Geri Dön

Ekim 2012 Raporu

Gazetecilikte ilkeler diğer mesleklerden daha önemli

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç, gazeteciliğin diğer mesleklerden daha sıkı göz önünde bulundurulması gereken, ilkeleri olan bir meslek olduğunu söyledi.

Valiliklerin basın ve halkla ilişkiler müdürlerinin katılımıyla BİK Darıca Tatil Köyü'nde düzenlenen seminerde konuşan TGC Başkanı Orhan Erinç, mutluluğun gölgelendiği bir süreçten geçildiğini ifade ederek, Sakarya'da gazete denetimi sırasında uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Devrim Ersen Özergin'in Basın İlan Kurumu'nun (BİK) ilk görev şehidi olmasının Türk basınının acılı günlerinden birini oluşturduğunu ifade etti.

Saldırıdaki iki yaralının acılarını katmerleştirdiğini dile getiren Erinç, ''Umudumuz, arkadaşlarımızın sağlık durumlarının iyiye gitmesi ve yine mesleklerine dönerek aramıza katılmalarıdır'' dedi.

Demokrasinin yerelden başlayarak güçleneceğini, Türk basınının sorunlarının yerelde yayın yapan meslektaşlarının sorunlarının çözümü ölçüsünde çözüme kavuşacağına inandıklarını vurgulayan Erinç, gazeteleri, yayın organlarını sınıflandırırken, yerel, bölgesel ve yaygın olarak değerlendirdiklerini, ulusal basının da üç unsurun bir araya gelmesiyle oluştuğunu düşündüklerini kaydetti.

Yerelde görev yapan meslektaşlarının daha büyük sorumluluklar taşıdığına inandığını anlatan Erinç, hem hemşerilerini bilgilendirmek hem de sorunlarına çözüm üretmek, öneride bulunmak gibi başka görevleri bulunduğunu bildirdi.

Erinç, valiliklerin basın ve halkla ilişkiler müdürlerinin görevlerine ilişkin ise şunları söyledi:

''İl basın ve halkla ilişkiler müdürlerinin basınla ilişkileri yalnızca resmi ilan dağıtımıyla sınırlı değildir, aynı zamanda gazetecilerin kimlik ve kişiliklerini yakından ilgilendiren bir kamu belgesi olan basın kartıyla ilgili sorunlarının çözümü konusunda da büyük görevler üslendiklerini biliyoruz.

Gazetecilik mesleği, zaman zaman yanlış anlaşılan mesleklerin başında geliyor. Bazı arkadaşlarımız, gazeteci oldukları için her şeyi söyleme ve yazma hakkına sahip olduklarını, yöneticiler ya da haber kaynakları için istedikleri sıfatları kullanabileceklerini var sayıyorlar. Bu yanlış, Türk basını için geneldeki sorunlardan bir başkasını oluşturuyor. Gazetecilik mesleği, diğer mesleklerden daha sıkı olarak göz önünde bulundurulması gereken, ilkeleri olan bir meslektir.''

''Yerelde yayın yapan meslektaşlarımıza katkıda bulunmayı görev sayıyoruz'' diyen Erinç, yayın organlarının ''yerel'' ve ''bölgesel'' diye sınıflandırıldığını ancak ''yerel gazeteci'' diye bir tanımın kullanılmaması gerektiğine dikkati çekti. (2 Ekim 2012)

***

Erinç: Sorunlar yerelden çözülmeli

Yerel Medya Semineri'nin açılış konuşmasını yapan TGC Başkan Orhan Erinç, “Yereldeki sorunlar çözülmedikçe medyanın sorunlarının çözülemeyeceğine inanıyoruz” dedi.

TGC ve KAS’ın ortaklaşa düzenlediği 64. Yerel Gazetecilik ve Meslek İçi Eğitim Semineri; Adana, Hatay, Kahramanmaraş, Mersin, Niğde, Osmaniye ve ilçelerinden gelen gazetecilerin katılımıyla Sürmeli Oteli’nde gerçekleştirildi. Adana’da düzenlenen seminerin açılış konuşmasını TGC Başkanı Orhan Erinç yaptı.

