Geri Dön

Ağustos 2014 Raporu

TGC, AA ve Sabah gazetesi muhabirlerinin saldırıya uğramasını kınadı

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu, Hatay'da yanan bir tırı haber yapmak isteyen Anadolu Ajansı muhabiri Burak Milli ve Sabah Gazetesi Muhabiri Veysel Cıncık’ın saldırıya uğramasını kınadı.

TGC’nin yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verildi:

“Hatay'ın Belen İlçesi Kıcı mevkiinde elyaf yüklü tırda çıkan yangını görüntüleyen AA muhabiri Burak Milli ve Sabah Gazetesi İskenderun muhabiri Veysel Cıncık, araç sahibi olduğu iddia edilen Fırat K. ve yanındaki 2 kişi tarafından saldırıya uğramıştır. Tırın görüntülenmemesini ve şirketlerinin adının haberde kullanılmamasını isteyen saldırganlar, meslektaşlarımıza yumruk ve tekmelerle saldırmıştır.  Meslektaşlarımız Burak Milli ve Veysel Cıncık, olay yerinde bulunan jandarma ve vatandaşlar tarafından saldırganların ellerinden kurtarılmıştır. Vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan Burak Milli, olay yerinde bulunan diğer gazeteci arkadaşları tarafından çağrılan ambulansla İskenderun Devlet Hastanesi'ne kaldırılmıştır. Saldırıya uğrayan gazetecilerin şikâyeti üzerine saldırgan Fırat K. gözaltına alınmıştır. Saldırganın yanında bulunan ve olay sonrası kaçan 2 kişinin kimliklerinin tespit edilmeye çalışıldığı bildirilmiştir. Burak Milli ve Veysel Cıncık’ın görev yapmalarının engellenmesi ve saldırıya uğramaları basın özgürlüğüne müdahaledir. Meslektaşımıza yapılan saldırının bir sorumlusunun gözaltına alınması sevindiricidir. Hatay Valisi ve Emniyet Müdürü’nden kaçan saldırganların da en kısa sürede belirlenip, haklarında işlem yapılmasını talep ediyoruz. Meslektaşlarımıza görevlerini yaparken uğramış oldukları saldırı nedeniyle geçmiş olsun diyor ve bu saldırıyı kınıyoruz.” (1 Ağustos 2014)

***

TGC, futbol kulüplerini gazetecilere saygı göstermeye davet etti

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu, Sabah Gazetesi muhabiri Erkan Koyuncu’nun ölümünün ardından bir açıklama yayınladı. Cemiyetin açıklamasında şu görüşlere yer verildi:

“Galatasaray Spor Kulübü’nün antrenmanını izlemekle görevli Sabah Gazetesi muhabiri Erkan Koyuncu’nun otomatik kapıda sıkışarak ölmesi basın topluluğumuzda büyük bir üzüntü yaratmıştır. İş yerlerinde zaten zor koşullarda çalışan basın emekçilerinin bu olaylarla spor tesislerine alınmasında da sorunlar yaşadığı ortaya çıkmıştır. Spor kulüplerinin çalışmalarını izlemeye gelen muhabirlerin normal giriş kapılarından değil, eşyaların ve yüklerin içeri sokulduğu bir takım kapılardan sahaya alındıkları ve bu anlamda gazetecilere gerekli saygının gösterilmediği anlaşılmıştır. Kulüp yöneticilerinin sporcuları ve kulüp çalışmalarıyla ilgili haberleri kamuoyuna iletmekle görevli basın emekçilerine kolaylık göstereceklerine onları aşağılayıcı bir tavır takınmaları kabul edilemez. Bu bakımdan gazetecilerle kulüp yöneticileri ilişkilerinin batı normlarına oturtulması ve gazetecilere gerekli saygının gösterilmesi, ülkede spor barışının sağlanmasında da önemli bir etken olacaktır. TGC Yönetim Kurulu olarak kulüp yöneticilerini basın sektörüyle ilişkilerinde daha dikkatli olmaya ve görevli basın emekçilerine saygı göstermeye davet ediyoruz.” (6 Ağustos 2014)

***

Gazze’de ölen gazetecilerin isimleri açıklandı

İsrail'in Gazze'de hedef gözetmeden sürdürdüğü saldırılardan bölgedeki basın mensupları da büyük kayıp verdi.

