Geri Dön

Haziran 2010 Raporu

Gazeteci ve sanatçılar Silivri’de adalet istedi: TGS Genel Başkanı Ercan İpekçi, TGC önceki başkanlarından Nail Güreli, sanatçı Yıldız Kenter ile şair Ataol Behramoğlu ikinci “Ergenekon” davasını izleyerek, tutuklu gazeteciler Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan ile görüştü. İpekçi, Güreli, Yıldız ve Behramoğlu daha sonra davanın görüldüğü Silivri Ceza İnfaz Kurumuları Kampusu önünde basın açıklaması yaptı. TGS tarafından hazırlanan ve üzerlerinde tutuklu gazetecilerin fotoğraflarının bulunduğu “Basın özgürlüğü ihlaline hayır”, “Gazeteciler özgürdür”, “Düşüncelerimi yazdım, cezaevindeyim” yazılı dövizler taşıyan grup adına açıklama yapan İpekçi, 24 Mayısta “Gazetecilere Özgürlük” kampanyasını başlattıklarını söyledi. İpekçi, tutuklulukların tahliyeye dönüşmesi amacıyla gerçekleştirdikleri kampanyanın Uluslararası Gazeteciler Federasyonu tarafından da destek gördüğünü ifade ederek, bu davadaki tutuklu yargılamanın kanayan bir yara haline geldiğini, infaza ve cezaya dönüştüğünü söyledi. İpekçi, yargıya müdahale etmediklerini, ancak vicdanlara seslendiklerini dile getirerek, “Mahkemelerin vicdanları dinleyerek insani kararlar vermesini bekliyoruz” dedi.

Nail Güreli de, adalet istemek için geldiklerini belirterek, “Silivri'nin bir siyasi toplama kampına dönüştüğünü görüyoruz. Adalet bekliyoruz” dedi. Yıldız Kenter de, Balbay ve Özkan'ın görmekten dolayı büyük mutluluk duyduğunu belirterek, “Balbay ve Özkan'ı moral bakımından çok sağlıklı buldum. Bu beni mutlu etti. Bu kafamı kurcalayan bir durumdu” diye konuştu. Ataol Behramoğlu ise, buradaki tutukluluğun esaret olduğu ifade ederek, “Türkiye'deki esaret hukukuna bir an önce son verilmesini istiyoruz. Bütün yazarları eyleme çağırıyorum. Dünya kamuoyunun aydınlatılmasını istiyorum” şeklinde konuştu.

TGC’den kınama: Gazze'ye insani yardım taşıyan gemilere yönelik İsrail askeri saldırısını kınayan TGC, "İsrail'in insani yardım taşıyan gemilere uluslararası kara sularında yönelttiği silahlı saldırıyı hem insanlıkla hem de uluslararası hukuk kurallarıyla bağdaştırma olanağı yoktur” dedi. Yönetim Kurulu’nun yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Saldırıya uğrayan gemilerdeki gönüllülerin ve onları izleyen meslektaşlarımızın can güvenlikleri tümüyle kaybolmuş durumdadır. Saldırıda hayatlarını kaybedenlerle ilgili kesin bir bilgi alınamaması da endişelerimizi arttırmaktadır. Gazetecilerin mesleklerini yapmaktan alıkonulması ve halkın bilgilenme hakkının yok sayılması da hukuksuzluğa ayrı bir boyut katmaktadır. Birleşmiş Milletler Güvenlik Kurulu ile uluslararası meslek kuruluşlarımızı hukuksuzluğa karşı önlem almaya çağırıyoruz."

Uluslararası Basın Örgütlerinden İsrail'e kınama, BM'ye uyarı: Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü İsrail'i, Gazze'ye insani yardım götüren gemilere operasyonda haberleşmeye de sansür uyguladığı gerekçesiyle sert şekilde kınadı.

RSF: "Ağır bir insani kayıpla sonuçlanan baskını kınıyoruz. Gemideki yolcular arasında bulunan ve görevlerini yapmak isteyen habercilerin hayatı bu ölçüsüz eylemler tehlikeye atıldı. İsrail askerlerinden ellerindeki gazetecileri serbest bırakmaya ve habercilerin de Gazze'ye girişlerine izin vermesini talep ediyoruz. Uluslararası toplumun, Filistin topraklarında olup bitenlerle ilgili bilgilenme hakkı var."

Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (FIJ) da, iletişim kanalarına karartma uygulanması ve şiddet uygulanması nedeniyle operasyonun, bağımsız bir komisyonca soruşturulmasını talep etti. FIJ başkanı Jim Boumelha, konuyu Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'nde yapılacak toplantının gündemine getireceklerini de bildirdi.

İsrail saldırısında 60’ı Türk 100’e yakın gazeteci gözaltına alındı: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Ankara Temsilciliği ve Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın da aralarında bulunduğu G-9 Gazeteci Örgütleri Platformu, İsrail’in gözaltına aldığı 60’ı Türk, 100’e yakın gazetecinin derhal serbest bırakılmasını istedi. G-9 açıklamasında "Gazeteciler savaşların savaşmayan tarafıdır. Dünyayı bilgilendirmeleri engellenemez" denildi.

G-9 Gazeteci Örgütleri Platformu, İsrail askerlerinin "Rotamız Filistin, Yükümüz İnsani Yardım" kampanyası çerçevesinde Akdeniz'in uluslararası sularında seyreden gemilere yönelik saldırısının her türlü uluslararası hukuk kuralının ayaklar altına alınmasının yanında, ahlaken de karşı olunması gereken korsanca bir eylem niteliğinde olduğunu belirtti. 10 kişinin öldürülüp onlarcasının yaralandığı vahşi saldırının bir hedefinin de gazeteciler olduğu belirtilen açıklamada,"İsrail ordusu ilk iş olarak ele geçirdiği gemilerden dünyaya haber akışını engelleyerek bir karartma uygulamaya başladı. Olayın gerçekleştiği andan itibaren İsrail sözcülerinin yaptıkları açıklamalar, çalınan minareye kılıf hazırlamak için zaman kazanmayı amaçlayan nitelikteydi.
Uluslararası kuralların gazeteciyi 'savaşların savaşmayan tarafı' olarak tanımlamasına ve onlara dokunulmazlık tanımasına karşın, İsrail sivillerle dolu bir gemiye saldırırken gazetecileri de hedef aldı. Onların dünyayı bilgilendirmelerini engelledi, iletişim araçlarına el koydu ve kendilerini tutukladı" denildi.
Gemilerde bulunan 60'ı Türkiyeli yaklaşık 100 meslektaşlarının güvenliklerinden kaygı duyduklarını ve onların derhal serbest bırakılmalarını talep edilen açıklamada, "Uluslararası gazetecilik örgütlerini, Birleşmiş Milletleri ve demokratik dünyanın hükümetlerini, gemilerdeki gazetecilerin özgür haber akışını sağlamaları için İsrail'e baskı yapmaya çağırıyoruz. İsrail'in yasa, hukuk, ahlak tanımaz haydutça tavırlarını kınıyor; gazetecileri susturarak dünya kamuoyundan gerçekleri gizleme gayretlerinin İsrail'i barbarlıkla özdeşleştirmekten başka bir şeye hizmet etmeyeceğini anımsatmak istiyoruz" ifadeleri kullanıldı.

Milliyet 60. yılını kutladı: Milliyet'in 60. Kuruluş Yıl Dönümü, Doğan Medya Center'da kutlandı. Törende ayrıca "2009 Abdi İpekçi Yılın Gazetecilik Ödülü" ve "2009 Örsan Öymen Yılın İnceleme Ödülü" sahiplerine verilirken, yaşanan üzücü olaylar nedeniyle konser etkinlikleri iptal edildi.

Törende, 45. ve 50. hizmet yılını dolduranlara plaket veren Doğan Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan, burada yaptığı konuşmada, Milliyet gazetesinin hayatında çok önemli bir yeri olduğunu dile getirdi. Genç yaşında gazete sahibi olduğunu ifade eden Doğan, şöyle konuştu: "Çok fırtınalı günler yaşadık. Siyasetçilerle, iş adamlarıyla, mafyayla kavgalarımız oldu. Ama hepsinden bugüne kadar başımız dik çıktık. Şimdi dönüp arkaya baktığımızda bizim de özeleştiri yapmamız gerektiği kanaatine varıyorum. Biz de sütten çıkmış ak kaşık değiliz. Basının tamamının hataları var. Yine de bunlardan en az hata yapanlardan biridir Milliyet. 60 yılı hep başı dik olarak geçirdik. İnşallah daha uzun yıllar Milliyet’in sahibi olmaya devam ederiz. "

Gazetenin, 87 yıllık Cumhuriyet’in 60 yılına tanıklık ettiğini, bu tanıklıkta saygınlık ve güven gibi çok önemli iki kavramı sabitlemeyi başardığını aktaran Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Tayfun Devecioğlu, gazetenin yaz aylarında yeniden nasıl şekillendirileceğine ve okur yelpazesinin nasıl genişletileceğine yönelik çalışmalara başlayacaklarını ifade etti.

Konuşmaların ardından geçilen ödül töreninde, "2009 Abdi İpekçi Yılın Gazetecilik Ödülü" , "haber" dalında "Hrant Dink Cinayeti Dosyası" haberleriyle Milliyet Gazetesi’nden Nedim Şener’e, "fotoğraf" dalında "İpekçi de Göz Yaşartan Direniş" konulu çalışmasıyla Hürriyet Daily News’tan Selahattin Sönmez’e verildi.
"2009 Örsan Öymen Yılın İnceleme Ödülü" de "Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet" başlıklı çalışmasından dolayı Ankara 8. Aile Mahkemesi Hakimi Eray Karınca’ya sunuldu.

Gecede, gazetede 10, 20, 30, 45 ve 55 yılını doldurmuş çalışanlara da birer plaket sunuldu.

Geceye Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç, gazeteciler Mehmet Y. Yılmaz, Taha Akyol, Ertuğrul Özkök, Nail Güreli, Derya Sazak’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katıldı.
(1 Haziran 2010)

“Gazetecilere Özgürlük” kampanyası: İkinci “Ergenekon” davasının tutuklu sanıkları Cumhuriyet gazetesi yazarı Mustafa Balbay ve gazeteci Tuncay Özkan, tüm sivil toplum kuruluşlarını, meslek örgütlerini ve siyasi partileri, gazeteci örgütlerinin başlattığı “Tutuklu Gazetecilere Özgürlük” kampanyasına destek vermeye çağırdı. Balbay ve Özkan, ortak olarak hazırladıkları yazılı açıklamada, aralarında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Sendikası ve Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin de bulunduğu 11 gazeteci örgütünün başlattığı, “Tutuklu Gazetecilere Özgürlük” kampanyasının, ifade özgürlüğü mücadelesinin önemli bir parçası olduğunu belirtti.

Açıklamada, gazetecinin tutukluluğunun fiili sansür olduğunu, bu anlamda başlatılan kampanyanın sadece gazetecilik değil, toplumun haber alma özgürlüğü açısından da önem taşıdığını ifade eden Balbay ve Özkan, 11 gazeteci örgütünün bir araya gelerek oluşturduğu bu platformun, Silivri'de tutuklu bulunan gazetecilere güç verdiğini kaydetti.

Gazetecilerin yargılanabileceğini, ancak yargılamanın tutuklu yapılmasının fiili bir cezalandırma haline geldiğini dile getiren Balbay ve Özkan, açıklamalarında şunları kaydetti: “Biz adil, hızlı ve tutuksuz yargılanmak istiyoruz. Adil yargılanma bir istemden öte, haktır. Türkiye'nin bu konudaki karnesi ne yazık ki zayıftır. Gazetecilerin tutuklanması, mesleki haklarını kullandığı için suçlanması, yargılanması adeta bir 'meslek hastalığına' dönüşmüştür. Başta medya mensupları olmak üzere, tüm sivil toplum kuruluşlarını, meslek örgütlerini, siyasi partileri, bu hastalığın kaldırılması için gazeteci örgütlerinin başlattığı kampanyaya omuz vermeye çağırıyoruz.”

Düşünce ve ifade özgürlüğü ödüllendirildi: Türkiye Yayıncılar Birliği'nce (TYB) verilen "Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülleri" törenle verildi. Taxim Hill Otel'deki törende, yazıları ve kitapları nedeniyle çeşitli cezalara çarptırılan ve yargılamaları süren yazarlar adına gazeteci-yazar Nedim Fiener ödüle layık görüldü.Ayrıca, yayımladığı kitaplar toplatılan ve yargılanan tüm yayıncıları temsilen Su Yayınları sahibi Recep Tatar, ağır ekonomik ve siyasal koşullar altında mesleklerini inatla sürdürmeye çalışan kitapçıları temsilen Kayseri'de 34 yıldır mesleğini sürdüren Sadullah Gökgiyas, bu yıl ödüllendirilen diğer isimler oldu.Törende konuşan TYB Başkanı Çetin Tüzüner, gerçek demokrasinin, insanların düşüncelerini ifade edebildiği ve başkasının düşüncesinin hoşgörüyle karşılandığı sürece işlerlik kazanabileceğini dile getirdi. Siyasilerin, uluslararası hukuk ve sözleşmelere uygunluk konusunda üzerlerine düşeni yapmasının zorunlu olduğunu söyleyen Tüzüner, “Özgürlükler konusunda atılan adımları olumlu buluyorum. Ancak hala toplumumuzda düşünce ve ifade özgürlü ü sorunu var” diye konuştu.

İlk kez 1995'te verilen ödüller, düşünce ve ifade özgürlüğü için mücadele eden yazar ve yayıncılara destek olmak, kamuoyunun dikkatini bu meseleye çekmek, düşünce ve ifade özgürlüğünün önünü tıkayan yasalarda gerekli değişiklik ve düzenlemelerin yapılması talebini vurgulamak amacıyla dağıtılıyor.