TGC ve 93 meslek örgütünün bir araya gelerek oluşturduğu Gazetecilere Özgürlük Platformu’ndan (GÖP) bahseden Erinç, meslek örgütlerin gazeteciler arasındaki dayanışmayı sağlamak ve mesleki sorunları çözmek için çalıştıklarını söyledi.

Erinç, şöyle devam etti: “Türkiye’de medyanın ve demokrasi sorunlarının yerelden başlayarak çözüleceğine inanan bir meslek örgütüyüz. O nedenle yereldeki sorunlar çözülmedikçe genel sorunların çözülemeyeceğine inanıyoruz. Zaman bizi haklı çıkarmaya devam ediyor.”

Erinç’in konuşmasının ardından ilk oturuma geçildi. Başkanlığını Niğde Gazeteciler Birliği Başkanı Hayrettin Yenel’in yaptığı seminerde TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, “Gazetecilerin Örgütlenmesi”, Milliyet Gazetesi yazarı Nail Güreli, “Siyasal ve Toplumsal Dönüşümde Medya” ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hukuk Müşaviri Av. Gökhan Küçük “Medya, Haber ve Kişilik Hakları” konularında birer konuşma yaptı. (8 Ekim 2012)

***

Gazetecilikte barış dili hakim olmalı

Medyanın ağır bir baskı döneminden geçtiğine dikkat çekilen TGC-KAS 64. Yerel Medya Semineri’nde Suriye ile yaşanan sorunun medyaya yansımasını değerlendiren konuşmacılar, gazeteciliğe savaş değil barış dilinin hakim olması gerektiğini vurguladı.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ve Konrad Adenauer Stiftung’ın (KAS) ortaklaşa düzenlediği 64. Yerel Gazetecilik ve Meslek İçi Eğitim Semineri; yoğun katılım ve ilgiyle sürdü. İlk günün ikinci oturumunu Osmaniye 7 Ocak Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Bahri Çolpan yönetti. Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Prof. Dr. Nurçay Türkoğlu “Savaş Haberciliği ve Etik”, Gazeteciler Cemiyeti (Ankara) Genel Sekreteri Ümit Gürtuna “Medya ve Demokrasi”, TGC Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Özdemir ise “Basın İlân Kurumu’nun Yapılanması” konuları hakkında katılımcılara bilgi verdi. İlk günün son oturum başkanlığını Kadirli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı M. Yüksel Kaya yaptı. Gazeteci Tümer Argın, “Medyada Planlama ve Görsellik” konusu hakkında bilgi verdi. Konuşmasına bugünün gençlerinin daha şanslı olduğunu söyleyerek başlayan Argın, mesleğin duayenleriyle bir araya gelme şansı yakaladıklarını, kendi dönemlerinde bunun çok daha zor olduğunu söyledi. (8 Ekim 2012)

***

Gazeteciler sertifikalarını aldı

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ( TGC ) ve Konrad Adenauer Stiftung’ın (KAS) ortaklaşa düzenlediği 64. Yerel Gazetecilik ve Meslek İçi Eğitim Semineri; değerlendirme toplantısı ve sertifika töreni ile sona erdi.