İsrail'in 7 Temmuz'dan itibaren hedef gözetmeksizin düzenlediği saldırılarında şimdiye kadar, birçok kişi hayatını kaybederken 9 bin 500 civarında Filistinli yaralandı.

Sivillerin sığındığı Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşuna (UNRWA) ait okullar ile hastane, ambulans ve camilerin vurulduğu saldırılarda, basın mensupları da hedef alındı.

Filistin Radyo ve Televizyon Birliği'nin verilerine göre, bugüne kadar 10 basın mensubu vefat etti, aralarında Gazze'deki olaylarla ilgili Ramallah'taki olaylarda da etkilenenlerin olduğu 38 kişi yaralandı.

İsrail savaş uçaklarının gazetecileri kasıtlı ve doğrudan hedef aldığı belirtilen Birliğin açıklamasında, 28 gündür devam eden saldırılarda 12 basın merkezi ve aracının hedef alındığı, savaş uçaklarının gazetecilere ait 16 evi bombaladığı kaydedildi. Açıklamada, 3 gazetecinin öldüğü, bazılarının da yaralandığı 30 Temmuz, "Gazetecilere yönelik en kanlı" gün olarak nitelendirildi.

Filistinli Gazeteciler Sendikası Başkan Yardımcısı Tahsin el-Astal, İsrail'in Gazze'de işlediği suçları dış dünyadan gizlemek için gazetecileri hedef aldığını ifade etti.

Anadolu Ajansı'ndan (AA) Muaz Meşal'in Ramallah'ta, Enes Ebu Muaylık ve Metin Yüksel Kaya'nın da Gazze'de yaralandığı saldırılarda, AA Gazze Ofisi'nin bulunduğu bina da koordinatları daha önce resmi kanallardan İsrail'e bildirildiği halde 2 kez vuruldu. (6 Ağustos 2014)

***

TGC Yönetim Kurulu açıklama yaptı: “Başbakan nefret söyleminden vazgeçmeli”

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, Başbakan ve Cumhurbaşkanı Adayı Tayyip Erdoğan’ın son günlerde nefret içeren söylemlerinin etnik ayrımcılığı körüklediğini ve halkın bilgi edinme hakkı için uğraş veren gazetecileri hedef aldığına dikkat çekti.  TGC Yönetim Kurulu’nun açıklamasında şu görüşler yer aldı:

“Kamuoyuna yansıyan Başbakan Erdoğan’ın kadın gazeteci Amberin Zaman’a yönelik ‘Gazeteci kılıklı bir kadın militan çıkmış, edepsiz kadın, haddini bil haddini’ şeklindeki sözlerinin siyasi etik açısından olduğu kadar, kadını aşağılayıcı sorunlu bir üslup olduğunu söylemek zorundayız. Cumhurbaşkanı adayı olarak milleti kucaklaması beklenen Başbakan Erdoğan ve bakanlarının son günlerde kendilerinden olmayan gazetecilere akreditasyon uygulamaya hız verdikleri de gözlemlenmektedir. Nitekim İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın konuşmacı olduğu Ankara’daki Anadolu Öğrenci Birliği’nin toplantısına davetli olduğu halde Cihan Haber Ajansı muhabirleri alınmamıştır. Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde her zamankinden daha çok birlikteliğe ve ulusal barışa ihtiyacı olan Türkiye’nin politikada başlayan ve bazı medya manşetlerine de sıçrayan nefret söylemleriyle giderek gerginleştiği görülmektedir. Ulusal barışın sağlanması için başta Başbakan Erdoğan olmak üzere tüm adayları ve siyasetçileri nefret söyleminden uzak durmaya, gazetecileri hedef göstermekten vazgeçmeye çağırıyoruz. Etnik ayrımcılığın olmadığı, kadına saygının ön planda olduğu, halkın haber alma kanallarının tıkanmadığı, savaşın değil barışın yüceltildiği, nefretin değil, sevginin yeşerdiği demokratik Türkiye özlemimizi bir kez daha yineliyoruz.” (9 Ağustos 2014)

***

Basınının 3 aylık "tekzip karnesi" açıklandı

Medya Takip Merkezi'nin verilerine göre gazetelerin tekzip raporu listesinin ilk 5 sırasında Sabah, Aydınlık, Taraf, Hürriyet, Yeni Şafak yer aldı.

Medya Tekzip Merkezi'nin tüm ulusal gazete, dergi ve haber ajanslarını tarayarak hazırladığı raporda, 30 Nisan - 07 Ağustos aralığını kapsayan 3 aylık dönem içinde hangi gazetede kaç tekzip / düzeltme yayınlandığı istatistik olarak yer aldı.

