Geri Dön

Şubat 2012 Raporu

Gazeteciler meslekleri sebebiyle yargılanıyor

TGC Başkanı Orhan Erinç, “Devleti yönetenler tutuklanan gazetecilerin terör örgütü üyesi olarak yargılandığını iddia ediyorlar. Bu iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Gazeteci arkadaşlarımızın gazetecilik mesleği yüzünden yargılandığını düşünüyoruz” dedi.

Milliyet gazetesi başyazarı Abdi İpekçi, öldürülüşünün 33. yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Burhan Felek Konferans Salonu’nda düzenlenen panelle anıldı. İpekçi gazeteciliğinin anlatıldığı panelde, gazeteciliğin bugünkü durumuna değinildi. Panele konuşmacı olarak TGC Başkanı Orhan Erinç, Basın Konseyi Başkanı Orhan Birgit, Radikal Gazetesi yazarı Altan Öymen katıldı.

TGC Başkanı Orhan Erinç, Abdi İpekçi’ye dair yaptığı konuşmada, “Abdi Bey sorunlara soğukkanlı yaklaşmasını bilen bir ustamızdı. Politikayla sadece gazetecileri ilgilendiren çalışmalara katılırdı. Olağanüstü titizlik gösterir ve TGC’nin bu geleneği devam ettirmesi için ciddi bir çaba içerisindeydi” dedi.

14 Şubat 1957’den bu yana meslek sorunlarının çözülmesi bir yana her yıl daha da arttığını gözlemlediğini belirten Erinç, “1961’de 5953 Sayılı Basın İş Yasası’nın değiştirilmesinin mutluluğunu yaşadık. Bizden sonra gelen kuşaklar 212 sayılı yasayla göreve başladıkları için ve İş Yasası, Basın İş Yasası’nın önüne geçecek nice madde taşıdığı için 212 sayılı yasa çok gerilerde kaldı” diyerek mesleki sorunlara değindi.

Erinç sözlerine, “Başbakan’ın 10 Ocak’ta Başbakanlık muhabirleriyle yaptığı görüşmede muhabirlerin sıkıntıları için cemiyetlere çağrı yapması üzerine, yıpranma hakkımızın verilmesi için başvuruda bulunduk. Bülent Arınç’a da bu talebimizi ilettik” diyerek devam etti. Erinç konuşmasında İntibai Hizmet Zammı’nı öngören 2978 sayılı yasanın çıkmasında önemli bir çaba veren TGS Eski Başkanı Ziya Sonay’a da teşekkürlerini bildirdi.

Yargılanan ve tutuklu olan gazetecilerin durumuna da değinen Erinç, “Devleti yönetenler tutuklanan gazetecilerin terör örgütü üyesi olarak yargılandığını iddia ediyorlar. Bu iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Sorgu sırasında gazetecilere yöneltilen sorular, mesleki çalışmaları hakkındaki sorulardır. Bu gazetecilere haber kaynaklarıyla ilişkileri, arşivleriyle ilgili sorular yöneltilmektedir. Bunlar bugün suç isnadı olarak kullanılmaktadır. Gazeteci arkadaşlarımızın gazetecilik mesleği yüzünden yargılandığını düşünüyoruz” dedi.

Terörle Mücadele Yasası’nın 6. ve 7. maddelerinin değiştirilmediği sürece gazetecilerin yargılanmasının önüne geçilemeyeceğinin de altını çizen Erinç, “Gazetecilik, bizim anlayışımızda gazetecilerin her aklına eseni yazması demek değildir. Bu mesleğin birtakım ilkeleri vardır. Bu ilkelerin de yazılı hale gelmesini sağlayan ilk kişi Abdi İpekçi’dir” diyerek konuşmasını sonlandırdı. (1 Şubat 2012)

***

Gazeteci cinayetleri demokrasi ayıbı

1 Şubat 1979 günü öldürülen Milliyet Gazetesi Başyazarı ve Genel Yayın Müdürü Abdi İpekçi, Zincirlikuyu’daki mezarı başında çok sayıda gazeteci, siyasi temsilci ve yurttaşın katılımıyla anıldı.

