerinin telefonları dinleniyor” diye konuştu. Bunların yanı sıra devletin bilmeden yaptığı yanlışlar bulunduğunu öne süren Mehmet Sucu, Konur Edindirme Yardımı için 17 milyon insanın bilgilerinin internete konulduğunu, bu insanların kötü niyetli kişiler yüzünden tehlikede olduğunu dile getirdi. Kitle iletişim özgürlüğünü fikir ve kanaatlerin yani düşüncelerin kitle iletişim araçları kanalıyla serbestçe yayılması ve elde edilmesi olarak tanımlayan NTV – TGC Hukuk Danışmanı Fikret İlkiz, “Bizim kitle iletişim özgürlüğümüz için gazetecilerin bu ülkeyi bilgi toplumu olmaya yöneltmesi gerekir. Yani gazeteciler kitle iletişim özgürlüğünü sağlamak için habere serbestçe ulaşabilmeli, bilgiye ulaştıkları anda bunu haber haline getirip bize ulaştırmalıdır. Bunlar bize aktarıldığı andan itibaren bizlerin de bu kavramlar ışığında elde ettiğimiz bilgilerle bilgilenmiş bireyler olarak çalışmamız gerekir” dedi. Türkiye’de ifade özgürlüğünün sağlanması için çok mesafe kat edilmesi gerektiğini dile getiren İlkiz, Avrupa Birliği’ne (AB) uyum yasaları çerçevesinde 2001 – 2003 döneminde çıkarılan ifade özgürlüğüyle ilgili 10 yasanın 6’sının Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini hatırlatarak, bu geçiş döneminde Türkiye’nin geriye gittiğini vurguladı. Avrupa Konseyi’nin Bakanlar Konseyinin 25 Kasım 1981 tarihli tavsiye kararının başlangıcında kamu makamlarının sahip olduğu bilgiye ulaşma hakkının yer aldığını belirtti. TGC’den ödül alan iki gazetecinin “herkesin dinlenebileceğine dair” haber yaptıkları için yargılandıklarını da anlatan İlkiz, gazeteciye doğru haber kaynakları açılmadığı takdirde saydam siyasi yapının oluşturulamayacağını ifade etti. (29.12.2008)

 

Onaylamam mümkün değil: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç, kendisine Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın hava limanında bir gazeteciye hakaret ettiği iddiasıyla ilgi sorulan biri soru üzerine, iddialar üzerine yorum yapmanın meslek ilkeleriyle çeliştiğini dile getirdi. Ancak kendisine bazı meslektaşlarının bu sözleri duyduğunu ilettiğini belirten Erinç şunları söyledi: “Buna haber kaynağı ve gazeteci ilişkisi açısından bakıldığında doğru bulmam. Onaylamam mümkün değil. Biz meslektaşlarımızın haber kaynağıyla saygılı bir ilişki içerisinde olmasını istiyoruz. Haber kaynakları da gazetecilere saygılı davranmalı. Her canı isteyen, hoşlanmadığı haberlerin yazılmasından rahatsız olan, gazetecilere kızan gazetecileri susturmaya kalkarsa bu aynı zamanda gazetecilerin muhatabı olan okur ve izleyicilere de hakaret olur.” Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın, Moskova’ya giderken Atatürk Havalimanı’nda kendisini görüntüleyen gazeteciye, “hepiniz şerefsizsiniz” dediği iddia edilmişti. (29.12.2008)

 