Törende paylaşılan Yayınlama Özgürlüğü 2010 Raporunda, 2008-2010 yılları arası nda 27 yayıncının yargı önüne çıktığı, 30 kitap hakkında mahkumiyet kararı verildiği belirtildi. Raporda, 8 kitabın yasaklanarak toplatıldığı, 24 kitap hakkında açılan davaların devam ettiği bilgisine yer verildi. Dava ve mahkumiyetler nedeniyle 2010'da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde 24 kişinin başvurduğu 5 dosyada, ifade özgürlüğünü çiğnediği gerekçesiyle Türkiye'nin 133 bin TL maddi ve manevi tazminat ile mahkeme giderini ödemeye mahkum edildiği kaydedildi.
(2 Haziran 2010)

BYEGM'den gazetecilere destek: Başbakanlık Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü (BYEGM), “Yerel Basında Sayfa Tasarımlarının” yer aldığı CD paketini başvuran yerel gazetelere ücretsiz gönderecek. BYEGM Müdürü Murat Karakaya, Genel Müdürlükte düzenlediği basın toplantısında kurumun çalışmaları hakkında bilgi verdi. Türkiye'de 11 bini aşkın basın kartı sahibi bulunduğunu belirten Karakaya, sarı basın kartlıların bazı ulaşım hizmetleri, kamuya ait müze, galeri, sergi ve stadyumlarda spor karşılaşmalarından ücretsiz yararlandıklarını hatırlattı. Anadolu'da yayınlanan 2 bin 300 civarında yerel gazete, 200 civarında televizyon ve bin civarında yerel radyo bulunduğuna işaret eden Karakaya, başta yerel medya olmak üzere basın mensuplarından gelen talep üzerine yeni bir çalışma başlatıldığını açıkladı. Karakaya, çalışmaya ilişkin şunları söyledi:

“İletişim sektöründeki hızlı gelişim nedeniyle 'Anadolu Basınının Yeni Yüzü' olarak isimlendirdiğimiz 'Yerel Basında Sayfa Tasarımları' CD paketimizi basın kuruluşlarının hizmetine sunuyoruz. Sunmuş olduğumuz bu çalışma ile yerel basının ilgi görmesi, okunurluğunun artması, estetik ve şekil olarak da okura daha güzel hitap etmesi amaçlanmıştır. Kurumsallaşmış, okurları için vazgeçilmez hale gelmiş yerel gazetelerin sayısı ve kalitesi bu sayede arttıkça, ülkemiz medyasının geleceği daha güzel olacaktır. Yerel basınımızda estetik bir standart oluşturabilmek amacıyla, kitap ve CD ortamında sunulan bu çalışmada, sayfa tasarımının önemi, tasarım örnekleri, başlık, görsellerin sunumu ve diğer konular ayrıntılı şekilde ele alınmaktadır.”

Karakaya, Anadolu'nun Sesi gazetesine yönelik bir çalışmaları olduğunu da belirterek, gazetenin bundan sonra artarak devam edecek tirajının ötesinde internet ortamında çok daha geniş bir okur kitlesine hitap etmesinin planlandığını anlattı.

Medya mensuplarına gazetecilik mesleğiyle ilgili uygulamalı eğitim, özendirme yarışmaları, günlük haber ve fotoğraf desteği, yurt içi ve yurt dışında yabancı dil eğitimi, yayın desteği ve kendilerini tanıtma gibi hususlarda yardımcı olduklarını belirten Karakaya, bu kapsamda “İnterneti ve bilgisayarı olmayan basın mensubu kalmasın” adı altında internet, bilgisayar ve görüntülü telefon kullanımına yönelik çalışmalar da başlattıklarını ifade etti. Karakaya, Türk Telekom videofon uygulaması ve internetin basın kartı sahipleri tarafından daha cazip koşullarda kullanımını hizmete sunduklarını, basın mensuplarının kullanıma ilişkin ayrıntılı bilgiyi bu kurumların şubelerinden alabileceklerini duyurdu.
(3 Haziran 2010)

Gazeteciler AB sürecini ve İsrail saldırısını tartıştı: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC), Konrad Adenauer Stiftung (KAS) ve Alman-Türk Vakfı’nın (DTS) ortaklaşa gerçekleştirdiği Alman Türk Gazetecilik Semineri’nin 24’üncüsü Antalya’da yapıldı. Antalya Belek’deki Kempinski Hotel the Dome’de gerçekleştirdiği iki günlük seminer, "Güncel Gelişmeler Işığında Alman- Türk İlişkileri" başlığı altında yapıldı. TGC Başkanı Orhan Erinç ve KAS Türkiye Temsilcisi Jan Senkyr’ın açılış konuşmasıyla başlayan seminere çok sayıda gazetecinin yanı sıra Alman Parlamentosu Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Ruprecht Polenz ile TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Murat Mercan da katıldı.

"Türk ve Alman Bakış açısından AB-Türkiye İlişkileri" başlıklı oturumda konuşan Ruprecht Polenz, AB bütünleşmesinin zor bir dönemden geçtiğini belirttiği konuşmasında, Alman halkının sadece yüzde 29'unun Türkiye'nin AB'ye üyeliğini savunduğuna işaret etti. Bu durumun iki nedeninden birinin "Türkiye'nin farklı bir ülke" olarak görülmesinden kaynaklandığını belirten Polenz, "İslam'a karşı muğlak bir korku yaşandığını" anlattı. Türkiye'nin üyeliğine karşı çıkışta ikinci nedenin, bu kadar büyük bir ülkenin AB'yi zorlayacağı düşüncesinden kaynaklandığını vurgulayan Polenz, Avrupa'nın gelecekte artacak enerji ihtiyacı karşısında "köprü" konumunda olması ve birliğin barışçı sınırlar içinde yaşaması açısından Türkiye'nin üyeliğinin AB'ye yararı olacağının altını çizdi.

Murat Mercan da, konuşmasında, AB din farklılığı nedeniyle Türkiye'ye karşı çıkarsa, Avrupa'da yaşayan ve Türk olmayan Müslümanlara karşı ayrımcılık tavrı sergilemiş olacağını vurguladı. "AB'nin kendi içindeki derinleşmesinin belki de AB'nin daha da ayrışmasıyla sonuçlanacağını" savunan Mercan, Polenz'e "Siz siyasetçi olarak Almanya'da vergi verenlerin kaynaklarını ne kadar Yunanistan'a akmasını savunabileceksiniz" diye sordu. "Avrupa'nın gittikçe artan enerji talebiyle Asya'nın büyük nüfusunun artan enerji talebinin yarattığı gerilimi gelecekte nasıl çözeceğiz" diyen Mercan şöyle devam etti: "Bu sorunlar dengesi içinde ister Doğu-Batı deyin, ister Kuzey-Güney, bütün eksenlerin ortasında Türkiye var. Türkiye'yi olduğundan büyük göstermek anlamında söylemiyorum. Şahsen, İsviçreli bir politikacı olmayı Türk politikacı olmaya tercih ederdim. Son bir haftadır günde üç saat uyuyorum... Afganistan'da başarılı olamayan NATO'nun geleceğinin sorgulanmasından daha doğal bir şey olamaz. Aynı şekilde, Türkiye ile ilişkileri, Rusya ile olan gerilimi nasıl çözeceği de AB'nin geleceğini belirleyecek."

"Türkiye’nin Bölgesel Rolü: Iran, Afganistan, Rusya ve Kafkasya" başlıklı oturumda İse Milliyet Gazetesi Köşe Yazarı Semih İdiz, "Türkiye'nin bölgesel rolü ve İsrail krizi" üzerine bir konuşma yaptı. AKP'nin kendisinden önce temelleri atılan dış politika konularını aynı rotada yürüterek profil kazandığı nı kaydeden İdiz, AB kendi içinde beka sorunları yaşarken Türkiye'nin doğal olarak bütün yumurtaları AB sepetine koymadığını anlattı.

Seminerde Cumhuriyet yazarı Leyla Tavşanoğlu ile Jamanak Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ara Koçunyan "Türkiye ve Ermenistan arasındaki Yakınlaşma Süreci: Tarihsel Sorunlar ve Gelecek için Olanaklar" üzerinde birer sunuş yaptılar.

Seminerde ayrıca Kıbrıs Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Murat Tüzünkan ile Frankfurter Allgemeine Zeitung’dan Horst Bacia "Kıbrıs Görüşmeleri - Güncel Durum Değerlendirmesi ve Türkiye – AB İlişkileri için Önemi" başlığı altında görüşlerini paylaşırken aynı oturumun tartışma bölümü Rheinischer Merkur’den Dr. Thomas Gutschker tarafından yapıldı. Frankfurter Rundschau’dan Canan Topçu’nun yönettiği "Almanya’daki İslam Konferansı ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikası" başlığı altındaki oturumda ise Hürriyet gazetesinin Almanya bürosundan Ahmet Külahçı ve Almanya Federal Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı’ndan Ali Aslan değerlendirmede bulundular. TGC Yönetim Kurulu Üyesi Doğan Satmış’ın oturum başkanlığında "Türkiye’deki Güncel İç Siyasi Gelişmeler: Anayasa Değişikliği

Tartışmaları" konusu Anayasa Mahkemesi Raportörü Doç. Dr. Osman Can ve Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Levent Köker tarafından aktarıldı.

Fransız Liberation gazetesinin Türkiye muhabiri Ragıp Duran ve T24 Genel Yayın Yönetmeni Doğan Akın ise TGC önceki başkanlarından Nail Güreli’nin oturum başkanlığında "Türkiye’nin Demokratikleşme Süreci: Türkiye için getirdiği Sorunlar ve İmkânlar?" başlığı altında birer sunum yaptı.

"Türkiye’deki Reform Sürecine Halkın Bakışı?"nı ise A&G Araştırma’dan Adil Gür, TGC Başkan Vekili Turgay Olcayto’nun oturum başkanlığında değerlendirdi. Stuttgarter Nachrichten’in oturum başkanlığı nda ise "Türkiye’de Fikir ve Basın Özgürlüğ ü" konusu hukuki durum ve güncel sorunlar TGC Başkanı Orhan Erinç tarafından anlatıldı.

Gazeteci Kılıçlar, baskını kameraya alırken öldürüldü: İsrail'in Gazze'ye yardım götüren gemilere yaptığı saldırıda hayatını kaybeden dokuz kişiden biri olan, İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfının internet sayfası sorumlusu gazeteci Cevdet Kılıçlar'ın, gemiye inen İsrail askerlerini görüntülerken görevi başında, tek kurşunla öldürüldüğü açıklandı. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesini bitiren, 1990'lı yılların başından bu yana çeşitli gazetelerde çalışan Kılıçlar, Gazze'ye giden konvoya, İHH'nin internet yayınını sürdürmek ve geminin “Basın ve iletişim sorumlusu” görevini yerine getirmek üzere katıldı. 

TGS’den kınama: Türkiye Gazeteciler Sendikası Yönetim Kurulu, gazetecinin öldürülmesini kınadı. TGS’nin yazılı açılaması şöyle: “Gazze’ye yardım götüren filoya düzenlenen baskında İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucunda ölen Türk aktivistin arasında gazeteci Cevdet Kılıçlar’ın da bulunduğu, cenazelerin Türkiye’ye teslim edilmesinden sonra anlaşıldı. Meslektaşımızın, baskın anında, gazetecilik refleksiyle fotoğraf çekerken İsrail askerlerince yakın mesafeden tek kurşunla öldürülmesini kınıyoruz. Kendisine Tanrıdan rahmet, ailesine ve meslektaşlarına başsağlığı ve sabır diliyoruz. İsrail hükümetini ve uluslararası örgütleri, bu cinayetin sorumluları hakkında derhal soruşturma açılması ve yargılanmaları hususunda gerekli işlemleri başlatmaya çağırıyoruz.”
(4 Haziran 2010)

Gazetecilere açılan davalar ve cezalar giderek artıyor: İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi, Express dergisinde yayımlanan "Bölgede ve Kandil'de Hava durumu/Mücadele Olmazsa Çözüm Olmaz" başlıklı yazısı nedeniyle gazeteci İrfan Aktan'ı 1 yıl 3 ay hapis cezasına mahkum etti. Mahkeme, 15 günde bir çıkan derginin 15 Ekim 2009 tarihli 99. sayısında yayımlanan yazı nedeniyle dergi sorumlusu Merve Erol'u da, 16 bin TL idari para cezasıyla cezalandırdı. Mahkeme, her iki gazeteciyi de, Terörle Mücadele Yasası'nın (TMY) "Terör örgütü propagandası yapmak" iddiasına karşılık gelen 7. maddesinden mahkum etti. Radikal gazetesi muhabiri İsmail Saymaz hakkında yedinci bir ceza davası daha açıldı. Gazetenin 19 Mart 2009 tarihli sayısında yayımlanan "Yazlıktaki Paşalar Balbay'ın Sola Lider olmasında Mutabık" başlıklı haber nedeniyle Saymaz, "soruşturmanın gizliliği ihlal etmek" ile suçlanıyor. Saymaz hakkında açılan yedi davadan istenen hapis cezası 58,5 yılı buldu. Taraf gazetesi muhabiri Mehmet Baransu'nun "Aktütün Sırları" başlıklı haberle "devletin güvenliğine ve siyasi yararlarına ilişkin bilgileri açıklamak" suçundan yargılandığı davada savcı hazırladığı mütalaasını mahkemeye sundu. Savcı, gazeteci Baransu'nun 5 yıldan 10 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep etti.  ‘İkinci Ergenekon Davası’nda Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, 459 günden beri tutuklu bulunan Cumhuriyet yazarı Mustafa Balbay ile Tuncay Özkan’ın da aralarında bulunduğu 23 sanığın "tahliyesi" yönünde oy kullandı. Tutuklu sanıklardan Astsubay Ali Oktay Şahbaz’ın tahliyesine karar veren mahkeme heyeti, gazetecilerin de aralarında bulunduğu 36 sanığın tutukluluğunun devamına karar verdi.

