Geri Dön

Mart 2009 Raporu

Saldırı – yasaklama – engelleme


Kuşadası’nda muhabiri saldırı:
Aydın’ın Kuşadası ilçesinde, İhlâs Haber Ajansı’nın (İHA) muhabiri olarak görev yapan Zafer Hacısalihoğlu kimliği belirlenemeyen iki kişi tarafından darp edildi. Hacisalihoğlu’na yumruk ve tekme atan saldırganlar, çevrede bulunanların araya girmesi üzerine olay yerinden kaçtı. Kuşadası İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, hastanede ayakta tedavi edilen Hacısalihoğlu ile görgü tanıklarının ifadesine başvurarak, saldırganların yakalanması için çalışma başlattı. (16.03.2009)


Basında diğer olaylar


Sansüre beyaz tepki:
Cumhuriyet gazetesi, iktidarın boykot çağrılarının ve baskılarının eski dönemlerin dikta özlemini yansıttığını belirterek, 1 Mart Pazar günü birinci sayfasıyla birlikte bazı sayfalarını boş bırakarak yayınladı. Medya sansürüne tepki gösteren gazetenin tamamen beyaz olan birinci sayfasında Cumhuriyet imzalı tek sütunlu bir yazı yer aldı. “Gazetemizin bugünkü beyazlığı çoğu kişiyi şaşırtacaktır” diye başlayan yazıda Türkiye tarihindeki basına saldırı kampanyaları anımsatıldı, Demokrat Parti döneminde artan sansür nedeniyle gazetelerin belli bölümlerinin ve sayfalarının kimi zaman okurun karşısına bembeyaz çıktığı vurgulandı. Yazıda, “Bu gidiş, gidiş değildir. Özgür medyaya karşı harp süreci öyle bir aşamaya ulaşmıştır ki Cumhuriyet bu vahim gerçeğin altını tarihsel bir uyarıyla çizmeyi yalnız gazetemiz adına değil tüm Türkiye’nin varoluşu açısından kaçınılmaz görüyor” denildi. (02.03.2009)

Baskı uygulama dönemi başladı: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç: “AKP, son 50 yılda görülmemiş bir ölçekte yayınlarından hoşlanmadığı yayın organlarını ve yazılarından hoşlanmadığı gazetecileri suçlayan ve hedef haline getiren bir yöntem uyguluyor. Bu arada gazetecilerin meslek kavramlarına da yeni anlamlar kazandırmaya çalışıyor. Bunun uç örneklerinden bir de yalan haber kavramının yeniden gündeme getirilmeye çalışılması… Siyasal iktidar doğrudan ya da dolaylı olarak emrinde bulunan devlet kurumları aracılığıyla da baskı uygulama dönemi başlattı”  dedi. (02.03.2009)

Habertürk gazetesi okuyucuyla buluştu:  Ciner Grubu’nun uzun süredir hazırlıklarını sürdürdüğü günlük gazetesi Habertürk, yayın hayatına başladı. “Türkiye’nin Tek Farklı Gazetesi” sloganıyla bayilerdeki yerini alan 5 ilaveli gazete, 90 sayfadan oluşuyor. Tamamen renkli olarak hazırlanan gazetenin Genel Yayın Yönetmenliğini Fatih Altaylı yapıyor. (02.03.2009)

Dünya Basın Konseyleri Birliği’nden protesto: Dünya Basın Konseyleri Birliği Genel Sekreteri Chris Conybeare Doğan Medya Grubu’na verilen cezaya ilişkin bir açıklama yaptı. Açıklamada şöyle denildi: “Başbakan Erdoğan’ın medya organlarını kamuoyu önünde azarlama kampanyasıyla birlikte gelen bu büyüklükteki vergi cezasının aslında medyayı boğma teşebbüsü olduğu aşikârdır. Bu meselenin tam bir şeffaflık içinde ve süratle sonuçlandırılması son derece önemlidir. Geciken adalet, adaletin inkârıdır ve iletişim (ifade) özgürlüğünü tehlikeye atar. Dünya Basın Konseyleri Birliği, aşırı büyüklükteki para cezaları hükümetler tarafından genellikle eleştirileri önlemek amacıyla uygulandığı için bu konuyla ilgilenmektedir. Türk halkı her çeşit görüşü ifade etmek hakkına sahiptir. Hükümetin açıkça eleştirilmesi, kamuoyunun ilgi duyduğu konuların aydınlatılmasını sağlar.” (02.03.2009)

Kendimizi hiç yalnız hissetmedik: Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın (TGS) Turkuvaz Medya Grubu’na bağlı ATV, Sabah gazetesi ve dergi grubunda sürdürdüğü grevin 16’ıncı gününde basın emekçileri, grev gözcüsü önlüklerini giyerek Taksim Meydanı’ndan Galatasaray Lisesi’nin önüne kadar meşalelerle yürüdüler. Grevdeki basın emekçileri; aydınlardan, sendikacılardan, sivil toplum örgütlerinden ve emek dostlarından aldıkları destekle, 10 kişi olarak çıktıkları yolda kendilerini hiç yalnız hissetmediklerini vurguladılar. Yürüyüş, basın emekçilerinin Taksim Tramvay Durağı’nda bir araya gelmesiyle başladı. “Çalık elini sendikadan çek”, “Direne direne kazanacağız”, “Grev grev grev”, “Emeğin onuru sendikalı olmaktır” sloganları atıldı. İstiklal Caddesi’nden sloganlarla Galatasaray’a yüründü. Grevdeki gazetecilerin hazırladığı Grev” gazetesi vatandaşlara dağıtıldı. (02.03.2009)