Başbakan Erdoğan’a tepki: Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın gazetecilere yönelik “haber yapmadan bakana bildirin” önerisi meslek örgütleri tarafından eleştirildi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç, Başbakan Erdoğan’ın değerlendirmesinin hem gazetecilik mesleği, hem ifade özgürlüğü hem de demokrasi konusundaki bilgi eksikliğini yansıttığını belirtti.  Erinç, “Bu kez hedefe eğitim muhabirleri konuşmuş. Partisi içindeki iletişim uzmanlarının Sayın Başbakana gazetecilerin ilgili bakanlığın müfettişleri değil, kamuoyunu bilgilendirmekle yükümlü kişiler olduğunu anlatmaları gerekiyor” diye konuştu. Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Başkanı Ahmet Abakay, Başbakan Erdoğan’ın gazetecileri devlet memuru, gazeteleri de Başbakanlığa bağlı birim ve kurumlar olarak gördüğünü kaydetti. Abakay, “Başbakan, sürekli basına saldırmayı, akıl vermeyi bıraksın. Yolsuzluğa, yoksulluğa çare bulsun” dedi. Siyasetçilerin gazetecileri personeli gibi göremeyeceklerini belirten Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Başkanı Ercan İpekçi de gazetecilerin görevlerinin resmi makamlara bilgi vermek değil, kamu haberciliği adına elde ettiği bilgileri halka doğrudan ulaştırmak olduğunu vurguladı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Altındağ’da partisinin bazı belediye başkan adaylarını açıkladığı toplantıda, Doğu ve Güneydoğu’da sobası yanmayan okul haberlerini anımsatarak, “Eğer o okuldaki müdür, benim kaymakamıma, benim valime bunu bildirmiyorsa, bir Başbakan olarak ben bunu nereden bileyim? Eğer sen de medya olarak dürüstsen, samimiysen kalkıp da bunu böyle yapacağınıza ilgili bakanıma bir telefon açamaz mısın? Sayın bakan böyle böyle. Şurada böyle bir sıkıntı var, biz sizi haberdar etmek istedik, de. Eğer o sıkıntı giderilmiyorsa, ondan sonra bunu haber yap” demişti. (29.12.2008)

 

Gazeteciler için zor bir yıl oldu: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) “2008 Sedat Simavi Ödülleri”ne değer görülen sanatçı, gazeteci ve bilim insanlarına ödülleri, Kadir Has Üniversitesi Kültür Merkezi’nde düzenlenen törenle verildi. TGC Başkanı Orhan Erinç törenin açılışında yaptığı konuşmada, 2008 yılının yayın organları ve gazeteciler için “kötü” diye nitelendirilecek bir ortamda geçtiğini vurguladı. Sedat Simavi Ödülleri’nin bu yıl 32’incisinin gerçekleştirildiğini anımsatan Erinç, “Kurucu Başkanımızı, aramızdan ayrılışının 55’inci yılında da saygı ve şükranla anıyor, meslektaşlarımıza yönelik öğütlerinin de unutulmaması için çaba gösteriyoruz” dedi. “İktidarın, düşüncenin ifade özgürlüğünü ve gazetecilerin çalışma koşullarını düzeltmek bir yana daha da zorlaştırdığı bir yıldayız” diyen Erinç, şunları söyledi: “Sayın Başbakanın, önce gazetelere yönelik okumamaya çağrı yapmasını, bazı haberlerin yazılaması isteklerini ve yine gazetelerin kapatılmasını öneren konuşmalarını yadırgadığımızı ve demokrasi ile bağdaşmadığını açıklamıştık. Uluslararası basın kuruluşlarınca da yadırganan ve ‘tehdit’ olarak algılanan yaklaşımı burada bir kez daha anımsatmayı gerekli görüyoruz. Bunarla, Başbakanlık tarafından bazı meslektaşlarımızın akreditasyonlarının iptali de eklenince durumun ‘sansür’ niteliğine dönüştüğünü de söylemek zorundayız.” 2008 yılında gazetecilere yönelik haksızlıkların bir başkasının da gazetecilerin yıpranma paylarının ellerinden alınması olduğunu söyleyen Erinç, “Finansal krizin ekonomik krize dönüşmesi, şimdiden pek çok meslektaşımızı işsiz bırakmıştır. 2009 yılında, krizin etkisinin daha da ağırlaşması beklenmektedir. Krizin etkilerini azaltmak için yeterli önlemlerin alınmamış olması medya dünyasına da yeni olumsuzluklar getirecektir” diye konuştu. Erinç, İsrail’in yılın son günlerinde kadınları, çocukları hedef alan saldırıları 2009 yılının barış yılı olması istek ve umutlarını da gölgelediğinin altını çizdi. (30.12.2008)


