Geri Dön

Haziran 2009 Raporu

Saldırı – yasaklama – engelleme


Grevdeki gazetecilerin yürüyüşüne polis engeli:
Turkuvaz Medya Grubu’na bağlı ATV, Sabah gazetesi ve dergi gruplarında 130 gündür grevde olan basın emekçilerinin İstiklal Caddesi’nde her cumartesi yaptıkları yürüyüş polis engeline takıldı. Taksim Tramvay Durağı’nda 18’inci kez bir araya gelen basın emekçileri, İstiklal Caddesi’nde seslerini duyurmak amacıyla yürüyüş yapmak istedi. Cadde girişine barikat kuran çevik kuvvet polisi, farklı grupların yürüyüşe destek vermelerini bahane ederek gazetecilerin yürümesine izin vermedi. Polisin eylemini oturma eylemi ile protesto eden grevciler ve onlara destek veren grup sık sık “Grevcilere değil çetecilere barikat”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz”, “Yaşasın sınıf dayanışması”, “Damat medyası olmayacağız” sloganları attı. Grevdeki basın emekçileri adına konuşan Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Sekreteri Sergül Keskin, “Bizi yürütmeseler de biz her hafta burada olmaya ve sesimizi duyurmaya devam edeceğiz” dedi. (22.06.2009)


Basında diğer olaylar


Grevdeki gazetecilere destek arttı:
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), ATV ile Sabah gazete ve dergi grubunun bağlı olduğu Turkuvaz işyerlerinde başlattığı grevin 107’inci gününde yüzlerce katılımcı Taksim’den Galatasaray’a kadar sloganlar atarak yürüdü. Galatasaray Meydanı’na grup adına basın açıklaması yapan Cengiz Erdinç, TGS’nin Uluslararası Çalışma Örgütü’ne (ILO) Türkiye’deki sendikal hak ihlallerinin ulaştığı boyutları göstermek amacıyla bir rapor hazırladığını belirtti. (01.06.2009)


52’inci Yerel Basın Semineri Aksaray’da yapıldı:
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ile Konrad Adenauer Sitiftun’un (KAS) birlikte yürüttüğü “ Medya Projesi” adı altında 1997 yılından bu yana gerçekleştirilen “Meslek İçi Eğitim” seminerlerinin 52’incisi Aksaray’da yapıldı. Grand Eras Otel’de düzenlenen seminerin ilk gününde Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğünce (BYEGM) hazırlanan “Fotoğraflarla Türk Basını” konulu fotoğraf sergisi açıldı. Çeşitli illerden çok sayıda medya çalışanının katıldığı seminerin açılış konuşmasını yapan TGC Başkan Yardımcısı Turgay Olcayto, “Yerel medya temsilcileri ile bir araya gelerek hem kendi deneyimlerimizi aktarıyoruz hem de onların farklı deneyimlerinden faydalanıyoruz” dedi. TGC’nin 3 bin 478 üyeli bir sivil toplum örgütü olduğunu dile getiren Olcayto, TGC’nin kuruluşunu, bugünkü durumunu ve diğer eğitim çalışmalarını anlattı. Seminerin açılışında konuşan, ev sahibi, Aksaray 68 Gazeteciler Derneği Başkanı ve TGC Aksaray Temsilcisi Ali Südeman da  “Medya mensupları olarak eksiklerimiz var. Bu eksiklerimizi gidermek için TGC ve KAS’ın 52. Eğitim Semineri’ni ilimizde yapmasından memnunluk duyuyoruz” dedi. Aksaray Üniversitesi Rektörü Prof Dr Nejdet Sağlam, günümüzde medyanın sadece gündemi yansıtmadığını, gündeme yön verdiğini belirtti. Sağlam, “Medyanın gücünü kimse inkâr edemez. Böylesi dev bir sektör içerisinde yerel medya çok önemlidir. Yerel gazetecilik toplumun sesinin yankı bulmasıdır. Yerel medya yaygın medyanın ayaklarıdır. Demokrasinin güçlenmesi yerel medyanın güçlenmesiyle olacaktır” dedi. Yerel medyanın finans, teknoloji ve eleman konularındaki sorunlarını dile getiren Sağlam, eleman konusundaki sorunlarına katkı sağlamak için eletişim fakültesi açma hazırlıkları içinde olduklarını söyledi. Aksaray Belediye Başkanı Nevzat Patla ise bu toplantının yerel medyaya büyük faydası olacağını belirterek, seminerin Aksaray’da düzenlenmesinden duyduğu sevinci dile getirdi. Aksaray’da iki televizyon, altı radyo ve on gazete olduğunu belirten Pala, seminerin yerel basının sorunlarının çözümüne katkı sağlamasını diledi. Patla, “Güçlü olan Aksaray medyası, gerek belediye ve gerekse diğer kamu kuruluşları ile koordinasyon içerisinde çalışmaktadır” dedi. BYEGM Genel Müdürü Salih Melek de iletişim fakültelerinden her yıl binlerce gencin mezun olduğunu, bu gençlerin bir yıl yerel medyada çalıştırılması ve maşları için kaynak oluşturulması çalışmalarının yapıldığını açıkladı. Aksaray Valisi Orhan Alimoğlu, göreve geldiği ilk günlerde Aksaray basını ile birlikte “Herkes İşini Daha İyi Yapsın” kampanyası başlattıklarını belirterek, “Bu kampanya ile Aksaray’daki her sektörün daha iyi yerlere gelmesini amaçladık. Bu amacımıza ulaşacağımızı düşünüyorum. Yerel basının çok daha iyi yerlerde olması gerektiğine inanıyorum. Bu tip seminerler buna hizmet edecektir” şeklinde konuştu. Protokol konuşmalarının ardından Aksaray Üniversitesi Rektörü Prof Dr Nejdet Sağlam, TGC Başkan Yardımcısı Turgay Olcayto’ya bir plaket verdi ve seminerin ilk oturumuna geçildi. Oturumun başkanlığını TGC Konya Temsilcisi Uğur Özteke yaptı. İlk oturumda Dünya gazetesi yazarı Taylan Erten “Yerel Medyada Ekonomi Haberciliğine Bakış”, TGC Başkan yardımcısı Turgay Olcayto da “Gazetecilikte Yeni Arayışlar” konularını ele aldı. Basın teknolojisinin baş döndürücü bir hızla geliştiğini belirten Olcayto, yaygın medyanın sermayesi yoğun bir sektör haline geldiğine işaret etti. Yerel basın mensuplarının magazinleşen yaygın basına haber geçmekte zorlandıklarını söyleyen Olcayto, gazetecinin kimlik sorunu, internet medyası konularında da düşüncelerini ve eleştirilerini söyledi. Medya Gözlemevi Projesi ve holding gazeteciliğine karşı “yurttaş – hak haberciliği” alternatiflerinden de söz eden Olcayto, ATV’de süren ve 107. gününü dolduran meslektaşlarımızın grevine yine meslektaşlarımızın ilgi göstermemesinden yakındı. Eğitim seminerinin öğleden sonraki oturumunda Cumhuriyet gazetesi yazarı Feyza Hepçilingirler, “Medyada Dil Hataları” ve yönetmen – yazar Hasan Özgen “Yerel Değerlerin Korunmasında Yerel Medyanın Önemi” konularında konuştu. (02.06.2009)