64. Yerel Medya Semineri TGC Başkanı Orhan Erinç’in yaptığı kapanış konuşmasıyla sona erdi. Erinç, konuşmasında gazetelerin tarafsız olup olmadığı konusunun sıklıkla gündeme geldiğini dile getirdi. Başkan Erinç, “Şu bir gerçektir ki, her yayın organı bazı konularda taraf olduğunu açıklayarak yayına başlar. Okuruna bir bildiri yapar. ‘Ben tarafım’ diyerek yayın hayatına başlayan yayın organına ‘sen illaki tarafsız ol’ diyerek bir istekte bulunmak bana doğru gelmiyor. Bana göre, tarafsızlık değil bağımsızlık önemlidir. Tarafsızlığın pratiğe yansıması da mümkün değil. Örnek vermek gerekirse, bir gazeteye internet portalını da sayarsak 2 bin haber geldiğini düşünelim. Bunlardan ancak 200 tanesi yayınlanabilir. O zaman geriye kalan bin 800 haberi koymadığımıza göre nasıl tarafsız olabiliriz? Bin 800 haberi neden koymadığınızı anlatmanız gerekir. Örneğin, ‘Benim okur kitlem bunu merak etmez. Öğrenmesi gerekmez’ de diyebilirsiniz. Yahut ‘Ben bu haberi koyamam benim patronum başı derde girer’ diyebilirsiniz. Tarafsızlıktan çok bağımsızlığa önem vermek gerektiğini düşünüyorum” dedi.

İletişim fakültesinde okuyan gazeteci adayların önünde iki engel olduğunu belirten Erinç, şunları söyledi: “Eskiden staja gelen öğrenciler, kâğıt kalem usulüyle resim altlarını yazıyorlar idi ama bilgisayar süreci başladığında, gazetelerde bilgisayarların sayılı olması nedeniyle staja gelecek öğrenci sayısında bir sınırlama meydana geldi. İkincisi ise Sosyal Güvenlik Kurumu Yasası’nda yapılan değişikliktir. Amacı ne olursa olsun Türkiye’de çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altında olması gerekir. O dönemin Çalışma ve Soysal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer idi. Kendisine sorunu anlattık çözüm bulunmasını istedik. Yapılan düzenlemeler sonucunda staj için gazeteye giden bir gencin staj yaptığı sürede sigortasının yapılması zorunlu hale geldi”

Staja gönderilen öğrencilerin sigorta primlerinin, üniversitelerin rektörleri ya da dekanlıkları tarafından ödenmesi gerektiğini ifade eden Erinç, bu noktada karşılaşılan sorunu ise şu sözlerle ifade etti: “Üniversite bütçeleri yapılırken bu konuda herhangi bir fon ayrılmadığı için sıkıntılar söz konusu oluyor. O dönemin Bakanı Ömer Dinçer, ‘Ben kim çalıştırıyorsa cezayı ondan alırım’ dedi. Böyle bir olumsuz yaklaşım oldu. Anladığım kadarıyla sonra hoş görülü bir yaklaşım gündeme geldi. Ama staj konusunda gerçekten sıkıntılı bir süreç var. İletişim fakültesi dekanları kendi aralarında toplantılar yaparak sorunu çözmeye çalışıyor ama bu konuda da somut bir adım atıldığını söylemek biraz zor. TGC olarak bu konuda da çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”

İnternet gazeteciliğinin ve internet gazete çalışanlarının statülerinin belirlenmesi konusunun da çok önemli olduğunun altını çizen Erinç, şu an yaşanan süreci bir dönem televizyonlar ve gazetelerin de yaşadığını kaydetti.