Basın davaları


Yasaklı gazeteciden dava:
Akreditasyonu iptal edilen yedi gazeteciden Hürriyet gazetesi muhabiri Hasan Tüfekçi, Başbakanlık Sözcüsü Akif Beki’ye, 30 bin YTL’lik tazminat istemiyle dava açtı. Tüfekçi’nin dilekçesinde, 1995’ten bu yana gazetecilik yapan ve davanın imza attığı haberlerin hiçbirinin tekzip edilemediği belirtildi. Dilekçede, yapılan haberlere karşı hukuki yollara başvurmayan bir kurumun, muhabiri hedef göstererek, tamamen keyfi biçimde ve idari yetkiyi kötüye kullanarak hukuk devleti ilkesine aykırı bir biçimde “cezalandırma” yoluna gidemeyeceği kaydedildi. (08.12.2008)

 

Başbakan Erdoğan’la gazeteci Özkan’ın davası Yargıtay’dan döndü: Başbakan Recep Tayip Erdoğan, Ergenekon soruşturması çerçevesinde tutuklanarak cezaevine konan gazeteci Tuncay Özkan aleyhine açtığı manevi tazminat davasını kaybetti. Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin verdiği kararı bozan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, Özkan’ın Cumhuriyet mitinginde yaptığı konuşmanın “eleştiri” sınırları içerisinde olduğunu belirtti. Başbakan Erdoğan, Özkan’ın mitingde söylediği sözlerde kişilik haklarının hedef alındığını belirterek tazminat talebiyle dava açtı. Mahkeme, Özkan’ı tazminat ödemeye mahkûm etti. Kararı, Özkan’ın avukatlığını da yapan CHP Manisa Milletvekili Şahin Mengü temyiz etti. Davanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararı bozdu. (12.12.2008)

 

Ergenekon sanığı gazeteci; Benim tek silahım kalemimdir: Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından gazeteci Vedat Yener’in duruşması, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Emekli Tuğgeneral Veli Küçük’ün talimatlarına göre haber yaptığı iddialarının doğru olmadığını belirten Yenerer, “Benim Veli Küçük’le olan ilişkim tamamen gazeteci – emekli asker ilişkisidir” dedi. Savunmasını yapan Vedat Yenerer, meslek hayatında yaptığı çalışmaları anlattı. Erbil’den 75 dolara satın aldığı 135 yıllık antika tüfeğin Ergenekon cephaneliğine kaydedildiğini söyleyen gazeteci, “Benim tek silahım kalemimdir. Otomatik silahım ise Nikon fotoğraf makinesidir” diye konuştu. (24.12.2008)

 

Dink cinayetinde Albay Öz sanık oldu: Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürüleceği istihbaratını almasına rağmen herhangi bir işlem yapmadıkları iddia edilen dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı Albay Ali Öz’ün de aralarında bulunduğu 8 kişi hakkında “görevi ihmal” suçundan iddianame hazırlandı. Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı, Hrant Dink’in öldürülmesinde istihbarat yönünden ihmalleri olduğu iddiasıyla 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nde yargılanan jandarma astsubay O.Ş. ve jandarma uzman çavuş V.Ş.’nin ifadeleri doğrultusunda soruşturma izni verilen dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı Albay Ali Öz’ün de arlarında bulunduğu diğer görevliler hakkındaki soruşturmayı tamamladı. Başsavcılık, Albay Ali Öz, İstihbarat Şube Müdürü Kıdemli Yüzbaşı M.Y., aynı birimde görevli astsubaylar G.G. ve H.Y., uzman çavuşlar Ö.A. ve H.Ö.Ü. ile daha önce haklarında dava açılan astsubay O.Ş. ve uzman çavuş V.Ş. hakkında, “görevi ihmal” suçundan, 6 aydan 2 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırladı. Trabzon 2. Sulh Ceza Mahkemesi’ne gönderilen iddianamenin kabul edilmesiyle, bu kişilerin yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak. (31.12.2008)  