Yoğun kar yağışına rağmen bir araya gelen gazeteci Abdi İpekçi’nin dostları, meslektaşları ve sevenleri suikastın hâlâ aydınlatılamamış olmasını eleştirdi. İstanbul Zincirlikuyu’daki anma programı Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç’in konuşmasıyla başlatıldı.

Erinç, “Değerli ustamız Abdi İpekçi’nin aramızdan alınışının 33. yılında onu saygıyla anıyoruz” dedi. Erinç, “Öldürülen meslektaşlarımızın kimilerinin tümüyle faili meçhul kalışı kimilerinin de sadece tetikçilerinin bulunarak arkasındaki güçlerin bulunmamasındaki kararlılık gazeteci cinayetleri konusunda duyduğumuz isyanı sürdürmemize neden oluyor. Özellikle Abdi İpekçi’nin öldürülüşünden sonra o dönemde sanık olarak yargılanmakta olan tetikçinin sıkıyönetim koruması altındaki bir cezaevinden asker kıyafetiyle kaçırılmış olması, bu olayın bile ortaya çıkarılması konusunda herhangi bir çabanın gösterilmemesi günümüze kadar ki gazeteci suikastlerinin ne kadar yüzeysel bir yaklaşımla irdelenmekte olduğunu gösteriyor. Bu aynı zamanda Türkiye’deki siyasetin de en önemli ayıplarından birini oluşturuyor” diye konuştu.

Abdi İpekçi’yi ustaları olarak algılayan bir nesilden geldiklerini belirten Erinç, “Türkiye’de gazetecilik meslek ilkelerini sözde döneminden yazılı kayda geçmiş döneminin öncüsü ustamız Abdi İpekçi’dir. Basın ahlak esasları -ki sonra Basın Ahlak Yasası diye anılmaya başladı- 24 Temmuz 1960 tarihinde onun öncülüğünü yaptığı çalışma sonrasında yaşama geçirilmiştir. Basın ahlak ilkelerini dikkatli uygulayan kişi de Abdi Bey’in kendisi olmuştur” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Abdi İpekçi suikastı ve gazeteciliğin bugünkü durumuna ilişkin ise TGC Başkan Vekili Turgay Olcayto şunları söyledi: “Abdi İpekçi mesleğimize basın ilkelerini sokan, muhabirliğin önemini öne çıkaran çok değerli bir gazeteciydi. Hem uluslararası alanda hem de yurtiçinde çok önemli çalışmalar yaptı. Değerini kısa sürede kanıtladı. Kaybı Türk basını için çok önemlidir. Kaybından ötürü gazeteciliğin bugün düştüğü durumu görüp bir kat daha üzülüyoruz. Türkiye’de gazetecilere yönelik çok ağır baskılar var. Faili meçhuller aydınlanmadıkça da sanki yapanın yanına kâr kalıyor gibi bir imaj var. Dolayısıyla gazetecilik zaten zor bir meslek, özellikle günümüzde giderek zorlaşıyor. Bunların bir an önce çözüme kavuşması lazım. Ölümle, baskı tehdidiyle çalışan bir meslek grubunun bir gecede yıpranma payı kaldırılabiliyor. Bu zor durumdan gazetecilik elbette çıkacak ama bir süreç gerekiyor.”