Yerel medya yerel sorunların sesidir: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ile Konrad Adenauer’in (KAS) birlikte düzenlediği 52. Yerel Basın Eğitim Semineri’nin ikinci gününde TGC önceki başkanı Milliyet gazetesi yazarı Nail Güreli “Medyada Ufuk Turu”, araştırmacı yazar Ahmet Özdemir ise “Meslek Ahlakı” konularında konuştu. Oturumun başkan lığını Aksaray Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ali Südemen yaptı. Konuşmasında, Etkin medyanın edilgen hale geldiğini, medyaya karşı bir vurdumduymazlık oluştuğunu söyledi. Eskiden medyanın bürokrasiyi, toplumu etkilediğini belirten Güreli şunları söyledi: “Eskiden ‘gazete yazdıysa doğrudur’ denirdi, şimdi ‘gazete yazdıysa boş ver kim bilir altında ne var’ deniyor. Bürokrasi, medyanın yayınlarına hiç aldırmıyor. 40 – 50 yıl öncesine baktığımızda medya bir sorunu dile getirdiği zaman bürokrasi hangi kademede olursa olsun o sorunla ilgilenirdi. Sorunla ilgili gazeteye mutlaka açıklama göndermek gereğini duyardı. O sorunu çözümlerdi, çözümleyemezse o sorunla ilgili nedenler ve sonucu hakkında bilgi gönderirdi. Biz bunları birebir yaşadık. Bugün bunların hiçbirine rastlamıyoruz.”  Türkiye genelinde yaygın basında, basın sermayesinin yüzde 50’sinden fazlasının iktidar yanlısı sermayenin elinde olduğuna dikkat çeken Güreli, şöyle devam etti: “Buna paralel medya da yapısal olarak bir değişim yaşamış, halen de yaşamaktadır. Bugüne kadar bu gidişi görmezden gelen liberal sermaye de biraz ayılmaya başlamıştır ama önemli bir değişim sağlanamamıştır. Gazeteciliği temel işlevi olan halktan yana gazetecilik yapmak zorlaşmıştır. Çoğunlukla bu böyledir. Medya sermayesi de diğer sektörlerdeki sermaye grupları ile holdinglerle eklemlenmiş durumdadır. Medyanın bu yapısı, medyanın yayınlarını da edilgen hale getirmektedir. Sermayenin çıkarlarına eklemli olarak edilgen hale gelmiştir. Halkın, kamunun ve sermayenin çıkarları çatıştığı zaman sonuçlar sermayenin lehine tecelli etmektedir.”  Araştırmacı yazar Ahmet Özdemir ise konuşmasında gazetecilikte etik kuralların önemine dikkat çekerek, “Yazılı olmayan ancak halk tarafından kabul görmüş olan ahlak kuralları gazeteciliğin temel öğelerindendir” dedi. (03.06.2009)