TGC’den, Google yasağına protesto: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nden (TGC) yapılan açıklamada, “Google yasağından vazgeçilmesini bekliyoruz” denildi. Yazılı açıklamada, TGC Yönetim Kurulunun, internette Google'ın birçok hizmetine erişimin engellenmesini “iletişim özgürlüğünün kısıtlanması” olarak değerlendirip protesto ettiği belirtildi. TGC'nin, “mahkeme kararına dayanmayan keyfi karara son verilmesini istediği” vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Gazetelere yansıyan haberlerden de görüleceği gibi Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı, Youtube'a girişi zorlaştırmak isterken internet arama motoru Google'ın da bazı hizmetlerini engellemiş durumdadır. Türkiye'nin internet yasakları açısından Çin, Kuzey Kore, İran gibi ülkelerle anıldığı bir gerçekken, bu yasaklara, her gün milyonlarca kişinin kullandığı Google'ın da eklenmiş olması tam bir keyfiliktir. Çünkü TİB'in yaptığı açıklamada da görüleceği gibi, Youtube kararı sadece mahkemece yasaklanması öngörülen 3 IP numarasına ilişkindir. Bu mahkeme kararına dayanarak yasağı genişletmek, mahkeme kararını genişletmek olur ki, buna kimsenin hakkı yoktur. Aksi keyfilik olur.” TGC'nin, Google yasağından bir an önce vazgeçilmesini beklediği aktarılan açıklamada, “Türkiye'nin adını, interneti yasaklayan ülkeler listesinde daha üst sıralara çıkaracak kararlardan özenle kaçınılması gerektiğini tekrarlarız” denildi.

Gazetecilere otopark müjdesi: TGC'nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile yaptığı görüşmeler sonucunda İSPARK'lardan ücretsiz yararlanma hakkı genişletildi. Belediye ile yapılan görüşmeler sonunda İSPARK'larda şu an basın kartıyla 2 saat olan ücretsiz park etme olanağı yol üstü otoparklarda 3 saate çıkarıldı. Açık ve kapalı otoparklarda 9 saat olan uygulama ise sürecek. Uygulama 7 Haziran 2010 Pazartesi günü başlayacak.

TGS İzmir Şubesi Genel Kurulu yapıldı:  Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) İzmir Şubesinin olağan genel kurulunda Bahri Okumuş yeniden başkanlığa seçildi. TGS İzmir Şubesi binasında düzenlenen ve divan başkanlığını Turgay Duyar'ın yaptığı genel kurulda, tek listeyle gidilen seçimde 28 üye oy kullandı. Bahri Okumuş, Arif Yakıcı, Rahim İnan ve Etem Geylan'ın yer aldığı liste, geçerli 28 oyun tamamını alarak üç yıl görev yapmaya hak kazandı.
(5 Haziran 2010)

Basın-Yayın 90 yaşında: Atatürk’ün 7 Haziran 1920’de kurduğu Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü’nün (BYEGM) 90’ıncı kuruluş yıldönümü kutlandı. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ile BYEGM Genel Müdürü Murat Karakaya başkanlığındaki kurum çalışanları Anıtkabir'i ziyaret etti.Heyet daha sonra Misak-ı Milli Kulesi'ne geçti. BYEGM’nin 90. kuruluş yıldönümü nedeniyle düzenlenen etkinliklerde “1920'den Günümüze Basın Yayın” sergisi TBMM’de açıldı. Sergi, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, BYEGM Genel Müdürü Murat Karakaya ve TGC Başkanı Orhan

Erinç tarafından TBMM'de açıldı. Arınç, BYEGM'nin kuruluş yıldönümünü bazı etkinliklerle kutladıklarını ifade ederek, bugünkü serginin, BYEGM'nin adeta resimli tarihini anlattığını dile getirdi. Arınç, BYEGM'nin, 90 yıldır hem Türkiye'nin tanıtımı, hem de Türkiye'ye yönelik çeşitli odakların sürdürdüğü kara propagandaya karşı başarılı bir çalışma yaptığını belirtti.
(7 Haziran 2010)

TGS İstanbul Şube Başkanı Uğur Güç oldu: Türkiye Gazeteciler

Sendikası (TGS) İstanbul Şube Başkanlığına Uğur Güç seçildi. TGS'den yapılan açıklamaya göre, 30 Mayıs’ta yapılan Olağan Genel Kurul toplantısında seçilen şube yönetim kurulu, ilk toplantısını yaptı. Toplantıda yapılan görev dağılımına göre, şube başkanlığına Uğur Güç, başkan yardımcılığına Emel Soy, şube sekreterliğine Andaç Hongur ve mali sekreterliğe Şehriban Kıraç getirildi. Sabine Erkuş ile Alper Tunga Çatal da yönetim kurulu üyesi olarak görevlerini sürdürecek.

TGC’den Şahin ve Arınç’ı ziyaret: BYEGM’in kuruluşunun 90. yıldönümü dolayısıyla TBMM'de açılan “1920'den Günümüze Basın Yayın” Sergisi’nin açılışı ve “Anadolu Basınını Özendirme Yarışması” ödül töreni nedeniyle Ankara’da giden TGC Başkanı Orhan Erinç, Başkan Vekili Turgay Olcayto, Genel Sekreter Sibel Güneş bir dizi ziyarette bulundu. TGC Ankara Temsilcisi Taylan Ertan’nın da katılımıyla önceki gün TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin’le görüşen TGC heyeti Devlet Bakanı ve Başbakan

Yardımcısı Bülent Arınç’la Başbakanlık Merkez Bina'daki makamında bir araya geldi.

Basından Sorumlu Devlet Bakanı olması nedeniyle Bülent Arınç’la basının sorunlarıyla ilgili konuştuklarını ifade eden TGC Başkanı Erinç, görüşmenin ana başlıklarıyla ilgili şunları söyledi:

"Şu anda Adalet Bakanlığı’nda Türk Ceza Yasası’nın ifade özgürlüğüne sınırlama getiren ve hapis cezası öngören bazı maddelerle ilgili bir çalışma yapılıyor. Bu çalışmaya TGC adına hukuk danışmanımız Fikret İlkiz katılıyor. Basından Sorumlu Devlet Bakanı Arınç ve çalışma arkadaşlarının bu girişime katkıları var. Biz de bu konudaki görüşlerimiz kendisine ilettik. Ayrıca internet gazeteciliği ve gazetecilerinin yasal dayanaktan yoksun olmaları ile ilgili görüş alışverişinde bulunduk. Anayasa Komisyonu’nda görüşmelerin devam ettiği özel radyo ve televizyonlarla ilgili yasa değişikliği konusuna da değindik."

Erinç Ayrıca, TGC 43. Olağan Genel Kurulu’ndan sonra Basından Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın kendilerine kutlama mesajı gönderdiğini ve bu görüşmeden yararlanarak teşekkürlerini ilettiklerini söyledi.

TBMM Başkanı Şahin ve Başbakan Yardımcısı Arınç’la makamlarında gerçekleşen görüşmeler görüntü alınmasının ardından basına kapalı yapıldı.

Nazlı Ilıcak’a eleştiriden 5 bin TL tazminat cezası: Sabah gazetesi yazarı Nazlı Ilıcak, Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Osman Kaçmaz'ı eleştiren yazısı nedeniyle hakkında açılan tazminat davasında 5 bin TL manevi tazminat ödemeye mahkum edildi. Sincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında, 25 Mayıs 2009 tarihli "Cumhurbaşkanı nın dokunulmazlığı" yazısında Kaçmaz'ın "kişilik haklarına saldırıda bulunduğu" iddiasıyla yargılanan Nazlı Ilıcak ile gazetenin sahibi Ahmet Çalı k'ı suçlu buldu. Mahkeme başkanı Sevgi Boyacı, Kaçmaz'a 5 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi de, aynı yazı da Kaçmaz'a yayın yoluyla hakaret ettiği iddiasıyla açılan ceza davasında Ilıcak'ı 11 ay 20 gün hapse mahkum etmişti. Ilıcak'ın cezası ertelenmişti.
(8 Haziran 2010)

“Kalemine efendi kal gerekirse kır ama satma”: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) 64’üncü ve sivil toplum gazetesi olarak yola çıkan Cemiyetin günlük yayın organı Bizim Gazete 16’ıncı yılına girdi. TGC’nin kuruluş yıldönümü bir numaralı kurucu üyesi ve ilk başkanı Sedat Simavi’nin karikatürist kimliğini öne çıkaran bir toplantıyla kutlandı. Toplantı öncesinde Bizim Gazete’yi ziyaret eden TGC Başkanı Orhan Erinç, Başkan Vekili Turgay Olcayto, Genel Sekreter Sibel Güneş, Genel Sekreter Yardımcısı Zafer Atay, Genel Sayman Gülseren Güver, Yönetim Kurulu Üyeleri Ahmet Özdemir ve Recep Yaşar çalışanlarla birlikte 16’ncı yıl pastasını kesti.

Basın Müzesi’nde yapılan toplantıya TGC Yönetim Kurulu’nun yanı sıra önceki başkanlardan Nail Güreli ve çok sayıda Cemiyet üyesi katıldı. TGC Başkanı Orhan Erinç’in başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya araştırmacı, gazeteci ve tarihçi Orhan Koloğlu ile karikatürist Cihan Demirci konuşmacı olarak katıldı. Konuşmacılar, karikatürleri başta Hürriyet olmak üzere birçok önemli gazete ve dergi yayımlanan Türk basının en önemli isimlerinden biri olan Sedat Simavi’nin Türk karikatür sanatının ve basınının gelişimine katkılarını yanı sıra, kurucusu olduğu TGC’nin bağımsız, ülke sorunlarının çözümüne yapıcı öneriler getiren bir kuruluş olması için de harcadığı çabaları anlattı. Bu yıl kurucu başkan Sedat Simavi’nin karikatürcü kimliğini öne çıkaran bir toplantıyla 64 yılı geride bırakan TGC’nin kuruluş yıldönümünü kutladıklarını belirten Orhan Erinç, "Bu kuruluş yıldönümünde TGC’nin bu günlere gelmesinde emekleri bulunan başta kurucu başkanımız Sedat Simavi olmak üzere Burhan Felek, Cevat Fehmi Başkut ve Nezih Demirkent rahmetle, şükranla anıyoruz. Önceki başkanlarımızdan Necmi Tanyolaç ve Nail Güreli’yi de uzun ömürler dileğiyle teşekkürlerimizi bir kez daha yineliyoruz" dedi. Sedat Simavi’yi araştırmak isteyenlerin ismiyle yapacağı incelemelerden gerekli sonuca ulaşamayacağını ifade eden Erinç, Simavi’nin 13 farklı takma adla yazılar yazıp karikatürler çizdiğini söyledi. "Cemiyetin 64. kuruluş yılında kurucu başkan Sedat Simavi’nin kimlik ve kişiliğinde anarken kurucu ustalarımız, ağabeylerimiz Cihat Baban, Sait Kesler, Sadun Galip Savcı ve Hayri Alpar’ı da şükranlarımızı sunuyoruz" diyen Erinç, TGC’nin 64. yıla ulaşmasında emeği geçen Yönetim, Denetim, Balotaj ve Onur kurullu üyelerine de teşekkür etti. Erinç, şöyle dedi: "Sedat Simavi’nin bizim gibi 1950’lerin sonuna doğru gazeteciliğe başlayanların kulağımıza küpe ettiğimiz bir sözünü sizlerle, genç meslektaşlarımla paylaşmak istiyorum. ‘Kalemine efendi kal. Gerekirse kır ama satma’. Biz geçmişte bu sözü Sedat Simavi Ödülleri kitapçığında ve ödül töreninde kullanıyorduk ama daha sık kullanmamı z gereken bir dönemdeyiz sanırım."

Toplantıdan sonra 12 Mart 2010’da kaybettiğimiz basınımızın piri Selami Akpınar için Basın Müzesi’nde TGC Onur Kurulu Üyesi Hıfzı Topuz ve ailesinin katkılarıyla oluşturulan bir bölüm törenle açıldı. Bölümde Akpınar’la bütünleşen mandolini ve fotoğrafları yer alıyor.

“TGC demokrasinin sigortası”: TGC’nin 64’üncü Kuruluş Yıldönümü nedeniyle TGC Başkanı Orhan Erinç’e, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın yanı sıra pek çok siyasi parti, akademisyen ve sivil toplum kuruluşlarından kutlama mesajları geldi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğ an, “Ülkemizde şeffaf yönetim, açık toplum ve bilgi edinme hakkının en önemli teminatlarından biri de basındır” dedi. Başbakan Erdoğan'ın mesajı şöyle: “Gazetecilerimizin mesleki ve toplumsal sorumlulukları çerçevesinde saygınlıklarının korunmasında önemli bir görevi yerine getiren Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, köklü basın kuruluşlarımızdan biridir. Biliyoruz ki ülkemizde şeffaf yönetim, açık toplum ve bilgi edinme hakkının en önemli teminatlarından biri de basındır. Basın dünyasında meslek ahlakı ilkeleriyle çok sesliliğin yerleşmesinde önemli bir pay sahibi olan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, katılımcı demokrasinin geliştirilmesine değerli katkılarda bulunmaktadır. İnanıyorum ki başarılı çalışmalarıyla bundan sonra da gazeteciliğin ilkeli, dürüst ve saygın bir meslek olarak gelişmesine katkıda bulunmaya devam edecektir.”

