Geri Dön

Ağustos 2013 Raporu

Şeyhül Muharririn Burhan Felek anıldı

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) önceki başkanlarından Şeyhül Muharririn Burhan Felek, Basın İlan Kurumu ile ESKADER’in birlikte düzenlediği “Matbuat Dünyasından Sanatkâr Çehreler” başlıklı programının dördüncüsünde anıldı.

TGC Basın Müzesi’nde düzenlenen toplantıya, TGC Başkanı Turgay Olcayto konuşmacı olarak katıldı.

Toplantıda TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, TGC Önceki Başkanı Orhan Erinç, Basın İlan Kurumu İstanbul Şube Müdürü Mehmet Köşker, ESKADER Başkanı Mehmet Nuri Yardım, Burhan Felek'in yeğeni Okşan Atasoy’un ve Basın Müzesi Müdürü Saadet Altay’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda davetli vardı.

Toplantıda Şeyhül Muharririn Burhan Felek’i; anlatan TGC Başkanı Turgay Olcayto, “26 yıl bir Cemiyeti yönetmek çok önemli bir şey. Bu 26 yılda askeri darbeler, büyük ekonomik sıkıntılar yaşamış Türkiye. Burhan Hoca, bu fırtınalı denizlerden deyim yerindeyse teknesini sağ salim, hiçbir sıkıntıya meydan vermeden limana ulaştırmayı bilen bir lider özelliği sergilemiştir. Burhan Felek, gazeteciliği çok iyi kavramış, halka nasıl sesleneceğini bilen, halka bilgi akışını en iyi şekilde sağlamaya çalışmış bir gazetecidir. Yazılarında kısa cümleler kuran, rahat okunan, ironiye yer veren bir yazardır. Milliyet’te başlattığı Recep’in Kahvesi adlı pazar söyleşilerinde tamamen halk insanının konuşmalarını kaleme alır. O döneme yönelik eleştirilerini bir espri havası içinde okuturdu.”

Burhan Felek’in Cemiyet’e katkılarından bahseden Turgay Olcayto, şunları söyledi: “Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin amacı dayanışma, üyeleriyle yardımlaşma, yoksul üyelerinin yanında olmaktır. Burhan Hoca bunları çok iyi yerine getiriyordu. Burhan Hoca, gençliğinde aktivist olarak da görünür. 2. Meşrutiyet’ten hemen sonra ilk öldürülen gazeteci Hasan Fehmi üzerine üniversite öğrencileri olarak vilayetteki sadrazam konağına yürürler ve Burhan Felek parmaklıklara tırmanarak olayı protesto eder. Katillerin bulunmasını ister.”

Konuşmasında Burhan Felek’in eserlerinden bahseden Başkan Olcayto, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kitaplarında İstanbul’u gerçekten çok iyi anlatıyor. Bir Üsküdarlı. Aslında Üsküdar’ı anlatırken İstanbul’un fotoğrafını çıkarıyor sanki. Çünkü halk her yerde aynı halktır. Aynı sıkıntıları çekmektedir. Burhan Hoca’nın yazdıkları o zamandan bugüne kalan bir hazinedir. Burhan Hoca’nın fıkralarını, kitaplarını karıştırdığınızda o zamanın tramvaylarını, işletmelerini, vapurlarını görürsünüz. Eski İstanbul’u hayalinizde canlandırabilirsiniz.”

Başkan Olcayto, Burhan Felek’in etik değerlere bağlılığını ise bir örnekle anlattı: “Burhan Hoca spora çok düşkündü. Olimpiyat Komitesi başkanıydı. 1948 olimpiyatlarında Türk gençleri çok etkileyici bir zafer kazanmıştı. Eskiden olimpiyatlarda amatörler yarışırdı, profesyoneller katılamazdı. 1948’den sonra olimpiyatlarda fark edildi ki; bu büyük başarı kazanan güreşçilere, bir takım kuruluşlar ev vermişler, bir takım olanaklar sağlamışlar. Burhan Hoca, ‘Bu ev alan arkadaşlarımız, güreşçiler, sporcular artık amatör değildir, olimpiyatlara katılamazlar” dedi. Burhan Hoca, eleştiri almasına rağmen asla ödün vermedi. Burhan Hoca da o dönemde gerekeni yapmıştı. Biz de TGC olarak onu Burhan Felek Basın Hizmet Ödülleri’ni her yıl sürdürerek saygıyla anıyoruz.”