Milliyet Gazetesi yazarı Nail Güreli ise Abdi İpekçi’nin öldürülüşüyle ilgili şunları söyledi: “Her yıl Abdi İpekçi’yi anıyoruz ama bu yılın ayrı bir özelliği var. Abdi İpekçi gazeteciliğini ihmal edenler, Abdi İpekçi gazeteciliğini sorgulamaya kalkanlara bir cevap niteliği de taşıyor bu yıl. Çünkü bugünkü gazeteciliğin geldiği durum Abdi İpekçi gazeteciliğini yok etmek isteyenlere bir cevap niteliğindedir. Abdi İpekçi gazeteciliği halkın yararına gazetecilik yapmaktır. Halkı bilgilendirme amacı güder. Halbuki bugün basının halkı bilgilendirmesi de halkı avutması yolunda, baskılar altında basın. Abdi İpekçi gazeteciliğin özüdür. Bugün genç arkadaşları içinde gerçek ve halk yararına gazetecilik yapmak isteyenler, ülkesinde olup bitenler için halkı bilgilendirme amacında olanlar çoğunlukta. Belki belirleyici değiller, çeşitli baskılar ve medya-sermaye-siyaset ilişkileri sebebiyle ama onlar varlar. Abdi İpekçi gazeteciliği de daima var olacaktır. Genç kuşaklar tarafından Abdi İpekçi gazeteciliğinin dirençle korunacağını düşünüyorum. Direnmek Abdi İpekçi gazeteciliğinin temelinde vardır.” (1 Şubat 2012)

***

GÖP Dönem Başkanlığı görevi Basın Konseyi’nde Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç, GÖP dönem başkanlığı görevini Basın Konseyi Başkanı Orhan Birgit’e devretti.

TGC Başkanı Orhan Erinç, GÖP dönem başkanlığı görevini Basın Konseyi Başkanı Orhan Birgit’e devretti. Erinç, “İlk kez 94 basın meslek kuruluşu, yargılama sürecindeki aksaklıklara, uzun tutukluluk süreleri, ifade özgürlüğüne dayalı sorunlar olması sebebiyle TGC’nin 2010 yılındaki girişimiyle bir araya gelerek GÖP’ü oluşturdu. GÖP’e bağlı örgüt sayısı bugün 93’e indi. Bunun nedeni gazete sahiplerinin kendini feshetmesiydi” diyerek görev devir teslimini gerçekleştirdi.

Görevi teslim alan Birgit, “Gazetecilerin terör örgütü mensubu oldukları gerekçesiyle yargılanmasını üzüntüyle izliyoruz. Bundan sonra işimiz Silivri Mahkemeleri, Beşiktaş Adliyesi olacak. Bana kaç tutuklu teslim ediyorsunuz?” dedi. Erinç’in cevabı ise “Size 97 gazeteci teslim ediyorum” oldu. (1 Şubat 2012)

***

TGC'ye katılan yeni üyeler rozet taktı

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'ne (TGC) yeni katılan üyelere rozet takdimi için TGC'nin Cağaloğlu'ndaki merkezinde düzenlenen toplantıya, çok sayıda davetli katıldı.

TGC’nin yeni üyelerine rozet takma töreni TGC Lokali’nde gerçekleştirildi. Gecenin açılış konuşmasını TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş yaptı. Güneş konuşmasına, “Kar nedeniyle bir hafta ertelediğimiz ayın son günü yemeğinde birlikte olmaktan çok mutluyuz” diyerek başladı. Güneş, "TGC olarak yargılanan tüm meslektaşlarımızın davalarını izlemeyi sürdürüyoruz. Bu konuda atılması gereken adımları sürekli gündeme getiriyoruz. Gazetecilerin mesleklerini yaptıkları için yargılanması bu ülkede bir demokrasi ayıbı olmaya devam etmektedir. Bu konuda TCK, TMK, CMUK'da gerekli değişikliklerin yapılmasını istiyoruz" diye konuştu.

Konuşmasında yıpranma tazminatı konusuna da değinen Güneş, şunları söyledi: "Başbakan Tayyip Erdoğan'ın yıpranma tazminatının geri verilebileceğine dair Ankara’da yaptığı açıklamayla ilgili olarak, bir mektup gönderdik. TGC Başkanı Orhan Erinç'in yazdığı mektubu hem Başbakan Erdoğan’a hem de Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a gönderdik. Bu konuyu yakından takip ediyoruz. "

Güneş’in konuşmasının ardından TGC’nin yeni üyelerine rozetleri törenle verildi.