Meslek içi eğitime önem veriyoruz: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) Konrad Adenauer Stiftung (KAS) ve Alman – Türk Vakfı’nın birlikte düzenlediği Alman – Türk Gazetecilik Semineri’nin 23’üncüsü Antalya’da yapıldı. Antalya Kemer’deki Majesty Mirage Par Otel’de  “Tarihi Miras ve Güncel Beklentiler Arasındaki Türkiye” konulu seminerin açılış konuşmalarını KAS Türkiye Temsilcisi Jan Senkyr, TGC BaşkanI Orhan Erinç, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Prof Dr Mustafa Akaydın ile Antalya Vali Yardımcısı Mehmet Seyman yaptı. TGC olarak meslek içi eğitime önem verdiklerini söyleyen Orhan Erinç, KAS’la yürütülen yerel basın seminerlerinin 12’inci yılında 52 seminerle 6 bin yerel basın çalışanına ulaşıldığını belirtti. türkiye’Deki hem ekonomik hem de coğrafi farklılıklardan dolayı yerel medyanın büyük sorunlar yaşadığını ifade eden Erinç, meslek ilkelerine uyma konusunda yerel medya çalışanlarının daha duyarlı davrandığının altını çizdi. KAS Türkiye Temsilcisi Jan Senkyr, “Bu seminerle iki ülke gazetecilerinin sosyal – politik ortamda irdelenmesi ve aynı zamanda basında Türkiye ve Almanya ile ilgili yayınları olabildiğince tarafsız bir şekilde gerçekleştirmek ve klişelerle önyargıları ortadan kaldırabilmeyi amaçlıyoruz” dedi. Senkyr, her yıl düzenlenen bu toplantı dizisinin son yıllarda büyük bir başarı gösterdiğini ifade etti. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Prof Dr Mustafa Akaydın, ulusal basına kolaylıkla ayak uyduramayan yerel basın için bu tür seminerlerin önemli bir fırsat yarattığını söyledi. Türkiye’nin AB ile olan ilişkilerine değinen Akaydın, üyelik süreci ile ilgili sürdürülen politikaları eleştirdi. Antalya Vali Yardımcısı Mehmet Seyman da seminerin her yıl Antalya’da yapılmasından mutluluk duyduklarını belirterek, birey bilincini geliştirmede ve toplumsal katılımı sağlamada medyanın önemli bir görev üstlendiğine dikkat çekti. Seyman, basının haber alma özgürlüğünün ve dolayısıyla halkın doğru bilgilenmesinin koşullarının sağlanması gerektiğini vurguladı. Seminerin ilk oturumunda “Stratejik Derinlik – Türkiye’nin Uluslar arası Duruşu, Türkiye’nin Yeni Bir Dış Politikası Var mı?” konusu tartışıldı. Oturuma Milliyet gazetesi köşe yazarı Semih İdiz ile Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Zaman gazetesi köşe yazarı Dr Şahin Alpay konuşmacı olarak katıldı. Tartışma bölümünü serbest gazeteci Dr Michael Lüders’in başkanlığında yapıldı. “Türk ve Alman Medyası Işığında Ortadoğu” başlıklı ikinci oturumda ise NTV Haber Müdürü Mete Çubukçu ile Rheinischer Merkur Yayınevi Dış Politika Bölümü Yöneticisi Dr Thomas Gutschker konuştu. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof Dr Suat Gezgin ise tartışma bölümünü yönetti. (05.06.2009)   