Medya Tekzip Merkezi'nin gazeteleri düzenli olarak tarayarak elde ettiği verilere göre; Sabah, Aydınlık, Taraf, Hürriyet ve Yeni Şafak söz konusu 3 aylık dönemde en çok tekzip, yalanlanmış haber ve düzeltme yayınlayan gazeteler oldu. (9 Ağustos 2014)

***

GÖP: Gazetecilerin hedef gösterilmesini kınıyoruz

Gazetecilere Özgürlük Platformu (GÖP), Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bir medya grubunu ve bir gazeteciyi hedef alan son açıklamalarını kınadı.

Açıklamada şu görüşlere yer verildi:

“Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan, ilk olarak 6 Ağustos Muğla mitinginde, Radikal gazetesinin kullandığı bir başlık nedeniyle Doğan Grubu'nu itham etmiş, "Milletim bunları iyi tanısın. Ona göre bunlara tavrını koysun" demiş, "hiçbir zaman saygı duymayacağını" vurgulamıştır. Erdoğan 7 Ağustos Malatya mitinginde de  "İsim veriyorum açık" diye vurguladıktan sonra aynı medya grubu ve gazeteyi hedef almıştır. Aynı mitingde Erdoğan, The Economist Türkiye muhabiri Amberin Zaman'ın canlı yayındaki bir ifadesini eleştirerek onu "gazeteci kılıklı militan" ve "edepsiz kadın" diye nitelemiştir. Gazetelerin editoryal tercihleri ve köşe yazarlarının yorumları her zaman eleştirilebilir. Fakat gazetecilere hakaret edip onları hedef gösteren bir başbakanın sindirmek ve susturmaktan başka bir amacının olamayacağı bellidir. Başbakan tarafından yaratılan bu olumsuz şartlarda, mesleklerini ve basın özgürlüğünü savunmak adına gazetecilere düşen görevin sinmemek ve susmamak olduğunun altını bir kez daha çiziyoruz.” (9 Ağustos 2014)

***

TGC: Gazeteciler hedef alınıyor

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu IŞİD saldırısı sonucu Mahmur'da yaşamını yitiren gazeteci Fırat Haber Ajansı Muhabiri Deniz Fırat ile Şemdinli’deki çatışmada yaralanan İhlas Haber Ajansı muhabiri Ayhan Dinç için bir açıklama yayınladı.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin açıklamasında şu görüşlere yer verildi:

"Savaş ve çatışma bölgelerine giden gazetecilerin can güvenlikleri her gün biraz daha tehlikeye girmektedir. Bu konuda gazetecilerin evrensel kriterlere göre dokunulmazlığı olması gerekirken çatışmacı taraflar gazetecileri kollamak bir yana zaman zaman özellikle hedef almaktadır.

Son olarak IŞİD teröristlerinin Mahmur'a yönelik saldırısı sırasında bölgede gazetecilik yapan Fırat Haber Ajansı muhabiri Deniz Fırat atılan bombanın şarapnel parçalarının vücuduna isabet etmesi sonucu yaşamını yitirmiştir.  Öldürülen gazeteciler arasına bir meslektaşımız daha eklenmiştir. Meslektaşımız Deniz Fırat'ın ailesine, yakınlarına ve Fırat Haber Ajansı’na başsağlığı diliyoruz.

Hakkâri’nin Şemdinli ilçesine bağlı Yeşilova Köyü’nün Irak sınırında haber takibi yapan İhlas Haber Ajansı muhabiri Ayhan Dinç ise bugün silahla vurulmuştur. Kolundan yaralanan meslektaşımız Şemdinli Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alınmıştır.  Meslektaşımız Ayhan Dinç’e acil şifalar diliyor, İhlas Haber Ajansı ailesine de 'geçmiş olsun' diyoruz.

Gazetecilere yönelik saldırıları kınıyor, savaşan ve çatışan taraflara halkın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkı için görevlerini yapan gazetecilerin can güvenliğini korumaları gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz.” (13 Ağustos 2014)

***

TGC Yönetim Kurulu IŞİD vahşetini kınadı

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), savaşan taraflara halkın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkı için görevlerini yapan gazetecilerin can güvenliğini korumaları gerektiğini hatırlattı

IŞİD, ABD’li gazeteci James Foley’i başını keserek öldürdü. 5 yıldır Ortadoğu’da insan hakları ihlallerinin de arasında olduğu haberler yapan Foley, Kasım 2012’den biri rehin tutuluyordu. IŞİD, ABD Irak'tan hava güçlerini çekmezse elinde tuttuğu diğer gazeteci Steven Sotloff’u da öldüreceğini açıkladı. TGC Yönetim Kurulu, IŞİD vahşeti üzerine bir açıklama yaptı.