TGC Lokali’nde düzenlenen gecede rozetlerini alan gazeteciler şu isimlerden oluştu:

Fanatik Gazetesi Foto Muhabiri Serkan Hacıoğlu, Süper Fenerbahçe Gazetesi sahibi Atilla Bartın, Cihan Haber Ajansı Genel Müdürü Hamit Bilici’nin yerine Halil İbrahim Ekiz, Yasevi Dergisi sahibi Erdoğan Aslıyüce, TRT İstanbul Radyosu’ndan Levent Eskimez, Günboyu Gazetesi’nden Cüneyt Yaşar Avras, TRT Muhabiri Ömer Yavru, TRT Kameramanı Vahap Aksoy, TRT Şef Kameramanı Volkan Tay, TRT Kameramanı Özden Ayvaz, TRT Kameramanı Bünyamin Koç, TRT Muhabiri Hatice Feryal Erkaya, İlk Haber Gazetesi sahibi Fatih Dağdeviren, HaberTürk Teknoloji Editörü Necdet Çalışkan, Kobi Efor Ekonomi Dergisi’nden Kader Karaçay Yılmaz ve Kobi Efor Ekonomi Dergisi’nden muhabir Deniz Yanıktaş, İhlas Haber Ajansı muhabiri Mehmet Ali Dağ. (8 Şubat 2012)

***

Nedim Şener'e beraat

Odatv davası kapsamında tutuklu bulunan gazeteci Nedim Şener, "Yol-İş Sendikası" haberiyle ilgili davadan beraat etti. Şener'in "Hanefi Avcı'nın çantası" haberleriyle ilgili dava ise 5 Nisan'a ertelendi. Davayı TGC adına Gülseren Ergezer Güver izledi.

Odatv davası kapsamında Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan gazeteci Nedim Şener, iki haberi dolayısıyla açılan davalardan hakim karşısına çıktı.

İlk olarak Milliyet Gazetesi'nde yayımlanan ve "Devrimci Karargah Örgütü" soruşturmasında tanık olan Nazmi Ayhan'ın ifade örneğini yayımlayarak gizliliği ihlal ettiği iddiasıyla yargılandığı dava için söz alan Şener, "Siyah çanta odada yoktu" haberiyle ilgili olarak savunma yaptı. Şener, davaya konu olan tanığın beyanlarını Avukat Mecit Ceylan'dan temin ettiğini belirtti. Avukat Ceylan'ın Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuru yaparak Nazi Ayhan'la birlikte birkaç tanığın dinlenilmesini talep ettiğini hatırlatan Şener, “Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı bu tanıkların beyanlarını almış ve nüshalarını avukatlara iletmiş. Avukatları da bana ilettiler” diye konuştu. Şener, “gizliliği ihlal” olarak değerlendirilen ifade örneğinin, İstanbul 250. madde ile yetkili Cumhuriyet Savcılığı'nın herhangi bir talimatı ile ya da bu savcılıkça yürütülmüş herhangi bir soruşturmada alınmış tanık beyanı olmadığına dikkat çekti.

'Herhangi gizlilik kararı yoktur'

Şener'in avukatı Nurcan Bayraktar ise, davaya konu haberde kullanılan Nazmi Ayhan'ın ifadelerinin özel yetkili mahkemede yürütülen Devrimci Karargah Soruşturması ile ilgili beyanlar olmadığını ifade etti. Şener'in avukatları, Eskişehir Cumhuriyet Savcılığı'na yazı yazılarak tanık beyanının ilgili olduğu soruşturmayla alakalı bilgi istenilmesini talep etti. Mahkeme, Şener'in avukatlarının talebini kabul etti. Duruşma 5 Nisan 2012 tarihine ertelendi.

Daha sonra Şener'in Yol-İş Sendikası ile ilgili yaptığı haberden dolayı açılan davanın duruşması görüldü.

Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada gazeteci Nedim Şener hazır bulunurken, tutuksuz yargılanan diğer sanık Hasan Çatalkurt duruşmaya katılmadı. Duruşmanın ardından kararı açıklayan Hakim Hasan Gülver, "Eser sahibi tespit edildiğinden, suçun faili olmadığı anlaşıldığından sorumlu müdür Hasan Çatalkurt ve hakkında gizliliğin ihlali ve adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçlarından kamu davası açılmış ise de kanunda tanımlanan suçların yasal unsurlarının oluşmadığından sanık Nedim Şener'in beraatına karar verildi" dedi.

Yol-İş Sendikası'yla ilgili davadan beraat eden Şener'in duruşmalarını Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri, Şener'in Eşi Vecide Şener, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Genel Saymanı Gülseren Ergezer Güver ve Şener'in gazeteci arkadaşları da izledi. (8 Şubat 2012)

***

Nezih Demirkent anıldı

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) önceki başkanlarından Nezih Demirkent, ölümünün 11. yılında kabri başında anıldı.

Aşiyan Mezarlığı’nda Nezih Demirkent’in kabri başında düzenlenen anma töreninde konuşan TGC Başkanı Orhan Erinç, “Ustamız, Nezih Ağabey hem gazeteci hem de spor adamı kimliğiyle önemli katkılarda bulunmuş, bu nedenle de boşluğu doldurulamamıştır” dedi. Erinç sözlerini şöyle sürdürdü: “Nezih Demirkent, gazeteciliğin meslek ilkeleri dikkate alınarak yapılmasında gazeteci olarak uygulamalarıyla, yazar olarak da uyarı ve yol gösterici yaklaşımıyla örnek bir yöneticilik sergilemiştir. Özellikle Dünya gazetesinin sahip ve yöneticiliğini üstlenmesiyle ekonomi gazeteciliğine yeni bir ruh ve derinlik kazandırması kendisini unutulmazlar arasına sokmuştur. Spor gazeteciliği yönüyle de Türk sporuna önemli hizmetler yapmıştır. Kendisini bir kez daha saygı, sevgi ve özlemle anıyor, rahmetler diliyorum.” (13 Şubat 2012)

***

‘Şiir ve Musiki Günleri’nde sevgi ve aşk teması işlendi

Şiir ve Musiki Günleri bu ay “Sevgililer Günü, Sevgi ve Aşk” temasıyla Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi’nde çok sayıda kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Özdemir’in yönettiği, TGC Basın Müzesi’nde her ayın ikinci cumartesi günü düzenlenen Şiir ve Musiki Günleri’nin bu ayki teması “Sevgililer Günü, Sevgi ve Aşk”tı.

TGC Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Özdemir etkinliğin açılış konuşmasını, şubat ayı içerisinde yitirdiğimiz şair ve musiki sanatçılarını anarak yaptı.

Özdemir, “Haldun Ayta 2002’de kaybettiğimiz arkadaşlarımızdan. Ayta, gerçekten gönül dostu bir insandı. O burada olsaydı kucak dolusu karanfiller dağıtırdı bize. Şimdi ben de Ayta’nın vasiyetini yerine getireceğim” diyerek etkinliği izlemeye gelen çok sayıda şair, müzisyen, gazeteci ve vatandaşa karanfil dağıttı.

Özdemir’in açılış konuşmasının ardından şair Mualla Tetik’le birlikte Sevgililer Günü’ne dair hikayeler anlattılar. Gazeteci-müzisyen Coşkun Yücedağ ise ud çalarak sunum ve şiirlere eşlik etti.

Şair Mualla Tetik etkinlik boyunca katılımcılarla birlikte, ‘Sevemez Kimse Seni’, ‘Unutmadım Seni Ben’, ‘Leyla Bir Özgecandır’ gibi Türk müziğinin ünlü eserlerini seslendirdi.

Mualla Tetik’in şarkılarının yanı sıra Ahmet Özdemir, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Orhan Veli Kanık, Behçet Necatigil, Melih Cevdet Anday gibi Türk şiirinin önemli isimlerinden şiirler okudu.