Kılıçdaroğlu’dan TGC’ye kutlama mesajı: CHP Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin (TGC) 64. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Başkan Orhan Erinç'e kutlama mesajı gönderdi. Kılıçdaroğlu, mesajında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin ülkenin en köklü, saygın ve seçkin basın kuruluşlarından biri olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Halkın haber alma gerçekleri öğrenme hakkının her zamankinden daha çok önem taşıdığı günümüzde, hem mesleki değerleri hem de demokrasi açısından çoğulculuğu, çok sesliliği, iletişim özgürlüğü ve bilgi edinme hakkı ile gazetecilerin hak ve çıkarlarını 64 yıldan beri kararlı lıkla koruyan, savunan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin bundan sonra da aynı duyarlılıkla görevini yerine getireceğine içtenlikle inanıyorum. Bu duygu ve düşüncelerle şahsınızda Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin 64 yaşını kutluyor, Cemiyet yöneticilerine, üyelerine, çalışanlarına ve gazetecilere sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum.”
(10 Haziran 2010)

EGD’nin Başarı Ödülleri: Ekonomi Gazetecileri Derneği'nin (EGD), bu yıl ikincisini düzenlediği “Ekonomi Basını Başarı Ödülleri” sahiplerini buldu. Cemile Sultan Korusu İstanbul Ticaret Odası Kandilli Tesisleri'nde gerçekleştirilen “Yaza Merhaba” kokteylinde düzenlenen ödül törenine, 400'e yakın EGD üyesi ekonomi gazetecisi katıldı.

EGD Ekonomi Basını Başarı ödülleri yarışmasında ödül alanlar şunlar:

“Haber Dalında: Yazılı Basın; Kerim Ülker / Vatan -”Çuvalla Para Kazandı”,

Görsel Basın; Sinem Yöndem – CNN Türk “Tuzla: Ekmek teknesinden ölüm tarlasına”, İnternet; Metin Can - Haberturk.com “3 bin 600 işadamını elektrik çarptı”

Başarı Öyküsü Dalında: Levent Gökmen Demirciler- Ekonomist- “Tarkan için zil sattı, şimdi yanında 187 kişi çalışıyor”

Ekonomi Köşe Yazarı Dalında: Dünya Gazetesi Yazarı Rüştü Bozkurt- “Sektörel entelektüel mi daha önemli, enerji teşviği mi?”

Söyleşi: Yazılı Basın; Hülya Güler - Hürriyet, “54 yıl önceki IMF toplantısında Bangladeş, kanavice alacağını istedi”

Görsel Basın: Burcu Göksüzoğlu -CNBC-e- Klaus Scwab Davos'ta özel röportaj, Özlem Dalga/Bloomberg IMF Başkanı Kahn ile özel röportaj.

Radyo Ekonomi Programı: Ahmet Falih Akıcı- TRT Ankara- Ekonomi Günlüğü.

Grafik Tasarım Dalı: Barış Bektaş- Habertürk- Asya, kumarbaz yatırımcının döviz

oyuncağını elinden aldı.

En İyi Sektör Dalı: Bayram Kaya- İsa Yazar- Ercan Baysal- Arif Bayraktar Yatırımı Kesmeyen büyük şirketler 2010'da 110 bin kişiye iş verecek.

Bülent Yardımcı Ödülü: Neşe Karanfil-Referans/ Ankara Esnaf çöpe attığı bozuk sütün bile KDV'sini ödeyecek.

Namık Ahıska Ödülü: Rahim Ak- Habertürk- Türkiye'nin en zengin adamı 3,5 milyar dolarlık Ali Bey

Nezih Demirkent Ödülü: Metiner Sezer/ Türkiye Gazetesi- Antep'in aklı nereden geliyor?

Jüri Özel Ödülü: İbrahim Acar- Star gazetesi
(13 Haziran 2010)

Kırgızistan’da saldırıya uğrayan TRT muhabiri ölümden döndü:   Kırgızlarla Özbekler arasındaki çatışmaları görüntüleyen TRT kameramanı Uğur Özen, Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te saldırıya uğradı. Saldırıyı ufak yaralarla atlatan Özen, tedavi edildikten sonra yine kamerasını alarak görevinin başına döndü. Özen, kendisini şu anda iyi hissettiğini belirterek, “Sol gözümün altı morardı ve yüzüm biraz şişti. Kolum ağrıyor” dedi.

Gazeteci Savaş Ay kanserle savaşıyor: Gırtlak kanseri nedeniyle konuşma güçlüğü çeken Sabah yazarı Savaş Ay, Bakırköy AraştırmaHastanesi'nde başarılı bir ameliyat geçirdi. Savaş Ay ameliyat sonrası yoğun bakımdan çıktığında Sabah çalışanlarını, yakınlarını ve dostlarını başucunda buldu. Kendisine geldiğinde de Bakırköy Araştırma Hastanesi'ndeki ameliyat ekibiyle kendi kamerasına poz verdi. Ay, ameliyatını, hastanede geçen günlerini ve izlenimlerini yazdı:

"Ameliyat için bayılttılar, boğazımda koca bir delikle uyandım. Niye mi? Ha ha haaa!..

Yahu bu yaştan sonra suçiçeği çıkaracak, kabakulak olacak halim yok ya. Kallavi bir meret hastalık gelip 'yeniden' yakama yapıştı 12 yıl önce gırtlağıma çat kapı dalıp, ışın tedavisi marifetiyle kovulmuş davetsiz konuk 'kanser efendi' bu defa nüks yoluyla 'bacadan' duhul oldu hayatıma.”

Aydın Doğan’dan anlamlı ziyaret: Doğan Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan, Maltepe Üniversitesi'nde geçtiğimiz aylarda açılan Nail Güreli Kitaplığı’nı ziyaret etti. Aydın Doğan'ın gerçekleştirdiği ziyarete, Doğan Holding Yönetim Kurulu Üyesi Hanzade Doğan Boyner, Doğan Gazetecilik İcra Kurulu Üyesi Tijen Mergen de katıldı. Doğan ve beraberindekileri Maltepe Üniversitesi Kurucusu ve Mütevelli Heyeti Başkanı Hüseyin Şimşek, Maltepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Köymen ile rektör yardımcıları karşıladı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti önceki başkanlarından ve Milliyet gazetesi yazarı Nail Güreli’yle birlikte kitaplığı gezen Doğan daha sonra Maltepe Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Nazan Karakaş’tan Kütüphane hakkında bilgi aldı. Öğrencilerin Türkiye’nin yakın tarihiyle ilgili olarak kitaplıktan çok istifade edeceklerini düşündüğünü belirten Aydın Doğan, "Böyle güzel bir çalışma yaptığı için kendisini kutluyorum. Bir kısmı benim tarihimi de hissettirdi, tam 32 yıl oldu. Nail bey gazeteci olarak benden eski ama onun da meslek hayatının önemli bir bölümü bizimle geçti. Renkli bir basın tarihi. Kimler geldi kimler geçti, diye baktım. Biz de geldik biz de geçeceğiz" diye konuştu.

TGC en kıdemli üyesini kaybetti: Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin (TGC) en kıdemli üyelerinden Ali Sema Aydoğdu, Antalya'da hayatını kaybetti. Cemiyetin 36 sicil numaralı üyesi, Bası n Şeref Kartı ve 1997 Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü sahibi 87 yaşındaki Ali Sema Aydoğdu'nun cenazesi, ikindi vakti kılınan cenaze namazının ardından Antalya Uncalı Mezarlığı'nda toprağa verildi.
(14 Haziran 2010)

TGC Yönetim Kurulu’ndan İstanbul Valiliği’ne ziyaret:  TGC) Yönetim Kurulu, 31 Mayıs 2010 günü görevine başlayan İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’yu makamında ziyaret etti. Ziyarete TGC Başkanı Orhan Erinç, Genel Sekreter Sibel Güneş, Genel Sekreter Yardımcısı Zafer Atay ve Yönetim Kurulu Üyesi Recep Yaşar katıldı.

Vali Hüseyin Avni Mutlu ve Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Nazır Şentürk’le bir süre görüşen TGC yönetimi daha sonra valilikten ayrıldı. Çıkışta ziyarete ilişkin konuşan TGC Başkanı Orhan Erinç, "Göreve yeni başlayan İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’ya hoş geldin ziyaretinde bulunduk. Kendisiyle Diyarbakır’da yaptığımız Yerel basın eğitim seminerinde tanışmıştık. Basına ve gazetecilere gösterdiği ilgiye de orada tanık olmuştuk. Kendisine TGC ile ilgili bilgiler verdik" dedi.

Erinç, görüşmede Vali Mutlu’ya daha önceki yıllarda yapılan Bâbıali Şenlikleri’nde olduğu gibi açılış kokteylini yine valilik bahçesinde yapma isteklerini de aktardıklarını kaydetti.

Gazeteciye saldırı: AKP Şanlıurfa İl Başkan yardımcısı ve Şanlıurfa Gazeteciler Birliği Başkanı Veysel Polat, kimliği belirsiz bir grup tarafından saldırıya uğradı. Şahıslar olay yerinden kaçarak uzaklaşırken, Veysel Polat çevredeki vatandaşların yardımı ile Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

TGC’den kınama: Şanlıurfa'da görev yapan gazeteci Veysel Polat'a yapılan saldırıyı kınayan TGC Başkanı Orhan Erinç, şöyle dedi:

"GAP Gündemi Gazetesi imtiyaz Sahibi, Şanlıurfa Gazeteciler Birliği Başkanı ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Şanlıurfa Temsilcisi de olan meslektaşımız Veysel Polat, beş kişilik bir grubun saldırısına uğramış ve yaralanmıştır. Arkadaşımıza yönelik kaba güç kullanımına dayalı saldırıyı şiddetle kınıyor, kendisine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, olayın ardından ilgi gösteren Urfa Valisi Sayın Nuri Okutan'a, çalışma arkadaşlarına ve sivil toplum örgütlerine teşekkür ediyoruz."
(15 Haziran 2010)

Muhteşem gecede 31 gazeteciye ödül: TGC düzenlenen 2009 yılı "Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri" sahiplerini buldu. Maslak Sheraton Otel’deki ödül töreni, önceki gün vefat eden TGC’nin 36 sicil numaralı, en kıdemli üyelerinden Ali Sema Aydoğdu ve aramızda olmayan tüm basın emekçileri için bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. CNN Türk’ten Başak Şengül’ün sunuculuğunda gerçekleştirilen törenin açılış konuşmasını TGC Başkan Orhan Erinç yaptı. 50’nci yılına ulaşan "Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri"nin başarılı bir mesleki uygulamayı simgelediğinin altını çizen Erinç, "Ancak aradan geçen sürede ifade özgürlüğünün sağlanması konusunda sınırlı bir gelişme yaşanmasına karşın gazetecilerin çalışma koşullarının düzeyinde tam bir geriye gidiş var" dedi. Erinç, gerek yasaların yapılmasında gerek uygulanmasında hukukun kötüye kullanılmasından kaynaklanan sorunların günümüzde de gündemden düşmediğini vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Demokrasi tanımında ortak bir görüşe varılmamış olmasının ceremesini medyaya ve gazetecilere yüklemek isteyenler ne yazık ki eksileceğine çoğalıyor. Türk Ceza Yasası tümüyle değiştirilirken yapılan yanlışlar, bugün çok sayıda gazetecinin ya hapis tehdidiyle karşı karşıya kalmasına ya da denetimli ifade özgürlüğü sürecine girilerek gazetecilerin sansürün en kötüsü olan kendi kendini sansür zorunluluğunu anımsamasına neden oluyor. Balbay ve Özkan’a selam Tutukluluğun ceza infazı anlamına gelen süresi nedeniyle mesleklerini yapmaktan alıkonulan Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan’ı da buradan bir kez daha selamlı yorum. Türk Ceza Yasası’nın ifade özgürlüğünü sınırlayan maddelerinin halkın bilgilenme hakkına saygı duyan meslektaşlarımızı görevlerini yerine getirmekten alıkoymayacağını bir kez daha vurgularken, Adalet Bakanlığı’nda yürütülen gözden geçirme çalışmalarının hızlandırılması gereğine de dikkat çekmek istiyorum. Türkiye’nin ‘hapiste gazetecisi olmayan bir ülke’ konumuna geleceği vaatlerinin yerine getirilmesindeki gecikmeler, korkarım ki uluslararası saygınlığımızı da olumsuz etkileyecek sonuçlarla bizleri karşı karşıya bırakabilecektir."

Törende daha sonra seçici kurulunca belirlenen “2009 Yılı Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri” sahiplerini buldu.

Ayşe Arman 31 Mayıs 2009"de Hürriyet gazetesinde yayımlanan "Eşcinsel Hakem" başlıklı yazıyla "Röportaj" dalında ödüle değer görülen Ayşe Arman yurtdışında olması nedeniyle törene katılamadı. Arman’ın yerine ödülünü Hürriyet Gazetesi Yayın Koordinatörü Fikret Ercan, TGC Başkanı Orhan Erinç’ten aldı.

23-26 Kasım 2009"da Akşam gazetesinde yayımlanan "Akşam Karabağ"da başlıklı araştırmasıyla "Araştırma" dalında ödül alan Nagehan Alçıda yurtdışında olmasından dolayı törene katılamadı. Alçı’nın ödülünü Akşam Gazetesi Yazıişleri Müdürü Cengiz Kahraman, TGF Başkanı Atilla Sertel’den aldı. 29 Eylül 2009"da Milliyet gazetesinde yayımlanan “Devletin Kürt Filmi” başlıklı araştırmasıyla aynı dalda övgüye değer görülen Belma Akçura’ye da ödülü TGF Başkanı Atilla Sertel tarafından verildi.