TGC Önceki Başkanı Orhan Erinç ve Burhan Felek'in yeğeni Okşan Atasoy da konuşmaları ile Burhan Felek’e ilişkin bilinmeyen yönlerini katılımcılarla paylaştı.

Toplantının sona ermesinden sonra Burhan Felek’in fotoğraflarından, eserlerinden ve yazılarından meydana gelen bir sergi de gezildi. (2 Ağustos 2013)

***

“Gazeteciler direnme hakkını kullanmalı”

Tutuklu ve tutuksuz yargılanan gazetecilere desteğini eksik etmeyen Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, 5 Ağustos karar duruşması öncesine denk gelen son ziyaretini Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmeni Turhan Özlü ile Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve CHP Milletvekili Mustafa Balbay’a yaptı.

Silivri Ceza ve İnfaz Kurumu’nda gerçekleşen açık görüşte TGC Başkanı Turgay Olcayto, Genel Sayman Gülseren Ergezer Güver ve Yönetim Kurulu Üyesi Kamil Masaracı ile özlem gideren Özlü ve Balbay “Meslek örgütümüz burada haksızlığa ve hukuksuzluğa karşı direnmede bize güç verdi. Bu dayanışma sonuna kadar sürmeli” dedi. (3 Ağustos 2013)

***

Basın özgürlüğü kısıtlanıyor

Aralarında Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan’ın da bulunduğu 66'sı tutuklu 275 sanıklı Ergenekon Davası’nda karar ve aldığı cezalar açıklandı.

Yargılama sürecini başından beri dikkatle izleyen Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin de içinde bulunduğu Gazetecilere Özgürlük Platformu, meslektaşlarını bu kez de yalnız bırakmadı.

Duruşmayı; Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) adına TGC Başkanı Turgay Olcayto, TGC Başkan Yardımcısı Recep Yaşar, TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, TGC Genel Saymanı Gülseren Ergezer Güver, TGC Onur Kurulu Başkanı Ergin Konuksever, Gazetecilere Özgürlük Platformu’nun dönem başkanlığını yürüten Basın Enstitüsü Derneği (IPI) Başkanı Kadri Gürsel, Yurt Gazetesi yazarı Ayşenur Arslan, Basın Konseyi’nden Başkan Pınar Türenç ve Namık Koçak, Patrick Kamenka, Gazeteciler Cemiyeti’nden (Ankara) Savaş Kalafat, TGC üyesi Şenol Konukçu’nun aralarında bulunduğu çok sayıda gazeteci ve 60’ya yakın CHP’li milletvekili izledi.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin de içinde bulunduğu Gazetecilere Özgürlük Platformu (GÖP) adına açıklama yapan Basın Enstitüsü Derneği Başkanı Kadri Gürsel, Ergenekon Davası’nı değerlendirerek “Gazetecilerin mesleklerini yapmaktan alıkonuldukları için de basın özgürlüğünü kısıtlayan bir muhteva taşımaktadır” dedi. (6 Ağustos 2013)

***

TGC, Özel Bölge Hastaneleri ile indirim anlaşması yaptı

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), üye ve birinci derece yakınlarına dönük hastanelerle indirim anlaşmaları yapmaya devam ediyor

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti; Göksoy Sağlık Turizm İnşaat ve Tıbbi Yayıncılık Ticaret A.Ş’ye ait Özel Pendik Bölge Hastanesi, Özel Maltepe Bölge Hastanesi, Özel İstanbul Bölge Hastanesi (Sancaktepe) ile indirim anlaşması yaptı.