Gazetecilere Kızılay’da destek eylemi: Turkuvaz Medya Grubu’nda greve çıkan 10 gazeteciye destek veren Ankaralı meslektaşları, Kızılay’da eylem yaptı. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) üyesi grup, akşam saatlerinde Yüksel Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde toplandı. Grevde bulunan 10 kişiyi temsilen 10 meşale yakan gazeteciler, “ATV işçisi yalnız değildir”, “Sendika hakkımız, grev silahımız”, “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek” şeklinde slogan attı. TGS Başkanı Ercan İpekçi yaptığı konuşmada; “Grev, katılımcı sayısı açısından küçük, toplumda yarattığı dalga açısından son dere büyük” dedi. İpekçi, uzun vadeli bir mücadeleye maddi ve manevi açıdan hazır olduklarını ifade etti. (02.03.2009)

Dünya gazetesi 29’uncu yılında: Dünya gazetesi, 29’uncu yılına girdi. Türkiye ekonomisinin en hareketli döneminin tanıklarından olan Dünya gazetesi, yayın hayatına 2 Mart 1952 tarihinde başladı. 1980’li yıllarla birlikte ekonominin giderek ağırlık kazanacağını öngören gazetecinin kurucusu ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) önceki başkanlarından Nezih Demirkent, Dünya’ya yepyeni bir yön verdi ve gazete 2 Mart 1981’de, yeni kimliğiyle, okurlarıyla buluştu. (03.03.2009)

TGC’den kaba kuvvete kınama: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu, Vakit gazetesi muhabirlerinden Hüseyin Kuloğlu’nun tartaklanmasını yaptığı yazılı açıklama ile kınadı. Açıklamada şu görüşlere yer verildi: “Vakit gazetesi muhabirlerinden Hüseyin Kuloğlu, 27 Şubat 2099 günü Bahçeşehir Üniversitesi’nde düzenlenen ‘Seçim ve İletişim’ konulu paneldeki soruları nedeniyle bazı CHP’liler tarafından tartaklanmıştır. Kaba kuvvetin, özellikle de iletişim konusunun irdelendiği bir toplantıda uygulanmış olmasını kınıyoruz.” (04.03.2009)

Gazetecinin arşivi suç delili olur mu? “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs ettiği” iddiasıyla tutuklanan Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay’ın bilgisayarında bulunan bazı bilgi ve belgelerin suç delili olarak gösterilmesi, “Gazetecideki belgeler suç delili olur mu?” sorusunu gündeme getirdi. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç şunları söyledi: “Gazetecinin mesleği gereği ulaştığı belge ve bilgilerle bunların kaynaklarını açıklamama hakkı, pek çok Avrupa Birliği ülkesinde olmamasına rağmen Türkiye’de var. Bu gelişmeyi de Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin şu anda yürürlükte olmayan 5680 sayılı Basın Yasası değiştirilirken gösterdiği çabalar sağladı. Sonra da 2005 yılında yürürlüğe giren 5187 sayılı Basın Yasası’na 12’inci madde olarak aynen aktarıldı. Madde şöyle; ‘Süreli yayın sahibi, sorumlu müdür ve eser sahibi (muhabir, yazar) bilgi ve belge dâhil her türlü haber kaynaklarını açıklamaya ve bu konuda tanıklık yapmaya zorlanamaz.’ Yasa böyle diyor ama Mustafa Balbay ve diğer gazeteci sanıklar sanki böyle bir yasa maddesi yokmuş gibi mesleklerinden kaynaklanan bu çalışma yöntemleri nedeniyle suçlanıyorlar. Bu yaklaşım Türkiye’de birbirleri ile çelişen yasa maddelerinin olduğunu da gösteriyor ve hukukumuzdaki durumu da ortaya çıkarıyor.” TGC Başkanı Orhan Erinç, açıklamasında, yasaya göre gazetecilerin belgeleri vermeye zorlanamayacağına dikkat çekti. Erinç, benzer bir olayın 12 Eylül döneminde yaşandığını ifade ederek, “Cumhuriyet gazetesinin sıkıyönetim davalarını izleyen muhabiri, iddianameleri, belgeleri kişisel arşivine koymuştu ve ihbar sonucu örgüt mensubu olarak tutuklandı. Sekiz ay tutuklu kaldı ama sonunda olay anlaşıldığı için beraat etti” dedi. (09.03.2009)

Gazeteci İlhan Çevik yaşamını yitirdi: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) üyesi, 2004 Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü ve Basın Şeref Kartı sahibi İlhan Çevik yaşamını yitirdi. Gazeteci İlnur Çevik’in babası olan İlhan Çevik’in cenazesi, Ankara Kocatepe Camii’nde kılınan namazın ardından Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildi. İlhan Çevik’in ölümüyle, çok önemli ve değerli bir ustanın kaybedildiğini söyleyen TGC Başkanı Orhan Erinç, “1943 yılında başladığı mesleğinde; gazete sahibi, yazar ve yönetici olarak çok sayıda gazetecinin yetişmesinde büyük katkıları olmuştur. Kendisini saygıyla anıyoruz” dedi. (10.03.2009)

Çetin Emeç mezarı başında anıldı: Silahlı saldırı sonucu 19 yıl önce hayatını kaybeden Hürriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Çetin Emeç, Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki kabri başında düzenlenen törenle anıldı. Törene; Çetin Emeç’in eşi Bilge Emeç, kızı Mehveş, torunu Selin ve damadı Özalp Birol ile Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç, Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, Uğur Dündar, Doğan Hızlan’ın yanı sıra çok sayıda gazeteci ve Emeç’in dostları katıldı. Törende konuşan TGC Başkanı Orhan Erinç, Çetin Emeç’in ifade özgürlüğünün tam anlamıyla geçerli olması için savaş veren gazetecilerden biri olduğunu vurguladı. (11.03.2009)