Basın ödülleri


Anadolu Basınını Özendirme Yarışması sonuçlandı:
Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü (BYEGM) tarafından; yerel haber, makale – yorum, mizanpaj, araştırma, röportaj ve fotoğraf olmak üzere 6 dalda her yıl düzenlenen “Anadolu Basınını Özendirme Yarışması” sonuçlandı. BYEGM’den yapılan açıklamaya göre; fotoğraf dalında birinci ve ikinciliğe değer eser bulunmazken, üçüncülüğe Kastamonu Sözcü gazetesinden “Şehir Merası” adlı fotoğrafıyla İzzet Sarı değer görüldü. Mizanpaj dalında Mersin – Güneyde İmece gazetesinden Döndü Doğuş Solugan birinci, Adana Haber gazetesinden Şahin Çoban ikinci, Konya – Beyşehir’in Sesi gazetesinden Selahattin Mızrak üçüncü oldu. Araştırma dalında Bursa – Mudanya gazetesi muhabiri Yavuz Gerçekçi birinci olurken, Kayseri – Havadis gazetesinden Salim Yılız ikincilik, İskenderun – Ses gazetesinden Akın Bodur üçüncülük ödülünü aldı. Yerel haber dalında Adana – Çukurova Merhaba gazetesinden Özcan Aladağ birinci olurken, Batman – Çağdaş gazetesinden Barış Arslan ikinci, Mardin – Midyat Habur gazetesinden Mehmet Halis İş üçüncü oldu. Makale – Yorum dalında ise birincilik ödülünü; Hatay – Samandağ gazetesinden Şahiye Say, ikincilik ödülünü; Yozgat gazetesinden O. Hakan Kiracı ve üçüncülük ödülünü; Antalya – Akdeniz Haber gazetesinden Aysel Gelendost aldı. Röportaj dalında Yeni Sakarya gazetesinden Engin Arapoğlu birincilik ödülünü değer görülürdü. Mersin – Güneyde İmece gazetesinden Seyrani Soluğan ikincilik, Antalya – Hürses gazetesinden Sıla Cengiz üçüncülük ödülüne değer bulundu. (04.12.2008)

 

2008 Sertel Ödülleri sahiplerine verildi: Sabiha ve Zekeriya Sertel tarafından yayınlanan Tan gazetesinin tahrip edilişinin 63. yıl dönümü olan 4 Aralık’ta Serteller anıldı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Burhan Felek Konferans Salonu’nda düzenlenen törende, “2008 Sertel Ödülleri” de sahiplerine verildi. Tan gazetesinin bazı sayılarının da sergilendiği törende demokrasi, bağımsızlık ve basın özgürlüğü konuşuldu. Sertel Gazetecilik Platformu tarafından her yıl demokrasi, bağımsızlık ve düşünce açıklama özgürlüğü yolunda çaba harcayan bir kişiye ve bir kuruma verilmekte olan ödüle bu yıl kişi bazında, Cumhuriyet gazetesi yazarı, sosyolog Prof. Dr. Emre Kongar, kurum bazında da Cumhuriyet gazetesi ve Ulusal Güvenlik Stratejileri Araştırma Merkezi’nin (TUSAM) birlikte çıkardıkları “Strateji” dergisi değer görüldü. Ayrıca, İstanbul Üniversitesi (İÜ) İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Suat Gezgin, İÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü doktora öğrencisi Hülya Semiz ve İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Osmanlı Araştırmaları Bölüm Yöneticisi Ekrem Işın’a, Sertellerin gazetecilik yaşamları ve Türk basın tarihine ilişkin yaptıkları araştırmalardan dolayı teşekkür plaketi verildi. Ödül töreninde, TGC Başkanı Orhan Erinç, Sabiha ve Zekeriya Sertel’in yazılarının bulunduğu bir almanağı, kızları Doç. Dr. Yıldız Sertel’e hediye etti. Erinç, “Ben 2003 yılında bu eseri gençlerin de anlayabileceği bir şekilde, üslubunu bozmadan, Osmanlı orijinalinin yanına açıklamalarını yazarak hazırladım. 127’inci sayfasında Sabiha Sertel’in, 128’inci sayfasında Zekeriya Sertel’in yazıları bulunuyor. İÜ İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Suat Gezgin’in onayıyla bu kitabın baskısını gerçekleştirdik” dedi. (06.12.2008)