"Haber-Siyasal" dalında ödül 13-14 Ağustos 2009"da Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan "Cemaate Dokunulamadı" başlıklı haberi ile İlhan Taşçı’ ya gitti. Taşçı ödülünü TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş’ten aldı. "Haber-Ekonomi" dalında Bahadır Özgün ve Şebnem Turhan 10 Şubat 2009’da Referans gazetesinde yayımlanan "TÜİK’in Tekstil Sürprizi" başlıklı haber haberleriyle ödül aldılar. Özgün ve Turhan’a ödüllerini TÜHİD Başkanı Figen Toksü verdi.

Habertürk gazetesinde 2 Temmuz 2009"da yayımlanan "Kahramanları Öldürdüler" başlıklı haberiyle "Haber-Çevre Eğitim Sağlık" dalında ödüle değer görülen Enis Yıldırım’a ödülü TGC Genel Sekreter Yardımcısı Zafer Atay tarafından verildi. Aynı dalda Hürriyet gazetesinde 23 Aralık 2008’de yayımlanan "Bir Cümle Silindi Zehir fiehre İndi" başlıklı haberi ile Ali Dağlar övgüye değer görüldü. Törene geciken Dağlar’a ödülü daha sonra TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş tarafından verildi.

"Haber-Kültür Sanat Magazin" dalında Hürriyet gazetesinde 24 Temmuz 2009"da yayımlanan "Kanatlı Melek 160 Yıl Sonra Yüzünü Açtı" başlıklı haberiyle ödüle değer görülen Serkan Akkoç, ödülünü BYEGM Genel Müdürü Murat Karakaya’dan aldı.

"Haber-Spor" dalında Murat Ağca Habertürk gazetesinde 25 Kasım 2009"da yayımlanan "700 Bin TL Kazandı Haram Diye Almadı" başlıklı haberiyle ödül aldı. Ağca’ya ödülünü BYEGM Genel Müdürü Murat Karakaya verdi. Habertürk gazetesinde 20-21 Kasım 2009"da yayımlanan "Size Bir Dersim Hikayesi Anlatayım" başlıklı yazısıyla "Köşe Yazısı"sı dalında ödül Yavuz Semerci’ye gitti. Semerci, ödülünü TGC Yönetim Kurulu Üyesi Doğan Satmış’tan aldı.   "Spor Köşe Yazısı" dalında ise Bağış Erten Radikal gazetesinde 2 Temmuz 2009"da yayımlanan "Armstrong, Pelps, Bolt, Real Madrid"de Oynar mı?" başlıklı yazıyla ödül aldı. Erten’e ödülünü TSYD Başkanı Esat Yılmaer’den aldı. "Sayfa Düzeni-Birinci Sayfa" dalında ödül 2 Mart 2009 tarihli Hürriyet gazetesinin sayfası ile Fikret Ercan’a gitti. Ercan’a ödülü Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk tarafından verildi. 9 Aralık 2009 tarihli Milliyet gazetesindeki sayfa ile aynı dalda övgü değer bulunan Ersoy Diyar da ödülünü Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk’ten aldı.

"Sayfa Düzeni-İç Sayfa" dalında Habertürk gazetesinden Naci Koç 28 Kasım 2009 tarihli 23’üncü sayfasıyla ödül aldı. Koç, ödülünü TGC Onursal Üyesi Prof. Dr. Turgay Atasü’den aldı. "Sayfa Düzeni-Spor Sayfası" dalında Habertürk gazetesinin 7 Temmuz 2009 tarihli sayfasıyla ödüle değer bulunan İbrahim Sarıdağ’a ödülü TGC Onursal Üyesi Mücahit Akmanoğlu tarafından verildi. "Karikatür" dalında ödül Hürriyet gazetesinde yayınlana 22 Mayıs 2009 tarihli "Yazısız" karikatürü ile Latif Demirci’ye gitti. Törene katılamayan Demirci’nin yerine ödülünü Hürriyet Gazetesi Yayın Danışmanı Doğan Hızlan TGC önceki başkanlarından Nail Güreli’den aldı. Associated Press’den İbrahim Usta, 10 Eylül 2009 tarihli "İstanbul SOS" konulu fotoğraf ile "Fotoğraf" dalında ödül aldı. Usta’ya ödülü TGC Yönetim Kurulu Üyesi Recep Yaşar tarafından verildi. 24 Şubat 2009 tarihli

"Yine de Bayram" konulu fotoğrafıyla aynı dalda övgüye değer görülen Anadolu Ajansı’ndan Berin Alpaslan’da ödülünü TGC Yönetim Kurulu Üyesi Recep Yaşar’dan aldı.

"TV Haber" dalında 19 Ekim 2009"da NTV’de yayınlanan "Horizon-1 Gemisi" başlıklı haberleri ile Sena Kiper ve Oktay Uçar ödül aldı. Kiper ve Uçar’a ödülleri TGC Genel Saymanı Gülseren Güver tarafından verildi.

Aynı dalda Erol Candabakoğlu, Fox TV’de 2 Mart 2009’ da yayınlana "Turhan Çömez"i Bulduk" başlıklı haberiyle övgüye değer bulundu. Candabakoğlu ödülünü TGC Genel Saymanı Gülseren Güver’den aldı.

"TV Haber Program" dalında 2 Temmuz 2009’da TRT 2’de yayınlanan "Kırılma Noktası-Afganistan"" başlıklı program ile Ramazan Öztürk ödüle değer bulundu. Öztürk’e ödülü Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Mehmet Atalay tarafından verildi.

13 Şubat 2009’da TRT 2’de yayınlanan "Katip Çelebi" başlıklı belgesel ile "TV Belgesel" dalında ödül alan Tülay Akca’ya ödülünü İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu verdi.

"TV Kültür-Sanat-Magazin" dalında ödül 29 Mayıs 2009’da TRT2’de yayınlanan"Fatih Sultan Mehmet’in Topları" adlı eseriyle Yasemin Küçükkaya’ya verildi. Küçükkaya, ödülünü TGC Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Özdemir’den aldı.

30 Temmuz-16 Ağustos 2009’da Yaban TV’de yayınlana "Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Yelken Yarışları" programı ile "TV Spor Program" dalında ödüle değer görülen Ali Birerdinç’e ödülünü Halit Kıvanç verdi.

"TV Kamera Çalışması" dalında DHA’dan Çağatay Kenarlı 9 Eylül 2009’daki "Selde Hayata Tutundular" görüntüleri ile ödül aldı. Kenarlı’ya ödülünü AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Dr. Hilmi Bengi verdi.

TRT radyosunda 5 Ocak 2009’da yayınlanan "Deniz Ekonomisi" programı ile "Radyo Haber Program" dalında ödül alan Filiz Yentürk’e ödülü Doğan Hızlan tarafından verildi.

"İnternet" dalında ödülü www.ntvmsnbc.com aldı. Ntvmsnbc.com Yayın Yönetmeni Ahmet Yeşiltepe’ye ödülü TGC Yönetim Kurulu Üyesi Recep Yaşar tarafından verildi.

Aynı dalda övgüye www.odatv.com değer bulundu. Odatv.com Genel yayın Yönetmeni Barış Pehlivan ödülünü TGC Yönetim Kurulu Üyesi Recep Yaşar’dan aldı.

TGC Yönetim Kurulu, 2009 Nezih Demirkent Özel Ödülü"nü, Dünya Gazetesi yazarı Ali Ekber Yıldırım’a verdi. Yıldırım, uzun bir süredir tarım ve hayvancılık alanındaki sorunları, gelişmeleri ve alınacak önlemlerle ilgili önerilerini "Tarım Dünyasından" başlıklı köşesinde kaleme alıyor. Yıldırım’a ödülünü TGC Başkan Vekili Turgay Olcayto verdi.

Maslak Sheraton Otel Galaxy Salonu’nda yapılan "Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri" töreni kokteyle sona erdi.

Gazeteci Behzat Miser’e Radikal önünde tören: Geçirdiği kalp krizi sonrası yaşama 42 yaşında veda eden gazeteci Behzat Miser, son yolculuğuna uğurlandı. Miser, için görev yaptığı Radikal gazetesi Ankara Bürosu önünde tören düzenlendi. Karşıya Mezarlığı Camisi'nde öğle namazını müteakiben kılınan cenaze namazının ardından gazeteci Miser, Karşıya Mezarlığında toprağa verildi.
(16 Haziran 2010)

İfade özgürlüğü halk için gerekli: Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü (BYEGM), Edirne Valiliği ile Edirne Gazeteciler Derneğince (EGD) düzenlenen, “Trakya Yerel Basın Eğitim Semineri' Edirne'de yapıldı. DSİ 11. Bölge Müdürlüğü Konferans Salonu'nda iki gün süren seminerde konuşan Türkiye

Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç, basın ifade özgürlüğü konusunda çok sayıda konuşma yaptığını ancak bugünkü kadar zorlandığını hatırlamadığını söyledi.

Bunun nedenini, “yazdıkları ve söyledikleri için hükümetin görevini yerine getirmekten men etmek” iddiasıyla yargılanmaların bulunması, ayrıca “Hükümeti Anayasa ve yasalarla verilmiş görevleri yerine getirmemekle önerenler” olması şeklinde açıklayan Erinç, şöyle devam etti: “Birileri alkışlanıyor, birileri yargılanıyor. Türkiye'de bu durumun ifade özgürlüğü açısından çok çarpıcı bir durum olduğunu düşünüyorum.

Bir de gazeteci oldukları için her şeyi yazma ve söyleme hakları olduğunu düşünen ne yazık ki meslektaşlarımız ve aynı düşüncede olan haber kaynakları da var. Bu da ifade özgürlüğünü yozlaştırma sonucunu doğuruyor. İfade özgürlüğü dediğimiz zaman kabul etmeliyiz ki bu sınırsız bir özgürlük değil. Avrupa İnsan Hakları ve Birleşmiş

Milletler sözleşmelerine ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına göre bazı noktalarda kısıtlanabileceğini biliyoruz. İfade özgürlüğü subjektif ve politik değerlendirmelere göre yapılmak istendiği için Türkiye'de yasalardan kaynaklanan beş bine yakın soruşturma yapılan bir ifade özgürlüğü seyrinden geçiyoruz. İfade özürlüğünü sınırlandırma nedenleri olarak, kişilik hakları, şiddeti özendirme ve övmek, her türlü ayrı mcılık geliyor.”

İfade özgürlüğünün yasalarda yapılan değişikliklerle bir tehdit altına daha girdiğini vurgulayan Erinç, şunları kaydetti: “Çünkü yasalar yapılırken, suç tanımları sonucunda iki yıla kadar suçların ertelenme yetkisi mahkemelere verilmiş. Bu da Türkiye'de denetimli ifade özürlüğü sürecini başlattı. Bazı meslektaşlarımıza denildi ki 'seni şu yazından dolayı suçlu buldum ama hükmün açıklanmasını erteliyorum. Beş yıl içinde benzer bir suç işlersen ikisini de yatarsın.' Bu açıkça gazeteciyi otokontrol altına almayı amaçlayan sonuç doğurdu. Belki hazırlanırken böyle bir amaç yoktu. İfade özgürlüğünü sınırlayan maddelerin vurgulanması o kadar yaygın hale geldi ki Adalet Bakanlığı bu yasalarda nasıl değişiklik yapılır diye çalışma yürütüyor. Biz de TGC olarak bu çalışmalara katılıyoruz. Beklentimiz, bu çalışmaların uzamadan sonuçlanması. Sayın Başbakan, 'Türkiye, hapiste gazetecisi olan bir ülke olmayacak' demişti ama gidiş, bu sözün gerçekleşme oranını her yıl biraz daha azaltıyor. O açıdan Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarını dikkate alarak, daha hoşgörülü, hapis cezası yerine para cezası gündeme getirmesi, Türkiye'nin demokratikleşme açısından hem de ifade özgürlüğünden yararlanma açısından zorunlu görüldüğünü söyleyebilirim. İfade özgürlüğünü belki en çok biz gazeteciler kullanıyoruz ama ondan yararlanan da okur ve dinleyici. Bizim ifade özgürlüğümüz halka bilgilendirme hakkı olarak dönüyor. Biz ne kadar gerçekleri yazamama tehlikesiyle karşılaşırsak halk da gerçekleri öğrenememe tehlikesiyle karşı karşıya kalır.”
(17 Haziran 2010)

İnternet sansürüne karşı güç birliği: İnternet sansürüne karşı çıkan grupların ortak platform oluşturması amacıyla "Devlet sansürü sizi hakikatten korur" başlığıyla Kadir Has Üniversitesi'nde yoğun katılımlı bir toplantı gerçekleştirildi.

İnternet üzerinden canlı olarak yayınlanan toplantıda İnternet Teknolojileri Derneği (İNETD), Linux Kullanıcıları Derneği (LKD), NETDAfi, Sansüresansür, Korsan Partisi Oluşumu, Alternatif Bilişim, Sansüre Yeter! Kampanyası, Cyberrights.org, bobiler.org, - Java Teknolojileri ve Programcıları Derneği - İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Komisyonu - Engelli Web - Genç Siviller ve Millimotor, Yeşiller Partisi temsilcileri de bulundu. TGC adına Balotaj Kurulu üyesi Olay Tan’ın da katıldığı toplantıda sansüre karşı kitlelerin sokağa çıkıp taleplerini dile getirmesi kararlaştırıldı.