Anlaşmaya göre hastaneler; Türkiye Gazeteciler Cemiyeti üyelerine ve birinci derece yakınlarına; SGK’lılardan alınan fark üzerinden (hastane cari fiyatları) üzerinden yüzde 20, yatış işlemlerinde cari fiyatları üzerinden yüzde 10, diş işlemlerinde hastane fiyatları üzerinden yüzde 5, fizik tedavi işlemlerinde hastane cari fiyatları üzerinden yüzde10 indirim uygulanacak. TGC üyeleri hizmetten TGC üye kimlik kartını veya sarı basın kartını göstererek yararlanabilecek. (16 Ağustos 2013)

***

TGC: Mısır’da gözaltında tutulan meslektaşımız serbest bırakılmalı

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu bir açıklama yaparak Mısır’da Kahire’deki El Fetih Camisi'nde AA muhabiri Hibe Zekeriyya ve TRT muhabiri Metin Turan’ın gözaltına alınmasını kınadı.

Cemiyet Yönetim Kurulu, yaptığı açıklamada “AA muhabiri Hibe Zekeriyya’nın serbest bırakıldığını öğrendik. Ancak TRT muhabiri Metin Turan, hala Tora Cezaevi’nde tutuluyor ve kendisinden haber alınamıyor. Meslektaşımızın bir an önce serbest bırakılmasını istiyoruz” dedi.

Açıklamada şu görüşlere yer verdi: "Uluslararası kurallar gazeteciyi ‘savaşların savaşmayan tarafı’ olarak tanımlamasına ve onlara dokunulmazlık tanımasına karşın, Mısır’da meslektaşlarımızın gözaltına alınması kabul edilemez. Meslektaşlarımız görevlerini yaparken haksız yere gözaltına alındılar. AA muhabiri Hibe Zekeriyya serbest bırakıldı. Tora Cezaevi’nde tutulan TRT Muhabiri Metin Turan'dan ise haber alınamıyor. Meslektaşımızın bir an önce serbest bırakılmasını istiyoruz. Dışişleri Bakanlığı’nı, tüm uluslararası gazetecilik meslek örgütlerini, meslektaşımızın ve Mısır'da tüm görev yapan gazetecilerin can güvenliklerinin sağlanması, halkın gerçeklerden haberdar olma hakkının sağlanması ve özgür haber akışı için Mısır’a baskı yapmaya çağırıyoruz.” (18 Ağustos 2013)

***

“Medyadaki işten çıkarmaları kınıyoruz”

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) sendikasız, iş güvencesiz, editoryal bağımsızlıktan uzak bir çalışma biçimine mahkûm edilen gazeteciler için son dönemde artan işten çıkarmaların artık tahammül edilemez hale geldiğine dikkat çekti

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, bir açıklama yaparak işten çıkarmaları kınadı. Cemiyet Yönetim Kurulu’nun açıklamasında şu görüşlere yer verildi:

“Halkın doğru ve yansız haber alma hakkına hizmet eden gazeteciler, dava ve cezaevi tehdidi altında işlerini yapmaya çalışırken, bir yandan da işten çıkarmalarla ağır baskı altına alınıyorlar. NTV, Milliyet, Skytürk ile Akşam’dan sonra Habertürk ve Show TV’de işten çıkarmalar devam ediyor. Ayrıca son işten çıkarmalarda TMSF’nin oynadığı rol de düşündürücüdür. TMSF, el koyduğu kurumlarda basın çalışanlarının iş güvencesini koruma altına almakla sorumludur. Ancak TMSF’nin basın kuruluşlarında muhabirden yayın yönetmenine kadar her kademedeki basın çalışanını işten çıkarması editoryal bağımsızlığa müdahaledir. Bir devlet kuruluşu olmasına rağmen TMSF’nin bu davranışı, medyayı iktidarın lehine yeniden tasarlamaya hizmet etmektedir. Devletin özelleştirmelerde bile işten çıkarmaları engelleyici bir tutum sergilediği düşünülürse, TMSF’nin bu davranışıyla görev sınırlarını hukuka aykırı olarak ne denli aştığı ortadadır. TMSF’nin devrettiği basın kuruluşlarında da süren işten çıkarmaları kınıyor, işverenleri kararlarını gözden geçirmeye davet ediyoruz. Meslektaşlarımızın iş güvencesinin sağlanmasını umut ediyoruz.'' (19 Ağustos 2013)