Pek çok gazetecinin internet haberciliğine başlamak zorunda kaldıklarını ve yasalar gereği basın kartlarının artık devam ettiremediklerini dile getiren Erinç, şu tespitlerde bulundu: “Şimdi Türkiye’de bazı gruplar ve bazı gazeteler; internet gazeteciliğiyle ilgili bir yasa çalışmasını sürdürüyorlar. Bu yasanın iki amacı var. Birincisi internet gazetecilerinin 212 sayılı Basın Yasası kapsamında sağlamaları konusunda bir değişiklik öngörüyor ama çıkış olarak doğru belirlenmesine karşın bu yasayı, basın yasası kapsamında yapmak gibi bir tercihi seçmişler. Oysa bildiğiniz gibi basın yasası, basılı iletişim araçlarıyla ilgilidir. İnternet gazeteciliği ise tamamen teknolojik bir yayın süreciyle gündeme geliyor. Yani basın yasasıyla internet gazeteciliği yasasını bir araya getirmeyi hukuki olarak, teknolojik olarak mümkün olmadığı görüşündeyiz. Çünkü ülkemizde süresiz ve süreli yayın söz konusu. İnternet, süreli değil sürekli bir yayındır. O açıdan aynı yasa içinde düzenlenmesi yerine internet gazeteciliği için kendi teknolojisine uygun bir yasa yapılmalı. Belirlenen kuralların basın yasasına monte edilmesinden vazgeçilip başlı başına bir yasa hazırlamak gerekiyor. İnternet gazeteciliğinde, yayın türlerinin hepsi var. Orada yazı da okuyabilirsiniz, videoda seyredebilirsiniz. Fotoğraf bölümleri de var. Hatta televizyon ve radyo yayınları da söz konusu. O açıdan biz özel bir yasa ile bu var olan sorunun çözülmesinden yana olduğumuzu, gerektiği zaman gerektiği yerlerde açıklıyoruz” (9 Ekim 2012)

***

Adana’da mesleki bilgiler paylaşıldı

TGC-KAS 64. Yerel Medya Semineri sona erdi. Seminerin son oturumlarında spor, internet, magazin haberciliği ve foto muhabirliği alanındaki sorunlar tartışıldı, mesleki bilgiler paylaşıldı.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ( TGC ) ile Konrad Adenauer Stiftung’un (KAS) birlikte Adana’da düzenlediği 64. Yerel Gazetecilik ve Meslek İçi Eğitim Semineri’nin son gününde Spor Haberciliği, İnternet Haberciliğinin Dünü ve Geleceği, Türkçe ve Dil Hataları, Magazin Haberciliği, Türkiye’de Basın Fotoğrafı konuları ele alındı.

Seminer Çukurova İnternet Gazetecileri Derneği Başkanı Azmi Ertan’ın yönettiği ilk oturumla devam etti. Bu bölümde TGC Yönetim Kurulu Üyesi Arif Kızılyalın, “Spor Haberciliği”, TGC Yönetim Kurulu Üyesi Recep Yaşar, “İnternet Haberciliğinin Bugünü ve Geleceği” ve Bizim Gazete Yazarı Kerim Evren “Türkçe ve Dil Hataları” konuları hakkında katılımcılara bilgi vererek merak edilen soruları yanıtladı.

Kızılyalın, “Spor Haberciliği” başlıklı konuşmasına spor gazeteciliğin dünü ve bugünü hakkında bilgi vererek, haberlerde en küçük ayrıntıya bile dikkat edilmesinin önemine değindi.

“İnternet Haberciliğinin Bugünü ve Geleceği” başlıklı bir konuşma yapan TGC Yönetim Kurulu Üyesi Recep Yaşar, teknolojinin gelişmesiyle birlikte internet haberciliğinin de hızlı bir şekilde geliştiğini anlattı. İnternetteki bilgi kirliliğine de dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çeken Yaşar, “Kes-yapıştır şeklinde bir haber, pek çok sitede yer alabiliyor. Bu durum, eğer haber doğru değilse pek çok insanın yanıltılmasına sebep olabilir. Haberin doğru olup olmadığına dikkat etmek gerekiyor. Yaşanan süreçlerden sonra klasik medya yeniden yapılanmaya başladı. Televizyon kanallarında bazı birimler kapanıp yeni birimler açıldı. Sosyal medyayı takip edecek kişiler alındı. İnternet medyasında cezalar daha farklı ilerliyor. Siteler kapatılabiliyor” ifadesini kullandı.

Seminerin 4’üncü oturumu Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Mersin Temsilcisi Selahaddin Akkuş gerçekleştirdi.

Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Fehmi Ketenci, “Magazin Haberciliği” ve Milliyet Gazetesi Foto Muhabiri Ercan Arslan “Türkiye’de Basın Fotoğrafı” konulu sunum yaptı.

Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Fehmi Ketenci, “Magazin Haberciliği” hakkında bilgi verdi. (9 Ekim 2012)

***

Zaman Gazetesi muhabirine yapılan saldırı kınandı

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Antalya’da Zaman Gazetesi muhabirine yapılan saldırıyı kınayarak, “Bu tip sözlü ve fiziksel saldırıların olağan hale gelmesi basın özgürlüğü açısından düşündürücüdür” dedi. TGC Yönetim Kurulu’nun açıklaması şöyle: “Antalya’da düzenlenen bir golf turnuvası sırasında, Türkiye Golf Federasyonu Başkanı Ahmet Ağaoğlu tarafından, Zaman Gazetesi Muhabiri Cihat Ünal’a bir saldırı düzenlendiğini ve saldırı sırasında Cihat Ünal’ın gözlüğünün kırıldığını öğrendik. Gazetecinin görevi halkın haber alma hakkına hizmet etmektir. Kamuoyunu bilgilendirmek, kamuoyu aleyhine olan haksızlıkları, yolsuzlukları haber yapmak gazetecilerin en önemli işlevidir. Bu olayı halkın bilgi edinme hakkına yapılmış çirkin bir saldırı olarak niteliyor, olayın sorumlularının cezalandırılmasını istiyor yetkilileri göreve davet ediyoruz.” (10 Ekim 2012)

***

Gazeteciler adil yargılama istiyor

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu üyeleri Zafer Atay, Gülseren Ergezer Güver ile Recep Yaşar Silivri 1 No’lu Cezaevi’nde yatan Tuncay Özkan, Soner Yalçın ve Mustafa Balbay’la bir kez daha açık görüş yaptı

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin tutuklu gazetecilere desteği sürüyor. Silivri 1 No’lu Cezaevi’ne giden TGC yöneticileri önce Tuncay Özkan’la görüştü. Özkan TGC’nin ve gazetecilik meslek örgütlerinin desteğinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Tutuklulukta 5’inci yılına giren, bu sürede 6 kitap yazan ve halen oturumlardan men cezası süren Tuncay Özkan hakkındaki terör örgütü üyesi olmak, gizli belge bulundurmak, darbeye zemin hazırlamak gibi suçlamaları reddetti.

TGC yöneticileri, Tuncay Özkan’dan sonra Odatv davasından tutuklu gazeteci Soner Yalçın ile görüştü. Soner Yalçın da yargı sürecinin ağır işlemesinden yakındı: “21 aydır içerdeyiz. Balyoz’da 208 duruşma yapıldı, Odatv’de 14 duruşma. Her mevsime bir duruşma! Hani yargı hızlanacaktı? Söyleyecek sözleri kalmadığı için uzatıyorlar. Şimdi TÜBİTAK ek raporu beklenirken kapalı kapılar ardında Ergenekon’la birleştirmekten söz ediyorlar. Artık hukuk dışında ne olabilir diye bakıyoruz.” Yalçın da hakkındaki iddiaların gazetecilik faaliyetiyle ilgili olmasına dikkat çekti.

TGC Yönetim Kurulu üyeleri Zafer Atay, Gülseren Ergezer Güver ve Recep Yaşar son olarak gazeteci, CHP Milletvekili Mustafa Balbay’la görüştü. Görüşmeye, genel sağlık kontrolünden çıkıp gelen Balbay, konuklarını “Sağlığım çok yerinde. Cezaevinde okuyup yazmanın dışında spor yaparak vakit geçiriyoruz. Böylece sağlıklı kalmayı başarıyoruz” diyerek karşıladı.