Programın ikinci yarısında etkinliğe katılan şairlerden Münire Aksaray, İsmail Hakkı Bağdat, Gufran Taş, Mustafa Kuşçuoğlu, Esin üçüncüoğlu, Yusuf Öztürk, Ahsen Akdemir, Muhsin Durucan, Hadiye Aslan, Ali Demir, Metin Koca, Bekir Salim, Serap Özaksoy, Sabri Gültekin, Durun Elmas, Taner Karataş ve Asuman Soydan Atasayar kendi şiirlerini okudu. TGC Basın Müzesi’nde gerçekleştirilen etkinliğe Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Genel Sekreteri Sibel Güneş ve TGC Genel Saymanı Gülseren Ergezer Güver de katıldı. (13 Şubat 2012)

***

Özdemir: Umudumuz gençlerdir

97 gazetecinin tutuklu olduğunu söyleyen TGC Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Özdemir, “10 bin civarında arkadaşımız ise sanık konumunda. TGC olarak bu davaları takip ediyoruz” dedi.

Türkiye Değişim Hareketi (TDH) İstanbul Gençlik Kolları İl Başkanı Umut Gezici, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Özdemir’i ziyaret etti.

TDH İstanbul Gençlik Kolları İl Başkanı Gezici, makamında ziyaret ettiği Özdemir’e, “Bugün düzenlediğimiz bu projenin temel taşlarından biri Türkiye’de büyük önem taşıyan gazeteciler. Bu nedenle bugün sizi ziyaret etmek istedik. Biliyorsunuz gençler bugün çok farklı yerlerde ve yoğun bir bilgi kirliliğine maruz kalıyorlar. Biz gittiğimiz her yerde bir şey öğreniyoruz. Çünkü yaşanmışlıklar var. Sizin gibi büyüklerimizle konuştuğumuzda görünen şeylerin çok farklı olduğunu anlayabiliyoruz. Bizler, gençler olarak bilinçli hareket etmek zorundayız. Farkında olmak, farkındalığı arttırmak ve sorgulamak zorundayız” diyerek gençlerin önemini vurguladı.

Gezici’nin bu sözleri üzerine Özdemir, “İnşallah güzel günlerde görüşeceğiz. Bütün umudumuz gençlerdir. Yeter ki onlar görevi alabilsinler. Bugün uzunca süre koltuklarında oturanlar kimse yok ki diyerek koltuklarını terk etmiyorlar. Oysa var. Sizler ve sizin gibi pek çok genç var” şeklinde cevap verdi.

Görüşmede, Türkiye’de tutuklu gazetecilerin durumunun sorulması üzerine tutuklu gazetecilerin durumuna dair de konuşan Özdemir, “Bugün 97 arkadaşımız tutuklu. Özellikle Diyarbakır’da sol fraksiyona üye olmak ya da örgüt üyeliği gibi iddialarla tutuklanan arkadaşlarımız var. 10 bin civarında arkadaşımız ise sanık konumunda. Bu davaların büyük bir bölümü bireysel açılmış davalar. TGC olarak bu arkadaşlarımızı sürekli ziyaret ediyor ve davalarını takip ediyoruz. Ancak bu ziyaretler de pek kolay olmuyor. Bir dava için mahkemeye gittiğimizde bir bakıyoruz 30 tane 40 tane basın davası var” dedi.