Petrol – İş’ten grevdeki gazetecilere destek: Petrol – İş Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın, Turkuvaz Medya Grubu’na bağlı ATV, Sabah gazetesi ve dergi grubunda sürdürülen grevin basın çalışanlarının, gazetecilerin özgürleşmesinin grevi olduğunu söyledi. Öztaşkın, sendikanın genel merkez ve şube yöneticileriyle birlikte, 26 gündür grevde olan Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) üyesi ATV, Sabah gazetesi ve dergi çalışanlarını Balmumcu’daki bina önünde ziyaret etti. Mustafa Öztaşkın, çok önemli bir greve tanık olunduğunu belirterek, bu grevin Türkiye işçi sınıfı mücadelesinde ve emek hareketinde yeni bir dönem açabilecek nitelikte olduğunu kaydetti. (11.03.2009)

“Balbay’ı tutuklamayı kaygı verici buluyoruz:” Basın Enstitüsü Derneği (IPI) Ulusal Komitesi, Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay’ın Ergenekon Soruşturması kapsamında tutuklanmasıyla ilgili açıklama yaptı. Açıklamada, “Düşüncenin özgürce ifade edilebildiği bir ortamı basın özgürlüğünün güvencesi olarak görüyoruz. Ergenekon soruşturmasının uzaması ise basın özgürlüğünü kısıtlayıcı bir baskı ve korku ortamı yaratmaktadır. Bu durumu endişeyle gözlemliyoruz. Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay’ın tutuklanmasını bu açıdan kaygı verici buluyoruz” ifadelerine yer verildi. (11.03.2009)

Ergenekon tutuklusu Balbay’a destek: Cumhuriyet gazetesi yazarı ve Ankara temsilcisi Mustafa Balbay’a destek olmak amacıyla çok sayıda gazeteci, televizyoncu, yazar ve sanatçı gazetenin İstanbul merkezinde toplandı. Dostları, Balbay’ın kitaplarını imzaladı. Gazeteye akın eden Cumhuriyet okurları da bina önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Okurlar, “Balbay çıkacak yine yazacak”, “Türkiye laiktir laik kalacak” şeklinde sloganlar attı. Hem yazarların hem de Balbay’ın kitaplarını imzalatmak için gelenlerin ortak dileği, düşüncenin önündeki engellerin kalkmasıydı. Balbay’ın kitaplarını imzalayan gazeteci, televizyoncu, yazar ve sanatçıların isimleri şöyle: Doğan Hızlan, Ertuğrul Özkök, Tufan Türenç, Özdemir İnce, Yalçın Bayer, Yılmaz Özdil, Yalçın Doğan, Oktay Ekşi, Mehmet Ali Birand, Ahmet Hakan, Mehmet Barlas, Erdal Şafak, Turgay Olcayto, Nail Güreli, Eray Canberk, Gürol Sözen, Altan Öymen, Haluk Şahin, Derya Sazak, Emre Kongar, Sedat Ergin, Fatih Altaylı, Ali Kırca, Cüneyt Özdemir, Yazgülü Aldoğan, Umur Talu, Serdar Turgut, Nuray Mert, Ahmet Tulgar, Uğur Dündar, Hikmet Bila, Can Ataklı, Mehmet Tezkan, Yiğit Bulut Mustafa Mutlu, Oray Eğin, Nebil Özgentürk, Aslan Bulut, Rıza Zelyut, Enver Aysever, Hulki Cevizoğlu, Merdan Yanardağ, Metin Uca, Reha Muhtar, Genco Erkal, Sunay Akın ve Bedri Baykam. (13.03.2009)

Grevde 30. gün: Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın (TGS) ATV, Sabah gazetesi ve dergi grubunda 13 Şubat’ta başlattığı grev birinci ayını doldurdu. Bir aydır Turkuvaz Medya Grubu’nun  Balmumcu’daki binası önünde “Bu İşyerinde Grev Var” pankartı altında nöbet tutan basın emekçilerinin grevi sivil toplum örgütlerinde sendikalara, sanatçılardan milletvekillerine, toplumun farklı kesimlerinden destek ziyaretiyle devam ediyor. Grevin birinci ayını doldurması nedeniyle Balmumcu’da nöbet tutan grev gözcülerine çeşitli sendika ve sivil toplum örgütlerinden temsilciler destek ziyaretinde bulundu. TGS İstanbul Şube Başkanı Rüya Özkalkan ziyaret sırasında yaptığı konuşmada, basında 29 yıl aradan sonra bir inanılmazın başarıldığını ifade ederek, basında kaybedilen hakların geri alınabileceğini bu grevle gösterdiklerini vurguladı. (16.03.2009)

Grevciler Bizim Gazete’yi ziyaret etti: Greve çıktıkları günden bu yana yazılı ve görsel medyada görmezden gelindiklerini söyleyen basın emekçileri, Bizim Gazete’ye teşekkür ziyaretinde bulundu. Ziyarete, grevdeki gazetecilerden Perihan Özcan, Alper Tunga Çatal, Mete Öztürk, Uğur Güç ile Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Sekreteri Sergül Keskin, İstanbul Şube Başkanı Rüya Özkalkan ve Başkan Yardımcısı Nuray Gürel katıldı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkan Yardımcısı Turgay Olcayto, Genel Sekreter Yardımcısı Zafer Atay ve Bizim Gazete Koordinatörü Ulvi Yanardağ ile görüşen gazeteciler; “Desteğinizi her zaman yanımızda hissettik” dediler. (16.03.2009)