 

Çetin Altan’a büyük ödül: Kültür ve Turizm Bakanlığınca her yıl verilen “Kültür ve Sanat Büyük Ödülü”ne bu yıl gazeteci – yazar Çetin Altan değer görüldü. Bakanlıktan yapılan açıklamada, “2008 kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nün, Türk edebiyatı alanındaki uzun soluklu çalışmaları, yazı hayatına başladığı ilk yıllardan itibaren sergilediği üretken ve kişilikli tavrı, başta deneme, roman, tiyatro oyunları olmak üzere edebiyatın hemen her türünde ürünler vermesinin yanı sıra gazetecilik alanında bir ekol oluşturması, “Şeytanın Gör Dediği” adlı köşe yazılarında halk kültürüne ve fıkralara bilgece yer vermesi, yazılarında başlangıcından itibaren demokrasiden taviz vermemesi, her dönemde ve her koşulda bu tavrı kararlılıkla sürdürmesi, siyasi, sosyal ve kültürel hayatımıza yaptığı bu önemli katkıların yanı sıraydın deneyimini ve birikimini ailesinden başlayarak topluma, özgür düşünce duyarlılığı ile aktarması göz önünde bulundurularak Çetin Altan’a verilmesi kararlaştırıldı” denildi. (26.12.2008) 

 

2008 Sedat Simavi Ödülleri sahiplerini buldu: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) 2008 “Sedat Simavi Ödülleri”ne değer görülen sanatçı, gazeteci ve bilim insanlarının ödülleri, 29 Aralık 2008 Pazartesi akşamı Kadir Has Üniversitesi Kültür Merkezi’nde düzenlenen törenle sahiplerine verildi. 32 yıldan bu yana verilen ödüller, bu alandaki en saygın ödüller arasında yer alıyor. Gecede ödül alan kişilerin simleri şöyle: Gazetecilik Ödülü; Nurettin Kurt (Hürriyet). Seçici Kurul ayrıca Sabah gazetesinden Veli Erdal Sarıboğa’yı “Bırakın da Sarılayım” başlıklı fotoğrafı ile övgüye değer buldu. Radyo Ödülü; Faik Uyanık (BBC Türkçe Servisi). Seçici Kurul, Burçe Dondurmacıoğlu’nu TRT’de yayınlanan “Modern Zamanlar” adlı radyo programıyla övgüye değer gördü. Televizyon Ödülü; Seçici Kurul bu dalda ödül vermezken, Savaş Karakaş’ın İz TV’de yayınlanan “Derinlerdeki Kahraman: Mustafa Ertuğrul” adlı televizyon programını övgüye değer buldu. Edebiyat Ödülü; Arif Damar, “Bir Gökkuşağı İnerse Nasıl” adlı şiir kitabıyla... Sosyal Bilimler Ödülü; Servet Somoncuoğlu, “Sibirya’dan Anadolu’ya Taştaki Türkler” adlı eseriyle... Fen Bilimleri Ödülü; Doç. Dr. Muhittin Mungan, “Örüntü Eşleştirmesi ve Tek Boyutlu Kafes Gazları” adlı eseriyle... Sağlık Bilimleri Ödülü; Doç. Dr. Cem Akın, “Mast Hücresi Hastalıkları: Anafilâksi Etyolojisindeki Rolleri ve Farmakogenetik Tedavi Araştırmaları” adlı çalışmasıyla... Seçici Kurul ayrıca, Doç. Dr. Murat Sezer’i “Primer Pertükan Koroner Girişinden Sonra Koroner İçi Streptokinaz” adlı çalışması nedeniyle övgüye değer gördü. Görsel Sanatlar Ödülü; Prof. Adem Genç, “Kare Sanat Galerisi Resim Sergisi” ile... Spor Ödülü; Ramazan Şahin, “Serbest Güreşte (66 kg) Olimpiyat ve Dünya Şampiyonu” olması nedeniyle... Seçici Kurul, Sibel Özkan’ı da “Halterde (48 kg) Olimpiyat 2’incisi, Dünya ve Avrupa Gençler Şampiyonu” olması sebebiyle övgüye değer buldu. (30.12.2008)