***

Hospitadent Sağlık’la indirim anlaşması

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), üyelerinin ve yakınlarının daha iyi sağlık hizmeti alabilmesi için yaptığı indirim anlaşmalarına bir yenisini daha ekledi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti; ağız ve diş sağlığı alanında hizmet veren Hospitadent Sağlık Grubu ile indirim anlaşması imzaladı. Buna göre TGC üyelerine, İstanbul’da Hospitadent Sağlık Grubu bünyesindeki 7 hastanede yüzde 20 indirim uygulanacak. TGC üyeleri, hizmetten TGC üye kimlik kartını veya sarı basın kartını göstererek yararlanabilecek. (20 Ağustos 2013)

***

TGC: Şanlıurfa-Siverek'te 5 gazeteciye yönelik saldırıyı kınadı

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde, 1 kişinin öldüğü, 7 kişinin de yaralandığı kaza için Siverek Devlet Hastanesi’ne giden gazeteciler, kazazedeleri görüntülemek isterken, bir grup tarafından saldırıya uğradı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu bir açıklama yaparak gazetecilere yönelik saldırıyı kınadı.

TGC Yönetim Kurulu’nun yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verildi: “Gazetecilere yönelik sözlü ve fiziksel şiddetin olağanlaştırıldığı, tüm girişimlerimize rağmen de bu olayların görmezden gelindiği ve cezasız kaldığı bir dönemi yaşıyoruz. Gazetecilerin siyasetçiler tarafından sürekli hedef gösterilmesi olayları izleyen gazetecilerin görevlerini yerine getirmesini de zorlaştırıyor. Son olarak Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde, 1 kişinin öldüğü, 7 kişinin de yaralandığı kaza için Siverek Devlet Hastanesi’ne giden gazeteciler, kazazedeleri görüntülemek isterken, bir grubun saldırısına uğradı. Hasta yakınlarından oluşan bir grup İHA muhabiri Bahattin Yolaçan, Siverek Haber muhabiri Abdullah Hakan Lale, İlke Haber Ajansı’ndan Deniz Uğurlu, Kanal Urfa muhabiri Lütfü Yalgı, TRT muhabiri Ahmet Cemil Çiftel’e saldırdı. Saldırı sırasında Yolaçan’ın ve Yalgı’nın kamerası, Lale’nin ise fotoğraf makinesi kırıldı. Gazetecinin görevi halkın haber alma hakkına hizmet etmektir. Gazetecilere yönelik sözlü ve fiziksel saldırıların olağan hale gelmesinin basın özgürlüğü açısından vahim bir durum olduğunu hatırlatıyor, meslektaşlarımıza geçmiş olsun diyoruz. Olayın sorumlularının cezalandırılmasını istiyoruz." (20 Ağustos 2013)

***

TGC: Yurt dışında görev yapan gazetecilerin can güvenliği sağlanmalı

Mısır'da gözaltına alınan İhlas Haber Ajansı Kahire Büro Şefi Tahir Osman Hamdi'den haber alınamadığına dikkat çeken Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, aralarında Türk meslektaşların da bulunduğu gazetecilerin can güvenliğinin sağlanmasını istedi.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu’nun yaptığı açıklamada yer alan görüşler şöyle: “TRT Muhabiri Metin Turan'ın gözaltı süresinin 15 gün uzatılmasının ardından Kahire’de İhlas Haber Ajansı Büro Şefi Tahir Osman Hamdi gözaltına alındı. İHA’nın yayın hizmeti sağladığı canlı yayın ekipmanlarına Mısır polisi el koydu. Bu gelişmeler aralarında Türk meslektaşlarımızın da olduğu gazetecilerin ne denli güç koşullar altında çalıştığının göstergesidir. Kamuoyunu aydınlatma görevini üstlenen gazetecilerin can güvenliği, savaş hali de dahil her durumda korunmalıdır. Gazetecilerin savaşanların savaşmayan tarafı olduğu unutulmamalıdır. Her iki meslektaşımızın da gözaltında tutulmasını kınıyor, dünyadaki tüm gazeteci meslek örgütlerini meslektaşlarımızın serbest bırakılması için duyarlı olmaya ve baskı yapmaya çağırıyoruz.” (21 Ağustos 2013)

***

Gazeteciler ‘Ayın Son Yemeği’nde buluştu

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) üyeleri, “Geleneksel Ayın Son Pazartesi Yemeği”nde bir araya geldi.