Taraflı yayın yapan yerel TV kanalına ceza: Diyarbakır Yenişehir İlçe Seçim Kurulu, yerel televizyon kanalı Gün TV’nin Demokratik Toplum Partisi (DTP) ve bu partiye mensup belediye başkanlarının görev yaptığı belediyelerle ilgili taraflı haber yaptığı gerekçesiyle ana haber bülteninin 6 gün boyunca durdurulmasını kararlaştırdı. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Diyarbakır’da yayın yapan Gün TV’nin 5 Şubat 2009 ile 15 Şubat 2009 tarihleri arasında yayımladığı ana haber bültenlerinde 3984 sayılı yasayı ihlal ettiği gerekçesiyle Yenişehir İlçe Seçim Kurulu’na başvuruda bulundu. Başvuru üzerine toplanan Kurul, RTÜK İzleme Dairesi Başkanlığı raporları ve söz konusu yayınlara ilişkin CD incelemesinde, Gün TV’nin 6 ana haber bülteninde DTP ve bu partilere ait belediyelerle ilgili taraflı ve yanlı haber yayını yaptığına karar verdi. (18.03.2009)

Günlük tartışması TBMM’de: Bağımsız Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay’a ait olduğu iddia edilen günlüğü, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi sunan Genç, bir internet sitesinde, Balbay’a ait olduğu iddia edilen günlüğün yayınlandığını hatırlattı. Genç, bu günlüğün Balbay’a ait olduğunun nasıl ve hangi delillerle kanıtlandığını öğrenmek istediğini ifade ederek, “Halen tutuklu bulunan Mustafa Balbay’ın bu konuda ifadesi alınmış mıdır? Halen açıklanmamış bir iddianamede yer alan bu günlükler, kimler tarafından basına sızdırılmıştır? Sorumlular hakkında ne gibi işlem yapılmıştır?” diye sordu. (19.03.2009)

“Bu hiç ahlaki değil”: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç, Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay’a ait olduğu öne sürülen günlüklerin önce internet sitesinde ardından da bazı gazete ve televizyonlarda yayınlanmasıyla ilgili bir açıklama yaptı. Erinç şunları söyledi: “Olayın iki yönü var. Biri hukuki diğeri ahlaki… Konunun hukuki boyutunu elbet hukukçular değerlendirecektir. İddianamesi henüz kabul edilmemiş soruşturmada sızdırma haberlerle birilerini suçlu ilan etmek ve bu yönde haber yapmak Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorululuk Bildirgesi’ne aykırı. Ancak Balbay’ın günlüklerinin yayınlanması ilk kez karşılaştığımız bir durum değil. Ergenekon kapsamında çok sayıda meslektaşımızın özel konuşmaları, notları yayınlandı. Bir kişinin günlüklerini yayımlamanın ahlaki hiçbir yönü yok.” (19.03.2009)

Gökşin Sipahioğlu’nun fotoğraf sergisi İzmir’de: Merkezi Paris’te bulunan, dünyanın en önemli fotoğraf ajanslarından Sipa Press’in kurucusu gazeteci Gökşin Sipahioğlu’nun fotoğrafları, İzmir Fransız Kültür Merkezi’nde sergilendi. Foto – röportaj şeklinde gerçekleştirilmiş çalışmalardan seçilen 39 adet fotoğraf, İzmirli sanatseverlerle buluştu. Fransa, Kamboçya, Çin, Küba, Türkiye ve daha birçok ülkede çektiği, dönemin önemli olaylarını konu alan çarpıcı fotoğraflar aynı zamanda belgesel nitelik de taşıyor. Sergi, 20 Mart Cuma gününe dek sanatseverlerin beğenisine sunuldu. (22.03.2009)

Grevde 39’uncu gün: Türkiye Gazeteciler Sendikası’na (TGS) üye 10 basın emekçisinin Turkuvaz Medya Grubu’na karşı başlatmış olduğu grev, 39. gününe girdi. Greve destek sağlamak ve seslerini kamuoyuna duyurmak için başlattıkları yürüyüş eylemini devam ettiren gazeteciler İstanbul’da Taksim Tramvay Durağı’nda bir araya geldi. Buradan Galatasaray Lisesi’ne kadar meşale ve “ATV Sabah Grev” yazılı dövizlerle yürüyen yaklaşık 200 kişilik grup “Susma haykır sendika haktır”, “Zafer direnen emekçinin olacak”, “Emeğin onuru sendikalı olmaktır” sloganları attı. Yürüyüş boyunca, grevci gazetecilerin yayına hazırladığı ve TGS’nin Basın gazetesinin eki olan “Grev 37. Gün” bülteni vatandaşlara dağıtıldı. (23.03.2009)

TRT Avaz yayına başladı: Türkiye Radyo Televizyon Kurumu’nun (TRT), Balkanlar, Kafkasya ve Orta Asya coğrafyasında izleyicilerle buluşacak yeni kanalı “TRT Avaz” yayın hayatına başladı. Açılış nedeniyle Anadolu Gösteri ve Kongre Merkezi’nde gala düzenlendi. Galaya; Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Köksal Toptan, Devlet Bakanı Mehmet Aydın, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Anayasa Mahkemesi’nin bazı üyeleri, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala, Ankara Valisi Kemal Önal, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Mustafa İsen, TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Hilmi Bengi, yabancı misyon temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. (23.03.2009)

TGC; “Gazetecilerin tehdit edilmesini endişeyle izliyoruz”: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu, gazetecilere yönelik suçlamaların yerel seçim öncesinde tehdit niteliğindeki bir yaklaşıma dönüşmesinin endişe yarattığını açıkladı. TGC’nin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Haberleri olayların içinde izlemek durumundaki muhabir, foto muhabiri ve kameraman arkadaşlarımızın kaba kuvvete varan saldırılarla karşılaşmaları sürerken, suçlamalar kimi programcı meslektaşlarımızın tehdidine kadar varmıştır. Uğur Dündar ile Mehmet Ali Birand’a yönelik Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek tarafından tehdit ve hedef gösterme niteliğindeki sözleri demokrasinin ayrılmaz öğesi olan ifade özgürlüğünün yok sayılması aşamasına ulaşıldığının göstergesini oluşturmuştur. Sağduyudan uzaklaşılmasının gazetecilerin mesleklerini yapmaktan alıkoyamayacağını bir kez daha vurgular, sorumluları dikkatli olmaya çağırırız.” Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Ankara mitingi öncesinde kürsüye çıkarak medyayı hedef göstermişti. Mitingdeki konuşmasında “Uğur Dündar’a da Mehmet Ali Birand’a da eğer bu Türkiye dar gelmezse bana yazıklar olsun” diyen Gökçek şunları söylemişti: “Şurada seçimlere bir hafta kaldı. Atsınlar bakalım iftiraları, size bir Melih Gökçek sözü Uğur Dündar’a da Mehmet Ali Birand’a da eğer bu Türkiye dar gelmezse bana yazıklar olsun. Bunların en meşhurunu tarih yapmak da bana nasip oldu, Emin Çölaşan’ı. Seçimden sonra da Mehmet Ali Birand’la Uğur Dündar’ı tarih yapacağım inşallah.” (24.03.2009)