Dünyada basın olayları


Gazeteciye kelepçe Fransa’yı karıştırdı:
Sol eğilimli Liberation gazetesinin üst düzey yöneticilerinden Vittorio de Filippis’in, internet servis sağlayıcısı bir şirket hakkında yayınladığı haber yüzünden açılan soruşturma sırasında polis merkezine gitmeyince evinden zorla alınması, Fransa’yı karıştırdı. Polisi kınayan SNJ – CGT ve CFDT adlı gazeteci sendikaları, ülkede protesto gösterileri düzenleyeceklerini bildirdi. Hem iktidar hem de muhalefet partileri adına yapılan açıklamalarda, polislerin İçişleri Bakanlığı düzeyinde uyarılarak basın özgürlüğüne saygılı biçimde hareket etmelerinin isteneceği belirtildi. (02.12.2008)

 

Gazetecilere şiddete karşı savunma dersleri: Hollanda’da gazetecilere, gelecek yıldan itibaren, görev yaparken karşılaşabilecekleri saldırı ve şiddet olaylarına karşı nasıl mücadele edebileceklerine ilişkin “uygulamalı güvenlik dersleri” verileceği bildirildi. Hollanda Gazeteciler Sendikası’ndan (NVJ) yapılan açıklamada, gazetecilerin, son yıllarda görevlerini yaparken, kameralarının çalınması, otomobillerinin parçalanması, tehdit edilmeleri, fiziki şiddete maruz kalmaları gibi giderek daha sıklıkla karşılaştıkları baskı ve saldırılar dolayısıyla bu derslerin verilmesinin zorunlu görüldüğü belirtildi. (04.12.2008)

 

Iraklı gazeteci Bush’a ayakkabı fırlattı: Irak’a sürpriz bir ziyarette bulunan ABD Başkanı George Bush’un Irak Başbakanı Nuri El Maliki ile basın toplantısı sırasında Muntasar El Zeydi adındaki Iraklı bir gazeteci, ayakkabılarını çıkararak Bush’a fırlattı. Bush’a ağır hakaretler yağdıran gazeteci, güvenlik güçleri tarafından hemen etkisiz hale getirilerek salondan çıkarıldı. Eğilerek, başının hemen üzerinden geçen ayakkabılardan isabet almadan kurtulan Bush, saldırının kendisini etkilemediğini söyledi. (16.12.2008)

 