Gezici, Özdemir’e “Biz farklı bir şey yapmak istedik. TEMA Vakfı’yla ortaklaşa sizin adınıza İzmir Hatıra Ormanı’nda 5 tane ağaç diktik” diyerek bir sertifika hediye etti. (15 Şubat 2012)

***

Zaman Gazetesi'ne saldırı kınandı

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Zaman Gazetesi'nin Köln Bürosu'na yapılan saldırıyı kınadı. Gazete bürosunun bulunduğu binaya teröristler tarafından molotof kokteyl atılmasıyla ilgili olarak, TGC'den yapılan açıklamada şu görüşlere yer verildi: "Fikre karşı kaba kuvvet ve şiddet kullanılmasını, bu tür yöntemlerle basın özgürlüğünün ve gazetecilerin baskı altına alınmasını savunmak mümkün değil. Bu saldırıyı halkın bilgi edinme hakkına yapılmış çirkin bir saldırı olarak gördüğümüzü belirtiyor, saldırganların ve onları azmettirenlerin cezalandırılacağına dair inancımızı da korumak istiyoruz. Zaman Gazetesi'ne ve Köln Bürosu çalışanlarına geçmiş olsun diyoruz." (17 Şubat 2012)

***

Barış Terkoğlu: Adalet istiyoruz

TGC Yönetim Kurulu Üyeleri Gülseren Ergezer Güver ve Recep Yaşar, bir yıldır tutuklu bulunan gazeteci Barış Terkoğlu ile Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan’a destek ziyaretinde bulundu

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) yönetim kurulu üyeleri Gülseren Ergezer Güver ve Recep Yaşar’ın Adalet Bakanlığı izni ile önceki gün TGC adına Silivri Ceza İnfaz Kurumu 1 No’lu Cezaevi’nde açık görüşle ziyaret ettiği Barış Terkoğlu, yargılama sürecine ve hapishane yaşamına ilişkin görüşlerini paylaştı.

TGC Yönetim Kurulu Üyeleri Gülseren Ergezer Güver ve Recep Yaşar, tutuklu gazeteciler Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan’la da açık görüş izni almıştı. Ancak bu görüşme, Balbay ve Özkan’ın devam eden duruşmaları nedeniyle Ergenekon davasının görüldüğü salonda, kısıtlı koşullarda gerçekleşti.

Görüş günü olan Çarşamba dışında hemen her gün duruşması bulunan Balbay ve Özkan adalet isteklerini yineleyip, TGC’ye, destek veren diğer meslek örgütlerine, meslektaşlarına ve duruşmalarda kendilerini yalnız bırakmayan vatandaşlara selam yolladı.

Özkan 28 Şubat Salı günü, Balbay da 3 Mart Cumartesi günü, tecritte 1 yılını dolduracak. Özkan ve Balbay, tutuklulukta dördüncü yıla girdi. Tuncay Özkan 23 Eylül 2008’de, Mustafa Balbay da 6 Mart 2009’da tutuklanmıştı. (27 Şubat 2012)

***

TGC, yeni üyelerine törenle rozetlerini verdi

TGC, yeni katılan üyelerine geleneksel ay sonu töreniyle rozetlerini taktı.

Çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirilen törende keyifli anlar yaşandı.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) yeni üyelerine rozet takma töreni TGC Lokali’nde gerçekleştirildi. Törenin açılış konuşmasını TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş yaptı. Güneş konuşmasına, “Değerli konuklar TGC’nin ayın son günü yemeğinde tekrar birlikte olduğumuz için hepinize teşekkür ediyor, saygı ve sevgiyle selamlıyorum” diyerek başladı.

Güneş, “Biliyorsunuz Şubat ayının başlangıcında Sayın Abdi İpekçi için bir anma gerçekleştirdik. Öldürülen gazetecileri anmayı sürdürüyoruz. Düşünce ve ifade özgürlüğüyle ilgili problemleri sık sık gündeme getiriyoruz. Arada güzellikleri de hatırlamayı da unutmuyoruz. TGC Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Özdemir’in sorumluluğunda Şiir ve Musiki Günleri’ni sürdürüyoruz. Bu ay Sayın Yılmaz Öztuna’yı, Cem Atabeyoğlu’nu ve Ertan Gökalp’i kaybettik. Basına sürekli ve sistemli bir saldırı olduğunu hepiniz biliyorsunuz. TGC, Zaman gazetesinin Köln bürosuna yapılan saldırıyı kınayan bir mesaj yayınladı. Tutuklu gazeteci meslektaşlarımızı ziyaret etmeyi sürdürüyoruz. Geçtiğimiz Pazartesi günü Sayın Turgay Olcayto, Gülseren Ergezer Güver ve Recep Yaşar, Ahmet Şık, Nedim Şener ve Doğan Yurdakul’u ziyaret ettiler. Geçtiğimiz Cuma günü de Mustafa Balbay, Tuncay Özkan ve Barış Terkoğlu’nu ziyaret ettiler. Onların mesajlarını Bizim Gazete’de dile getirdik. Meslek büyüklerimizin bize devrettiği bu tarihi bina doğalgaza geçişini tamamladı. TGC Başkan Yardımcısı Vahap Munyar’ın katkılarına teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.