Balbay’ın “günlük” isyanı: Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi ve yazarı Mustafa Balbay medyada tartışılan günlüklerin kendisine ait olmadığını açıkladı. Silivri Cezaevi’nden avukatı aracılığıyla açıklama yapan Balbay, gazetecilik görevi gereği aldığı birbirinden farklı notların montaj yapılarak birileri tarafından işlenip yorumlanmış olduğunu belirtti. Balbay, “Bana destek verenlerin yüzünü kızartacak hiçbir faaliyetin için olmadığımın bilinmesini isterim” dedi. (25.03.2009)

Gazeteci Yılmaz Öztürk yaşamını yitirdi: Sağlık sorunları nedeniyle bir süredir tedavi gören Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) üyesi gazeteci Yılmaz Öztürk yaşamını yitirdi. Gazeteciliğe 1959 yılında Cumhuriyet gazetesinde muhabir olarak başlayan Öztürk, Yeni İstanbul, Yeni Gazete, Şehir Gazetesi ile çeşitli dergilerde çalıştı. Öztürk’ün cenazesi, Bostancı Altıntepe Camisi’nde kılınan namazın ardından Küçükyalı Mezarlığı’nda toprağa verildi. (25.03.2009)

IPI; Medyaya yönelik tehditlere son verilmeli: Basın Enstitüsü Derneği (IPI), Türkiye’de basına yönelik tehditlerin devam ettiğini bildirdi. IPI, medyaya yönelik tehditlere son verilmeli çağrında bulunarak şu açıklamayı yaptı: “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın meydanlarda medyaya saldırıyı bir seçim stratejisi haline dönüştürdüğü bu gülerde, elinde kamu gücünü bulunduran başkaları da medyaya ve medya mensuplarına saldırmakta bir sakınca görmüyorlar. Seçim meydanlarında görevlerini yapmak isteyen meslektaşlarımız sözlü ve fiili saldırılarla karşı karşıya kalıyorlar. Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek’in Star Haber Grup Başkanı Uğur Dündar ve Kanal D Haber, CNN Türk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Ali Birand’a yönelik tehditkâr açıklamaları da bu olumsuz atmosferin ne kadar güçlendiğini gösteriyor. Yabancı gözlemcilerin de fark etmeye başladığı gibi, Türkiye, basın özgürlüğü üzerindeki baskıların ağırlaştığı dönemlerinden birini daha yaşıyor. Patronlar baskı altına alınıyor, yolsuzluk davalarının haber yapılması yasaklanıyor, gazeteciler yazdıkları haber yapılması yasaklanıyor, gazeteciler yazdıkları haberler nedeniyle işlerini kaybediyor, yazarlara düşüncelerini yazdıkları için davalar açılıyor. Basın Enstitüsü Derneği olarak, basın özgürlüğünün demokratik düzenin temeli olduğunu anımsatıyor, medyaya yönelik tehditlere son verilmesi çağrısında bulunuyoruz.” (26.03.2009)

Dündar, Ergenekon savcılarını şikâyet etti: Star Haber Grubu Başkanı Uğur Dündar, “Ergenekon” soruşturmasında ikinci iddianameyi hazırlayan savcılar hakkında Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na (HSYK) şikâyet başvurusunda bulundu. Dündar’ın avukatı Vural Ergül tarafından yapılan yazılı açıklamada, HSYK’ya gönderilen dilekçede, müvekkilinin, İstanbul Savcıları Ercan Şafak, M. Ali Pekdüzel, Fikret Seçen, Mehmet Murat Yönder, Zekeriya Öz ve Nihat Taşkın hakkında şikâyette bulunduğunu kaydetti. Dilekçede şu ifadelere yer verildi: “Savcısı bulundukları İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2009/188 No’lu iddianamesinde; meslek ve ahlak kurallarına aykırı olarak, soruşturma konusu ile hiçbir ilişiği bulunmayan, gerçeğe aykırı, mesnetsiz ve ahlaksız iftira ve hakaretlere yer vermek suretiyle, müvekkilimin kişisel haklarına, onur, şeref ve saygınlığına saldıran, müvekkilimin eş ve çocukları ile aile yaşamına zarar vererek, müvekkilimin namusuna dil uzatan, bağımsız, tarafsız, doğru ve tutarlı, dürüst, eşitlikçi, ehliyet ve liyakat sahibi olmaktan uzak şikâyetli savcıların haklarında gerçekleştirilecek soruşturma sonucunda, kamu davası açılarak cezalandırılmaları talebimizin takdiminden ibarettir.” (27.03.2009)