Açıklamada; "Uluslararası anlaşmalarla gazeteciler, savaş ve çatışma bölgelerinin savaşmayan tarafıdır. Ne yazık ki günümüzde bu evrensel kural dikkate alınmamakta, savaş ve çatışma bölgelerine giden gazetecilerin can güvenlikleri her gün biraz daha tehlikeye girmektedir. Dokunulmazlığı olması gereken meslektaşlarımız özellikle hedef alınmaktadır” denildi.

TGC açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“IŞİD teröristlerinin Mahmur’a yönelik saldırısı sırasında Fırat Haber Ajansı muhabiri Deniz Fırat yaşamını yitirmiştir. Son olarak da IŞİD ABD’li gazeteci James Foley’i öldürmüştür. Gazetecilere yönelik bu vahşeti bir kez daha kınıyoruz.  Savaşan ve çatışan taraflara halkın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkı için görevlerini yapan gazetecilerin can güvenliğini korumaları gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz.” (21 Ağustos 2014)

***

"Basın emekçilerine yapılan saldırı kınandı"

Muş'un Varto ilçesinde gerçekleşen eylemleri takip eden gazetecilerin kamera, fotoğraf makinesi ve cep telefonlarına el konuldu.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Muş Temsilcisi Emrullah Özbey, “Diyarbakır’ın Lice İlçesindeki heykelin indirilmesini protesto eden bazı göstericiler, olayları görüntülemek isteyen gazetecilere saldırması, makine ve cep telefonlarına el koyması ve Varto’da yayın yapan mahalli gazetemizin matbaasını ateşe vermeleri kabul edilmeyecek bir durumdur” açıklamasında bulundu.

Özbey şu sözle saldırıları kınadı: “Biz, bu kentin huzuruna gölge düşürecek bu davranışların karşısında olduğumuzu bir kez daha belirterek, meslektaşlarımıza yönelen bu saldırıyı şiddet ve nefretle kınıyoruz. Bu saldırıları şahsımıza değil, basın özgürlüğüne yapılmış kabul ediyoruz. Burada HDP ve DBP'li yetkililerden beklentimiz gazetecilere yönelik bu saldırıların bir an önce önlenmesinde kararlı bir duruş sergilemeleridir. Halkın gerçekleri öğrenme ve bilgi edinme hakkı için görev yapan gazetecilere yönelik saldırılara son verilmelidir.” (27 Ağustos 2014)

***

Gazeteciler “Ayın Son Yemeği”nde buluştu

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) üyeleri, Geleneksel Ayın Son Pazartesi Yemeği’nde buluştu. Yeni üyelere rozetleri düzenlenen törenle takdim edildi.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti restoranında düzenlenen Geleneksel Ayın Son Pazartesi Yemeği’nde gazeteciler bir araya geldi. Ayın son yemeğine; TGC Başkanı Turgay Olcayto, Genel Sekreter Sibel Güneş, Genel Sayman Gülseren Ergezer Güver, Genel Sekreter Yardımcısı ve Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Niyazi Dalyancı, Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Özdemir, TGC üyelerinden İzzet Sedes’in de aralarında bulunduğu gazeteciler katıldı. Açılış konuşmasını yapan TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, TGC’nin etkinlikleri Temmuz ve Ağustos ayı içinde yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.

TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, şunları söyledi:

“Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin (TGC) basın özgürlüğünün önemini vurgulamak amacıyla 1989 yılından bu yana her yıl verdiği Basın Özgürlüğü Ödülleri, 24 Temmuz Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü’nde törenle sahiplerine takdim edildi.  Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü'nde konuşan TGC Başkanı Turgay Olcayto, öldürülen, darp edilen, işsiz bırakılan, haberleri sansürlenen gazetecilere dikkat çekerek, “Sistem tarafından mesleğimizin düşürüldüğü güç durumu yüreğimiz burkularak izliyoruz” dedi. 2014 Basın Özgürlüğü Ödülü Kişi dalında gazeteci Erol Önderoğlu’na ve Tuğrul Eryılmaz’a verildi. Ankara Barosu ve BBC Türkçe kurum dalında ödüle değer görüldü.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin 27 yıl aralıksız Genel Sekreterlik görevini sürdüren ve basın dünyasında “Hoca” olarak anılan Mustafa Yücel, aramızdan ayrılışının 31. yıldönümünde Edirnekapı’daki mezarı başında düzenlenen törenle anıldı. Türk basın tarihinin önemli kalemlerinden Milliyet yazarı Örsan Öymen, ölümünün 27. yıldönümünde Zincirlikuyu’daki kabri başında düzenlenen törenle anıldı. TGC Başkanı Turgay Olcayto, Örsan Öymen’i sevgi, saygı ve özlemle andıkları söyledi. Başkan Olcayto, “Örsan Öymen’in gazetecilik ilkelerine de bağlı bir duruşu vardı” dedi.

Temmuz ve Ağustos ayı içinde yine gazetecilere yönelik saldırılar gerçekleşti.  Anadolu Ajansı muhabiri Burak Milli Sabah Gazetesi Muhabiri Veysel Cıncık’ın görev sırasında saldırıya uğraması,  Doğan Haber Ajansı Muhabiri Zeki Günal'ın polisler tarafından darp edilmesini kınadı. TGC’nin yaptığı açıklamalarda gazetecilerin görev yapmalarının engellenmesi ve saldırıya uğramalarının basın özgürlüğüne müdahale olduğu belirtildi.  Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, IŞİD saldırısı sonucu Mahmur'da öldürülen Fırat Haber Ajansı Muhabiri Deniz Fırat ile Şemdinli’deki çatışmada yaralanan İhlas Haber Ajansı muhabiri Ayhan Dinç için bir açıklama yayınladı.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, Sabah Gazetesi muhabiri Erkan Koyuncu’nun ölümünün ardından bir açıklama yayınladı. Cemiyetin yaptığı açıklamada” Kulüp yöneticilerinin sporcuları ve kulüp çalışmalarıyla ilgili haberleri kamuoyuna iletmekle görevli basın emekçilerine kolaylık göstereceklerine onları aşağılayıcı bir tavır takınmaları kabul edilemez” denildi.

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin verilen kararın Yargıtay tarafından kısmen bozulmasının ardından 18 sanığın yargılandığı davanın 8. duruşması görüldü. Duruşmayı izleyenler arasında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Turgay Olcayto, Başkan Yardımcısı Recep Yaşar, Genel Sekreter Sibel Güneş ve TGC Hukuk Danışmanı Gökhan Küçük, Sınır Tanımayan Gazeteciler Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun da olduğu çok sayıda kişi vardı.

TBMM Adalet Komisyonu’na itirazlarını bir rapor olarak daha önce sunan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, bir açıklama yaparak alt komisyonda kabul edilen metnin de haksızlığa, eşitsizliklere neden olacak maddeler içerdiğini belirtti.

Hürriyet muhabiri Toygun Atilla'nın 2009-2010'da e-mail trafiğinin izlenmesini, 2011'de 3 ay telefonlarının dinlenmesini kınayan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu “Meslektaşımızın dinlenmesi, iletişim özgürlüğünün ve özel hayatının ihlal edilmesi, polisin ve yargının hukuktan dayanak almadan görev yaptığında nasıl bir karanlık tablonun ortaya çıkacağının örneğidir” denildi.

Genel Sekreter Güneş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Temmuz ve Ağustos ayı içinde; Saim Tunalı,  Doğrul Özkoray, Hayati Telgeren, Oğuz Demircioğlu, Nezih Dündar, Hamdi Yurdakul’u kaybettik. Değerli gazetecileri saygıyla anarken ailesine, yakınlarına ve basın topluluğumuza tekrar başsağlığı diliyoruz.” (27 Ağustos 2014)

***

Bir gazeteci daha hayatını kaybetti

İsrail ordusunun Gazze'nin doğusundaki Şucaiyye Mahallesi'ne düzenlediği topçu saldırısında Filistinli bir gazeteci yaşamını yitirdi.

Gazze'deki sağlık bakanlığı Sözcüsü Dr. Eşref el-Kudra, basına yaptığı açıklamada, İsrail'in topçu saldırısında Abdullah Murteca isimli bir gazetecinin hayatını kaybettiğini söyledi. Kudra, Öldürülen Murteca'nın 25 yaşında olduğunu ve El-Aksa Medya Ağı için çalıştığını belirtti.