TGC Lokali’nde düzenlenen yemeğe; TGC Başkanı Turgay Olcayto, Başkan Vekili Vahap Munyar, Başkan Yardımcısı Recep Yaşar, Genel Sekreter Sibel Güneş, TGC Genel Sekreter Yardımcısı Niyazi Dalyancı, Genel Sayman Gülseren Ergezer Güver, TGC Yönetim Kurulu Üyesi Göksel Göksu’nun da aralarında bulunduğu çok sayıda gazeteci katıldı.

Açılış konuşmasını yapan TGC Genel Sekteri Sibel Güneş, bir önceki ayın son yemeğinden bugüne kadar yaptıkları çalışmalar ve TGC’nin etkinlikleri hakkında bilgi verdi.

Genel Sekreter Güneş, “Bu süre içinde; TGC Basın Müzesi’nin kuruluş yıl dönümünü kutladık. Gezi Parkı olaylarında meslektaşlarımızın uğradığı fiziksel ve sözlü saldırılar ile ilgili açıklamalar yaptık. İstanbul Valiliği ile bu konuda irtibat halinde olduk. En son İstanbul 2. sınıf emniyet müdürü Yunus Dolar’ın bir meslektaşımızı tehdit etmesi üzerine şikayette bulunduk, şikayetimiz dikkate alındı. Dolar hakkında disiplin işlemi başlatıldı. Süreci takip ediyoruz” dedi.

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün değişik konularda TGC’ye başvurularının olduğunu aktaran Güneş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu konuyla ilgili olarak Eylül ayının son haftasında Emniyet Genel Müdürlüğü ile medyanın temsilcilerini bir araya getirerek sağlıklı bir iletişim dili oluşturulmasına katkıda bulunmaya çalışacağız.”

Tutuklu gazeteciler unutulmadı

Türkiye’nin en büyük gazetecilik meslek örgütü olan TGC olarak gazetecilerin her zaman yanlarında olduklarını dile getiren Güneş, “Şu anda 60’ı aşkın meslektaşımız cezaevinde. TGC Yönetim Kurulu olarak, cezaevindeki meslektaşlarımızı ziyaret etmeyi sürdürüyoruz. Basın davalarını yakından takip ediyoruz” diye konuştu.

Güneş, TGC üyelerinin ve yakınlarının daha iyi sağlık hizmeti alabilmesi için indirim anlaşmaları yapmaya devam ettiğini sözlerine ekledi.

Törende; yayın hayatında 25’nci yılına giren aylık “Babıali Magazin” dergisi Genel Yayın Yönetmeni Kenan Akın’a tebrik plaketi takdim edildi. Akın, plaketini TGC Başkanı Turgay Olcayto’nun elinden aldı.

Törende ayrıca TGC Başkan Vekili Vahap Munyar aracılığıyla Burhan Felek Konferans Salonu’na iki klima bağışlayan Daikin Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Sayın Tuna Gülenç’e şükran plaketi verildi. Gülenç, plaketini TGC Başkan Vekili Vahap Munyar’ın elinden aldı. (26 Ağustos 2013)

***

TGC, gazeteci Şakir Süter'i andı

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), gazeteci Şakir Süter’i vefatının 6. yılında TGC Basın Müzesi’nden düzenlenen panelle andı. Anma toplantısına; TGC Başkanı Turgay Olcayto, TGC Önceki Başkanı Orhan Erinç, TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, TGC Gazeteciler Sosyal Dayanışma Vakfı’ndan Ahmet Çitoğlu, Basın İlan Kurumu İstanbul Şube Müdürü Mehmet Köşker, Basın Konseyi Genel Sekreteri Namık Koçak ve TGC üyelerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katıldı.