32 ülkede 95 gazeteci öldürüldü: Sivil toplum örgütü Presse Embleme Campagne (PEC), 2008’de 32 ülkede 95 gazetecinin öldürüldüğünü açıkladı. Merkezi Cenevre’de bulunan örgütün yıllık raporunda, 110 gazetecinin öldürüldüğü 2007’ye nazaran gazeteci cinayetlerinde bu yıl yüzde 71,5’lik bir gerileme olduğu belirtildi ve bu göreceli iyileşme, geçen yıl 50, bu yıl 15 gazetecinin öldürüldüğü Irak’taki durumun iyileşmesiyle bağdaştırıldı. Cinayetlerin sayısında azalma olmasına rağmen Meksika, Pakistan, Hindistan, Tayland, Rusya ve Filipinler gibi bazı bölgelerde gazeteciler açısından durumun çok endişe verici olduğu belirtilen raporda, Irak’ın dünyanın en tehlikeli bölge olma özelliğini 2008’de de koruduğu kaydedildi. Irak’ta savaşın başladığı 2003’ten beri bu ülkede 265 gazetecinin öldürüldüğüne işaret edilen raporda, 2007’de 3 gazetecinin öldürüldüğü Meksika’da bu yıl 9 gazetecinin öldürüldüğü ve bu ülkenin de gazeteciler açısından ikinci en tehlikeli ülke olduğu belirtildi. Irak ve Meksika’yı, 8 gazetecinin öldürüldüğü Pakistan, 7 gazetecinin öldürüldüğü Hindistan, 6 gazetecinin öldürüldüğü Filipinler, 5 gazetecinin öldürüldüğü Gürcistan ve 4 gazetecinin öldürüldüğü Rusya izledi. Raporda, gazeteci ölümlerinin yanı sıra kaçırılma olaylarından da söz edildi ve Afganistan, Somali, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Irak, Gazze ve Meksika gibi ülkelerde gazetecilerin kaçırıldığı hatırlatıldı. PEC, yüz kadar ülkenin 35 sendika ve derneğini bünyesinde barındırıyor. (17.12.2008)

 

Iraklı gazeteciye destek: Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (FIJ), ABD Başkanı George Bush’a ayakkabılarını fırlatarak protesto eden Iraklı gazeteci Muntazar El Zeydi’nin serbest bırakılması çağrısında bulundu. Yapılan yazışlı açıklamada, El Bağdadiye televizyonu muhabiri El Zeydi’nin protestosunun, ABD’nin 4 yılı aşkındır devam eden işgali sırasında Iraklı sivillere yönelik davranışlarına karşı yoğun öfkeyi yansıttığına dikkat çekildi. Ayakkabı tabanı göstermenin Irak’ta bir çeşit saygı duymama ifadesi olduğu kaydedilen açıklamada, ABD politikasına olan hoşnutsuzluğun sembolik göstergesi olduğu belirtildi. (18.12.2008)

 

Iraklı gazetecinin tahliye talebi reddedildi: ABD Başkanı George Bush’a ayakkabılı saldırıda bulunduğu için tutuklanan Iraklı gazetecinin tahliye talebi reddedildi. Muntazar El Zeydi’nin dosyasına bakan yargıç Diya El Kanani, yaptığı açıklamada, “Gazetecinin avukatı aracılığıyla yaptığı kefaletle tahliye talebini, soruşturmanın selameti ve gazetecinin can güvenliği bakımından reddettik” dedi. (19.12.2008)

 

IPI’dan “gazete kapatma” kınaması: Basın Enstitüsü Derneği (IPI) Ulusal Komitesi, Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın Akşam gazetesinde yer alan “Doğal gazı kıstık, seçim kömürüne yüklendik. Bedava Zehir” haberi nedeniyle gazete patronuna yaptığı, “Ya yalan yazmayacaksın ya gazeteni kapatacaksın”“Ya yalan yazmayacaksın ya gazeteni kapatacaksın” çağrısını kınadı. Komiteden yapılan açıklamada; Türkiye’de basın özgürlüğünü hedef alan baskıların gazete kapattırma tehdidi boyutuna ulaştığını ortaya koyduğu belirtilerek şöyle denildi: “Akşam gazetesinin haberinin arkasında durmuş ve mecbur olmadığı halde haberi doğrulayan kanıtlar yayınlamak durumunda kalmıştır. Doğru habercilik iyi gazeteciliğin olmazsa olmazıdır. Ancak, eksik ya da yanlış haberlerin düzeltilmesinin yolları bellidir. Gazete kapattırmak, haberleri düzeltmenin değil, basını susturmanın yoludur.” (24.12.2008)

Başa Dön