II. Babıâli Şenliği Sultanahmet’te yapıldı: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) düzenlediği Babıâli Şenliklerinin ikincisi “Tarihi Yarımada”nın merkezi olan Sultanahmet’teki Mehmet Akif Ersoy Parkı’nda yapıldı. İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul 2010 Kültür Başkenti Ajansı, Fatih Belediyesi ve İstanbul Ticaret Odası’nın desteklediği Babıâli Şenliği’nde bir hafta boyunca Babıâli ruhu yeniden canlandırıldı. 80’i aşkın basın – yayın kuruluşunun katıldığı şenliğin açılış töreninin ardından tarihi Babıâli Binası olan İstanbul Valiliği’nin ön bahçesinde bir kokteyl düzenlendi. Şenlik kapsamında; kitap, dergi ve gazete yazarlarıyla televizyon ve radyo programcıları sohbet toplantılarında okur ve izleyicilerle bir araya geldi. Etkinlik alanında kurulan sahne; imza günlerinden belgesel gösterimlerine, konserlerden söyleşilere birbirinden renkli etkinliklere ev sahipliği yaptı. Babıâli geleneğini yaşatmak ve tecrübeli gazeteciler ile genç gazetecileri bir araya getirmek amacıyla düzenlenen şenlikte bir hafta boyunca TGC standında 100’e yakın gazeteci, edebiyatçı, yazar ve çizer okurlarıyla buluştu. TGC Başkanı Orhan Erinç şenliğin açılışında yaptığı konuşmada, Babıâli Şenliği’nin geçmişi anmayı, mesleki dayanışmayı sağlamayı, okuru, izleyiciyi ve dinleyiciyi buluşturmayı amaçladığını söyledi. “Kendimizi, 1831’den beri Babıâli’nin, bir başka deyişle, Sultanahmet, Eminönü, Sirkeci yöresinin asli sahibi sayıyoruz” diyen Erinç konuşmasını şöyle sürdürdü: “İstanbul’da ek adliyenin bulunduğu süreçte, Babıâli avukatların da merkeziydi. İstanbul’da tek tıp fakültesinin bulunduğu dönemde, ünlü tıp doktorları yine buradaydı. Kültür sanat açısından, yayınevleri yönünden de Türkiye’nin en önde gelen yerlerinden biriydi. Babıâli bu dört özelliğini giderek yitirmiş durumda.” Babıâli Şenliklerinde en kıdemli gazeteciler ile en genç gazetecilerin bir araya geldiğini, bu nedenle şenliklerin önemli bir buluşma noktası olduğunu anlatan Erinç, mesleki sorunların ele alınması ve bunlara çözüm üretilmesi bakımından da çalışmalar yapıldığını vurguladı. TGC Genel Sekreteri Celal Toprak, Babıâli Şenliği’nin ikinci yılında, TGC’yi de aşarak medyayla halkın buluşmasına dönüştüğünü belirterek şunları söyledi: “Babıâli Şenliği bizim hayalimizdi. Yaklaşık iki yıl önce TGC Yönetimine geldiğimiz zaman ilk destek Yönetim Kurulumuzdan geldi. İkinci destekçimiz de Sayın Valimiz Muammer Güler oldu. Bu projeyi bir rapor halinde Valiliğe sunduğumuz zaman, ‘medya kuruluşlarını buraya taşıyıp, genç kuşaklara Babıâli’yi anlatacağız’ demiştim. Bugün 80’e yakın basın – yayın kuruşluyla buradayız. Ayrıca bu etkinliği uluslararası boyuta da taşıyacağımızı söylemiştik. Ancak bunun için daha birkaç yılımız var diye düşünüyorduk. Ama bugün Asya’nın, Avrupa’nın, Afrika’nın değişik ülkelerinden 65 yabancı gazeteci aramızda. Bu arkadaşlarımız Şenliği kendi ülkelerinde anlatacaklar böylece Şenliğimizi ikinci yılında uluslararası boyuta taşımış olacağız. Umarım önümüzdeki yıllarda bu Şenliği uluslararası ajanslarda, televizyonlarda yayınlatma olanağı buluruz.”  İstanbul Valisi Muammer Güler de “Babıâli Şenliği, hem Babıâli’nin hem de tarihi yarımadanın özelliklerini yansıtması bakımından önemli bir farkındalık yarattı” dedi. İstanbul’da tarihi yarımadada yapılacak çok şeyin bulunduğunu ifade eden Güler, yerel yönetimin, İl Özel İdaresi’nin ve çeşitli katkılarla çok önemli restorasyonların gerçekleştirildiğini anlattı. Güler, tarihi yarımadadaki mirasa sahip çıkılması gerektiğini ifade etti. Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir ise Babıâli'nin tarihi yarımadanın merkezi, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde, askeri, ekonomik ve siyasi kararların alındığı bir yer olduğunu belirtti. gündüz 2 milyona yakın insanın yaşadığı tarihi yarımadada layıkıyla hizmet almanın yolunun Fatih ile birleşmekten geçtiğini ifade eden Demir, “Burası, geçmişe ait ne kadar emek varsa en iyi şekilde değerlendirilip, restore edileceği yegane yer olacak” dedi. Konuşmaların ardından 80’in üzerinde basın kuruluşunun şenlik alanına kurduğu stantların açılışı TGC Başkanı Orhan Erinç, İstanbul Valisi Muammer Güler, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin ve yabancı gazetecilerin de aralarında olduğu davetlilerin sembolik olarak kurdele kesmesiyle gerçekleştirildi. Sultanahmet’teki açılışın ardından İstanbul Valisi Muammer Güler, 2. Babıâli Şenliği dolayısıyla İstanbul Valiliği’nin ön bahçesinde bir kokteyl verdi. Şenlik kapsamında ayrıca turistlere dağıtılmak üzere 4 sayfalık renkli, İngilizce gazete basıldı. Babıâli Şenliği, TGC Lokali’nde plaket dağıtımı ve düzenlenen brunch’la sona erdi. (08.06.2009)

Şenlik için tebrik mesajları: Türkiye Gazeteciler Cemiyetince (TGC) düzenlenen II. Babıâli Şenliği’ne tebrik mesajları yağdı. Mesaj gönderenlerin listesi şöyle: TBMM Başkanı Köksal Toptan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, MHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Bal, TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Bayındırlık ve İskân Bakanı Mustafa Demir, Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak, Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Devlet Bakanı Faruk Çelik, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, CHP Muğla Milletvekili Prof Dr Gürol Ergin, Trabzon Milletvekili M. Akif Hamzaçebi, Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici, Sivas Milletvekili Osman Kılıç, Ankara Milletvekili Prof Dr Mustafa Sait Yazıcıoğlu, MHP Genel Başkan Yardımcısı Antalya Milletvekili Prof Dr Tunca Toskay, İzmir Milletvekili Kemal Anadol, Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat, İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, DSP Genel Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili Hasan Macit, MHP İstanbul Milletvekili D. Ali Torlak, İstanbul Milletvekili Şinasi Öktem, İstanbul Milletvekili Ümit Şafak,  İstanbul Milletvekili Prof Dr Fatma Nur Serter, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı İzmir Milletvekili Prof Dr Nükhet Hotar Göksel, Samsun Milletvekili Cemal Yılmaz Demir, AK Parti Malatya Milletvekili Ecz Öznur Çalık, CHP İstanbul Milletvekili Bayram Meral, Muğla Milletvekili Fevzi Topuz, İzmir Milletvekili Dr Canan Arıtman, İstanbul Milletvekili Güldal Akşit, İzmir Milletvekili Bülent Baratalı, Pendik Belediye Başkanı Salih Kenan Şahin, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Nevşehir Belediye Başkanı Seyit Torun, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, Sancaktepe Belediye Başkanı İsmail Erdem, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, CHP Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, Sabahattin Çakmakoğlu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu. (08.06.2009)