5 Mart 2009’dan beri tutuklu bulunan Balbay, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün TBMM’yi açarken yaptığı konuşmada ifade özgürlüğüne ve tutuklu vekillerin durumuna vurgu yapmasını olumlu karşılarken, Başbakan Erdoğan’ın karşı çıkmasını eleştirdi:

Cezaevindeki kısıtlı olanaklara rağmen dört kitap yazan Mustafa Balbay, TGC yöneticilerini uğurlarken dışardaki meslektaşlarına ve dostlarına selam yolladı, umutlarını kaybetmemelerini istedi. (15 Ekim 2012)

***

TGC Basın Müzesi’nde Gönül dostları buluştu

Şairler, yazarlar, gazeteciler, halk ozanları ve müzisyenler, “TGC Basın Müzesi Şiir ve Musiki Günleri” etkinliğinde buluşarak, “Şiirimizde ve Musikimizde Hazan” konusunu ele aldı.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin düzenlediği Basın Müzesi Şiir ve Musiki Günleri etkinliğinin 2012-2013 sezonunun ilk programı, çok sayıda sanatçı ve sanatseverin katılımıyla gerçekleşti. TGC Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Özdemir’in yönettiği etkinlikte ‘Şiirimizde ve Musikimizde Hazan’ konusu işlendi. Özdemir, Şiir ve Musiki Günleri’nin sanatseverleri bir araya getirmesinin önemine değinerek sözlerine başladı. Gönül dostlarının bir arada olmasından dolayı son derece mutlu olduklarını ifade eden Özdemir, programın iki bölümden oluşacağını söyleyerek katılımcılara bilgi verdi. (15 Ekim 2012)

***

"Bir Belgesel, Bir Gazeteci, Çay ve Simit" Günleri başladı

"Bir Belgesel, Bir Gazeteci, Çay ve Simit Günleri" etkinliğinin 4. sezonu, yönetmenliğini gazeteci Soner Yalçın’ın yaptığı “Menekşe’den Önce” belgeseliyle başladı.

Belgesel ve filmleri sanatseverlerle buluşturmak amacıyla düzenlenen “Bir Belgesel, Bir Gazeteci, Çay ve Simit” etkinliğinin 4. sezonu, Levent Kültür Merkezi Onat Kutlar Sinema Salonu’nda Soner Yalçın’ın yönettiği “Menekşe’den Önce” belgeseliyle başladı. Yoğun ilgi gören belgeseli izleyenler arasında TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, TGC Genel Saymanı Gülseren Ergezer Güver, Belgesel Sinemacılar Birliği Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Özgen ve Levent Kırca da vardı. (12 Ekim 2012)

***

TGC Suriye’de alıkonan gazeteciler için katkı istedi

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), görev için Suriye’ye giden ve alıkonan Cüneyt Ünal ve Filistinli arkadaşı Fehmi Başar Kadumi için Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Suriye Özel Temsilcisi Lakhdar Brahimi’ye mektup yazdı.

TGC Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Erinç, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Suriye Özel Temsilcisi Lakhdar Brahimi’den Suriye’de alıkonan gazetecilerin serbest bırakılması için destek istedi. Erinç’in Brahimi’ye yazdığı mektupta şu ifadelere yer verildi: Türk gazetecisi Cüneyt Ünal ve Filistinli arkadaşı Fehmi Başar Kadumi Suriye’ye olayları takip etmek için girdiler. Cüneyt Ünal kameramandır. Kadumi TV muhabiridir. İkisi de El Hurra TV’si için çalışıyorlar. Burada sadece gazetecilik çalışmaları yaptılar. Suriye bir BM üyesi olarak uluslar arası anlaşmalarda belirtilen basın özgürlüğüne uymayı taahhüt etmiştir. Siz BM Genel Sekreterinin özel temsilcisi olarak Suriye liderliği ile temas halindesiniz. Lütfen iki meslektaşımızın salıverilmesi konusunda göstereceğiniz ilgi ile bize yardımcı olun. Çünkü geçen Mart ayında aynı durum ile karşılaştık. O dönemin özel temsilcisi Mr. Annan’a yazdık. Kısa süre içinde iki meslektaşımız serbest bırakıldılar. Yardımınız için teşekkür ederiz.” (24 Ekim 2012)