Panelin açılış konuşmasını TGC Başkanı Turgay Olcayto yaptı. Başkan Olcayto, Şakir Şüker’i sevgi ve özlemle andıklarını söyleyerek konuşmasına başladı. TGC Başkanı Turgay Olcayto, gazeteci Şakir Süter ile TGC Yönetim Kurulu’nda birlikte çalıştığını ve çok sevdiği bir arkadaşı olduğunu belirtti. Başkan Olcayto, “Şakir Süter ile birlikte güzel günlerimiz geçti. Şakir Süter’in ben iki özelliğini size söylemek isterim. Birincisi gazeteci olarak hep saygı duyulan bir kimliği oldu. Gazeteciliği başka işlere bulaştırmadı. İkincisi, siyasetle ilgili yazılar yazdığı halde siyasetçilerle hep mesafeli oldu” diye konuştu. Süter’in başarılı haberlere de imza attığına da dikkat çeken Başkan Olcayto, “Bu Şakir Süter’in gazetecilik becerisiydi” dedi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin yapmayı planladığı çalışmalardan bahseden Başkan Olcayto, “Gazetecileri anma serisi yapmayı düşünüyoruz. Ölüm tarihlerine göre meslektaşlarımızı, ustalarımızı düzenleyeceğimiz panellerle anmayı sürdüreceğiz” diye konuştu.

TGC Onur Kurulu Üyesi Orhan Ayhan moderatörlüğündeki panele; TGC Önceki Başkanı Orhan Erinç, gazeteci Burhan Ayeri konuşmacı olarak katıldı. (27 Ağustos 2013)

***

“Gazeteciler barış dilini kullanmalı”

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ve Konrad Adenauer Stiftung’un (KAS) ortaklaşa düzenlediği 66. Yerel Gazetecilikte Meslek İçi Eğitim Semineri; Yüksekova’da Hakkari, Van, Şırnak, Şemdinli, Çukurca ile çevre il ve ilçelerden gazetecilerin katılımıyla gerçekleştirildi. Roza Kafe’de yapılan seminerin sunuculuğunu TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş üstlendi.

Seminer, basın emekçileri ve basın şehitleri için bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Selamlama konuşmasını TGC Yardımcısı Dr. Recep Yaşar yaptı.

TGC’nin basın özgürlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğüne, barışa çok önem verdiğine vurgu yapan Başkan Yardımcısı Dr. Yaşar, “Türkiye’de basın özgürlüğü, özellikle de tutuklu gazeteciler konusunda problemler var. Tutuklu gazetecilerin çoğunluğu Kürt. Dünyada ve Türkiye’de barışa en çok ihtiyaç duyulan bir dönemdeyiz. Türkiye’de barış sürecinin, özgürlükçü bir demokrasi ortamını hayata geçirmesini umut ediyoruz” dedi.

Seminerde TGC Turgay Olcayto, Hakkari Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Engin Önal ve Yüksekova Kaymakamı Yasin Tikdağ da konuşma yaptı.

TGC Başkanı Turgay Olcayto, konuşmasında, “Düzenlediğimiz her seminerde sizlere bir şeyler aktarmaya çalışıyoruz ama bizler de sizlerden çok şey öğreniyoruz. Birbirimizi tanıma imkânı buluyoruz” dedi.

Başkan Olcayto, gazetecilere şu önerilerde bulundu: “Yerelde çalışan meslektaşlarımıza dağınıklığı ortadan kaldırmalarını tavsiye ediyorum. Hakkari merkezde 11 gazete var. Eğer dağınıklığı ortadan kaldırır birlik olursanız sesiniz daha gür çıkar. İkincisi de sizi biraz karamsar gördüm. Eğer kendimize gazeteci diyorsak; her durumda, sıkıyönetimde bile yazabilmeyi başarabilmelisiniz. Seçtiğiniz kelimelerle, kaleminizin gücüyle söylemek istediklerinizi söyleyebilirsiniz. O zaman haberinizin de kavgasını yapabilirsiniz. Biz TGC Yönetim Kurulu’ndaki arkadaşlarımız, cemiyetin odasına girdiğimiz zaman, siyasi şapkamızı bir kenarda bırakarak cemiyetin çıkarları için ne yapabileceğimizi tartışırız.”

Basın özgürlüğü konusuna da değinen Başkan Olcayto, sözlerini şöyle sürdürdü: “Toplantıda haberlerinizi teyit ettirmeye çalıştığınızdan bahsettiniz. Niye teyit ettirmek zorunda kalıyorsunuz? Eğer siz haberinizi teyit ettirmek zorunda kalırsanız onlar da sizi öyle görür. Özgürlüğünüzü biraz da siz kazanmalısınız. Basın özgürlüğü hep bildiğiniz gibi gazetecinin özgürlüğü değildir. Halkın bilgi edinme hakkıdır. Halkın yansız bir şekilde bilgilenmesidir. Haber yaparken de buna özen göstermeniz gerekir.”