Online olarak gerçekleştirilebilecek eylemler dışında, mutlaka "sokağa inmek" gerektiğinde uzlaşan Ortak Platform, en kısa zamanda bir çalışma yapılarak bir eylem planı oluşturulacağını karara bağladı. Yaklaşık dört saat seran toplantı da Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Özgür Uçkan, "Sansürün ulaştığı noktada birlikte bir ses çıkarmamı z ve kalıcılaştırmamız gerektiğini anlamış durumdayız" dedi.

Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yaman Akdeniz ise 2001 yılında çıkarılan RTÜK Yasası ve 2007 yılında çıkarılan 5651 sayılı yasada belirtilen erişim engelleme kararlarına dayanarak mahkemelerin engelleme kararları aldığını hatırlatarak, "2007'den sonra bu kararlar kitleselleşti. Mahkemeler dışında Telekomünikasyon İletişim Daire Başkanlığı'na (TİB) idari tedbir yetkisi verildi. TİB, 2009 Mayısı itibariyle tepkiler nedeniyle istatistikleri gizledi" dedi.

Toplantıda, üzerinden mutabakat sağlanan ortak paydalar belirlendi. "Düşünce, ifade ve iletişim özgürlüğü, özel hayatın gizliliği ihlal, erişim hakkı, İnsan hakları evrensel beyannamesi, Avrupa insan hakları sözleşmesi, AHİM kararları ve internete sansürün her türüne, kimden gelirse gelsin ilkeli bir karşı duruş ortak payda olmalıdır" denildi.

Bu ortak payda temelinde, Ortak Platform'un, şimdilik hukuksal bir statü kurmaksızın, bir tür "Çatı Platform" olarak kurumsallaşması gerektiği konusunda uzlaşıldı. Bu çatı platform içinde yer alan kurum, kuruluş ve bireyler, sadece internet sansürüne karşı yapılacak çalışma ve eylemlerde birlikte davranacak; onun dışında her biri kendi otonom yapısını koruyacak.

İnternet kanunu şart: İnternet yasaklarına tepkiler devam ederken hukukçular, yeni bir kanun ve altyapı düzenlemeleri yapılmadan mevcut kaosun ortadan kalkmayacağı görüşünde. İstanbul Barosu Bilişim Hukuku avukatlarından Mustafa Gökhan Ahi: “Aslında, Google servislerine getirilen bir erişim yasağı yok. Böyle bir mahkeme kararı da yok. Google, YouTube ve birçok servisini farklı IP’den çıkış yapan sunucular yerine aynı IP’lerden çıkış yapan bir havuzdan sunuyordu. YouTube’un diğer servislerle paylaşım yaptığı IP numaraları Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından engellenince, aynı IP’den yayın yapan diğer hizmetlere de ulaşılamaz hale geldi.

BTK, eski bir mahkeme kararını usule ve yasaya aykırı olarak genişletti. Bu durum doğal olarak kabul edilebilir bir durum değildir ve gizliden bir sansür olarak adlandırılabilir. BTK’nın en kısa sürede bu tür bir IP bloklamayı kaldırması gerekir, nitekim yargı kararı olmadan yapılan bu uygulama kullanıcıların haberleşme, düşünce ve ifade hakları gibi Anayasal ve temel hakları zedelenmiş oldu. Erişim engellemeyle site değil, kullanıcılar cezalandırılmakta. Bunun yerine ‘uyar ve kaldır sistemi’ getirilmeli.”

TGC Hukuk Danışmanı Avukat Fikret İlkiz: "23 Kasım 2001’de imzalanan Siber Suç Sözleşmesi’ni Türkiye imzalamalı ve onaylamalı. Bu yapılırsa yasaların yeniden gözden geçirilmesi gündeme gelecek. Çünkü Türkiye’nin mevcut kanun internet ortamında işlenen suçlarla mücadele hakkında bir kanun. Yani internet ortamı ile ilgili düzenlenmiş bir yasa değil. Bu alana özgü yeni bir kanun çıkarılması şart. Bu yapılmadığı sürece bu sistem sürekli sorun üretir. Hem teknik hem de yasal ortam devamlı sorun ürettiğinden bu sistemden kalarak sorunu çözmek mümkün değil."
(19 Haziran 2010)

İlhan Selçuk’u kaybettik:  Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Başyazarı İlhan Selçuk, tedavi gördüğü Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi'nde çoklu organ yetmezliği nedeniyle yaşamını yitirdi. Selçuk’un ölümü Cumhuriyet ailesini ve sevenlerini yasa boğdu. 1925 doğumlu olan İlhan Selçuk, 21 Mart 2008 günü saat sabah 04:30 sıralarında Ergenekon davası operasyonları kapsamında gözaltına alınmış, iki gün sorgulandıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.

30 Mart akşamı, göğüs ağrısıyla Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi’ne getirilen Selçuk 15 Nisan’da yaklaşık 6 saat süren bir by-pass ameliyatı geçirmişti.

25 Mayıs’ta hastaneden taburcu olan Selçuk, 14 Ağustos 2009 günü yeniden rahatsızlanarak Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi’nde yoğun bakıma alındı.

İlhan Selçuk, hastanede kaldığı süreçte okurlarıyla bağını sürdürdü. Hikmet Çetinkaya, 26 Kasım’dan başlayarak her hafta "Pazar Sohbetleriyle" Selçuk’un görüşlerini Cumhuriyet okurlarına aktardı.

Yarım asırdır Cumhuriyet’te köşe yazarlığını sürdüren Selçuk, aynı zamanda gazetenin Yayın Kurulu Başkanıydı. Berin Nadi'nin 2001 yılında ölümünün ardından Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz sahipliği görevini üstlenmiş, gazetesinin yaşatılabilmesi için yıllarca mücadele vermişti. Cumhuriyet okuru ona "Aydınlanmanın Bilgesi" adını takmıştı.

Türkiye İnsan Hakları Kurumu (TİHAK) kurucu üyesi olan İlhan Selçuk, "Türk basınında demokrasi için verdiği savaşımdan" ötürü 1997’de Sertel Demokrasi Ödülü’ne değer görüldü. 1989’da Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin "Onur Ödülü"ne, 1994’te

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin "Basın Özgürlüğü Ödülü"nü aldı.

Türk basınının ve Cumhuriyet'in başı sağ olsun: TGC, laik ve demokratik Cumhuriyet'in savunucusu, basının bükülmeyen kalemi Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Başyazarı İlhan Selçuk için bir başsağlığı mesajı yayınladı. Mesajda şu görüşlere yer verildi: "İlhan Selçuk sadece Türk basını için değil, çağdaş Türkiye için de yeri doldurulamaz bir kimlikti. Düşünceleri ve yazıları nedeniyle darbelerde gözaltına alınan, işkence gören ancak ilkelerinden asla ödün vermeyen İlhan Selçuk genç kuşak gazetecilere ölümünden sonra da örnek olmaya devam edecek. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti yönetim kurulu olarak Basın Şeref Kartı, 1994 Basın Özgürlüğü Ödülü ve 2003 Burhan Felek Basın Hizmet ödülü sahibi değerli ustamız İlhan Selçuk'un kaybından büyük üzüntü duymaktayız. İlhan Selçuk'u sevgi ve saygıyla anarken, ailesine, meslektaşlarına ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz."

(21 Haziran 2010)

Gazetecilere özgürlük için imza kampanyası: G-9 Meslek Örgütleri Platformu’nun

24 Mayıs 2010 tarihinde başlattığı Gazetecilere Özgürlük Kampanyası yaygınlaşıyor. 11 meslek örgütünün oluşturduğu G-9 Platformu, hazırlanan çağrı metnini, işyerlerinde dağıtmaya başlayarak gazetecilerin imzasına açtı. İmza metninde, cezaevlerinde tutuklu olarak yargılanan gazetecilerin serbest bırakılması, yargılamaların tutuksuz olarak sürdürülmesi ve Türk Ceza Kanunu ile Terörle Mücadele Kanunu’nda basın ve ifade özgürlüğünü kısıtlayan, bu nedenle gazeteciler hakkında ağır hapis ve para cezaları verilmesine neden olan hükümlerin değiştirilmesi talebine yer verildi.

Çağrı metninde "Türkiye’de cezaevlerinde 45 gazeteci ve basın çalışanı bulunmakta, bunların çoğu henüz haklarında bir hüküm verilmeden tutuklu olarak yargılanmaktadır" ifadelerine yer veren G-9 Platformu, buna ek olarak, 17 gazeteci ve basın çalışanı gözaltına alındıktan ya da bir süre tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakılmış ancak haklarında hapis cezası istemiyle açılmış olan davaların sürdüğüne dikkat çekti.

Ayrıca 5 gazeteci hakkında da hapis cezası verilmiş olmakla birlikte ya cezanın infazı 5 yıl süreyle ertelendiği ya da temyizde incelemesi sürdüğü için kararın kesinleşmediğini anımsatan G-9, Türk ceza hukukunda kanayan bir yara haline gelen tutuklamaları artık cezalandırma yerine kullanılmakta olduğunun altını çizdi.

Genç, güven tazeledi: TGC Gazeteciler Sosyal Dayanışma Vakfı’nın (GSDV) Olağan Genel Kurulu yapıldı. Cağaloğlu’ndaki TGC binasının Burhan Felek Konferans Salonu’nda yapılan kongrede, Vakıf Başkanı Selami Turgut Genç güven tazeledi. Kongrede, vakfın 5 kişilik yönetim kuruluna, Selami Turgut Genç, Engin Köklüçınar, Ünal Sakman, Metin Ergin ve Ahmet Çitoğlu seçildi. Güven tazeleyen GSDV yönetim kurulu 3 yıl süreyle görev yapacak. GSDV Denetim Kurulu’na ise Aysel Okan, Orhan Peksayar ve Kemal Kazaz seçildi.
(22 Haziran 2010)

Sansüre karşı deklarasyon:   Türkiye'de Ulaştırma Bakanlığı'na bağlı Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ile mahkemeler eliyle uygulanan ve kapsamı gittikçe genişleyen internet sansürüne karşı tepki büyüyor. 35 sivil toplum örgütü ve yayıncı bir araya gelerek oluşturduğu İnternet'te Sansüre Karşı Ortak Platform’u sansüre karşı bir deklarasyon hazırladı. Deklarasyonda uygulanan sansürün Anayasa'ya aykırı, orantısız ve keyfi olduğuna dikkat çekilerek, bir an önce durdurulması istendi. Sansüre temel olarak kullanılan 5651 sayılı muğlak 'İnternet Yasası’nın da kaldırılması talep edildi. Deklarasyon metninde, "çocukların zararlı içerikten korunması" niyetiyle uygulanan engellerin yetişkinlerin haklarını ihlal etmemesi ve çoğunluğun ahlaki değerlerini diğerlerine dayatma amacıyla kullanılmaması gerektiği belirtildi.

İnternet’te Sansüre Karşı Ortak Platformunun web sitesi, http://www.sansursuzinternet.org.tr adresinden yayınlana deklarasyon aynı sayfada imzaya da açıldı. "Temel hak ve özgürlükler engellenemez. Hukuka aykırı, ölçüsüz ve keyfi idari işlem demokratik hukuk devletinde kabul edilemez. Sansür amaçlı kullanılan 5651 sayılı kanun kaldırılmalıdır. Çocukların zararlı içerikten korunması için öngörülen devlet politikası yetişkinleri etkilememelidir" ana başlıklarının öne çıktığı İnternet’te Sansüre Karşı Ortak Platform Deklarasyonu’nun tam metni şöyle:

1. İnternet kullanıcılarının düşünce özgürlüğü ve bilgiye erişim hakkı engellenemez.

2. Türkiye’de bireylerin, kurumların ve şirketlerin bilişim alt yapılarını istedikleri şekilde oluşturmaları ve istedikleri servislerden yararlanmaları engellenemez. Sansür ülke ekonomisine de kabul edilemez bir bedel yüklemektedir.

3. 03 Haziran 2010 tarihinden beri Google servislerine uygulanan dolaylı sansür Anayasa’ya ve hukukun temel ilkelerine aykırıdır. BTK ve TİB tarafından alınan karar ve uygulama ölçüsüz ve tutarsız bir uygulamadır. Bu konuya ilişkin yapılan açıklamalarda, idarenin böyle bir yetkisinin olmadığı vurgulanmıştır. Nitekim, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı talebi ile Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 17.06.2010 tarihinde YouTube sitesine erişim sağlayan 44 IP adresini engelleme kararı daha önce yapılan işlemin yetki bakımından hukuka aykırı olduğunu ispatlanmıştır.

4. 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 17.06.2010 tarihinde verdiği ek karar, yetki sorununu çözmüş bulunmakla birlikte, kullanıcıların anayasal haklarını dikkate almadığı için yanlıştır ve en kısa sürede kaldırılması gerekir.

5. Erişim engelleme hukuka aykırı içeriği engellemede yetersiz bir yöntemdir. Mevcut engelleme yöntem ve araçlarının hiçbiri hukuka aykırı olduğu veya çocuklar açısından uygun olmadığı iddia edilen içeriğe ulaşmayı engelleyecek etkili bir çözüm sunmamaktadır. Erişim engelleme ile iddia edilen suçu işleyenden ziyade tüm Internet kullanıcıları cezalandırılmaktadır. Eğer filtre kullanımı gerekli görülüyorsa, bu kullanım bireyler tarafından kendi kişisel bilgisayarları üzerinde gerçekleştirilmelidir.

6. Ayrıca, engelleme kararları sadece hukuka aykırı olduğu iddia edilen içeriğe değil, bu sistemlerin tümünün çalıştığı tek bir alanın içeriğinde bulunan milyonlarca yasal sayfa ve dosyaya da erişimi imkânsız kılmaktadır. Bu nedenle, 5651 sayılı Kanun ve uygulaması, Anayasa’da öngörülen ve AİHM tarafından geliştirilen zorunluluk ve orantılılık testlerinin gereğini yerine getirememektedir.