Gazeteciler ceza davaları tehdidi altında çalışmamalı: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu yaptığı toplantıda, gazetecilere açılan davaların artışını değerlendirdi. Toplantı sonrasında yapılan açıklamada şu görüşlere yer verildi: “Bir kez daha anlaşılmıştır ki; Türk Ceza Kanunu’nun kabul edilmesiyle başlayan süreçte oraya çıkan sonuçlar, sadece uygulamadan kaynaklanan hatalar olmadığı gibi tek başına uygulamayı eleştirmenin Türk Ceza Yasası ve Terörle Mücadele Yasası’nın madde içeriklerinin ifade özgürlüğünü kısıtlayan düzenlemeler olduğu gerçeğini de ortadan kaldırmamaktadır. Önemli suç davalarının tüm yönleriyle aydınlatılmasında gazetecilerin yazdıkları yazılar, haberler ve kitaplarından dolayı yargılanmaları değil, asıl olan yazılan kitapların içeriği, eleştiri yazılarındaki uyarılar ve bu yöndeki haberler dikkate alınarak bu yönde araştırmalar yapılmak suretiyle gerektiğinde soruşturmalar açılması ve varsa suç işleyen kişiler hakkında ceza davalarının açılabilmesidir. Nedim Şener gibi uzman gazeteciler eliyle bazı suçların açığa çıkması, araştırılması ve kamuoyunun bilgisine sunulması yoluyla demokratik toplum düzeni gereklerine göre kamu vicdanının böylece rahatlatılması beklenir. Aksine tutumla gazetecilerin ceza davaları ile yargılanmalarına yol açan yasal düzenleme ve uygulamalar, basın özgürlüğünün sağlanamadığı ülkelerin demokrasi sorunu haline dönüşür. Artık açılan her ceza davası üzerinden demokrasi, ifade ve basın özgürlüğü sorununu tartışmak yerine, gazetecilerin ceza davaları tehdidi altında çalışmalarına neden olacak yasal düzenlemelerden vazgeçilerek bu yöndeki uygulamaların sona erdirilmesi hepimizin sorumluluğu olmalıdır. Asıl olan ifade özgürlüğüdür. Kamu makamlarının müdahalesi ise istisna olmalıdır. Türkiye’de hapiste gazeteci olmayacağına ilişkin açıklamaların yaşama geçirilmesi de ancak bu yolla sağlanabilecektir.” (10.06.2009)

Dileğimiz AB kriterlerine uyan bir yasaya kavuşmak: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) 63. kuruluş yıldönümü ve Bizim Gazete’nin yayına başlamasının 15. yılı dolayısıyla TGC Lokali’nde düzenlenen törende, davetlilerin yanı sıra deneyimli ve genç gazeteciler bir araya geldi. Cemiyetin kurucu ve eski başkanlarını saygıyla anarak ve kuruluş sırasında emeği geçen herkese şükranlarına sunarak konuşmasına başlayan TGC Başkanı Orhan Erinç, TGC’nin 3 bin 527 üyesiyle Türkiye’nin en yaygın meslek kuruluşu olma özelliğini koruduğuna dikkat çekti. erinç başta TBMM Başkanı Köksal Toptan olmak üzere, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve DSP Genel Başkanı Masum Türker’in de bu anlamlı günde kutlama mesajlarıyla kendilerini yalnız bırakmadığını ifade etti. TGC Yönetim Kurulu’nun 8 Haziran Pazartesi günü yaptığı toplantıda, yasaların tanımlamalarındaki muğlaklığa ya da ifade özgürlüğüne aykırı olmasına, Türkiye’nin koşullarıyla bağdaşmamasına, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde tanımlı olan kurallara aykırı uygulamaları ve gazetecilerin çalışma koşullarının geldiği durumları dile getiren bir açıklama yaptığına dikkat çeken Erinç, “Dileğimiz, önümüzdeki yıllarda Türkiye’nin üyesi olmayı istediği Avrupa Birliği kriterlerine uygun ve gazetecilerin mahkum edilmemesini sağlayacak yasal düzenlemeler yapmasıdır” dedi. Törene, TGC Yönetim Kurulu’ndan Başkan Yardımcısı Turgay Olcayto, Genel Sekreter Celal Toprak, Genel Sekreter Yardımcısı Zafer Atay, Yönetim Kurulu Üyesi Recep Yaşar, Basın Senatosu Başkanı ve önceki TGC başkanlarından Nemci Tanyolaç, Basın Senatosu İkinci Başkanı Seraceddin Zıddıoğlu, Basın Senatosu Genel Sekreteri Süleyman Boyoğlu, Onur Kurulu üyelerinden Ergin Konuksever, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof Dr Suat Gezgin, Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Sekreteri Sergül Keskin ile İstanbul Şube Başkanı Rüya Özkalkan, Gazeteciler Sosyal Dayanışma Vakfı Başkanı Selami Turgut Genç, Genel Sekreteri Engin Köklüçınar’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katıldı. Kuruluş yıldönümü nedeniyle TGC’yi ziyaret eden İstanbul Valisi Muammer Güler de TGC Başkanı Erinç, Başkan Yardımcısı Olcayto, Genel Sekreter Yardımcısı Atay ve Yönetim Kurulu Üyesi Yaşar’la sohbet etti. (12.06.2009)

Stockholm’de Türkiye’deki basın özgürlüğü tartışıldı: Türkiye’de basın özgürlüğü,  Stockholm’de İsveç – Türkiye İnsan Hakları Komitesi tarafından düzenlenen seminerde tartışıldı. “Türkiye’de Özgür Basın ve Özgür İfade” konulu seminere, gazeteci Haluk Şahin, Semih İdiz, Yusuf Ziya Cömert, L. Doğan Tılıç, Ayhan Bilgen ve Arne König katıldı. İsveç’te yaşayan Türklerin ve bazı milletvekillerinin izlediği semineri, İsveç Bilimler Akademisi Başkanı Erling Norrby yönetti. (12.06.2009)