1 Eylül Dünya Barış Günü’nün önemine de vurgu yapan Başkan Olcayto, “1 Eylül Dünya Barış Günü’nde dilerim yalnız bu topraklara değil, tüm Türkiye’ye barış getiren bir durum ortaya çıkar. Hâlâ belirsizlikler var ortada. Ona rağmen inanıyorum ki; bu işin de üstesinden gelinecek. Bu noktada herkesin yapabileceği çok şey var. Ama en çok da gazetecilerin üzerine düşen görevler var. Gazeteciler; kışkırtmadan kaçınmalı, mutlaka her koşulda barışı savunmalı, etnik ayrımcılığı önleyecek bir kafa yapısına, vicdana sahip olmalı. O vicdana sahip olursak, gazeteci olarak her şeyi halledebiliriz” diye konuştu.

Seminerin birinci oturumunu Yüksekova Haber Gazetesi köşe yazarı İrfan Sarı yönetti.

“Haber nasıl verilmeli?” konusunu aktaran TGC Genel Sekreter Yardımcısı ve Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Niyazi Dalyancı, muhabirin ilkelerini, ”doğruluk, objektiflik kısalık, açıklık, kaynak belirtmek” olarak sıraladı.

Gazetelerden örneklerle konuyu anlatan Dalyancı, şöyle sürdürdü: “5N1K’nın bütün unsurlarını giriş paragrafında vermek zorunda değilsiniz. Haber yazımının en önemli tarafı tercih yapmaktır. Hangi konuyu önemli görüyorsak onu giriş cümlesine alıp, 5N1K’daki diğer unsurları diğer paragraflara bırakabilirsiniz. Haber sözcüklere boğulmamalı, okurda soru yaratmamalı. Kaynağın güvenirliği çok önemli. Konunun uzmanından bilgi alınmalı. Kaynaktan aldığımız bir bilgiyi ikinci, üçüncü kaynaktan doğrulatmak gerekir. Yüreğinizden, aklınızdan geçeni haberleştirmeyin. Haberleştirdiğiniz konuyu muhakkak araştırmış, doğruluğundan emin olmanız gerekir. Dürüst gazetecilik çok önemlidir. Muhabirler kendi yazdığından bile şüphe duymalı. Yazısını birkaç kez okumalı. Eksik yanları varsa tamamlamalıdır. Çok uzun cümleler kurmaktan kaçının.”

TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş “Gazetecilik etik ilkeleri” başlıklı konuşmasında şunları dile getirdi: “Gazeteciler mesleklerini yerine getirirken TGC’nin önderliğinde hazırlanan Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi mutlaka dikkate alınmalı. Gazetecinin halka karşı sorumluluğu, başta işverenine ve kamu otoritelerine karşı olmak üzere, öteki tüm sorumluluklardan önce gelir. Bilgi ve haber ile özgür düşünce, herhangi bir ticari mal ve hizmetten farklı olarak toplumsal bir nitelik taşır. Gazeteci, ilettiği haber ve bilginin sorumluluğunu üstlenir ve paylaşır. Gazeteci; başta barış, demokrasi ve insan hakları olmak üzere, insanlığın evrensel değerlerini, çok sesliliği, farklılıklara saygıyı savunur. Milliyet, ırk, etnisite, cinsiyet, dil, din, sınıf ve felsefi inanç ayrımcılığı yapmadan tüm ulusların, tüm halkların ve tüm bireylerin haklarını ve saygınlığını tanır. İnsanlar, topluluklar ve uluslar arasında nefreti, düşmanlığı körükleyici yayından kaçınır. Bir ulusun, bir topluluğun ve bireylerin kültürel değerlerini ve inançlarını veya inançsızlığını doğrudan saldırı konusu yapamaz. Gazeteci; her türden şiddeti haklı gösterici, özendirici ve kışkırtan yayın yapamaz. İçinde bulunduğumuz dönemde gazetecinin nefret dilinden uzak bir gazetecilik yapmasına çok ihtiyaç duyuyoruz."