TÖRENLE ROZETLER TAKILDI

Güneş’in konuşmasının ardından yeni üyelere rozet takma törenine geçildi. TGC Lokali’nde düzenlenen törende rozetlerini alan gazeteciler şu isimlerden oluştu: RTÜK üyesi Yusuf Turan, serbest gazeteci-yazar Hüseyin Aslan, TRT çalışanı Ali Murat Ekşi, Sabah gazetesi sayfa editörü Tayfun Şenel, Yeni Şafak gazetesi editörü Bedirhan Mustafa Kaya, Bizim Gazete sayfa editörü Olcay Çelik, TGC’den Filiz Sonmaz, emekli gazeteci Cemal Gültepe, Today’s Zaman çalışanı Celil Sağır ve Zaman gazetesi çalışanı Yunus Emre Yıldırım. (28 Şubat 2012)

***

Hayırsevener davasına gazetecilerden destek

TGC üyesi gazeteci Cihan Hayırsevener öldürülmesiyle ilgili dava İstanbul’Adliyesi’nde görüldü.

Hayırsevener ailesine destek vermek amacıyla TGC Başkan Vekili Turgay Olcayto ve Yönetim Kurulu Üyesi Recep Yaşar duruşmayı izledi.

2009 yılında uğradığı bir silahlı saldırı sonucunda yaşamını yitiren TGC üyesi ve Sarı Basın Kartı sahibi olan gazeteci Cihan Hayırsevener ile ilgili süren davanın duruşması önceki gün Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

10 tutuksuz sanık ve 3 tutuklu sanığın yargılamasının devam ettiği duruşmada getirilmesi gereken gizli tanık emniyetin ihmali sebebiyle getirilmedi. Buna karşılık TGC Hukuk Müşaviri ve Hayırsevener ailesinin avukatı Gökhan Küçük bir daha ki duruşmada aynı şey yaşanması halinde suç duyurusunda bulunacaklarını belirtti.

Hayırsevener ailesine destek vermek amacıyla Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkan Vekili Turgay Olcayto ve Yönetim Kurulu Üyesi Recep Yaşar ile Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün Türkiye muhabiri Erol Önderoğlu da duruşmayı izledi.

Hayırsevener’in duruşmasına katılan TGC Başkan Vekili Turgay Olcayto, “Ceza yasalarından doğan sıkıntılar sebebiyle sürekli adliyelerde olan ve öldürülen gazeteci arkadaşlarımızın duruşmalarını izlemeye devam ediyoruz” dedi.

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, iki yıl önce Bandırma’da gazeteci Cihan Hayırsevener’in öldürülmesiyle ilgili davadan tutuklu yargılanan üç sanığı tahliye etmeyi reddetti.

Mahkeme, Bandırma Emniyeti hazır etmediği için dünkü duruşmada gizli tanığı dinleyemedi.

Hakim İbrahim Balık başkanlığındaki mahkeme, 22 Mayıs’ta yapılacağı duyurulan 4. Duruşmada gizli tanığın getirilmesi ve güvenliğini sağlaması için Bandırma Emniyeti’ne yeniden yazı yazılmasına karar verdi. (29 Şubat 2012)

Başa Dön