Resmi Gazete de grev kararı alındı: Türk – İş’e bağlı Basın – İş Sendikası, başta Resmi Gazete olmak üzere Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve diğer resmi yayımların basıldığı Başbakanlık Basımevi’nde grev kararını 12 Haziran Cuma günü astı. Sendikadan yapılan açıklamada, Ocak ayından bu yana süren Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinin anlaşmazlıkla sonuçlanması üzerine Basın – İş’in, Başbakanlık Basımevi’nde grev kararı aldığı belirtildi. (14.06.2009)

TGC yayın yasağına ilke olarak karşıdır: Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesi’nin, Genelkurmay Harekât Başkanlığınca hazırladığı iddia edilen gizli belgelerin sızdırılması ve bir gazetede yayınlanması sonucu başlatılan soruşturma tamamlanıncaya kadar konunun içeriğiyle ilgili haberlere yayın yasağı getirmesi üzerinde Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç bir açıklama yaptı. Devam eden bir yargılamayla ilgili bir belge için yayın yasağı konulmasını eleştiren Erinç, şunları söyledi: “Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ifade özgürlüğünü ve halkın bilgilenme hakkını sınırlayan yayın yasaklarına ilk olarak karşıdır. Genelkurmay Askeri Mahkemesi’nin yayın yasağını da bu kapsamda değerlendirmektedir. Yayın yasağını koyan mahkemenin yetkili olup olmadığı konusuysa hukuksal bir durumdur.” (15.06.2009)

Grevci gazeteciler TBMM’de: Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Ercan İpekçi, ATV ile Sabah gazete ve dergi grubunun bağlı olduğu Turkuvaz işyerlerinde grevde olan gazetecilerle, CHP Grup Başkan Vekili Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret ederek destek istedi. İpekçi, bu işyerinde 13 Şubat 2009’da greve başladıklarını ancak sürecin TMSF’nin, Sabah ve ATV işyerlerinde 2007’de el koymasına kadar uzandığını anımsattı. İpekçi, çalışanların, geleceklerini garanti altına alabilmek için sendikal örgütlenmeye başlandığını, birkaç ay içinde çoğunluğu sağladıklarını ifade etti. Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da uzun yıllar işçi statüsünde çalışırken, aklından “Biz de örgütlenip haklarımızı arasak mı” düşüncesinin geçmiş olabileceğini belirterek, “Başbakan, şimdi ülkeyi yönetiyor. Uzun süredir devam eden bir greve sessiz kalması, en azından, doğru değil. Eğer kişiler örgütlendi, grev yapıyor diye sözleşmeleri feshediliyorsa, grevden önce, insanlardan zorla greve katılmayacağına dair imza alınıyorsa, orada hukukun olmadığına tanıklık ediyoruz” dedi. (16.06.2009)

Grevdeki gazetecilere muhalefetten destek: TBMM’de destek arayışlarını sürdüren grevdeki gazeteciler MHP Grup Başkan Vakili Oktay Vural’ı ziyaret ettiler. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Ercan İpekçi yaptığı konuşmada, basın çalışanları olarak, 29 yıldan bu yana ilk kez greve gittiklerini belirtti. 13 Şubat’tan bu yana grevde olduklarını anımsatan İpekçi, bu süreçte işverenin, başta toplu sözleşme olmak üzere birçok alanda hukuk dışı uygulamalarının olduğunu bildirdi. Grevin sona erdirilmesi için iki kez Başbakana mektup yazdığını dile getiren İpekçi, bunlara henüz cevap alamadığını da sözlerine ekledi. MHP Grup Başkan Vekili Oktay Vural, ortada “devlet destekli grev kırıcılığı”nın olduğunu savunarak, medyanın bağımsız olabilmesi için öncelikle siyasi iktidarın baskılarından arındırılması gerektiğini ifade etti. Düşünce ve ifade özgürlüğü bakımından çok baskıcı bir yönetimle karşı karşıya bulunulduğunu bildiren Vural, baskıya, parlamentonun da dâhil olduğunu, hükümetin Salı ve Çarşamba günleri denetim konularını görüştürmediğini söyledi. (17.06.2009)

Grevdeki gazeteciler Ankara’da yürüdü: ATV ile Sabah gazete ve dergi gruplarının bağlı olduğu Turkuvaz işyerlerinde grevde olan gazeteciler Ankara, Yüksel Caddesi’nde basın açıklaması yaptı. İnsan Hakları Anıtı önünde toplanan gazeteciler ellerinde dövizlerle, “Grev sürüyor dayanışma büyüyor”, “ATV’de Sabah’ta Sendika kazanacak”, “İşçiyiz, haklıyız kazanacağız”, “Çalık elini sendikamdan çek” sloganları atarak yürüdü. Daha sonra grup adına basın açıklaması yapan Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Başkanı Ercan İpekçi, grevdeki gazetecilerin 124 gündür sendikal hak, basın özgürlüğü ve hukuk mücadelesi verdiğini söyledi. Grevin, hem medyanın sendikalaşmasında hem de bu alandaki kirlenmenin önlenmesinde önemli rol oynayacağını ifade eden İpekçi, greve yurtdışından da destek olduğunu, burada da İLO sözleşmesinin çiğnendiğinin görüldüğünü ifade etti. Grevi sürdüren gazetecilerin parlamentoda görüşmeler yaptığını anlatan İpekçi, “Avrupa Parlamentosu’nda Turkuvaz sürecinin tartışılması için girişim başlattık. Uzun süreli bir grev olacağını biliyorduk. Geçen zaman bizi yıldırmıyor, mücadelemizi güçlendiriyor” dedi. (18.06.2009)