7. 5651 Sayılı Kanunun uygulanması sansürle aynı kapıya çıkmaktadır. Türkiye’de mahkeme kararları ve idari engellemelerle 5000’den fazla web sitesi şu anda erişime kapatılmış bulunmaktadır. Yüzlerce web sitesi de 5651 Sayılı Kanun’un kapsamı dışında engellenmiştir. Mevcut rejimin taşıdığı esasa ve usule dair eksiklikler ifadeyi sansürleyen ve susturan bir yapı oluşturmuştur. Kanun ve uygulamasının etkileri geniştir, yalnızca ifade özgürlüğünü değil, özel yaşamın gizliliğini ve adil yargılanma hakkını da ihlâl etmektedir. Demokratik bir toplumda sansürün bu ölçüde yaygınlaşması kabul edilemez.

8. 5651 Sayılı Kanun Kaldırılmalıdır. 5651 Sayılı Kanun, çocukları hukuka aykırı ve zararlı İnternet içeriğinden korumak amacıyla hazırlanmıştır. Fakat benimsenen engelleme politikası, hükümetin çocukları koruma amacının çok ötesine geçmektedir. Uygulamada yaygın olarak görünen sonuç, hukuka aykırı olmayan içeriğin ve 03 Haziran 2010’dan itibaren Google şirketinin Türkiye’den milyonlarca kişi tarafından kullanılan 40’a yakın servisine yetişkinlerin erişiminin ve bu servislerin kullanılmasının yasaklanması olmuştur.

9. Hükümet, mevcut politikası yerine çocukları gerçekten zararlı İnternet içeriğinden korumak için yeni bir politikayı katılımcı bir şekilde geniş kamuoyu desteği (sivil toplum, akademi, ve özel sektör) ile geliştirmelidir. Ancak bu yeni yapılanma, çoğunluğun ahlaki değerlerini diğerlerine dayatacağı bir çalışma olmamalıdır. İnternet düzenlemesine ilişkin yeni politika, ifade özgürlüğüne ve yetişkinlerin her türlü İnternet içeriğine erişim ve tüketim haklarına saygı temelinde geliştirilmelidir. Bu ilkeleri içeren yeni politika, şeffaf, açık, katılımcı, ve çoğulcu bir yöntemle belirlenmeli ve hayata geçirilmelidir.

10. Vatandaşların Anayasa’da güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerini korumak hükümetin ve idarenin asli görevidir. Bu güvencenin sağlanmaması halinde sorumluların istifa etmesi demokratik bir toplumun zorunlu sonucudur. Bu nedenle, yukarıda sayılan önlemleri en kısa sürede almamaları halinde gelişmelerden sorumlu

Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı İnternet Daire Başkanlığı Başkanı Sayın Osman Nihat Şen, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Sayın Tayfun Acarer ve Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım’ın istifa etmesi acil bir zorunluluk haline gelecektir.

Alkışlarla uğurlandı: Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz sahibi ve Başyazarı İlhan Selçuk, Lütfi Kırdar Kongre Sarayı ve Cumhuriyet gazetesi önünde düzenlenen törenle defnedileceği Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesine uğurlandı. Ailesi ve Cumhuriyet gazetesi çalışanlarının yanı sıra meslektaşları, siyaset, sanat ve iş dünyasının temsilcileri de törene katıldı. Sunuculuğunu Rutkay Aziz'in üstlendiği Lütfi Kırdar Kongre Sarayı’ndaki törende dostları ve çalışma arkadaşları, İlhan Selçuk'la ilgili duygularını paylaştı.

Törende konuşan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç, İlhan Selçuk’un gazetecilik yaşamının 48 yılının Cumhuriyet gazetesinde geçtiğini hatırlatarak "Bilimin, aklın ve Türkçenin birliğinden süzdüğü sözcüklerle demokrasinin, insan haklarının özellikle Anadolu aydınlanmasının, Atatürk devrimlerinin yeniden yaşama geçirilmesi ve yaşatılması savaşını vermişti. O nedenle ülkeyi yönetenle ya da kendini güçlü görenler İlhan Selçuk’u düşman yeğlediler. 12 Mart’tan bu yana yaşadıklarının da sebebi olmuşlardır" dedi

İlhan Selçuk’u gazeteci olarak değerlendirirken gazetecilik sürecindeki başarılarını ve yaşamını örnek almak gerektiğini ifade eden Erinç, "Biz gazeteciler İlhan Selçuk’u, gazeteciliği ilkelerinden ödün vermeden yapmanın, gazeteciliği özel çıkarlara alet etmemenin, gazeteciliğibir yaşam biçimi olarak algılamanın ve gazeteciliğin kızılarak yapılmayacağının somut bir örneği olarak kabul ediyoruz" diye konuştu.

"Cumhuriyet gazetesinin bugüne ulaşmasında İlhan Selçuk’un büyük emeği ve çabası vardır" diyen Erinç konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Gazetenin bundan sonraki yaşam sürecinde de yine İlhan Selçuk’un katkıları olacaktır. Son dönemde İlhan Ağabey’in çizdiği yolda yürümek konusunda hem Cumhuriyet çalışanlarının hem de Cumhuriyet okurlarının ellerinde bir mihenk taşı vardır. O mihenk taşı da İlhan Selçuk’un belirlediği, vurguladığı yayın ilkeleridir. O açıdan bakarsak Cumhuriyet gazetesinin 1991’den bu yana yaşamasında, ilkelerinden ödün vermemesinde etkisi olan İlhan Selçuk gazetenin bundan sonraki dönemine de yol gösterici olacaktır. Kendisini TGC yönetimi adına burada bir kez daha saygıyla selamlıyorum ve kendisini unutma olanağımızın olmadığını da bir kez daha vurguluyorum."

Lütfi Kırdar Kongre Salunu’ndaki törenin ardından Selçuk’un naaşı, Cumhuriyet gazetesinin Şişli’deki merkez binası önüne getirildi. Selçuk, burada yapılan törenden sonra toprağa verileceği Hacıbektaş’a uğurlandı.

AGİT: İnternet Sansürüne Son Verin!: Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'na bir mektup gönderen AGİT Medya Özgürlüğü temsilcisi Dunya Miyatoviç "Türk yetkililerden vatandaşlarının küresel bilgi toplumunun bir parçası olmasını kısıtlayan engelleri kaldırmalarını ve 5651 sayılı İnternet Suçlarına İlişkin Yasada gereken reformu yapmalarını talep ediyorum" dedi. İnternet suçlarına ilişkin yasayı gerekçe gösteren mahkemeler video paylaşım sitesi Youtube'a Türkiye'den erişimi iki yıldan uzun zamandır engelliyor. Geçtiğimiz günlerde yasağın yenilenmesinin ardından sitenin sahibi Google sunduğu e-posta, dokümantasyon, takvim, çeviri gibi diğer servislerine erişim de etkilendi. Hükümet, eleştirilere Google'ın Türkiye'de ofis açmayarak vergi vermekten kaçındığını söyleyerek cevap veriyor. Site erişim engellerini uygulayan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB), engellenen site sayısı ve gerekçelerini yayınlamayı da durdurdu. Miyatoviç, son uygulamayla yasağın genişlemesinden duyduğu endişeyi belirtti ve vergi gerekçesinin varolan kısıtlayıcı yasaya rağmen anlamlı olmadığını ekledi.
(23 Haziran 2010)

Tanyolaç “nöbeti” Güreli’ye devretti: TGC Basın Senatosu Başkanlığı'na TGC önceki başkanlarından ve Milliyet gazetesi yazarı Nail Güreli seçildi. Senatonun önceki yapılan seçimlerinde Başkan Yardımcısı Seraceddin Zıddıoğlu, yazmanlar ise Süleyman Boyoğlu ve Kemal Aslan oldu. Güreli oylamanın ardından yaptığı teşekkür konuşmasında TGC başkanlığı yapan isimlerin bu görevin ardından Senato başkanlığı görevini üstlendiğini ve bu durumun kurumsallaşarak bir geleneğe dönüştüğü kaydetti.

"Bu gelenek diğer kurumlarda görülmeyen çok barışçıl bir nöbet devri geleneğidir" diyen Güreli, "Rahmetli Nezih Demirkent TGC Başkanlığı’nın ardından Senato başkanlığı görevini üstlendi. Ondan sonra Necmi Tanyolaç aynı şekilde bu görevi üstlendi. Tanyolaç’tan sonra ben de Cemiyet başkanlığı ardından Senato başkanlığı görevini oylarınızla üstleniyorum. Bu durum bir geleneğin de TGC’de kurumsallaştığını gösteriyor. Bu geleneğin sürmesini gönülden diliyorum ve diliyorum ki 10 yıl sonra bende sevgili başkanımız Orhan Erinç’e ben de teslim edebileyim" diye konuştu.

Nezih Demirkent’in "gel buraya el at" çağrısıyla Basın Senatosu başkanlığı görevini devraldığını belirten Necmi Tanyolaç şunları söyledi: "Sonunda hem senatoyu işe yarar hem de bu Cemiyet’e yakışır bir hale getirdik. Bu gün bu görevimi devrediyorum. Senato bünyesinde pek çok görev üstlendim. Yerimi Nail Güreli’ye bırakmaktan son derece mutluyum. Görevinden ayrılıyorum ama burada olmaya devam edeceğim."

İlhan Selçuk’u toprağa verdik: Cumhuriyet Gazetesi imtiyaz sahibi ve başyazarı İlhan Selçuk vasiyeti üzerine Nevşehir'in Hacıbektaş ilçe merkezinde düzenlenen törenin ardından Çilehane'de ağabeyi Turhan Selçuk'un yanı başında toprağa verildi.

İlhan Selçuk'un cenazesi, Cumhuriyet alanındaki törenin ardından Çilehane'ye getirilerek İz Bırakan Aydınlar Mezarlığı'nda toprağa verildi. Cenaze töreni sonrası vatandaşlara belediye tarafından lokma dağıtıldı. Alanda Selçuk'un tabutunun yanına altında 'Türk ulusunun bilgesi' yazılı dev bir resmi asıldı.

Yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı cenaze töreninde Selçuk'un Türk bayrağına sarılı tabutuna vatandaşlar kırmızı karanfiller bıraktı. Protokolde yer alanlar ve vatandaşlar, tabutun önünden tek tek geçerek el sürdüler.
(24 Haziran 2010)

İfade ve basın özgürlüğü engelleniyor: İnsan Hakları Derneği Ankara Şubesi, “Gazetecilerin TMK ile keyfi, akıl almaz cezalar almalarını düşünce, ifade ve basın özgürlüğü önündeki engeller olarak gördüklerini” belirtti. Şubeden yapılan yazılı açıklamada, 2006 yılında yürürlüğe giren Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) yeni açılımları, yeni cezaları ve yeni keyfiyetleri beraberinde getirdiği belirtildi. Toplumsal muhalefetin bugün söz konusu kanunun kıskacında bulunduğu öne sürülen açıklamada, basın alanının da bu kıskacın ayrı bir noktasında durmadığı ifade edildi.

TMK'den önce bir haberden, haberin sahibi ve yazı işleri müdürlüğü sorumluyken, yeni düzenlemeye göre haberin sahibi, yazı işleri müdürü, genel yayın yönetmeni, imtiyaz sahibi ve editörün aynı sorumlulukta görüldüğü anımsatılan açıklamada, “Gazeteciler haber yaparken kullandıkları kelimeden konuya ya da haber kaynaklarına kadar her şeyden ceza alabiliyorlar. Bu durum karşısında haberlerin objektif olma durumu tartışılır hale gelmektedir. Gazetecilerin TMK ile keyfi, akıl almaz cezalar almalarını düşünce, ifade ve basın özgürlüğü önündeki engeller olarak görüyoruz” denildi.

Yerel basın Türkiye’de lokomotif görevi yapmalı: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ve Konrad Adenauer Stiftung (KAS) işbirliğiyle yapılan “Yerel Gazetecilikte Meslek İçi Eğitim Seminerleri”nin 55’incisi gazete çalışanlarına yönelik olarak Niğde’de başladı. Niğde Gazeteciler Birliği ve Niğde Gazeteciler Cemiyeti’nin ev sahipliğinde Grand Otel’de yapılan seminerin açılış konuşmasını yapan TGC Başkan Vekili Turgay Olcayto, "Yerel basının Türkiye’de lokomotif görevi yapması gerekiyor" dedi.

55. semineri Niğde’de yapmaktan TGC Yönetim Kurulu olarak mutluluk duyduklarını belirten Olcayto, meslek içi eğitim seminerlerini önemine değindi. Türkiye’de lokomotif görevi yapması gereken yerel basının yaygın basının gerisinde kalarak bu görevini yapamadığına işaret eden Olcayto, gazeteciliğin gün geçtikçe daha da zorlaşan bir mesleğe dönüştüğünün altını çizdi. "Birçok meslektaşımız ya cezaevinde ya da cezaevi tehdidiyle karşı karşıya" diyen Olcayto, bu durumu düzeltmenin yasa yapıcıları görevi olduğuna dikkat çekti. TGC olarak Adalet Bakanlığı ile temas halinde bulunduklarını

belirten Olcayto, ifade ve basın özgürlüğünün önündeki engellerle ilgi hazırladıkları bir raporu Adalet Bakanlığı ve Basından Sorumlu Devlet Bakanı Bülent Arınç’a sunduklarını söyledi.