***

22 gazeteci daha TGC’ye katıldı

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) üyeleri “Geleneksel Ayın Son Pazartesi Yemeği”nde buluştu

TGC Lokali’nde düzenlenen “Geleneksel Ayın Son Pazartesi Yemeği”nde yeni üyelere rozetleri takıldı. Açılış konuşmasını yapan TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, TGC’nin etkinlikleri ve Ekim ayı içinde yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Güneş, TGC’nin gazeteciler arasındaki dayanışmayı güçlendirmek, gündemdeki sorunları paylaşmak amacıyla 27- 30 Eylül tarihleri arasında düzenlediği Babıali Günleri’nin çok sayıda gazeteci, televizyoncu ve yerel basın mensubunun da katılımıyla başarılı bir şekilde yapıldığını anlattı.

Törende, TGC’nin yeni Onursal üyesi Şenes Erzik’e TGC Başkan Vekili Turgay Olcayto tarafından rozet ve cemiyet albümü verildi. TGC’ye teşekkür eden Erzik, Onursal üye olmanın mutluluğunu yaşadığını belirtti. Bugüne kadar yaptığı bütün işlerde hep en iyisini yapmaya çalıştığını anlatan Erzik, insanları kırmamaya her zaman özen gösterdiğini dile getirdi.

Dünyanın çeşitli yerlerinden topladığı oyuncakları ve daktiloları Basın Müzesi’ne bağışlayan Ayşegül Dora’ya da teşekkür plaketi verildi.

Plaketini TGC Başkan Yardımcısı Vahap Munyar tarafından alan Dora, TGC Basın Müzesi’nin basının hafızası olduğunu ve katkı sağlamaktan dolayı mutluluğunu dile getirdi.

Törende yeni üye Ali Rıza Erkan’a rozetini ve albümünü TGC Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Özdemir verdi. Abdülhamit Hasbay ise TGC Genel Saymanı Gülseren Güver Ergezer’in elinden rozetini ve albümünü aldı.

TGC’ye katılan diğer yeni üyelerin isimleri şöyle: Erol Aral, Ersoy Sevinç, Mustafa Yüzbaşıoğlu, İrfan Dündar Erentürk, Mehmet Bora Sönmez, Ahmet Bolat, Niyazi Kara, Bekir Doğan, Ökkaş Saatci, Ali Eskalan, Sırı Berk Arscan, İsmail Koyuncu, Devrim Başer, Adil Salim Sürmeli, Murat Sürücü, Kemal Sayın, Ertuğrul Yüksel, Sibel Altun, Ruhi Sanyer, Turgay Sakarya. (31 Ekim 2012)

***

Cemiyetin emektarı Gülbahçe’yi kaybettik

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) emektarı Fikret Gülbahçe (58), Kabataş’ta geçirdiği trafik kazası sonucu yaşamını yitirdi. Önceki gece saat 22.30 sıralarında Kabataş-Meclisi Mebusan Caddesi’nde karşıdan karşıya geçmeye çalışan Gülbahçe’ye Yavuz Mutlu’nun kullandığı 34 AT 9291 plakalı motosiklet çarptı. Kazada motosikletin çarptığı Fikret Gülbahçe ile sürücü Mutlu ağır yaralandı. Gülbahçe önce Taksim Eğitim ve İlkyardım Hastanesi’ne kaldırıldı. İlk tedavisi burada yapılan ve daha sonra Kocasinan Özel Gelişim Hastanesi götürülen Fikret Gülbahçe hastanenin yoğum bakım ünitesinde tüm çabalara rağmen hayatını kaybetti. TGC’nin 43 yıllık emektarı Fikret Gülbahçe’nin ölümü, tüm çalışma arkadaşlarını yasa boğdu. (31 Ekim 2012)

Başa Dön