İlk oturumun son konuşmacısı TGC Hukuk Danışmanı Gökhan Küçük, “Haber ve Hukuk” konusunda katılımcıları bilgilendirdi.

İkinci oturumun başkanlığını Yüksekova Haber Gazetesi İmtiyaz Sahibi Necip Çapraz yaptı. Milliyet Gazetesi foto muhabiri Bünyamin Aygün oturumda deneyimlerini meslektaşlarıyla paylaştı.

Gazeteci-yazar Oral Çalışlar seminerde, “Barış Dili ve Gazetecilik” konusunu ele aldı.

Çalışlar, “Barış gazeteciliği açısından baktığımız zaman maalesef medya tarihi ayıplarla dolu. Barışın ve demokrasinin taraftarı olmamız gerekiyor. Bunu da gerçek gazetecilik üzerinden yapmamız gerekiyor. Karnemiz çok kötü. Ayrıca hem yerel, hem de yaygın medyada kadının rolü ve ağırlığı artmalı” diye konuştu.

TGC Yönetim Kurulu Üyesi ve CNN Türk muhabiri Göksel Göksu ise konuşmasında medyadaki kadın sayısının azlığına dikkat çekti. Yüksekova’daki seminere 5 kadın gazeteci geldiğine dikkat çeken Göksu, “Meslektaşlarımız erkeklere rağmen zor şartlarda gazetecilik yapıyorlar. Onların sayısı artsa biz İstanbul’dan Doğu ve Güneydoğu’ya kadın haberi yapmak için gelmeyiz. Tüm erkek gazetecilerin bu konuya duyarlı davranmalarını diliyorum” dedi.

Göksu, haberde gerçeği yansıtmanın önemine işaret etti ve sözlerine şöyle devam etti: “Silahın ve çatışmanın olduğu yerde gerçek kayboluyor, insanlar sağırlaşıyor. Biz gazeteciler barıştan yana olmak ve barışı savunmak zorundayız. Biz barışın olduğu ortamda nefes alabiliyor ve gazetecilik yapabiliyoruz. Biz ancak o zaman insanların gözü kulağı olabiliriz.”

Seminerin 3. gündemi içerik sorunları ve Türkiye’nin uluslararası boyutta basın özgürlüğü karnesi oldu. Oturumu Hakkari Gazeteciler Cemiyeti Başkan Yardımcısı Hekim Çiftçi yönetti.

TGC önceki Başkanı, Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi Orhan Erinç, ilk öldürülen gazeteci Hasan Fehmi Bey’den başlayarak ülkemizde öldürülen 64 gazeteci olduğuna dikkat çekti.

TGC Başkan Vekili Vahap Munyar, konuşmasında ekonomi gazeteciliğinin çerçevesini çizdi. Munyar’ın konuşmasından satır başları şöyle: “Gazetecilerin ekonomi haberlerinde bir konuyu anlatırken, başlıklardan haberin içeriğine kadar yangına körükle gidilmemesi gerekiyor. Yangına körükle giden taraf biz olmayalım, sadece olanı verelim. Türkiye bir gemi ise biz de onun içinde gidiyoruz. Bir önemli konu da şirket haberleri. Şirket haberlerine her zaman olumsuz yaklaşılmamalı. Yerel gazetecilikte de şirketlerin haberlerini vermek bölgenin gelişmesine katkıda bulunabilir. Yatırımcıya cesaret verebilir. Başarılı çalışmaları, alkışlamak da gerebilir.”

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, “RSF, her yıl yayımladığı Dünya Basın Özgürlüğü Sıralaması’nda 2012’de 179 ülke içerisinde Türkiye’ye 154. sırada yer verdiğine dikkat çekti.

Seminerin son oturumunun başkanlığını Bölge Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Anadolu Basın Yayın Birliği Şube Başkanı Bişar Ulutaş yürüttü.

Bu bölümde; TGC Bizim Gazete yazarı Kerim Evren, “Dil Yanlışları” başlıklı konuşmasında dil yanlışları konusunda doğru bilinen yanlışları ve dilin kullanımında dikkat edilmesi gereken önemli konuları dile getirdi. (31 Ağustos 2013)

Başa Dön