Basın davaları

Grevin durdurulması talebi reddedildi: Türkiye Gazeteciler Sendikası’na (TGS) Turkuvaz Medya Grubu’ndaki grevin sona erdirilmesi ve yetki belgesinin sona erdirilmesi istemiyle açılan davanın ilk duruşması görüldü. Mahkeme, davacı avukatlarının dilekçelerinde belirttikleri karar kesinleşinceye kadar “Grevin ihtiyati tedbir olarak durdurulması taleplerini” reddederek, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi. İstanbul 2. İş Mahkemesi’ndeki duruşmaya davacı Turkuvaz Radyo Televizyon Haberleşme ve Yayıncılık AŞ adına avukatlar Melek Onaran Yüksel ve Derya Taşdemir ile TGS avukatları Güven Ergin ve Meliha Selvi katıldı. Duruşmada, TGS Genel Başkanı Ercan İpekçi ile grevde bulunan 3 gazeteci de izleyici olarak hazır bulundu. (05.03.2009)

Balbay ve Aydın ifade verdi: Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay ile Toplumsal Haber adlı haber sitesinin sahibi Neriman Aydın Ankara’da gözaltına alındı. Ergenekon soruşturmasını yürüten savcı Zekeriya Öz’ün isteği üzerine Ankara’dan saat 10.00 uçağıyla İstanbul’a getirilen Balbay ve Aydın’ın Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’nde ek ifadeleri alındı. Gazeteci Mustafa Balbay’ın avukatı Akın Atalay, müvekkilinin zorla getirilme kararı ile çağırıldığını belirtti. (06.03.2009)

Gazeteci Balbay tutuklandı: Ergenekon soruşturması kapsamında sekiz ay sonra yeniden ifadeleri alınan Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay ve yazar Neriman Aydın tutuklandı. Mustafa Balbay Metris Cezaevi’ne, Neriman Aydın ise Bakırköy Kadın ve Çocuk Tutukevi’ne gönderildi. Balbay ve Aydın, daha sonra Silivri Cezaevi’ne nakledilecekler. Ankara’dan İstanbul’a getirilen Balbay ve Aydın, savcılıktaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından tutuklanmaları talebiyle İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Mahkeme, “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” ve “anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs” ile “kaçma ve delilleri karartma şüphesi” gerekçesiyle Balbay ve Aydın’ın tutuklanmasına karar verdi. (07.03.2009)

Yargının işlevselliği azalıyor: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç, Ergenekon soruşturması kapsamında, Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay ile yazar Neriman Aydın’ın tutuklanması nedeniyle üzgün olduğunu söyledi. Erinç, söz konusu tutuklamalara ilişkin yaptığı yazılı açıklamada şunları ifade etti: “Meslektaşlarımın tutuklanmaları nedeniyle üzgünüm. Ancak mahkeme kararı ile ilgili bir değerlendirme yapmam olanaksız. Fakat şunu söyleyebilirim. Uzun bir zaman diliminde sürmekte olan soruşturma konusunun mahkemelere aktarılması sürecini de uzatıyor. Bu durum, yargının işlevselliğini azalttığı gibi yargı – siyaset ilişkileri konusundaki iddiaların da gündemde kalması sonucunu yaratıyor.” Erinç, açıklamasında, iddianamelerin bir an önce hazırlanmasını ve davanın görülmeye başlamasını beklediklerini de belirterek, “Siyasetin medyaya son günlerdeki yaklaşımı ifade özgürlüğü ve gazetecilerin haber verme haklarını olumsuz etkiliyor. Dilerim ki hukuk devleti kavramı eksiksiz olarak ülkemizde de geçerli olur” dedi. (07.03.2009)

Gazete sahibi ve yazı işleri müdürüne hapis cezası: Malatya’da günlük yayımlanan Yenigün gazetesinin sahibi ve Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Malatya Şube Başkanı Bülent Kutlutürk ile gazetenin yazı işleri müdürü Fadime Akıncı, yaptıkları bir haberde soruşturmanın gizliliğini ihlal ettikleri gerekçesiyle 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Beydağı Devlet Hastanesi’ndeki “hurda yolsuzluğu” olayında bir tanığın Emniyet Müdürlüğünde verdiği ifadeyi 28 Eylül 2007 tarihli sayısında yayımlayan Malatya Yenigün gazetesinin sahibi ve yazı işleri müdürü hakkında Malatya 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açılmıştı. (16.03.2009)

TRT’de Güney açıklamalarına suç duyurusu işleme konmadı: Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin hakkında, Tuncay Güney’in, “Büyüteç” programına konuk olarak katılmasıyla ilgili, “genel müdürü olduğu kurumun tarafsızlığını ve özerk yapısını ortadan kaldırmak”, “kurumda kadrolaşma yapmak” suçlamalarıyla sunulan suç duyurusu dilekçelerinin, iddiaların “soyut ve genel” olması nedeniyle işleme konulmamasına karar verdi. TRT Kurumu’nun Yasasında özerk ve tarafsız bir kurum olduğunun belirtildiği ve yasanın 5. maddesinde yayın esaslarının düzenlendiği, bu esaslar dahilinde kişilerin haber alma ve kamuoyunun bilgilendirilmesi amacıyla diğer yayın kuruluşları ile rekabetin gerektirdiği yayın faaliyetlerinde bulunmasının doğan olduğu ifade edildi. Büyüteç programının rekabet kuralları sınırı içerisinde olduğuna işaret edilen kararda, bu nedenle yayın formatında suç unsuru bulunmadığı kaydedildi. (18.03.2009)

Balbay’ın tahliye talebi reddedildi: Ergenekon Soruşturması kapsamında tutuklanan Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay’ın tahliye talebi mahkemece reddedildi. Balbay’ın avukatı Bülent Utku’nun, bir süre önce müvekkilinin tahliye edilmesi amacıyla mahkemeye sunduğu dilekçe, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi heyetince değerlendirildi. Mahkeme, tahliye talebini reddetti. Soruşturma kapsamında polis nezaretinde Ankara’dan İstanbul’a getirilen Balbay, 6 Mart’ta tutuklanmıştı. (18.03.2009)