Gazeteci Şener’e AGİT’ten destek: Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) basın özgürlüğü temsilcisi Miklos Harasztsi, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’na, gazeteci Nedim Şener’in yargılanmasıyla ilgili bir mektup gönderdi. Harasztsi mektubunda, Nedim Şener’in Hrant Dink cinayetine ilişkin olarak yazdığı “Dink Cinayeti ve İstihbarat Yalanları” adlı kitabından ötürü yargılanmasından duyduğu kaygıyı dile getirirdi. Şener’in kitabında Dink cinayetinden önceki gelişmeleri ve cinayetin üzerine gidilmesinde yetersiz kalındığının ele alındığını söyleyen Harasztsi, ifade özgürlüğünü sınırlayan yasalarda da reforma gidilmesi gerektiğini belirtti. (20.06.2009)

Terör suçlarında, yayın organı sahibine ceza yok: Anayasa Mahkemesi, Terörle Mücadele Kanunu’nun, terörle ilgili suçlarda, suçun basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde, basın yayın organı sahiplerine de ceza verilmesini öngören hükümlerini iptal etti. 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun, 5532 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 5. maddesiyle değiştirilen 6. maddesinin dördüncü fıkrasının, 5532 sayılı Yasa’nın 5. maddesiyle 6. maddesine eklenen fıkranın ve aynı yasanın 6. maddesiyle değiştirilen 7. maddesinin ikinci fıkrasının üçüncü ve dördüncü tümcelerinin iptallerine karar verilmesini istemişti. Yüksek Mahkeme, önceki gündem toplantısında davayı esastan sonuçlandırdı. Heyet, Kanunun 6. maddesinin 5532 sayılı Yasanın 5. maddesiyle değiştirilen dördüncü fıkrasının birinci tümcesinde yer alan “… sahipleri ve…” ibaresini iptal etti. Hüküm, “isim ve kimlik belirterek veya belirtmeden kime yönelik olduğunun anlaşılmasını sağlayacak surette kişilere karşı terör örgütleri tarafından suç işleneceğini veya terörle mücadelede yer almış kamu görevlilerinin hüviyetlerini açıklama, yayınlama veya bu yolla kişileri hedef gösterme fiilinin basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde, basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde, basın ve yayın organlarının suçun işlenişine iştirak etmemiş olan sahiplerine de ceza verilmesini” öngörüyordu. (20.06.2009)

 

Hüsamettin Çelebi yaşamını yitirdi: Alanya’da bir kalp krizi sonucu yaşamı yitiren Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) üyesi, eski AA genel müdürlerinden, gazeteci, yayıncı ve senatör Hüsamettin çelebi son yolculuğuna uğurlandı. Çelebi’nin cenazesi, Kocetepe Camisi’nde kılınan namazın ardından Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildi. (22.06.2009)

 

Basın Kartı Komisyonu Arınç’ı ziyaret etti: Basın Kartı Komisyonu 196 gazeteciye sarı basın kartı ve sürekli basın kartı verilmesiyle ilgili olarak Ankara’da toplandı. Basın – Yayın ve Enformasyon Genel Müdür Vekili Salih Melek, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç, TGC Başkan Yardımcısı Turgay Olcayto ve diğer komisyon üyeleri toplantının ardından Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ı ziyaret etti. Arınç, ziyaret için Melek ve beraberindeki komisyon üyelerine teşekkür ederek, bazı komisyon üyelerini tanıdığını, bazılarıyla da ilk kez tanışacağını belirtti. Arınç, “Gündemde olan, çözülmesi gereken, planlaması yapılan bazı çalışmalar, sorunlar varsa onları da arkadaşlarımızdan rica edeceğim, onların da çalışmasını yapacağız” dedi. (23.06.2009)

 

48 gazeteci sürekli basın kartı aldı: Ankara’da Basın – Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü’nde toplanan Basın Kartı Komisyonu, 154 gazeteciye ilk kez sarı basın kartı, 48 gazeteciye de sürekli basın kartı verilmesini kararlaştırdı. (25.06.2009)

 

Gazetecilerin dayanışma gecesi: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC), bir zamanlar medyanın – yayıncılığın başkenti olan Babıâli’ye dikkatleri çekmek ve basın dünyasında yaşanan dönüşüme rağmen Babıâli’yi yılda bir defa da olsa “basının sembolü” olarak anmak amacıyla düzenlediği Babıâli Şenliği’nin ikincisi farklı etkinliklerle devam ediyor. Gazeteleri, televizyon kanallarını, radyoları, yayınevleri ile internet haber sitelerini bir haftalığına Babıâli’de buluşturan ve basın tarihine vurgu yapan TGC, bu kez de medya mensuplarını, düzenlediği vapur gezisiyle İstanbul Boğazı’nda bir araya getirdi. Türk Loydu Vakfı’nın katkılarıyla gerçekleştirilen etkinlikte buluşan TGC üyeleri, çalışanları ve çok sayıda davetli İstanbul Boğazı’nın tarihi ve doğal güzellikleri arasında bir arada olmanın keyfini yaşadı. Gece 24.00’e kadar devam eden etkinlikte katılımcılar bir yandan İstanbul manzarasının tadını çıkarırken bir yandan da çalışan müziğe danslarıyla eşlik ettiler. (26.06.2009)