Başkanlığını TGC Aksaray Temsilcisi Kerem İşkan’ın yaptığı ilk oturumda TGC önceki başkanlarından Milliyet gazetesi yazarı Nail Güreli "Doğru ve Düzgün Gazeteciliğin Koşulları", TGC Hukuk Danışmanı Fikret İlkiz ise "Medya ve Hukuk" konularını değerlendirdiler. Doğru ve düzgün gazeteciliğin koşullarını örneklerle anlatan Güreli, bir haberi manşete çıkarmaktan atılan başlığa kadar her şeyin taraf olmayı zorunlu kıldığına işaret etti. Ancak bağımsızlığın gerek haberde gerekse köşe yazılarında mutlaka korunması gerektiğini vurgulayan Güreli, "Medyanın başka sektörlerle organik bağını olmasının kabul edilemez. Medyanın bağımsızlığı karşısındaki en önemli sorun medya-siyaset-ticaret ilişkisidir. Medyanın diğer sektörlere yaptığı yatırımlar da bağımsızlığı körelten bir diğeretkendir" dedi.

İkinci oturumda TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, "Sağlık Haberciliği" ve TGC Genel Saymanı Gülseren Ergezer Güver ise "Eğitim Haberciliği" konularını aktardılar.
(25 Haziran 2010)

Basın her tür saldırıya karşı tek yürek olmalı: TGC ve KAS’ın birlikte 1997 yılından bu yana Türkiye’nin farklı illerinde düzenlediği ve yaklaşık 6 bin 500 yerel basın çalışanın sertifika aldığı "Yerel Basın Eğitim Seminerleri" nin 55’incisi 100’e yakın yerel basın çalışanının katılımıyla Niğde’de yapıldı. Adana, Aksaray, Nevşehir, Niğde Mersin ve ilçelerinden gazetecilerin katıldığı iki günlük seminer Niğde’nin yerel televizyonu ntv’den de canlı yayınlandı. Seminerde basının sorunlarından çözüm önerilerine, eğitim ve sağlık haberciliğinden gazete tasarımına, haber kameramanlığından televizyon haberciliğine kadar çok sayıda konu konuşmacılar tarafından değerlendirildi. Yerel basın çalışanları da konuşmacılara yönelttikleri sorular ve paylaşma fırsatı yakaladıkları görüşleriyle seminere katkıda bulundular. Tek oturumun yapıldığı seminerin ikinci günde TGC Başkan Vekili Turgay Olcayto "Gazetecilik Nereye?" ve Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) Başkanı Atilla Sertel "Haber Dili ve Haber Yazımı" konularında katılımcıları bilgilendirdiler.

Yerel basının güçlenmesi için meslek içi eğitim seminerlere çok ihtiyaç olduğunu belirten Atilla Sertel, "Biz aslında yazılı ya da görsel, irili ufaklı birçok yayın kuruluşundan oluşan büyük bir aileyiz. Türkiye’de basının dayanışma içerisinde olması ve her tür saldırıya karşı tek yürek olması gerekiyor" dedi.

Türkiye’de böl yönet sisteminden yarar uman insanların varlığına işaret eden Turgay Olcayto, bu durumun siyasette olduğu kadar medyada da yaygın olduğuna dikkat çekti. "Özellikle medyayı ve ya çalışanlarını sağcı-solcu, yandaş-candaş diye ayırıyorlar. Atilla Sertel TGF Başkanı olduktan sonra basının sorunlarına karşı birlikte hareket etme yolunu açtı" diyen Olcayto, basın meslek örgütlerinin birlikte hareket etmesinin önemine değindi. Türkiye’nin iç ve dış sorunlardan dolayı çok sıkıntılı bir dönemden geçtiğini söyleyen Olcayto, bu durumun medyayı da etkilediğini ifade etti. Bu yansımanın gazetecilere otosansür olarak döndüğüne dikkat çeken Olcayto, şunlara değindi:

"Uzun yıllardır siyaset, ticaret ve medya iç içe girdi. Siyaset ve sermayeyle yakın ilişkiler içinde olan medya patronları haberleri de kontrol altına almak isterler. Gazetecinin özenerek, araştırarak yazdığı haber çıkar ilişkilerine dokunuyorsa değerlendirilmiyor. Gazeteci patronun isteğine göre haber yazmak durumunda bırakılıyor. Otosansüre yönelen gazeteci haberde magazinleşmeye gidiyor. Böylece halkın bilgilenme hakkı ayakaltı ediliyor."

Kadirli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Muzaffer Yüksel Kaya yönettiği ilk günün son oturumunda gazeteci Tümer Argın "Yerel Medyada Planlama ve Görsellik" konusunda yerel medya çalışanlarını bilgilendirdi.

İnternet yasakları Türkiye’nin ayıbı: Yerel Basın Meslek İçi Eğitim Seminerleri’nin 55’incisinin düzenlenmesine emek veren Niğde Gazeteciler Cemiyetine ve Niğde Gazeteciler Birliğine gösterdikleri misafirperverlik ve sıcaklıktan dolayı teşekkür eden TGC Başkan Vekili Turgay Olcayto, "Bu seminerler bizim için de çok yararlı oluyor. Farklı bölgelerde arkadaş ve dostlarla tanışıyoruz" dedi. Seminerin kapanış konuşmasında "Yerel olsun yaygın olsun basının sorunları giderek artıyor" diyen Olcayto, yaygın basında çalışan gazetecilerin sorunlarının başında işsizliğin geldiğinin altını çizdi. Çok sayıda gazetecinin işten çıkarıldığını, sözleşmelerin uygulanmadığına da dikkat çeken Olcayto bir diğer önemli sıkıntını ise internet sansürleri olduğunu vurguladı.

İnternet sansürünün kalkması için girişimlerde bulunduklarını ifade eden Olcayto,

"İnternet hukuku dünyada da yerine oturmadı ama ülkemizde hiç oturmadı. Bilgi kaynağına dönüşen internette uygulanan yasakların Türkiye’nin ayıbı olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.

STK’lardan Güreli’ye “Yılın Gazetecisi” ödülü: Türkiye'deki yüzlerce sivil toplum örgütünü bünyesinde barındıran Tüm Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu'nun (TSTK) bu yıl ilkini dağıttığı "Sivil Toplum Kuruluşları Türkiye Ödülleri" sahiplerine verildi. Dolmabahçe Sarayı'nın bahçesinde düzenlenen törende 38 dalda verilen ödüller sahiplerine verildi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) önceki başkanlarından ve Milliyet gazetesi yazarı Nail Güreli’ye de "Yılın Gazetecisi" ödülü veridi. Güreli, TGC Başkanlığı görevini yürüttüğü dönemde meslek birliğinin sağlanması ve meslektaşlarının haklarını korumada çok önemli sağladığı başarılar ve yazılı basında yaptığı görevler süresince sivil toplum kuruluşlarının tanıtılması, sorunlarının çözülmesi noktasında yaptığı çalışmalar nedeniyle ödüle layık görüldü. Ödülünü gazeteci Pınar Türenç ve Pendik Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Fuat Şengül’ün elinden alan Güreli yaptığı teşekkür konuşmasında, "Ödül almak güzel. Bu ödülü sivil toplum kuruluşlarından yani halktan almak daha da güzel" dedi.
(26 Haziran 2010)

Özmez, TGC’den törenle uğurlandı:  TGC Üyesi, Basın Şeref Kartı ve 2004 Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü sahibi Orhan Tahsin Özmez son yolculuğuna uğurladı.

60 yılık gazeteci Özmez için ilk tören sabah saatlerinde son 20 yıldır başyazarı olarak mesleğini sürdürdüğü Ortadoğu gazetesinin önünde yapıldı. Tahsin'in naaşı daha sonra vasiyeti üzerine Cağaloğlu'ndaki TGC’ye getirildi. Burada yapılan törene eşi Sema Özmez’in yanı sıra yakınları, meslektaşları TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş ve TGC Genel Sekreter Yardımcısı Zafer Atay’ın katıldı. TGC Başkanı Orhan Erinç ve Başkan Vekili Turgay Olcayto’nun Basın Kartı Komisyonu’nun Alanya’da yapılan toplantıda bulunmaları nedeniyle törene katılamadığını söyleyen Genel Sekreter Güneş, "Değerli bir meslektaşımızı kaybettik. TGC Yönetim Kurulu adına ailesi ve meslektaşlarına başsağlığı diliyoruz" dedi. TGC’deki törenin ardından Özmez Şişli Camii'nde kılınan öğle namazından sonra Feriköy Aile Kabristanı'nda toprağa verildi.

Kalp yetmezliği nedeniyle İstanbul Başkent Üniversitesi Hastanesi'ne tedavi gören Tahsin'in 25 Haziran’da hayata gözlerini yumdu. 1932 yılında İstanbul'da doğan Orhan Tahsin Özmez İGSA'yı bitirdi. Mesleğe 1950 yılında Akşam Gazetesi'nde polis olayları ve röportaj yazarı olarak başladı. Hayat ve Ses Dergileriyle Web Ofset Grubunda, Tercüman ve Şehir Gazetelerinde çalıştı. Özmez, son 20 yıldır da Ortadoğu Gazetesi'nin başyazarı olarak mesleğini sürdürüyordu.

Tutuklu gazetecilere destek: Ergenekon davası kapsamında tutuklu bulunan Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Deniz Yıldırım ve Ulusal Kanal İstihbarat Şefi Ufuk Akkaya'nın duruşması Silivri Ceza İnfaz Kurumu Kampüsü’nde görüldü. G-9 Meslek Örgütleri Platformu’nun 24 Mayıs 2010 tarihinde başlattığı Gazetecilere Özgürlük Kampanyası’nın imzaya açılmasının ardından bir grup gazetecide duruşmaya katılarak, Yıldırım ve Akkaya'ya destek oldu. Duruşmayı, Türkiye Gazeteceler Cemiyeti (TGC) önceki başkanlarından ve Milliyet gazetesi yazarı Nail Güreli, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) İstanbul Şube Başkanı Uğur Güç, Akşam Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Mustafa Dolu, Posta gazetesi yazarı Yazgülü Aldoğan, Aydınlık Dergisi ve Ulusal Kanal çalışanları ile Cumhuriyet Okurları (Cumok) grubunun aralarında bulunduğu çok sayıda kişi izledi. Verilen aradan sonra gazeteciler Akaya ve Yıldırım’la kısa bir süre sohbet ettiler.

Ertelenen duruşmanın ardından grup tarafından yapılan basın açıklamasında, "Bugün burada, gazeteciler Deniz Yıldırım ve Ufuk Akaya yargılanıyor. Bu ülkede gazetecilik suç oldu" denildi.

(28 Haziran 2010)

“Bir gün hepimiz yaşlanacağız”: TGC Emeklilik Komisyonu Üyeleri Kocaeli Darıca'daki huzurevini ziyaret ettiler. TGC’nin yaptırdığı ve 29 Temmuz 1993 tarihinde hizmete açılan Sosyal Hizmet Ve Çocuk Esirgeme Kurumu Gazeteciler Cemiyeti Hikmet Memduh Huzurevi’nde cemiyet mensubu olarak kalan yazar Orhan Koloğlu, Hürriyet Gazetesi'nin eski acar foto muhabiri Tamer Güvenç, yine değerli yazarlardan Sami Önemli'nin eşi Süheyla Önemli, Ali Kemal Meram'ın eşi Münevver Başarmış, Güngör Soydan ve Cankut Alemdar kalıyor. Serap Özaksoy, Hami Alkaner, Şakir Şad ve Mahmut Gültekin’den oluşan Emeklilik Komisyonu, huzurevine yaptıkları ziyarette hem kendi üyeleri hem de huzurevi sakinleri ile hoşça vakit geçirdiler. Emekliler Komisyonu üyeleri, "Bir gün hepimiz yaşlanacağız!" diyerek, herkese şunları hatırlatıyorlar:

"İnsanlar doğar, büyür, evlenir, barklanır ve bir gün gelir yaşlanır... İşte hepimizin sonu belki de mutlu olarak belki de meçhul vaziyette sona erecek. Ama gerçek temenni daima insanların iyi yaşayıp; iyi bir sonla ebediyete intikal etmeleridir. Evet, bizler bugünlerimize şükrederken, büyüklerimizi de unutmamalıyız.”

41 kapasiteli 22 odası bulunan Huzurevi'nin Kuruluş Müdür Vekilliği'ni Yıldız Özer, Satın Alma Müdürlüğü'nü İsmet Yeni, Ambar Müdürlüğü'nü Dilek Doğan'ın yaptığı ve 23 personelin görev alıyor.
(29 Haziran 2010)

Basın Kartı Komisyonu toplandı: Basın Kartı Komisyonu’nun, Alanya Alantur Maritim Otel'de 2010 Yılı İkinci Toplantısını gerçekleştirdi. İki gün süren toplantıda, 171 ilk basın kartı başvurusu ile 92 sürekli basın kartı talebi görüşüldü. 146 gazeteciye ilk basın kartı, 90 gazeteciye de sürekli basın kartı verilmesi kararlaştırıldı.

Toplantıyı bir konuşmayla açan Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Murat Karakaya, komisyona başarı diledi. Turizm Tanıtma eski bakanlarından Ali İhsan Göğüş başkanlığında şu üyelerden oluştu: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç, TGC Başkan Vekili Turgay Olcayto, TGF Genel Başkan Vekili Yılmaz Karaca, Ankara Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Atilla Sertel, Türkiye Gazeteciler Sendikası adına Tuncay Yıldırım ve Mutlu Mete, Gazete Sahipleri Derneği adına Turan Bozkurt, Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü adına Basın kartları Müdürü Bahattin Akyön ve Mevlüt Mercanoğlu.
(30 Haziran 2010) 

Başa Dön