Gazeteci Som’a hakaret davası: Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eşi Hayrinnüsa Gül’e “basın yoluyla hakaret” ettiği iddiasıyla yargılanan Deniz Som’un, 3 ay 15 günden 2 yıl 4 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, Hayrünnisa Gül’ün avukatı Ömer Küçüközcan ile Som’un avukatı Fırat Mengü katıldı. Duruşma, Som’un avukatına savunmalarını hazırlamaları için süre verilerek ertelendi. (20.03.2009)

Gazeteci Arcayürek’e Gülen’e hakaretten ceza: Fettullah Gülen’e hakaret ettiği iddiasıyla yargılanan gazeteci – yazar Cüneyt Arcayürek, 700 TL adli para cezasına çarptırıldı. Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuksuz yargılanan Arcayürek katılamadı. Duruşmada taraf avukatları hazır bulundu. Duruşma savcısı, esas hakkındaki görüşünü açıklayarak, 20 Ekim 2007 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan makalesinde Arcayürek’in kullandığı sözcüğün karşı tarafı küçük düşürücü mahiyette olduğunu bildirdi. Savcı, sanık lehine olduğu gerekçesiyle yeni 5237 sayılı TCK’nın 125 1 – 2. maddeleri gereğince Arcayürek’in “hakaret” suçundan 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılmasını istedi. Davayı karara bağlayan mahkeme hakimi, Arcayürek’in, söz konusu yazısında Gülen’e hakaret ettiğinin anlaşıldığını kaydederek, TCK’nın 125/1 ve 2. maddeleri uyarınca ve suçun gazetedeki yazı yoluyla işlenmesi nedeniyle 700 TL adli para cezasıyla cezalandırıldı.

(28.03.2009)

“İhbar kabul edilmeli”: Ergenekon soruşturmasının dayanaklarından biri olan ve işkence altında alındığı yönünde ses kaydı ortaya çıkan Tuncay Güney’in 2001’deki emniyet ifadesinde, sorgucular tarafından çok sayıda gazete ve gazetecinin isminin ifadelerde geçmesi için yönlendirilmesi, basın meslek örgütlerinin tepkisini çekti. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç şunları söyledi: “Davanın hazırlık soruşturmasıyla ilgili olarak çok sayıda şikâyet söz konusu oldu. Emniyet görevlilerinin soruşturmayı yönlendirme girişimlerinin olduğu ve bu kapsamda bazı gazete ve gazetecilerin adlarının ifadede yer alması için girişimde bulunulduğu görülüyor. Güney’in ifade bandını çözen bilirkişinin saptamalarda işkence yapıldığı iddia ediliyor. O sorulardan, meslektaşlarımızdan bazılarının iddia edilen örgütle ilişkilendirilmeye çalışıldığı anlaşılıyor. Tabii bu idari bir suç veya görevi kötüye kullanma anlamına da geliyor. O açıdan bakıldığında İçişleri Bakanlığının derhal bir soruşturma açması gerektiğini düşünüyorum. Gazetelerde yayınlanan haberlerin ihbar kabul edilmesi gerektiği ortada... Yargının da bu konuyla ilgili üzerine düşeni yapacağına inanıyorum.” (28.03.2009)

Basın ödülleri

Anadolu Ajansı’na iki ödül birden: Deniz Ticaret Odası (DTO) İzmir Şubesi, denizcilik ve deniz ticaretinin kamuoyunda daha etkin biçimde tanıtılması amacı ile düzenlenen 6. Medya Yarışması sonuçlandı. Yarışmada dereceye giren isimler şöyle; Haber dalında: 1. Sinan Doğan (Referans), 2. Seda Gök (Ticaret), 3. Murat Şahin (Yeni Asır) – İlhan Duman (Dünya – Perşembe Rotası). Mansiyon Ödülü: Hicran Özdamar (Cumhuriyet) – Mete Tamer Omur (Referans) – Ali Rıza Karasu (Zaman). Jüri Özel Ödülü: Taner Alkan (Ege TV). İnceleme – Araştırma dalında:  1. Serkan Aksüyek (Gözlem), 2. Tolga Albay (AA), 3. Ayşe Olcay (Vira Dergisi) – Sedat Alp (Dünya). Mansiyon Ödülü: Suzan Ernoyan (Ekonomik Çözüm). Jüri Özel Ödülü: Murat Erdoğan (Dünya – Perşembe Rotası). Röportaj dalında: 1. Banu Şen (Milliyet), 2. Cevriye Kibar (Vira Dergisi), 3. Deniz Çaba Şan (İzmir Life Dergisi). Mansiyon Ödülü: Arzu Çetik (Hürriyet) – Duygu Özsüphandağ Yayman (İzmir Life). Fotoğraf (Medya) dalında: 1. Kenan Çimen (AA), 2. Emre Tazegül (Yenigün), 3. Serdar Ağır (Cumhuriyet). Mansiyon Ödülü: Soner Çağlar (Yenigün). Jüri Özel Ödülü: Emre Döker (Cumhuriyet). Fotoğraf (Serbest) dalında: 1. Cemal Çetin, 2. Kemal Aslan, 3. Engin Çetinkaya. Mansiyon Ödülü: Alahattin Kanlıoğlu – Servet Özdemir. Jüri Özel Ödülü: Emrah İçten. (07.03.2009)