İsrail'in, 7 Temmuz'dan bu yana düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bin 132'e yükseldi, 10 bin 895 kişi yaralandı. Öldürülen gazeteci sayısı 16’ya yükseldi.  Öte yandan İsrail ordusu dün gece yarısından bu yana Gazze'de 70 hedefin vurulduğunu açıkladı. (27 Ağustos 2014)

***

TGC: Akreditasyon basına sansürdür

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu 1. AKP Olağanüstü Kongresi’ni izlemek isteyen birçok medya kuruluşuna çeşitli gerekçelerle akreditasyon engeli getirilmesini kınadı.

TGC Yönetim Kurulu’nun yaptığı açıklamada şu görüşler yer aldı:

“AKP’nin 1. Olağanüstü Kongresi’ni izlemek için başvuran Aydınlık, Birgün, Evrensel, Sözcü, Taraf, Yeniçağ, Yurt ve Zaman gazeteleriyle Bugün TV, Halk TV, Kanaltürk TV, Ulusal Kanal, Samanyolu Haber ile Cihan Haber Ajansı’na çeşitli gerekçelerle giriş kartı verilmemiştir. AKP’nin bir gelenek haline getirdiği akreditasyon uygulaması giderek genişlemekte ve bir sansür olarak kullanılmaktadır.  Kendi görüşünden olmayan medya kuruluşlarını engelleyerek halkın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkını yok sayan iktidarın bu tutumunu kınıyoruz. İktidarı barış ve demokrasinin hakim olduğu, basın özgürlüğünün korunduğu bir ülke için akreditasyon uygulamasından vazgeçmeye davet ediyoruz.”(28 Ağustos 2014)

***

Şakir Süter’i sevgi ve saygıyla anıyoruz

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Önceki Genel Saymanlarından Şakir Süter’in ölüm yıldönümünde bir açıklama yapan TGC Başkanı Turgay Olcayto, "Şakir Süter, çok iyi bir gazeteciydi. Siyasetçilerle her zaman iyi ilişkiler içinde olmasına rağmen gazeteciliğinden hiç ödün vermeyen bir meslektaşımızdı.

Bu açıdan da genç arkadaşlara örnek olduğunu düşünüyorum. TGC’de birlikte keyifle çalıştık. Kendisini sevgi ve saygıyla anıyoruz" diye konuştu.(28 Ağustos 2014)

***

“Gazetecilik ilke ve etiğine uyma” çağrısı

Parlamento Muhabirleri Derneği (PMD), “TBMM basın locası siyasetçi alkışlama ve yuhalama yeri değildir” açıklamasında bulundu.

Açıklamada Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) tarafından hazırlanan Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’nin “Özdeşleşme” maddesine dikkat çekildi: “Gazeteci, uzmanlık alanı ne olursa olsun öncelikle gazetecidir. Polis muhabiri, polis veya sözcüsü, spor muhabiri kulüp yöneticisi veya sözcüsü, herhangi bir partiden sorumlu muhabir, onun üyesi veya sözcüsü gibi davranmamalı ve bu yönde, yayın yapmamalıdır.”

PMD açıklamasında şu ifadelerde yer aldı:

“Türk Medya Genel Yayın Yönetmeni Cengiz Özdemir’in tören sırasında TBMM Başkanı Cemil Çiçek ile tartışan ve Meclis İçtüzüğünü fırlatarak Genel Kurul salonunu terk eden CHP'lileri ayağa kalkıp, "Saygısızlar" diye bağırarak yuhaladığı görülmüştür. Aynı kişi,  İstanbul’dan gelen ve basın locasının yabancısı olan bazı “gazeteciler” ile birlikte, yeminin ardından ayağa kalkarak uzun uzun alkışlamışlardır. Bu olaya basın locasında yüzlerce gazeteci tanıklık etmiştir. Bu kişiler, derneğimizin deneyimli üyeleri tarafından basın meslek ilkeleri ve TBMM İçtüzüğü anımsatılarak uyarılmışlardır. PMD olarak, evrensel meslek etiğini hiçe sayanları kınıyor, tüm üyelerimizi ve meslektaşlarımızı, gerçek gazeteciliğe sahip çıkmaya ve bu tür anlayışlara karşı tıpkı, dün üyelerimizin yaptığı gibi tavır almaya çağırıyoruz.” (30 Ağustos2014)

Başa Dön