Gazeteci Levent Akın ve eşi kaza kurbanı: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) üyesi Levent Akın ve eşi Şule Akın 27 Haziran Cumartesi günü Balıkesir’de bir trafik kazası sonucu yaşamını yitirdi. Araçta bulunan kızları İpek Akın ise ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. Levent Akın’ın kullandığı araç, İzmir yolunda şarampole yuvarlandı. Çevredekilerin ihbarıyla olay yerine gelen kurtarma ekipleri tarafından, Levent Akınve beraberindeki iki kişi araçtan çıkarıldı. Gazeteci Levent Akın ve eşi olay yerinde hayatını kaybederken, kızlarının ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldığı bildirildi. (29.06.2009)

Basın davaları

Gazeteciler sendikal tazminat kazandılar: ATV ve Sabah’ta başlayan sendikal örgütlenmeye karşı 2007 yılı mayıs ayında işten çıkarılan üç gazetecinin sendikal nedenlerle işten çıkarıldıkları için açtıkları dava sonuçlandı. 2007 yılında TMSF’nin el koyduğu dönemde sendikal örgütlenmeyi engellemek için işten çıkarılan Sabah gazetesi editörü Cengiz Erdinç ve ATV editörleri Burak Esremiz ve Ozan Pezek’in işe iade ve sendikal tazminat kazandıkları mahkeme kararı Yargıtay tarafından da onaylanarak kesinleşti. ATV ve Sabah’ta başlayan sendikal örgütlenmeye karşı 2007 yılı mayıs ayında işten çıkarılan üç gazeteci sendikal nedenlerle işten çıkarıldıkları için dava açmışlar, İstanbul 3. İş Mahkemesi’ndeki davada işe iade kararı ve 12 maaş sendikal tazminat kazanmışlardı. Yargıtay 9. Dairesi mahkemenin bu kararını onayladı. (04.06.2009)

28 yıl hapsi istenen gazeteci yargılanıyor: Hrant Dink Cinayeti ve İstihbarat Yalanları adlı kitabın yazarı gazeteci Nedim Şener, İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlanan duruşmada hakkındaki suçlamaları reddederek beraatını istedi. Milliyet Gazetesi Genel yayın Yönetmeni Sedat Ergin, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hukuk Danışmanı Fikret İlkiz ve basın örgütleriyle çok sayıda gazeteci Sultanahmet Adliyesi’ne gelerek Şener’e destek verdi. “Kamu görevlilerine görevinden dolayı hakaret”, “Adli yargılamayı etkilemeye teşebbüs” ve “Kişiler arasındaki haberleşme gizliliğini alenen ifşa etmek” iddialarıyla yargılanan Nedim Şener savunmasında, “Haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek” suçuna delil gösterilen telefon konuşmalarının, kitabın yazılmasından aylar önce televizyon ve gazetelerde yayınlandığını söyledi. Kitabı, Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin davanın görüldüğü 14. Ağır Ceza Mahkemesi dosyasındaki belgelere ve müfettiş raporlarına dayanarak yazdığını anlatan Şener, beraatını istedi. Hakim Sevim Efendiler, sanık avukatına beyanlarını ve delillerini sunması için süre verilmesine karar vererek duruşmayı erteledi. (11.06.2009)

Yayın yasağına itiraz edildi: Taraf gazetesi avukatlarından Ergin Cinmen, Taraf gazetesinde yayımlanan bir belgeye ilişkin Genelkurmay askeri Mahkemesinde verilen yayın yasağına itiraz etti. Cinmen, İstanbul Nöbetçi 9. Ağır Ceza Mahkemesi’ne, “En yakın askeri mahkemeye sunulmak üzere Genelkurmay Askeri Mahkemesi’ne gönderilmek üzere İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi Sayın Başkanlığına” ibareli bir dilekçe sundu. Dilekçede, Taraf gazetesinin karara konu olan yayınının Basın Kanunu, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin ilgili maddelerine uygun olduğu ve askeri mahkemece verilen yayın yasağı kararının esas açısından hukuka aykırı bulunduğu iddia edildi. (16.06.2009)

Gazeteci Nedim Şener’e adliyede büyük destek: “Dink Cinayeti ve İstihbarat Yalanları” adlı kitabı nedeniyle iki ayrı mahkemede 28 yıla kadar hapsi istenen gazeteci yazar Nedim Şener’e Dink ailesinin yanı sıra basın meslek örgütleri, milletvekili, akademisyen, hukukçu ve çok sayıda gazeteci mahkemeye gelerek destek verdi. Nedim Şener’e destek vermek amacıyla mahkemeye gelenler arasında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkan Yardımcısı Turgay Olcayto, önceki başkanlarından ve Milliyet gazetesi yazarı Nail Güreli, TGC Yönetim Kurulu Üyesi Recep Yaşar, TGC Hukuk Danışmanı Fikret İlkiz, Hrant Dink’in kızı Delal Dink ve kardeşi Orhan Dink, CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, tiyatro ve dans sanatçısı Zeynep TAnbay, Milliyet gazetesi yazarı Melih Aşık, Akşam gazetesi yazarı Mustafa Dolu, gazeteci – yazar Haluk Şahin, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Sekreteri Sergül Keskin ve TGS İstanbul Şube Başkanı Rüya Özkalkan vardı. Kitabında “Terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” ve “Yasaklanan bilgileri temin edip açıklamak” suçlarını işlediği iddiasıyla 20 yıla kadar hapsi istenen Nedim Şener İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki savunmasında “Ben suç işlemedim, gazetecilik görevimi yaptım” dedi. (27.06.2009)

Başa Dön