Grevdeki gazetecilere “Dayanışma Ödülü”: Türk basınında 29 yıl aradan sonra ATV Sabah gazete ve dergi gruplarının bağlı olduğu Turkuvaz işyerlerinde grev uygulayan Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ve 10 gazeteci, Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin “Dayanışma Ödülü”ne değer bulundu. Ankara’da Akün Sahnesi’nde düzenlenen törene katılan TGS Genel Başkanı Ercan İpekçi ile grevdeki sendika üyelerini temsilen Özsel Tortop ve Alper Tunga Çatal ödüllerini almak için sahneye “grev gözcüsü” gömleklerini giyerek çıktılar. ÇGD’nin Onur Ödülü’nü ise, yurtiçinde ve dışında Türk basını ve kültür yaşamının tanıtılmasına yaptığı katkılar nedeniyle Hıfzı Topuz aldı. Bu yıl 17 dalda toplam 30 kişi ve kuruluşa verdiği ödüller ve alanların isimleri şöyle: Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Ödülü; Bahadır Selim Dilek (Cumhuriyet). Mustafa Ekmekçi Ödülü; Nurettin Kurt (Hürriyet). Mahmut Tali Öngören Ödülü; Nebil Özgentürk (CNN Türk). Haber Ödülü; Gökçer Tahincioğlu (Milliyet), Gülümhan Gülten (Vatan), Zehra Şahindokuyucu (Birgün). Röportaj Ödülü; Adnan Genç (Birgün), Saniye Doğukan (Anayurt), Vercihan Ziftlioğlu (Referans). Sayfa Düzeni Ödülü; Güngör Yılmaz (Referans). Karikatür Ödülü; Leman Dergisi. Fotoğraf Ödülü; Selahattin Sönmez (Hürriyet). TV Programı Ödülü; Demet Kayıran (TRT – INT), Olgunay Köse (TRT TV). TV Haber Ödülü; Murat Çelik (Star TV), Cumhur Çatkaya – A. Hilmi Hacaloğlu (NTV). TV Belgesel Ödülü; Ece Güneş (TV 24), Güngör Makar (Kanal B), Vakkas Aksu (SKY Türk). Radyo Programı Ödülü; Pınar Şenel (TRT Türkiye’nin Sesi), Bircan Çiçek (TRT Ankara Radyosu), Gurbet Özer (Özgür Radyo). Dayanışma Ödülü; Hacı Boğatekin (Adıyaman Fırat Gazetesi). Özendirme Ödülü; Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin “Görünüm” gazetesi. İnternet Basını Ödülü; bizhaberiz.net ve siyaset.tv. Yerel Basın Ödülü; Akın Bodur (İskenderun Ses), İbrahim Yalçıner (BTV). (18.03.2009)

Dünyada basın olayları

“Kadın gazeteciyi serbest bırakın:” ABD’deki medya kuruluşları, İran’da tutuklanan Amerikan vatandaşı İran asıllı kadın gazetecinin serbest bırakılmasını istedi. İran’da 31 Ocak’ta tutuklanan ve ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın da serbest bırakılmasını istediği Roxana Saberi için Amerikan ABC News, PBS, Fox News TV kanalları ve Wall Street gazetesinin de aralarında bulunduğu önde gelen basın ve yayın kurumları harekete geçerek genç kadın gazetecinin derhal serbest bırakılmasını talep etti. (12.03.2009)

Irak’ta öldürülen gazeteci sayısı 295’e yükseldi: Irak Gazeteciler Sendikası Başkanı Muayyed El Lami, Bağdat’ın 30 km batısında yer alan Abu Gurayb ilçesinde güvenlik güçleri eşliğinde bir halk pazarını dolaşan aşiret şeyhlerini hedef alan intihar saldırısında, uydudan yayın yapan El Bağdadiye televizyonunda çalışan muhabir Suhayb Adnan ve kameraman Haydar Haşim’in hayatını kaybettiğini belirterek, Mart 2003’ten bu yana çatışma ve saldırılar sonucu ölen basın mensuplarının 295’e ulaştığını kaydetti. Basın mensuplarının neredeyse tamamının her tür sosyal güvenceden yoksun bulunduğunu ve öldürülen gazetecilerin ailelerinin perişan olduğunu belirten El Lami, bunun için hükümet ve parlamentoyla “Gazetecileri Koruma” adı altında bir kanun çıkarılması için bir çalışma yürüttüklerini ancak bazı çevrelerin bu kanunu geciktirdiğini söyledi. Irak Gazeteci Haklarını Savunma Derneği Başkanı İbrahim El Serrac da yaptığı açıklamada, ABD ve müttefiklerinin 2003’ün Mart ayında Irak’ta açtığı savaştan bu yana saldırı, çatışma olaylarında, patlamalarda ve ölümle sonuçlanan kaçırma olaylarında hayatını kaybeden 295 basın mensubundan 16’sının bayan olduğunu ifade etti. Söz konusu dernek ile BM tarafından yapılan ortak çalışmada, gazeteciler için Bağdat dünyanın en tehlikeli, Musul da Bağdat’tan sonra dünyanın en tehlikeli 2’inci kenti ilan edilmişti. Musul’da 2003’ten bu yana 6’sı kadın olmak üzere toplam 29 gazeteci öldürüldü. Irak’ta 56 gazetecinin öldürüldüğü 206 yılı halen en fazla gazeteci kaybının yaşandığı yıl oldu. Ülkede 2008’in ilk yarısında 12 gazeteci öldürülürken, keyfi denilebilecek çeşitli nedenlerle 6 gazeteci tutuklandı, 28 gazeteci de Irak güvenlik güçleri tarafından uygulanan şiddete maruz kaldı. (12.03.2009)

Bush’a pabuç atan gazeteciye 3 yıl hapis cezası: ABD’nin eski başkanı George Bush’a Bağdat’taki basın toplantısı sırasında ayakkabı fırlatan Iraklı gazeteci Muntazar El Zeydi, 3 yıl hapis cezası aldı. Bağdat Merkez Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada El Zeydi’nin Irak Ceza Kanunu’nun 132. maddesinin 3. fıkrasına göre suçlu bulunduğu belirtildi. Mahkûm edilen gazetecinin ağabeyi Uday El Zeydi: “Kardeşimin hayatından endişe ediyoruz. Cezasını Irak dışında çekmesini talep edeceğiz” dedi. (13.03.2009)

Başa Dön